Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

TSK’da büyük gözaltı dalgası: 200’den fazla muvazzaf asker gözaltında

Albay, yarbay, binbaşı, üsteğmen, teğmen ve astsubaylardan oluşan görevdeki 200’den fazla asker hakkında gözaltı kararı çıktı. En ağır darbe Kara Kuvvetleri’ne.

BOLD – 15 Temmuz’dan sonra başlayan Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yönelik operasyonlar devam ederken, bugün muvazzaf askerlere yönelik büyük bir gözaltı dalgası başladı. İstanbul’da 176, İzmir’de 20 muvazzaf asker hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Ankara’da ise rakam 32.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada; 100’ü Kara Kuvvetleri Komutanlığı, 33’ü Hava Kuvvetleri Komutanlığı, 37’si Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, 6’sı Sahil Güvenlik Komutanlığı’na mensup 1 albay, 2 yarbay, 5 binbaşı, 7 yüzbaşı, 100 üsteğmen, 18 teğmen ve 43 astsubay olmak üzere tamamı muvazzaf 176 askeri personel hakkında gözaltı talimatı verildiği bildirildi.

İzmir’de yürütülen soruşturmada ise, 20’si muvazzaf, 5’si eski asker hakkında yakalama kararı verildi. Gözaltı kararı verilenler arasında aktif görevde 2 üsteğmen, 2 teğmen, 16 astsubay ile meslekten ihraç edilen 1 yarbay ile 1 astsubay, açığa alınan 2 üsteğmen ve istifa eden 1 pilot yüzbaşı buluyor.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada ise, Hava Kuvvetleri Komutanlığında görevli 32 asker hakkında gözaltı kararı verildi.

ESKİ YARBAY MEHMET ALKAN “9 BİN ASKER DAHA GÖZALTINA ALINACAK” DEMİŞTİ

Şehit kardeşinin cenazesinde gösterdiği tepki nedeniyle TSK’dan ihraç edilen Yarbay Mehmet Alkan, geçtiğimiz günlerde Çağlar Cilara’nın programına katılmış ve TSK’dan şu ana dek 22 bin askerin “terörist” diye ihraç edildiğini, 9 bin askerin daha ihraç edilmek üzere listesinin çıkartıldığını belirtmişti. Alkan, “Şu an hepsine birden operasyon yapmıyorlar, bu insanlar Suriye’de, operasyonlarda görevliler. Yani kendi mantığına göre TSK terörist istihdam ediyor. Bu insanlar bugün ölse şehit denecek, yarına kalsa terörist olacaklar.” sözleriyle tepki göstermiş ve operasyonun haberini vermişti. Alkan’ın sözlerinden sonra TSK’ya yönelik hemen her gün farklı illerde gözaltı dalgası başladı.

Gündem

Gaziantep’i sel vurdu; Vatandaş AKP’li belediyeye isyan etti

Gaziantep’de dün gün boyunca etkili olan sağanak yağış hayatı olumsuz etkiledi. Selin taşıdığı çamurun kapladığı kentte, belediyenin duyarsızlığından şikayet eden bir vatandaş isyan etti.

BOLD- Gaziantep’teki sağanak yağış hayatı olumsuz etkiledi. İlde sabaha kadar etkisini sürdüren şiddetli yağış nedeniyle hayat felç oldu. Kent merkezinde dün öğleden sonra şiddetli gök gürültüsünün ardından ardından başlayan sağanak yağış yüzünden ve ve iş yerlerini su bastı. Selin taşıdığı çamur sokaklardaki araçları adeta yuttu. Sel nedeniyle araçlarında mahsur kalırken sürücüleri Çevredeki vatandaşlar ve itfaiye ekipleri kurtardı.

KİMSE GELMEDİ

Sosyal medyada dolaşıma giren bir videoda aracı balçık içinde kalan bir Gaziantep’li yetkililerin duyarsızlığına isyan ediyor. Videoda AKP’li olduğunu ve seçimlerde AKP’ye oy verdiğini söyleyen öfkeli adam, ‘Medya bile gelmedi. Ortalığı sel götürdü bir tane yetkili gelmedi. Elim kırılsaydı da AKP’ye oy vermeseydim’ diye konuştu.

Okumaya devam et

Gündem

15 Temmuz’dan sonra İBB’de sorgu odası kuruldu

28 Şubat döneminde İstanbul Üniversitesinin bahçesinde kurulan ikna odalarının benzeri 15 Temmuz’dan sonra İBB’de kuruldu ve kurumdan ihraç edilen 300 kişi bu odalarda sorgulandı.

BOLD- 19 yıl çalıştığı İstanbul Büyükşehir Belediyesinden ihraç edilen gemici Sezgin Yurdakul, 15 Temmuz’dan sonra kurumda kurulan ‘sorgu odası’nda sorgulandığını söyledi. 23 Aralık 2016’da işten atıldıktan sonra üç yıldır gasp edilen ekmeğimi almak için mücadeleye devam ettiğini ifade eden başından geçen olayları KHK TV’ye anlattı.

HALA GÖREVDE OLAN MÜDÜRLER KURDU

“Bizim kurumumuzda 15 Temmuz sonrası sorgu odası kuruldu. Hala şu anda görevli olan müdürler tarafından. Orada işle ilgisi olmayan, tamamen özel hayatımızla ilgili, bana, eşime, çocuklarıma dair sorular soruldu. Bunlar kaydediliyor, arşivleniyor. Eşinizle kimlerle görüşüyor? Çocuklarınız hangi okula gidiyor? O okula neden verdiniz? Siz kimlerle görüşüyorsunuz? gibi sorular…

KAĞIT İMZALATIYORLARDI

Sosyal medya hesaplarımızın şifresi istendi. Neden istediklerini sorduğunuzda araştıracağız, özel yazışmalarınıza bakacağız, sözüm ona suç unsuru var mı diye araştıracağız diyorlar. Bir de şöyle enteresan durum var. Bunu yaparlarken size kağıt imzalatıyorlar. Ben bunu kendi isteğimle verdim demenizi istiyorlar. Yaptıklarının yasal olmadığını kendileri de biliyorlar ki, ileride bir problem çıkarsa diye kağıt imzalatıyorlar. Tamamen keyfi ve illegal bir tutum takınıyorlar size karşı. Ben şifrelerimi de vermedim, kağıdı da imzalamadım. Çok onur kırıcı bir davranıştı. Böyle bir süreç yaşadım. Yani 16 Ağustos 2016’da bizi ifadeye çağırdılar. 23 Aralık’ta işten çıkarıldım.

O dört ay çok zor geçti. Benim için, ailem için zor geçti. Sorgu odasına alındığımı duyan iş arkadaşlarım konuşmamaya, telefonlarıma bakmamaya, sosyal medya hesaplarımdan çıkarmaya başladılar. Bunlar çok önemsiz görünebilir ama onu yaşayan için çok travmatik bir durum.

KIZIMA SİZ DARBECİSİNİZ DİYE SUÇLADILAR

Çocuğumun okulu kapanınca başka bir okula gitti. Kızıma orada sormuşlar, hangi okuldan geldiğini. O da söylemiş. “Siz darbecisiniz, siz Fetöcüsünüz, siz suçlusunuz, senin baban suçlu” denilerek suçlandı. Kızım o dönemde 8. sınıfı okuyordu. TEOG dönemiydi. Sınav öncesi psikolojisi bozuldu. Çocuklar uyum problemi yaşadı, arkadaşları kabul etmedi, okula gitmek istemedi, ders çalışmak istemedi.

En küçük kızım daha 5-6 aylıktı. Sıkıntılardan dolayı eşim büyük bir travma geçirdi. Hayatında Aspirin kullanmamış bir insan. Antidepresan kullanmak zorunda kaldı, üzüntüden sütü kesildi. Ortanca kızım ana sınıfına başlayacaktı. Ekonomik nedenlerden dolayı okula gönderemedik.

Hukuk devletinde bir insanın suçlu olup olmadığına hakim, savcı karar verir. Bir kurumdaki müdür, insan kaynakları müdürü, operasyon müdürü ya da genel müdür karar veremez ki… Bunlar kendilerini hakim, savcı yerine koydular. Biz de karşılarına sanık olarak oturduk ve infazımızı yaptılar.

İBB’den 300 KİŞİ İHRAÇ EDİLDİ

Ekrem İmamoğlu ile İBB’nin önünde çok kısa ayaküstü, birkaç dakika görüşme fırsatım oldu. Şehir hatlarından ihraç edildiğimi anlattım. Benim gibi 300 kişi var bildiğim kadarıyla. Mağduriyetleri biliyoruz, elimizden geleni yapacağız dedi. Fakat bilemiyorum. Bu konuşmanın üzerinden 3 ay geçti. Sesinizi duyurabileceğiniz hiçbir mecra yok.  Ne hakkımızı duyuracağımız bir sendika, bir kuruluş, bir medya bulamadık.

OHAL DÖNEMİNDE 37 KHK ÇIKARILDI

15 Temmuz sonrası bildiğim kadarıyla 37 KHK çıkarıldı. Bir gecede KHK’lar iptal edilebilir, bütün mağduriyetler bitirilebilir. O akşam gerçekten darbe yapan eline silah alıp seçilmiş hükumeti devirmek isteyenlere en ağır cezalar verilsin. Ama 15 Temmuz’a kadar yasal kurumlara çocuğumuzu gönderdik diye biz neden cezalandırılıyoruz. Ben çocuğumu özel bir okula gönderdim, illegal bir örgütünün hücre evine göndermedim. Çocuğumun okulunun kapısında MEB’in tabelası vardı.

HER ŞEYE İNANCIM SARSILDI

Türkiye’de ailesinde, yakın çevresinde KHK ile ihraç edilmemiş insan kalmadı. Toplum KHK’lılara yapılan zulmü görmezden geldi. KHK’lıları akrabaları bile dışlandı. Bu insanlar ne yaptı eline silah alıp sokağa mı çıktı! KHK’lıların büyük çoğunluğun ilk başlarda haklıyla haksızın ayrılacağını düşünüyordu, aradan 3 yıl geçti şimdi hepsi ümitsizliğe kapıldı. Herkes bu haksızlık ateşinin söndürülmesi konusunda karınca misali elinden geleni yapması gerekiyor. Topluma, siyasete, hukuka olan inancım sarsıldı, birilerinin bu gidişe dur diyeceğini düşünüyordum ama hiçbiri olmadı. Toplum bu insanları yalnız bıraktı.”

Düşük tehlikesine rağmen 5 aylık hamile kadın tutuklandı

 

Okumaya devam et

Gündem

Kardeşim Esad is loading…

Okumaya devam et

Popular