Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Erdoğan’ın TCMB Başkanı’nı görevden alması kanuna uygun mu?

Murat Çetinkaya, bir cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle TCMB Başkanlığı görevinden alındı. Erdoğan'ın bu adımının kanuna aykırı olduğuna dikkat çeken ekonomistler, cumhurbaşkanlığı kararnamesinin yasanın üzerinde olmadığını dile getirdi.

Türkiye, piyasaların kapalı olduğu bugüne Erdoğan’ın Çetinkaya’yı TCMB Başkanlığı görevinden aldığı haberiyle uyandı. Peki Erdoğan’ın attığı bu adım yasal mı?

BOLD – 1211 Sayılı TCMB Yasası, TCMB Başkanı’nın görevden alınma veya affolma şartlarını Madde 27 ve Madde 28’de şu şekilde düzenliyor:

Madde 27- Başkanlık görevi, özel bir kanuna dayanmadıkça Banka dışında teşrii, resmi veya özel herhangi bir görev ile birleşemez. Bundan başka Başkan, ticaretle uğraşamayacağı gibi, bankalar ve şirketlerde de hissedar olamaz. Hayır dernekleri ile amacı hayır, sosyal ve eğitim işlerine yönelmiş vakıflardaki görevler ve kâr amacı gütmeyen kooperatif ortaklığı bu hüküm dışındadır.

Madde 28- Başkan (Guvernör) ancak, 27’nci maddedeki yasakların gerçekleşmesi ve bu Kanunla kendisine verilen görevlerin devamlı surette ifasını imkansız kılacak durumların ortaya çıkması hallerinde, atanmasındaki usule göre görevinden af olunabilir.

Ancak cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçildikten sonra bir cumhurbaşkanı kararnamesiyle cumhurbaşkanlığına TCMB guvernörlerini atama yetkisi tanınmıştı. Aynı zamanda çok sayıda üst düzey kamu yöneticisinin atanması ve görevden alınması yetkisi cumhurbaşkanlığına verilmişti.

Bu kararnamedeki 4. madde bugünkü görevden alınmanın yasal temelini oluşturuyor. O madde şöyle:

MADDE 4- (1) Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (I) sayılı cetvelde yer alanların görev süresi, atandıkları tarihte görevde bulunan Cumhurbaşkanının görev süresini geçemez. Cumhurbaşkanının görevi
sona erdiğinde, bunların görevi de sona erer. Ancak bunlar, yerlerine atama yapılıncaya kadar görevlerine
devam eder. Görev süreleri sona erenler, yeniden atanabilir. Bunlar, görev süreleri sona ermeden de Cumhurbaşkanınca görevden alınabilir.

Kararnamedeki ekli (I) sayılı cetveldeki görevler arasında TCMB Başkanlığı da sayılıyordu.

Buna karşılık bu cumhurbaşkanlığı kararnamesinin mevcut TCMB yasasının üstünde olamayacağına dair itirazlar da dillendiriliyor.

AKP döneminde TCMB Başkanlığı yapan ve şimdi İYİ Parti saflarında politika yapan eski TCMB Başkanı Durmuş Yılmaz, yukarıdaki iki yasa maddesini paylaştı ve şu tweet’i attı:

“Yukarıda belirtilen hususlar dışında, kendisi istifa etmediği sürece, Başkanın görevden alınması mümkün değildir. Bu güvence MB bağımsızlığının ayrılmaz bir parçasıdır. Uygulamadan da görüleceği üzere bu hususun yasada yazması gerekli koşuldur.”

Eski bir TCMB çalışanı olan ve Merkez Bankası hakkında yazdığı yazılar kamuoyunda dikkatle takip edilen eski Hürriyet gazetesi yazarı Uğur Gürses, Twitter’da konuyu şöyle değerlendirdi:

“Tahmin ettiğim gibi;seçim kaybeden Ankara maceracı yola hızla giriyor;Merkez Bankası başkanını görevden almanın amacı belli. Para basılsın, hızla faiz düşürülsün isteniyor. Ancak yasasında belirtilen sebepler yoksa Başkan görevden alınamaz. CB kararnamesi yasanın üzerinde değil.

Ekonomi politikasının siyasi sorumlusu Merkez Bankası başkanı değil. Görevden alınması gereken kişi Başkan değil, damat bakan.”

Mahfi Eğilmez:

“TCMB Başkanı, kurumsal hedeflere ulaşamadıkları gerekçesiyle görevinden alındı. Hedef yanlıştı. Maliye politikası, para politikası hedefinin tam tersi bir hedefe yönelmişti. Bu koşullar altında hedefin tutması zaten mümkün değildi.

Eski Fed uzmanı ve ekonomist Erkin Şahinöz:

“Kabine revizyonuna işaret ediyor

Şu koltuklara atama yapılırken ‘bizim mahalleden olması zorunlu değildir’ ilkesi uygulandığı gün ‘Türkiye hikayesi’ oluşur

Nepotizmden vazgeçip meritokrasiye sarılmak şart..

‘Kedinin rengi değil fareyi avlaması önemlidir’.”

Yeditepe Üniverisyesi’nden Prof. Dr. Veysel Ulusoy ise konuyu şu tweet’iyle yormumladı:

“Merkez Bankası başkan değişimi, faiz indirim kararı ile sonuçlanabilir.”

CHP Sözcüsü Faik Öztrak:

“Bunu da gördük. Bağımsız TCMB’nin Başkanı, Cumhurbaşkanı tarafından kurumsal hedeflere ulaşılamaması gerekçesiyle bir gece yarısı görevden alındı. Bunu yapanlar bizim ekonomi yönetimimize güvenin deme hakkını kaybetmiştir. TCMB Sarayın elinde tutsaktır NOKTA.”

Paraanaliz.com yazarı Atilla Yeşilada, para politikasını TCMB değil saray yapar iddiasında bulunmuştu. Bu görevden alma TCMB’nin bağımsız olmadığının altını çizerken, görevi boyunca hükümete destek veren Çetinkaya’nın da gerçek görevden alınma nedenine ışık tutmuyor.

Ekonomist Mustafa Sönmez ise Çetinkaya’nın görevden alınmadığını, istifa ettirildiğini iddia etti.

Ancak cumhurbaşkanı imzasıyla Resmi Gazete’de bugün yayımlanan atama kararlarında, “görevden alınmıştır” ifadesi net olarak yer alıyor.

Sönmez öte yandan, Çetinkaya’nın istifası için gerekçe olarak gösterilen unsurların rejimin başarısızları olduğuna dikkati çekerek, istifa ettirilmesi gerekenin “rejim” olduğunu vurguladı.

“TÜRKİYE, MERKEZ BANKASI BAŞKANINI KOVDU”

Haber, uluslararası Bloomberg ajansında “Erdoğan faiz oranlarını (yüksek) tutması nedeniyle öfkesini çeken Merkez Bankası Başkanı’nı görevden aldı (Erdogan Ousts Central Bank Chief Who Drew Ire for Holding Rates) başlığıyla duyuruldu.

Reuters ajansı da haberi şu başlıkla gördü:

“Turkey fires central bank chief as policy differences deepen amid economic malaise…”

Yani, “Ekonomik sıkıntılar esnasında politika farklılıkları derinleşirken Türkiye merkez bankası başkanını kovdu”.

Haberin içinde ise “Resmi bir sebep gösterilmemekle birlikte, piyasalarda geçtiğimiz haftalarda Başkan Çetinkaya’nın faizleri indirmekte tereddütlü davrandığı için görevden alınabileceği konusunda söylentiler çıkmıştı” yorumu yapılıdı.

Ekonomi

Ulaştırma Bakanı Turhan’dan Kanal İstanbul açıklaması: İBB ile işbirliği protokolü imzalandı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, Ekrem İmamoğlu’nun “cinayet” dediği Kanal İstanbul Projesiyle ilgili çarpıcı bir açıklama yaptı. Turhan, bakanlıklar ve İBB arasında işbirliği protokolü imzalandığını belirtti.

BOLD –  Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, Kanal İstanbul Projesinin, İstanbul Boğazının geleceği için artık zaruret halini aldığını savunarak, “Kanal İstanbul, sadece bugünün değil yarının da projesidir. Kanal İstanbul, İstanbul Boğazını kazalardan kurtaracak projedir” dedi.

Turhan, şu anda 25 bin gemi kapasitesi bulunan İstanbul Boğazında her yıl ortalama 40-42 bin gemi trafiği olduğuna işaret ederek, Boğazı kullanacak gemilerin neredeyse bir hafta beklemek durumunda kaldıklarını, güvenliği sağlamak amacıyla da gemileri kılavuz ve römorklarla geçirdiklerini bildirdi.

7 BİN METRE SONDAJ YAPILDI

Turhan, projeyi İstanbul’a “sıfır hata” ile kazandırmak için yıllardır büyük bir özveriyle çalışıldığına işaret ederek, bu süreçte Kanal koridorunda ilave 7 bin metre sondaj tamamladıklarını anlattı. Trafik etüt çalışmaları kapsamında Kanal’dan geçecek gemi boyutlarının belirlendiğini ve bugünkü toplam Boğaz trafiğinin yüzde 99’unun Kanal İstanbulu kullanabileceğini dile getiren Turhan, bu çalışmaların yanı sıra çevre etkileri ile flora, fauna ve sualtı canlılarına etkileri çalışmasının da yapıldığını kaydetti. Turhan, güzergahtaki kurum kuruluşlara ait altyapı tesisleri ile projenin mütemmimi olan liman, yat limanı, kıyı tesisleri, işletme tesisleri gibi yapıların kavramsal çalışmalarının tamamlandığını söyledi.

ÇALIŞMALAR SON AŞAMADA

Seçilen koridor üzerinde deprem, tsunami riski değerlendirme, hidrodinamik, su kalitesi, yer altı suyu model çalışmalarının da yapıldığına işaret eden Turhan, hiçbir şeyin şansa bırakılmadığının altını çizdi. Kanal İstanbul Projesi ile ilgili çalışmaların son aşamaya geldiğini belirten Bakan Turhan, güzergahta, mevcut ve planlanan diğer kurumlara ait projelerle ilgili görevlerin belirlenmesi ve yerine getirilmesi için Bakanlıklar ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) arasında da iş birliği protokolü imzalandığını sözlerine ekledi.

İMAMOĞLU, ‘CİNAYET ‘ DEMİŞTİ

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kanal İstanbul projesini ucube olarak nitelendirirken, “Bu proje İstanbul’a bir ihanet projesi bile değildir. Resmen bir cinayet projesidir. İstanbul için gereksiz bir felaket projesidir. Bu proje bittiğinde İstanbul bitmiş olacak” diye konuşmuştu.

Zafer Havalimanı hezimet oldu: Yolcu garantisi verilen şirkete 5 milyon euro ödendi

Okumaya devam et

Ekonomi

Zafer Havalimanı hezimet oldu: Yolcu garantisi verilen şirkete 5 milyon euro ödendi

Kütahya’daki havalimanına 3 şehrin nüfusu kadar yolcu garantisi verildi. Garanti tutmayınca havaalanını işleten şirkete devlet kasasından 5 milyon euro ödendi.

BOLD – 3 şehrin havayolu ulaşımının sağlanması için Kütahya’da yapılan Zafer Havalimanı “hezimet” oldu. Yap-işlet-devret (YİD) modeliyle yapılan havalimanına verilen yolcu garantisi sayısı, toplam 1.6 milyon kişinin yaşadığı Kütahya, Afyon ve Uşak illerinin nüfusuna yaklaşıyor. Havaalanına bu yıl 1 milyon 236 bin 89 yolcu garantisi verildi. 2012’den bu yana tutmayan rakamlar nedeniyle de 2018 yılına kadar, havaalanını işleten şirkete devlet kasasından 5 milyon euro ödendi.

TAM BİR KARA DELİK

Sözcü’nün haberine göre CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, Zafer Havalimanı için verilen yolcu garanti sayısının neredeyse 3 ilin nüfusu kadar olduğuna dikkat çekti. “Şehirler göç veriyor nüfus azalıyor ama yolcu garanti sayısı artıyor. 3 ildeki vatandaşların neredeyse tamamını uçursak yolcu garanti sayısı karşılanmıyor. 28 yıllığına işletme hakkı verildi. Tam bir kara delik” dedi. CHP Trabzon Milletvekili Ahmet Kaya da, verilen yolcu garantisinin sadece yüzde 5’inin gerçekleştiğini ve firmaya Hazine’den 5 milyon euro ödeme yapıldığını belirtti.

SAYIŞTAY RAPORUNA GİRDİ

Zafer Havalimanı Kütahya, Afyon ve Uşak bölgesi için 50 milyon euro yatırım maliyetiyle, yıllık 2 milyon yolcu kapasiteli olarak yapıldı. Sayıştay raporuna göre, 2012 yılında hizmete giren havalimanı için yolcu garanti sayısı da her yıl artıyor. 2020 yılı için verilen yolcu garanti sayısı 1 milyon 279 bin 352. Bu 3 ilin nüfusu ise toplamda 1 milyon 652 bin 920.

Vatandaşa yerli ve milli kazık

Okumaya devam et

Ekonomi

Türkiye ile Sudan arasında yerli üreticiyi bitirecek anlaşma!

126 ülkeden 133 değişik meyve ve sebze ile canlı hayvan ve et ithal eden Türkiye, Sudan ile akıl almaz bir anlaşma imzaladı. Dondurmadan sarımsağa, makarnadan yumurtaya kadar onlarca ürün bundan sonra Sudan’dan alınacak.

BOLD – Türkiye’de tarım bitme noktasına gelirken AKP, Sudan ile ticaret anlaşması imzaladı. Sözcü’den Deniz Ayhan’ın haberine göre İki ülke arasında imzalanan ticaret anlaşması ile Sudan’dan 50 bin büyükbaş, 2 bin küçükbaş hayvan, 30 bin ton buğday, 15 bin ton kavun-karpuz, 14 bin ton marul ve lahana, 8 bin ton et, 2 bin ton tereyağı, bin ton sarımsak, 2 milyon adet yumurta, 500 ton bal, 5’er bin ton patates, domates, buğday, arpa, yulaf, mısır, 2 bin ton da üzüm ithal edilecek.

ÜRETİCİNİN ALEYHİNE

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Ünal Çeviköz, ‘’Bu ürünlerin tamamı Türkiye’de üretiliyor. Bu anlaşma iç piyasa ve üreticilerimizin aleyhinedir, Türkiye giderek ithalata bağımlı hale geliyor” dedi.

Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran ise iş birliğini “Sudan’ın tarım ve hayvancılık kapasitesini geliştirmeye yönelik” diye tanımladı.

Davutoğlu’ndan Erdoğan’a hodri meydan: Akrabalar da dâhil tüm mal varlıklarımız soruşturulsun!

Okumaya devam et

Popular