Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Bugün Ali İsmail’in katledilişinin 6’ncı yıl dönümü…

Ali İsmail Korkmaz, tam 6 yıl önce bugün Gezi eylemleri sırasında Eskişehir’de dövülerek öldürüldü. Türkiye, katledilişinin altıncı yıl dönümünde Ali İsmail’i unutmadı.

BOLD – Ali İsmail Korkmaz Vakfı bugün bir dizi etkinlik düzenleyecek. Vakıf saat 18.00’de Ekinci Mezarlığındaki kabir ziyaretinin ardından, saat 20.00’de Sümerler Amfi Tiyatro’da düzenlenecek olan anma gecesinde Moğollar sahne alacak.

BEN ADINI YAZAYIM GERİSİNİ SİZ TAMAMLAYIN…

Korkmaz’ın ağabeyi Gürkan Korkmaz kardeşi için çağrıda bulundu. “Bugün Ali İsmail’in 19 yaşına takılı kaldığı gün, Bedeninin aramızdan ayrıldığı ama adının sonsuza ulaştığı gün. Bugün O’nu analım, anısını yaşatalım olur mu! Ben adını yazayım, gerisini siz tamamlayın; Ali İsmail Korkmaz …” dedi.

Üniversite öğrencisi Ali İsmail Korkmaz’ı ölüm yıl dönümünde siyasiler de unutmadı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, üniversite öğrencisi Ali İsmail’i “Düşlerinde özgür bir dünya olan tüm masum yüreklere… Rahat uyu güzel çocuk, ruhun şad olsun” sözleriyle andı.

BUNU İBRETLİK OLARAK İZLEYİNİZ

Saadet Partisi Milletvekili Cihangir İslam, Ali İsmail’in dövüldüğü ana dair görüntüleri paylaştı. “Bunu ibretlik olarak izleyiniz. #AliismailKorkmaz kaçarak uzaklaşırken yakalayıp sopalarla öldüresiye dövmek. Üçüncü saldırganın hareketine dikkatli bakınız. Kafayı hedefleyen öldürücü darbe. Şimdi çocuğunuzu veya kardeşinizi Ali’nin yerine koyunuz. Allah’tan rahmet diliyorum” dedi.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de Ali İsmail için “Düşlerinde özgür bir dünya vardı. 6 yıl önce düşlerini, düşlerimizi tekmelediler. Ali İsmail Korkmaz hep 19 yaşında. Ona yapılanları da düşlerini de unutmayacağız” mesajını paylaştı.

HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğlulları, şair Turgut Uyar’ın şiirinden bir cümle paylaşarak Ali İsmail’i şöyle andı: “Hiç unutmam, hiç unutmayın… İnsan nasıl direnir başka? Hiç unutma!”

CİNAYETİN ÜSTÜNÜ ÖRTMEK İSTEDİLER

Üniversite öğrencisi Ali İsmail Korkmaz, Gezi eylemleri sırasında 2 Haziran 2013’te Eskişehir’de evine dönerken aralarında sivil polisin de bulunduğu kişiler tarafından dövüldü. 38 gün sonra da yaşamını yitirdi. Devlet, cinayetin üstünü kapatmak isterken kamuoyu baskısı sonucu silinmiş güvenlik kameraları görüntüleri ortaya çıkarıldı. Cinayete karışan polis memurları Mevlüt Saldoğan’a 10 yıl 10 ay, Yalçın Akbulut’a 10 yıl ve Hüseyin Engin’e 6 yıl 8 ay, fırıncı İsmail ve Ramazan Koyuncu ile Muhammet Vatansever’e 6’şar yıl 8’er ay, Ebubekir Harlar’a 7 yıl 15 gün hapis cezası verildi.

Ali İsmail Korkmaz’ın annesi Emel Korkmaz’ın yaşadıkları belgesel oldu

Gündem

TSK’da sahte sağlık ürünü skandalı büyüyor

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin askerlerin hayatını riske atan sahte sağlık ürünlerini Özel Kuvvetler Komutanlığına da gönderdiği ortaya çıktı. Oysa sahte ürün alındığının ortaya çıkmasının ardından Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar “Arkadaşlarımız gerekli emirleri, talimatları aldılar; bunun gereğini yapacaklar” demişti.

BOLD – Savunma Sanayii Başkanlığı’nın, askerlerin ağır yaralanmalarında kan kaybını önlemek için aldığı ve sahte olduğu ortaya çıkan abdominal turnikesinden Özel Kuvvetler Komutanlığı’na da gönderildiği belirlendi. Özel Kuvvetler personeli Irak, Suriye ve Libya’da da görev yapıyor.

CHP Milletvekili Murat Emir, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın “Gereği yapılacak” sözünü anımsatarak “Özel Kuvvetler’e de 225 tane gönderilmiş. Böylesine hayati bir ürünün sahtesi hâlâ nasıl TSK’da kullanılır? Kimler onay verdi?” diyerek tepki gösterdi.

AKAR “GEREĞİ YAPILACAK” DEDİ AMA…

Cumhuriyet daha önce yaptığı ‘özel haberinde’ Sağlık Bakanlığı’nın “işe yaramayacağı” ve “yan etkileri nedeniyle sahada kullanılmasının uygun olmayacağı” uyarılarına karşın Milli Savunma Bakanlığı’nın (MSB) talebiyle TSK’nin kullanması için 15 bin adet “kanama durdurucu ürün” aldığını duyurmuştu. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ise “Bununla ilgili yapılması gereken ne varsa arkadaşlarımız gerekli emirleri, talimatları aldılar; bunun gereğini yapacaklar” demişti.

Akar’ın bu açıklamasından kısa bir süre sonra SSB ikinci bir skandala imza attı ve bu kez de ağır yaralanmalarda kan kaybını önleyen patentli abdominal turnikenin sahtesini satın aldı. Sahte ürünler TSK’nin envanterine girdi.

CHP’Lİ EMİR’DEN ‘HAYATİ’ UYARI

CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, “sahte ürün” olduğu ortaya çıkan kan durdurucu turnikenin 960 adedinin halen Ankara’da Etimesgut Sağlık Depo Komutanlığı’nda bekletildiğini ve iki hafta önce Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın bu üründen 225 adet teslim aldığını iddia etti.

Emir, sahne ürünün kullanımına devam edilmesinin bir firma lehine koruma ve kollama faaliyetinin yürütüldüğü izlenimi doğurduğunu kaydetti. Konuyla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğunu ancak hâlâ soruşturma başlatılmadığını, bu durumun şüpheleri daha da artırdığını aktaran Emir, “Milli Savunma Bakanı’ndan Meclis’te dile getirmiş olduğu sözlerinin arkasında durmasını, bu skandallarla ilgili kapsamlı bir soruşturma başlatmasını ve bir an önce sonuçlarını da kamuoyuna açıklamasını bekliyoruz” dedi.

“KİM ONAY VERDİ?”

Konuyu Meclis’e taşıyan ve Akar’ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi de veren Emir, şu soruları yöneltti: “Böylesine hayati bir ürünün sahtesi, TSK envanterine nasıl girmiştir? Buna onay verenler kimlerdir? Bu kişiler hakkında soruşturma başlatmayı düşünmekte misiniz? Söz konusu ürünün sahte olduğu bilinmesine ve bu iddiaların dillendirilmesine rağmen neden hâlâ ürünün dağıtımına devam edilmektedir? Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda ürünün tedarikine onay veren yetkililer kimlerdir? Etimesgut Sağlık Depo Komutanlığı’nda bekletilen sahte ürünlerle ilgili nasıl bir tasarruf düşünülmektedir?”

Okumaya devam et

Gündem

Korovirüs verileri kafa karıştırdı: Hastalar karantina bitmeden iyileşti

Koronavirüs salgınının Türkiye’de görüldüğü günden beri bakanlığın açıkladığı veriler üzerindeki tartışmalar bitmiyor. Önce vakaları gizlediği ortaya çıkan bakanlığın şimdi de Kovid-19 hastalarını iyileşmeden tablodan çıkardığı belirlendi.     

BOLD – Sağlık Bakanlığı’nın salgına ilişkin açıkladığı veriler sürekli tartışma konusu oldu. Son olarak on binlerce aktif Kovid-19 vakasının karantinaları bitmeden “iyileşen vaka” olarak tabloya yansıtıldığı öne sürüdü.

GÜNLÜK VAKALAR GERİLERKEN AKTİF VAKALAR ARTTI

BirGün’den Uğur Koç’un haberine göre Türkiye’de ‘hasta’ tanımından ‘vaka’ tanımına geçilmesinin ardından 12 Aralık’ta toplam 212 bin aktif koronavirüs vakasının bulunduğu hesaplanabildi. Bu sayı, günlük 35 binleri bulan iyileşen vakalarla 3 Ocak’a kadar sürekli gerileyerek 83 bin 890’a kadar indi. Ancak durum, bir sonraki gün tersine döndü. 25 Aralık’ta 35 binleri bulan günlük iyileşen vaka sayıları sadece 9 gün sonra keskin biçimde 10 binlerin altına kadar düştü. Bu sebeple aktif vaka sayısı 3 Ocak’tan sonra tekrar yükselmeye başladı. 11 Ocak’a kadar yükselerek 105 binlere çıkan aktif vaka sayısı bu tarihten sonra yavaş biçimde tekrar gerilemeye başladı.

KARANTİNA SÜRESİNİ DOLDURMAYAN İYİLEŞMİŞ SAYILMIYOR

Bakanlık, PCR testi pozitif çıkan bir vaka için semptomsuz ya da hafif semptomlu ise 10 gün, hastanede en az 24 saat yatış verildiyse 14 gün, yoğun bakım tedavisi gördüyse 20 gün karantinayı zorunlu kılıyor. Karantina süreleri, PCR testi verildiği andan itibaren başlatılıyor. Bu sürelerden önce hiçbir vaka iyileşmiş sayılmıyor. Aktif vaka sayısının en az son 10 günde kaydedilmiş yeni vaka toplamının altında olmaması gerekiyor. Ancak açıklanan sayılara göre on binlerce vaka, daha karantina süresini doldurmadan ‘iyileşmiş vaka’ olarak tabloya yansıtıldığı ortaya çıktı.

VAKALAR İYİLEŞMEDEN TABLODAN ÇIKARILDI

Bakanlığın 13-22 Aralık tarihleri arasındaki 10 günde kaydedilen yeni vaka sayılarının toplamı 253 bin 151. Ancak Sağlık Bakanlığı tablosuna göre bu tarihte Türkiye’de 177 bin 543 aktif vaka bulunduğu görülüyor. 75 bin 608 vaka, en az 10 gün olan karantina süresini dahi doldurmadan Sağlık Bakanlığı tarafından ‘iyileşmiş’ olarak gösterildi. 1 Ocak 2021’de Türkiye’de 85 bin 2 aktif vaka görülüyor. Ancak 23 Aralık-1 Ocak tarihleri arasındaki 10 günde toplam 157 bin 895 yeni vaka kaydedildi. 1 Ocak’ta karantina süresini doldurmadan ‘iyileşti’ olarak yansıtılan vaka sayısı 72 bin 893’tü.

DİĞER ÜLKELERDE TABLO FARKLI

Toplam vaka sayısında dünyada 7. sırada olan Türkiye, aktif vaka sayısında ise dünya 25’incisi. Türkiye’ye toplam vaka sayısında en yakın ülkelerden biri olan İtalya’da (2 milyon 141 bin) 18 Ocak itibariyle aktif vaka sayısı 547 bin 58. İtalya, salgındaki ikinci pik dönemini Kasım ortasında geride bıraktı. Ancak Türkiye ise ikinci pik dönemini İtalya’dan 1 ay sonra, Aralık ortasında geride bıraktı. Buna karşın İtalya’da aktif vaka sayısı Türkiye’nin yaklaşık 6 katı. Almanya’da da aktif vaka sayısı Türkiye’nin hayli üstünde; 319 bin 172. Ülkenin toplam vaka sayısı 2 milyon 58 bin.

Biden’ın yemin töreninde görevli 12 muhafız şüphe üzerine görevden alındı

Okumaya devam et

Gündem

Akkuyu Nükler Santralinde patlama iddiası: Cam kapı kalmadı

Mersin’de yapımı devam eden Akkuyu Nükleer Santrali şantiyesinde patlama olduğunu ileri süren CHP’li Ali Mahir Başarır: “Gülnar bölgesinde kırılmayan cam ve kapı kalmadı” dedi.

BOLD – CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, bu akşam saatlerinde Akkuyu Nükleer Santrali inşaatında patlama meydana geldiğini iddia etti.

FELAKETİN HABERCİSİ

Mersinlilerin santral yüzünden huzurunun kalmadığını söyleyen Başarır: “Nükleer Akkuyu Santrali’nde 18.20 civarıyla yaşanan patlamadan ötürü, Gülnar bölgesinde kırılmayan cam ve kapı kalmadı. Yol yakınken, bu yanlıştan vazgeçin. Henüz tamamlanmadan yaşanan bu patlamalar, felaketin habercisi” dedi.

Patlamanın ardından olay yerine gittiğini, Kaymakam ve Büyükeceli Jandarma Komutanı ile görüştüğünü dile getiren Başarır yine de bilgi alamadığını belirterek: “Nükleer Santral inşaatının başlamasından bu yana bir türlü sıkıntılar sona ermedi. Gerek zemininde meydana gelen çatlaklar gerekse de meydana gelen patlamalardan dolayı çevre halkının, Mersinlinin huzuru kalmadı. Yöre halkı panik halinde. Bölge halkımızın evlerinin camları, duvarları, kapıları yıkıldı. Her taraf binlerce cam kırığı ile dolu. Yazlıklarında bulunan vatandaşlarımız korkudan evlerin dışına çıkıp sahile hücum ettiler. Mersinliler artık bu sıkıntıları yaşamak istemiyor. Mersin halkı, hemşerilerim bu topraklarda bu tehlike altında yaşamak istemiyor. Mersinliler olarak bizler bu bölgede Nükleer Santral istemiyoruz” dedi.

İLK PATLAMA DEĞİL

Akkuyu Nükleer Santrali şantiyesinde geçtiğimiz aylarda meydana gelen bir başka patlamada çevredeki araçlar zarar gördü. Patlamalara ilişkin herhangi bir resmi açıklama yapılmadı.

Kalyon Holding şantiyesinde böcekli yemek isyanı

Okumaya devam et

Popular