Bizimle iletişime geçiniz

Politika

“Ergenekon’a beraat” yorumu: Türkiye’de gladyo, kontrgerilla, JİTEM yokmuş!

HDP Sözcüsü Günay Kubilay, Ergenekon’a beraat kararını yorumladı: “Türkiye’de gladyo, kontrgerilla, JİTEM adı altında hiçbir şekilde derin devletin olmadığını görüyoruz.”

BOLD – Parti Genel Merkezinde gündeme ilişkin bir basın toplantısı düzenleyen Kubilay, “90’lı yıllarda Kürt illerindeki sıkıyönetim ve OHAL dönemlerinde derin devlet örgütleri eliyle yargısız infazlar, faili meçhuller, kayıplar hiç olmamış. İnsanlık suçları hiç işlenmemiş gibi” ifadelerini kullandı.

MEĞER ŞEFFAF, HUKUKA SAYGILI BİR DEVLET VARMIŞ

Karara bakıldığında o yıllarda açık, şeffaf, hukuka bağlı, insan haklarına saygılı, demokratik bir devletin var olduğunu belirten Kubilay, “Oysa ki 3 Kasım 1996’da Susurluk kazasıyla birlikte devlet ülkücü mafya, siyaset üçgeninde sirayet eden bütün ilişkiler belgeler tanıklıklar ışığında ortaya çıkmıştı. Derin devlet çetesi açığa çıkmıştı” diye konuştu.

ERDOĞAN ERGENEKON DAVASININ SAVCISIYDI

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Ergenekon davaları için söylediği “Ben bu davanın savcısıyım” sözlerini hatırlattı.

POLİSLER, SAVCILAR İÇERİ ATILDI

Kubilay, şunları dile getirdi: “15 Temmuz’dan sonra Ergenekon, Balyoz gibi davaların polisleri, savcıları, Yargıtay üyeleri meslekten atılıp tutuklanırken, Ergenekon davasında yargılananların hepsi tahliye edildiler ve geçen günlerde de beraat ettirilmiş oldular.”

17 BİN 500 FAİLİ MEÇHUL CİNAYET VAR

Hangi ad altında olursa olsun gizli savaş aygıtları, özel savaş yapılarının dağıtılması gerektiğini belirten Kubilay, “Ve bunlara büyük ölçüde kaynak sağlayan örtülü ödenek de kaldırılmalıdır. Bir devletin bünyesinde bu tür gizli savaş örgütleri oldukça o ülkede herhangi bir demokratikleşmeden asla söz edilemez. Bu ülkede vicdanı olan herkes insan hakları örgütlerini kayıtlarına da geçtiği gibi özellikle 90’lı yıllardan başlayarak günümüze kadar uzanan 17 bin 500 faili meçhul cinayetin işlendiğini biliyor” dedi.

HAKİKAT KOMİSYONU KURULMALI

Kubilay şunları söyledi: “O yüzden de 744 haftadır kaybedilen yakınlarını arayan, hakikate ulaşmaya çalışan Cumartesi Annelerini, kayıp yakınlarını hiç kimse görmezden gelemez. Onların derin acılarını hissetmekten kendini geri tutamaz. Biz bu vesileyle hükümeti Cumartesi Anneleri’ne karşı hoyratça davranıştan vazgeçmeye ve saldırılarına son vermeye çağırıyoruz. 45 haftadır Cumartesi Anneleri’ne, kayıp yakınlarına kapatılmış olan Galatasaray Meydanı’nın yeniden açılmasını istiyoruz. Parlamento’da hakikat komisyonu kurulmalıdır.”

HDP ‘Demokratik Anayasa’ ekibi kurdu, partilerle görüşmeler başlıyor

Politika

Meral Akşener Ümit Özdağ’ı disipline sevk etti

İyi Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu’nun Cemaat mensubu olduğuna dair sözleri yüzünden partililerin hedefinde olan Ümit Özdağ, parti disiplin kuruluna sevk edildi.

BOLD – İyi Parti Genel Merkezinden Buğra Kavuncu ve Ümit Özdağ arasındaki tartışmaya ilişkin açıklama geldi. Yapılan açıklamada, “İyi Parti İstanbul Milletvekili sayın Ümit Özdağ’ın, partimiz ve İstanbul İl Başkanımız ile ilgili açıklama ve ithamları, kamuoyunun malumudur” denilerek, partililerin şikayet dilekçelerinin Genel Başkan Meral Akşener’e iletildiği belirtildi.

Canlı yayındaki açıklamalarının ardından Özdağ’ın ihraç edilmesi için il Başkanları ve 108 ilçe başkanı imza topladı. Açıklamanın ardından disiplin sürecinin başlatılması yönündeki talepleri değerlendiren Akşener’in, Ümit Özdağ’ı Disiplin Kurulu’na sevk ettiği açıklandı

Geçen hafta CNN Türk’e çıkan Ümit Özdağ, sosyal medya hesaplarını incelediği partisinin İl Başkanı Kavuncu’yu cemaat ile ilgili paylaşımları olmamasının nedeniyle ‘Hayatın normal akışına aykırıdır’ diyerek cemaat mensubu ilan etti.

Kavuncu da, 21 Ekim’de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na giderek, kendisi hakkında iddialarda bulunan Özdağ için suç duyurusunda bulundu.

Devlet bu ‘Yorum’u hiç sevmedi!

 

Okumaya devam et

Politika

Suudi Arabistan ambargosunun araştırılmasını AKP ve MHP istemedi

CHP Suudi Arabistan’ın gayri resmi olarak Türkiye’ye uyguladığı ambargonun Meclis’te görüşülmesi için önerge verdi. Önerge AKP ve MHP’nin oylarıyla reddedildi.

BOLD – CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, gittikçe derinleşen ve yaygınlaşan gayri resmi Suudi ambargosunun nedenleri ve sonuçlarıyla ele alınması, bu ambargo karşısında alınacak tedbirlerin belirlenmesi amacıyla TBMM’de genel görüşme açılması için önerge verdi. CHP Grup önerisi olarak TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen önerge AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.

AKP VE MHP SUUDİ AMBARGOSUNUN ARAŞTIRILMASINA KARŞI ÇIKTI

Önergenin sahibi Güzelmansur, Meclis kürsüsündeki konuşmasında Suudi Arabistan ile Türkiye’nin 90 yıllık iyi ilişkileri olduğunu ama 1 buçuk yıl önce Türkiye’ye karşı örtülü bir ambargo başlatıldığını anlattı. Ambargonun geçtiğimiz aydan itibaren aleni bir hâl aldığını ve Suudi Krallığının başlattığı ambargonun halk ambargosuna dönüşmeye başladığını belirten Güzelmansur, hükümeti suçladı. CHP’li vekil “Biraz da tüm bu gelişmeler karşısında iktidarın ne yaptığına bakalım. Önce ambargo yok denilerek inkâr edildi. Sonra uzunca bir süre sessiz kalındı. En sonunda ise ‘ambargoya gülüp geçiyoruz’ diye açıklama yapıldı” ifadelerini kullandı.

Güzelmansur, iktidara Meclis kürsüsünden “Suudi Arabistan pazarını kaybetme ihtimali Sizlere komik mi geliyor? Çiftçinin yüzbinlerce dolar zarara uğramasında gülünecek ne var? Zarar eden nakliyecilerimizin haline gülüp geçiyor musunuz? Türk malının yerini Yunan ürünlerinin almasının nesine gülüyorsunuz? Neredeyse 150 bin kişi bu gelirle yaşıyor. 150 bin kişinin gelirsiz kalması tehlikesi gülünecek bir durum mu?” sorularını yöneltti.

CHP’li vekil konuşmasını “İktidarın bu ambargo sorunu karşısında çözüm merkezi olmadığı açıktır. Bu sorun ancak aklıselimle,  diyalogla, ortak akılla ve ciddiyetle çözülebilir. Bu yüzden de tek ve doğru adres Meclis’tir.” sözleriyle tamamladı. CHP’nin grup önerisi yapılan oylamada AKP ve MHP’nin oylarıyla reddedildi.

Okumaya devam et

Politika

Erkan Baş: İktidar seçimi kaybetmeyi suhuletle karşılamayacak

Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş’tan dikkat çeken bir iddia geldi. AKP’nin oylarında çok ciddi bir erime olduğuna dikkat çeken Baş, seçimlerin normal yollardan yapılmasının tehlikede olduğunu ileri sürdü ve “Hukukun ve yurttaş haklarının ortadan kaldırıldığı bir ülkede seçimlerin normal biçimde yapılacağını ve bu iktidarın da seçim sonuçlarını suhuletle kabul edeceğini nasıl düşünebiliriz? diye sordu.

BOLD – Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı ve Milletvekili Erkan Baş, Evrensel Gazetesi’ne çarpıcı değerlendirmeler yaptı. Türkiye’nin ekonomik ve siyasi yönden hızla bir uçuruma sürüklendiğini belirten Baş, “Bu durum bir anda oluşmadı tabii, ülkemizi yıllarca yönetmiş sağ/iş birlikçi iktidarlar ile patron sınıfı bu yıkımı beraberce yarattılar ve bunu yaparken de birilerinin iktidarını, birilerinin de kasasını doldurdu. AKP iktidarıyla birlikte ise Türkiye, deyim yerindeyse yıkımın en şiddetlisini ve hızlısını yaşadı” dedi.

BAŞ: BU GİDİŞİN MANTIKSAL SONUCU FAŞİZMDİR

Türkiye’de artık bir Cumhuriyet’ten söz edilemeyeceğini ileri süren Baş adım adım diktatörlüğe gidildiğini vurguladı. Baş “Türkiye yargının, yasamanın, en temel yurttaş haklarının tek adam tarafından çiğnendiği bir diktatörlüğe dönüştürülmektedir. İç ve dış politikada atılan tüm adımlar, iktidarın bekasına hizmet etmektedir. Bunun önündeki tüm engeller de hukuksuz yollarla, baskı ve şiddetle yok edilmektedir. Meslek odalarına yönelik saldırılar, seçilmiş siyasetçilere yönelik tutuklamalar, kayyumlar, basın özgürlüğünün ayaklar altında olması; bunların hepsi iktidarda kalmak dışında hiçbir şeyi düşünmeyen ve kendi çıkarını ülkenin çıkarının üstüne koymuş bir tek adam rejiminin işaretleridir. Bu gidişin mantıksal sonucu faşizmdir” dedi.

TİP, SEÇİMDEN VE SONUCUNDAN KAYGILI

TİP Genel Başkanına göre artık Türkiye’de normal bir seçim süreci yaşanmayacak. İktidarın seçime müdahale edeceğini ileri sürüp muhalefetin yaklaşımını eleştiren Baş “Ana muhalefet temsilcileri ‘Bunlar ilk seçimde gidiyor’ diyorlar. Bunun bir umut ve azim yaratmaktan çok rehavet ürettiğini görmek lazım. Evet, görünen o ki, AKP’nin oylarında ve toplumsal desteğinde gerçekten de bir erime var. Bu erime kontrol altına alınamazsa normal bir seçimde iktidardan düşmelerine de yol açabilir. Ancak bunların hepsi normal bir ülkede yaşasaydık olabilirdi. Hukukun ve yurttaş haklarının ortadan kaldırıldığı böyle bir ülkede seçimlerin normal biçimde yapılacağını ve bu iktidarın da seçim sonuçlarını suhuletle kabul edeceğini nasıl düşünebiliriz?” diye sordu.

AKP’ye karşı güçlü bir halk muhalefetine ihtiyaç olduğunu vurgulayan Baş, birlik çağrısı yaptı. Saray’la uzlaşmaya kesin bir şekilde kapılarını kapatan Baş “Elbette, böylesi birliktelikler için aradığımız şartlar ve ilkeler var: Saray rejimi ile her türlü uzlaşma beklentisine kapalı olmak ve Saray rejiminin temsilcilerinden hesap sorma kararlılığını taşımak gibi ilkeler bunlar” dedi.

“BEN UTANDIM, O’NUN YÜZÜ KIZARMADI”

Erkan Baş, “keyif çayı” polemiğini de “Ben utandım” diyerek değerlendirdi ve “Daha dün, AKP Genel Başkanı “açız” diyen bir yurttaşa, “Abartıyorsun, al bu keyif çayını iç” diyerek hakaret etti. Ben duyduğumdan utandım, ama onun bir avuç çayı fırlatırken yüzü kızarmadı” ifadelerini kullandı.

Okumaya devam et

Popular