Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Kalp krizi geçiren Ulviye Yiğitsözlü’nün sorguda dili tutulmuş

Gözaltında yaşadığı korku ve stres nedeniyle kalp krizi geçiren Ulviye Yiğitsözlü yoğun bakımdan çıkarıldı. Yaşadıklarının etkisinden kurtulmayan yaşlı kadının polis sorgusunda dili tutulmuş.

BOLD ÖZEL – Uzun namlulu silahlarla evi basılarak gözaltında alınan ve yaşadığı stres nedeniyle kalp krizi geçiren Ulviye Yiğitsözlü (66), 20 saat sonra yoğun bakımdan çıkarıldı. Sorgu sırasında yaşadığı panik, korku ve stresin etkisinden hala daha kurtulamayan Yiğitsözlü’nün durumu şimdilik iyi.

Osmaniye Devlet Hastanesinden yarın taburcu edilecek olan Ulviye Yiğitsözlü’nün oğlu Erkan Yiğitsözlü annesine yaşatılanlara sosyal medya hesabından tepki gösterdi.

“GÖZALTINA ALAN KOMİSERE PANİK ATAK HASTASI OLDUĞUNU SÖYLEDİM”

Panik atak hastası annesinin polis sorgusu sırasında dili diline dolaştığını, gözaltına alan komisere bunu söylediğini ve ona göre sorgulama yapmaları konusunda uyardığını ifade eden Yiğitsözlü, yaşlı bir kadına yaşatılanları ağır bir dille eleştirdi:

“Annemin gözaltına alındığı anda başlayan kalp çarpıntısı nezarette ve sorgu sırasında artarak devam etti. Neticede mahkemeye çıkması gerek görülmeden savcılık kararıyla serbest bırakılmasına karar verildi. Polisler tarafından götürülen son sağlık kontrolü sonrasında kalbi dayanamayıp yere yığıldı ve kalp krizi geçirdi. Yaklaşık 20 saat sonra yoğun bakımda kaldı. Şu an müşahade altında.”

Osmaniye Devlet Hastanesine sağlık kontrolüne götürüldüğü sırada doktor ve annesi arasındaki konuşmadan da bahseden Yiğitsözlü, “Doktor hanım anneme ‘Teyze darp var mı?’ diye soruyor. Annem de ‘Darp yok ama silahla korkuttular beni’ deyince polisler “Sen ne diyorsun” diye anneme kızıyorlar.” dedi.

İNSANLARI DEVLETE DÜŞMAN ETMEYİN

Yiğitsözlü şöyle devam etti: Büyüklüğüyle övünen TC devleti, yaşlı ve aciz bir kadına böyle muamele edemez, basitleşemez. Terör suçu çok ağır bir ithamdir içinde “silah ve şiddet”e dair kuvvetli bir delil olması gerekir, yaşlı bir kadın için kuvvetli deliliniz yoksa gözaltı kararı verip, evini basıp, nezarete atarak insanları devlete karşı düşman etmeyin.

Maalesef annemin maruz kaldığı bu zulmü Müslümanlığı ve Türklüğü ile iftihar eden İslamcı ve milliyetçi bir siyasi parti temsilcisi, sivil toplum örgütü, hiç bir yerel gazeteci, AKP’li, MHP’li hiç kimse (Av. Muhammet Doğan hariç) görmedi duymadı tepki vermedi.

Öte yandan, riyakar, menfaatperest, korkak, yalaka İslamcı faşist mahallenin sakinleri susarken; “terörist” (!) olarak adlandırılan HDP’nin bir milletvekili Ömer Faruk Gergerlioglu, bu zulmü TBMM’de basın toplantısında konuyu gündeme taşıdı ve sosyal medya hesabından duyurdu.

Allah’a iman ettiğini söyleyip din vatan millet edebiyatı yapan siyasal İslamcı, milliyetçi korkaklar!!! Bu durum karşısında söyleyecek insanca iki kelamınız yoksa, zulme göz yumuyorsanız, hatta destekliyorsanız Allah’a peygambere iman ediyorum diye ortalıkta gezmeyin. Lakin ben sizinle aynı Allah’a aynı peygambere inanmıyorum. Hz. Muhammed’e iman eden bir insan haksızlık ve zulüm karşısında s u s a m a z tarafsız k a l a m a z.”

“EŞİNİN ÖLDÜRÜLDÜĞÜ AN AKLINA GELİR”

Osmaniye Barosu avukatlarından Muhammed Doğan ise, “Teyzemiz aynı zamanda yıllar önce güneydoğuda PKK tarafından şehit edilen bir noterin eşi. Gözaltı için gelen polisleri ve silahları görünce teyzemizin aklına eşinin şehit edilişi gelir, panik olur… Buradan devletimize, yargı gücünü elinde bulunduran tüm yetkililere sesleniyorum, lütfen tebligat ile ifadeye çağrılabilecek olan kişilere gözaltı yapmayın. İnsanları rencide etmeyin. İfadeye gelmezse gözaltı uygulayın. Bunlar zaten kanunda var olan şeyler. Aksi uygulama insanlar için zulüm olmaya başlamıştır. Yapmayın, etmeyin.” ifadelerini kullandı.

EŞİNİN EMEKLİ MAAŞIYLA GEÇİNİYOR

Osmaniye’deki evinde yalnız yaşayan ve eşinden kalan 1200 TL emekli parasıyla geçinen Ulviye Yiğitsözlü’nün, kalp çarpıntıları yaşadıklarını hatırladıkça devam ediyor.

Yaşlı kadın, 4 Temmuz sabahı, sivil kıyafetli polisler tarafından gözaltına alınmıştı. Lavaboda olduğu için kapıyı 3 dakika geç açan Yiğitsözlü, karşısında uzun namlulu silahlarını kendisine doğrultmuş polislerle karşılamıştı.

Bir gece gözaltında kaldıktan sonra serbest bırakılan yaşlı kadın yaşadığı yoğun baskı nedeniyle evine gidemeden kalp krizi geçirmişti.

Uzun namlulu silahlarla evi basılan 66 yaşındaki kadın yaşam savaşı veriyor

 

BOLD ÖZEL

Frankfurt Havaalanı’nda tutulan öğretmenler Jülide Çetin ve Şeyma Demirel yarın deport edilecek

39 gündür Frankurt Havaalanı’nda tutulan ve haklarında deport kararı çıkan İngilizce öğretmenleri Jülide Çetin ve Şeyma Demirel, yarın sabah 10.00’daki Sofya uçağıyla Bulgaristan’a gönderilecek.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

18 Haziran’dan bu yana Frankfurt Havalaanı’nda tutulan İngilizce öğretmenleri Jülide Çetin ve Şeyma Demirel, yarın sabah saat 10.00’da Bulgaristan’a deport edilecek. Bold Medya’ya konuşan Çetin ve Demirel, kendileri için Sofya uçağına bilet alındığını ve sabahtan koronavirüs testi yapılacağını bugün öğrendiklerini söyledi. İlk başta buna inanmak istemediklerini söyleyen öğretmenler, görevlilerden biletlerini istediklerini, onların da getirip gösterdiğini belirtti.

Öte yandan Çetin ve Demirel’in avukatının, deport kararının durdurulması için Frankfurt’un da içinde bulunduğu Hessen eyaletinin başkenti Wiesbaden Parlamentosu’na bugün başvuru yapacağı öğrenildi.

39 gün önce Almanya’ya sığınma talep eden Jülide Çetin ve Şeyma Demirel, Vietnam’dan Almanya’ya Bulgaristan vizesiyle geldikleri için haklarında deport kararı çıktı.

Koronavirüs tedbirleri kapsamında Almanya’dan vize alamadıkları için Bulgaristan’a başvurduklarını söyleyen genç öğretmenler Bulgaristan’a gitmek istemediklerini, Türkiye’ye iade edilip tutuklanan öğretmenlerle aynı kaderi yaşamaktan endişe ettiklerini belirtiyor.

Çetin ve Demirel, 15 Temmuz’dan sonra Vietnam’a komşu olan Tayland, Malezya, Mynmar, Endonezya gibi ülkelerden birçok Gülen Hareketi mensubunun yasa dışı yollarla kaçırılıp Türkiye’ye iade edildiği için Almanya’ya sığınmak istiyor.

VİETNAM’DA OKUDULAR

8 yıl önce Vietnam’a üniversite okumaya giden 27 yaşındaki Jülide Çetin, Ho Chi Minh şehrindeki Vietnam Nationel Üniversitesi’nde İngilizce öğretmenliği bölümünde okudu. Şeyma Demirel ise 2018’de Hanoi Üniversitesi’nden mezun oldu. Vietnam’da İngilizce öğretmeni olarak çalışan Çetin ve Demirel mesleklerine Almanya’da devam etmek istiyor.

İki kadın öğretmen Türkiye’ye iade riskiyle karşı karşıya

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

AİHM’nin Bylock kararı sonrası 95 bin kişi beraat bekliyor

AİHM’nin Bylock kullanmanın suç olmadığı ve tek başına tutuklanmaya yeterli delil olmadığı kararı haksız yere cezaevine giren binlerce kişiyi ümitlendirdi. MİT’in raporuna göre Bylock’ta mesaj içeriği olmayan 34 bin 837 kişi, en az 1 kez mesaj attığı iddia edilen 60 bin 473 kişi AİHM’in Tekin Akgün kararı sonrası beraat kararı bekliyor.

BOLD ÖZEL – Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) polis memuru Tekin Akgün’ün başvurusunda tek ve esas delilin Bylock olmasının tutuklamaya yetmeyeceği kararının ardından programla ilgili tutuklanan ve ceza alan binlerce kişi hukuksuz kararların kaldırılmasını istiyor.

AİHM’nin Tekin Akgün başvurusunda tek ve esas delilin Bylock olmasının tutuklamaya yetmeyeceği kararı diğer dosyalar için de emsal teşkil ediyor. Yargıtay, istinaf ve yerel mahkemelerin Bylock iddiasıyla tutuklu yargılananları Anayasa’nın 90’ncı maddesine göre AİHM içtihadına uyarak tahliye etmesi, davalarda ise beraat kararı vermesi gerekiyor.

AİHM kararı sonrası Bylock kullandığı iddiasıyla kaç kişinin yargılandığı sorusu gündeme geldi. Bu konuda net bir rakam bulunmazken, İçişleri Bakan Yardımcısının 4 Mart 2019 tarihli açıklamasına göre tekil kullanıcı olduğu iddia edilen 95 bin 310 kişiye Bylock davası açıldığı tahmin ediliyor. MİT’in Teknik Raporuna göre Bylock’ta en az  1 kez mesaj atmış veya almış kişi sayısı 60 bin 473 kişi bulunuyor. Yine MİT raporuna göre, Bylock’ta mesaj içeriği olmayan kişi sayısı ise 34 bin 837. AİHM’nin kararı sonrası Bylock kullandığı iddia edilen 95 bin kişiden tutuklu bulunanların tahliye edilmesi, yargılananlar hakkında da beraate hükmedilmesi hukukun gereği olarak kabul ediliyor.

YARGITAY VE AYM KARARLARINI DEĞİŞTİRMELİ

AİHM kararına göre Bylock, terör örgütü üyeliği suçu için makul bir şüphe oluşturmuyor. Oysa ki Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 2017’de Bylock’un terör örgütü üyeliğine yeterli delil olduğunu kabul etmiş, içeriği olup olmadığına bakmadan programı indiren ve user ID’si bulunan yüzlerce kişinin cezasını onamıştı. Anayasa Mahkemesi de Bylock’u tutuklanma için kuvvetli belirti saymış ve tutuklamaları hak ihlali saymamıştı. AİHM’nin kararı sonrası Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi’nin içtihatları adeta çöp oldu. İki yüksek yargı organının içtihatlarını AİHM kararı doğrultusunda değiştirerek Bylock’un suç teşkil etmediğine karar vermesi gerekiyor. Bylock’tan cezası kesinleşenlerin de AİHM kararı doğrultusunda yeniden yargılanma talep etmesi hakkı bulunuyor. AİHM kararı emsal kabul edilerek Bylock iddiasıyla tutuklu bulunanların da derhal tahliyesine karar verilmesi hukukun gereği olarak kabul ediliyor.

AİHM’NİN BYLOCK KARARI

AİHM, polis memuru Tekin Akgün’ün başvurusunda Bylock’un tek başına delil olmayacağını, içeriklerin suç unsuru taşıması gerektiğini, terör örgütü üyeliğini kanıtlayacak yan deliller olması gerektiğine dikkat çekti. 20 Temmuz’da açıklanan kararda, “İlke olarak Bylock gibi şifreli iletişim uygulamalarını indirme/kullanma veya mesajlaşma gizliliğini korumak için başka herhangi bir yöntemin, tek başına suç oluşturan faaliyette bulunulduğuna dair objektif bir gözlemciyi tatmin edebilecek kanıt teşkil etmez” değerlendirmesi yapıldı. Özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiğine karar veren mahkeme, 12 bin Euro manevi tazminat ile bin Euro masraf ve giderlerin ödenmesine de hükmetti. 

AİHM’den ilk karar: ByLock’u tutuklamaya delil kabul etmedi

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

“Yalanlanamayan” haberlerin muhabiri Mehmet Baransu 2318 gündür hapiste

Türk Ordusu içindeki skandallar başta olmak üzere devletteki yolsuzluk ve usulsüzlüklerle ilgili yaptığı haberler sonrası hedef haline gelip hapse atılan Gazeteci Mehmet Baransu, bir Basın Bayramı’na daha cezaevinde girdi. Baransu, 2318 gündür cezaevinde bulunuyor.

BOLD – Yaptığı haberler nedeniyle AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve hükumetinin doğrudan hedefi haline gelen Gazeteci Mehmet Baransu, doğruluğu ortaya çıkan ve yalanlanamayan haberleri nedeniyle 2 Mart 2015’te tutuklandı. 6 yıl 4 ay 4 gündür tutuklu olan Baransu, 2318 gündür cezaevinde bulunuyor. Baransu’ya yaptığı doğrulanmış haberleri nedeniyle 37 yıla yakın hapis cezası verildi.

BELGELİ MİT HABERİ SONRASI HEDEF HALİNE GELDİ

Birçok önemli habere imza atan Baransu, 2011 yılında Uludere’de (Roboski) 34 sivilin F-16’larla yapılan bombalama sonrası ölümüne ilişkin “Devlet halkını bombaladı” başlığıyla imza attığı haberle Erdoğan’ın hedefi haline geldi. Baransu’nun bombardımanın Erdoğan’a bağlı olan MİT’in verdiği yanlış istihbaratla gerçekleştiğini belgeleriyle ortaya koydu. Baransu daha sonra ise AKP’lilerin karıştığı yolsuzluklarla ilgili birçok habere de imza attı. Duruşmalarda haber kaynaklarını açıklaması için baskı gören Baransu, haber kaynaklarından hiçbirinin ismini açıklamadı.

GDO’LU PİRİNÇLERDEN 20 YIL HAPİS CEZASI ALDI

Baransu’nun Temmuz 2013’te yazdığı, laboratuvar belgeli GDO’lu pirinç haberi, kendisi gibi GDO’lu pirinci tespit eden, raporlaştıran ve soruşturma açan polis ve savcılar dahil 77 kişiyi işinden etti. GDO’lu pirinci ithal eden Erdoğan’a yakın iş insanı Mahmut Aslan’la ilgili soruşturmanın kapatılması için Erdoğan ve bakanlar devreye girdi. GDO’yu ortaya çıkaran görevliler ve haberleştiren Baransu, “gizliliği ihlal” suçlamasından tutuklandı. 19 Temmuz 2020’de sonuçlanan mahkeme sonrası Baransu 19 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

ERDOĞAN’IN 2004’TE İMZALADIĞI GÜLEN’İ BİTİRME PLANINI ORTAYA ÇIKARDI

Baransu, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve hükumet üyeleri ile üst düzey generallerden oluşan MGK’nın 25 Ağustos 2004’teki toplantısında Fethullah Gülen Grubu’nu yok etmek için üzerinde mutabık kaldığı eylem planı belgesini 28 Kasım 2013’te yayınladı. AKP Hükumeti’nin yalanlamaya çalıştığı plan, 2016’da yaşanan 15 Temmuz sonrasında fiilen uygulamaya konuldu. Gizli bir belgeyi haberleştirdiği için hakkında dava açılan Baransu 23 Kasım 2020’de 17 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldı.

EN PRESTİJLİ GAZETECİLİK ÖDÜLLERİNİ TOPLADI

Baransu’nun “”O Dört Er Böyle Öldü: Pimini Çekip Bombayı Verdi” başlıklı haberi, yayınlandığı 2009 yılında Türkiye’deki en prestijli gazetecilik ödüllerini topladı. Columbia Üniversitesi Uluslararası-Halkla İlişkiler Bölümü Medya ve İletişim Program Direktörü Prof. Dr. Anya Schiffrin yayınladığı tarihe damgasını vurmuş en iyi 47 haber arasına Baransu’nun bu haberi de girdi.

 

 

 

Akın İpek: Hayatımın en güzel bayram hediyesi

Okumaya devam et

Popular

Shares