Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Almanların yüzde 52’si İslam’ı tehdit olarak görüyor

Almanya’da sosyal analizler yapan Bertelsmann Stiftung Vakfı’nın son araştırma sonuçlarına göre ülkede yaşayan vatandaşların yüzde 52’si İslam dinini tehdit olarak algılıyor.

BOLD – 1977 yılından beri Alman toplumuyla ilgili çalışmalarını sürdüren vakıf dini değerleri içerisinde barındıran “İdeolojik Çeşitlilik ve Demokrasi” adlı araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Buna göre, Almanların yüzde 52’si İslam’ı tehdit olarak algılarken, vatandaşların yüzde 36’sı İslam dinini topluma zenginlik katan bir unsur olarak görüyor.

HRİSTİYANLIK, YAHUDİLİK, BUDİZM DİN; İSLAMİYET, İDEOLOJİ OLARAK GÖRÜLÜYOR

2017 ve 2019 yıllarında elde edilen verilerin en dikkat çekici yanlarından biri Alman toplumunun çoğunluğunun Hristiyanlık, Yahudilik, Hinduizm ve Budizm gibi dinleri zenginlik olarak görürken İslam’ı bir dinden ziyade daha çok siyasi bir ideoloji olarak kabul ediyor olması.

Almanların yüzde 52’si İslam’ı tehdit olarak görüyor

 

MÜSLÜMANLARDA DİNİ TÖLERANS YOK

Dini konularda uzman olan Doktor Yasemin El-Menouar, İslam’ın Almanya’da siyasi bir algısının olması sebebiyle Almanların ‘Müslümanların dini toleransa sahip olmadığını’ düşündüklerini belirtiyor. Dr. El-Menouar bu duruma sebep olan etkenler arasında son yıllarda İslam’ın Alman medyasında olumsuz ve eleştirel bağlamda gösterilmesi olduğunu ifade ediyor.

Araştırmaya göre Almanya’nın doğusunda İslam dininin tehdit olarak algılanma oranı yüzde 57 ile daha yüksek. Almanya’nın batısında kalan şehirlerde yapılan araştırmaya göre bu oran yüzde 50 civarında. Araştırma sonuçları 2017 ile 2019 verileri arasında çok fazla bir fark olmadığını ortaya koyuyor.

ALMANLAR İSLAM’A ŞÜPHEYLE YAKLAŞIYOR

Doktor Yasemin El-Menouar araştırma sonuçlarının Almanya’da İslam karşıtlığı (İslamofobi) düşüncesinin yaygın olduğu anlamına gelmediğini belirterek “Çünkü araştırma sonuçları halkın çoğunluğunun İslam’a şüpheyle yaklaştığını gösteriyor. Bu, İslamofobi ile aynı anlamda değerlendirilemez” dedi.

Analizler İslam karşıtlarının durumu sadece dini açıdan algılamadığı, diğer dinden etnik azınlıkları da istemeyen kapalı bir toplum anlayışına sahip olduğunu gösteriyor.

Almanya İçişleri Bakanlığı’nın son verilerine göre ülkede 4.4 ila 4.7 milyon Müslüman yaşıyor.

Almanya yabancı istihdamını kolaylaştırıyor

 

Dünya

Japonya’da animasyon stüdyosu kundaklandı, 33 kişi öldü

Japonya’nın eski başkenti Kyoto’da bir animasyon stüdyosu kundaklandı. Gerçekleştirilen saldırıda 33 kişinin öldüğü açıklandı.

BOLD-Kyoto bölgesindeki Fujimi Ward’da bulunan ‘Kyoto Animation’ adlı üç katlı stüdyoda sabah saatlerinde yangın çıktığı ihbarı geldi. Olay yerine intikal eden emniyet kaynakları, bir kişinin stüdyo binasını yanıcı sıvı dökerek ateşe verdiğini belirtti. İlk belirlemede 13 kişinin hayatını kaybettiği olayda ölü sayısı her geçen saat arttı. Son açıklanan bilgilere göre 33 kişi çıkan yangında hayatını kaybetti.

Görgü tanıklarının anlattığı ifadeye göre, bir adamın “Geberin” diye bağırarak elindeki benzini döktüğünü ve daha sonra binayı yaktığını aktarıldı.

Polisin ayrıca olay yerinde bıçaklar bulduğu kaydedildi.

Okumaya devam et

Dünya

Dugin: Türkiye’nin İdlib politikası devam ederse Ankara-Moskova ayrışması kaçınılmaz

Kremlin’e yakınlığıyla bilinen Rus siyasi analist Alexander Dugin, Türkiye’nin İdlib politikasının devam etmesi durumunda Ankara-Moskova ayrışmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi.

BOLD – Avrasya teziyle ön plana çıkan ve Kremlin’e yakınlığıyla bilinen Rus siyasi analist Alexander Dugin, İdlib ve bu bağlamda Türk-Rus ilişkilerini değerlendiren bir makale kaleme aldı. Makale Türk basınında da yer aldı.

Suriye’deki son gelişmeler ve araştırmaları neticesinde vardığı kanıyı yazan siyasi analist Alexander Dugin, İdlib’deki dramatik durumun devam etmesinin Ankara-Moskova jeopolitik ekseninde bir kırılmaya yol açabileceğini belirtti.

Dugin, Türkiye’nin İdlib politikasının devam etmesi durumunda Ankara-Moskova ayrışmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi.

SURİYE ORDUSU, İDLİB’DE NİSAN’DAN BERİ İLERLEME SAĞLAYAMADI

Suriye Ordusu, Rus hava kuvvetlerinin desteğinde Nisan ayının sonundan beri muhaliflerin kontrolündeki son büyük bölge olan İdlib ve Hama’nın kuzeyine saldırıyor. Ancak muhaliflerin sert direnişi ile karşılaşan Suriye Ordusu bir ilerleme sağlayamadı.

Suriye’deki muhalif grupların komutanları, Suriye Ordusu’nun bir ilerleme sağlayamaması üzerine Rus özel kuvvetlerinin İdlib’deki savaşa katıldığını ve Rusya’nın ilk kez Suriye’deki savaşta kara birliklerini kullanmaya başladığını açıkladı.

Muhalifler, Rus özel birliklerinin çatışmalara doğrudan dahil olmadığını, cephe gerisinden operasyonları yönettiğini belirttiler. Rus özel kuvvetler askerlerinin, keskin nişancı olarak görev yaptığı ya da anti-tank silahlarını kullandığı kaydedildi.

SURİYE VE RUSYA İDLİB’DE “SERT KAYAYA ÇARPTI”

Rus Ordusunun 2015’ten beri dahil olduğu Suriye Savaşı’nda ilk kez Suriye Ordusu İdlib’de çok sert bir direnişle karşılaştı.

Batı basınında özellikle son haftalarda Suriye ve Rusya’nın İdlib’de “sert kayaya çarptığı” yorumları yapılmaya başlandı. Uluslararası haber ajansları ve gazeteler, Türkiye’nin Suriye’nin diğer bölgelerinde olduğunun aksine muhaliflerin son kalesi konumundaki İdlib’de işi sıkı tuttuğunu ve muhaliflere ciddi manada silah desteği sağladığını belirtiyorlar.

DUGİN: İDLİB, TÜRKİYE’NİN STRATEJİK ÇIKARLARININ ÖNÜNDE ENGEL

Dugin’e göre Suriye’de şu ana kadar savaşın kazananı Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunan Esed, Rusya, İran ve Türkiye. Ancak muhaliflerin elindeki son bölge olan İdlib, Suriye’nin geleceği buradaki savaşa bağlı olduğu için “mihenk taşı” konumunda.

Türkiye’nin Suriye’de Rusya’nın “zımni sözleşmesi” ile bulunduğunu iddia eden Dugin; Kürtlerin Batı, İsrail ve Amerika ekseninden çıkmasını isteyen Rusya’nın Kürtlere karşı mücadele eden Türkiye’nin Suriye’de bulunmasına sert muhalefet etmediğini belirtti.

İdlib’in “Türkiye’nin stratejik çıkarlarının önünde temel engel” olduğunu ifade eden Dugin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisini hala Suriye’deki bazı muhalif grupların hamisi olarak gördüğünü kaydetti.

DUGİN: İDLİB, TÜRKİYE İÇİN ÖLÜMCÜL OLABİLİR 

Dugin, Erdoğan’ın Suriye’de önce radikal gruplarla işbirliği yaptığını ardından Avrasya eksenine kaydığını ve Moskova ile eylemlerini uyumlu hale getirdiğini yazdı. Ancak Ankara’nın hala İdlib’deki militanlar için sorumluluk hissettiğini ve bu durumun Türkiye’nin ana çizgisi ile uyuşmadığını söyledi.

Türkiye’nin NATO ve ABD ile ilişkilerinin bozulduğunu belirten Dugin, “Erdoğan’ın İdlib’deki militanlara yardım konusundaki sadakati kendisi ve bütün politikaları ile çelişiyor”  dedi.

İdlib yakınlarında Rus üslerinin bombalanmasına atıfta bulunan Dugin, “Bu durum Rusya ile artan bir gerilime yol açıyor ve yeni provokasyonlara kapı aralıyor… Bugün İdlib şimdiden ciddi bir problem ve yarın Türkiye için ölümcül olabilir ” dedi.

DUGİN: TÜRK ORDUSU VE ÖZELLİKLE DONANMASI DA MUHALİFLERİN SİLAH BIRAKMASINI İSTİYOR

Dugin, sorunun çözümünün Türkiye kontrolündeki muhalif grupların Suriye ve Rusya’nın sağlayacağı af karşılığında silahları bırakması olduğunu söyledi. Dugin, “Bu temel adımı Rusya, Türkiye ile işbirliğini devam ettirmek için bekliyor” dedi.

Dugin, bu adımı Türk Ordusunun ve özellikle Türk Donanmasındaki komutanların istediğini iddia etti.

Dugin, “Şimdi Suriye’nin kurtuluşu ve barışın sağlanması önündeki temel engel İdlib”şeklinde yazdı.

İDLİB ÇATIŞMASIZLIK BÖLGESİ

Türkiye ve Rusya, İdlib’deki muhaliflerin ağır silahlardan arındırılması ve bölgede Suriye güçleri ile muhalifler arasında bir tampon bölge kurulması konusunda 2018 yılı Eylül ayında anlaşmıştı. Ancak bu konuda ilerleme sağlanamadı.

Bölgede el Kaide bağlantılı Hayat Tahrir Eş-Şam tamamen kontrolü sağladı. El Kaide’nin Suriye kolu Nusra Cephesi, 2016 yılında adını değiştirerek Tahrir Eş-Şam ismini almıştı. Rusya ve Suriye Ordusu, bir çatışmasızlık döneminin ardından nisan ayında bölgeye yönelik saldırılarını yeniden yoğunlaştırdı.

Rusya ve Türkiye’nin devreye girmesiyle geçen ay İdlib’de geçici olarak ateşkes sağlanmıştı.

 

Suriyeli Muhalifler: Rus özel kuvvetleri İdlib’deki savaşa katıldı

 

Okumaya devam et

Dünya

Rusya, Türkiye’ye F-35’ler yerine Su-35 savaş uçaklarını teklif etti

Pentagon’un Türkiye’yi F-35 savaş uçağı programından çıkardığını açıklamasının ardından Rus devlet şirketi Rostec’in Genel Direktörü Sergey Çemezov konuştu. Türkiye’ye Su-35 savaş uçaklarını vermeye hazır olduklarını söyledi.

BOLD – ABD Başkanı Donald Trump, Çarşamba günü kabine toplantısı öncesi yaptığı açıklamada Türkiye’nin S-400 alması nedeniyle Ankara’ya F-35 savaş uçaklarını satmayacaklarını açıkladı. İlerleyen saatlerde Amerikan Savunma Bakanlığı Pentagon da Türkiye’nin F-35 savaş uçağı programından çıkarıldığını duyurdu.

Bu açıklamaların ardından Rus devlet şirketi Rostec’in Genel Direktörü Sergey Çemezov, Türkiye’nin istemesi hâlinde Su-35 savaş uçakları sevk etmek için çalışmalara başlamaya hazır olduklarını söyledi.

SU-35’LER SU-27’LERİN MODERN BİR VERSİYONU

Çemezov, “Türk meslektaşlarımızın isteklerini belirtmeleri hâlinde S-35 sevkiyatını gündeme almaya hazırız” dedi. NATO ülkelerinin Flanker-E ismini verdiği dördüncü nesil Rus Su-35 savaş uçakları, Su-27 jetlerinin modernleştirilmiş bir versiyonu.

RUSYA BAŞBAKAN YARDIMCISI: GERİ ADIM ATMAYAN TÜRKİYE’Yİ TAKDİR EDİYORUZ

Bu arada Rusya Başbakan Yardımcısı Yuri Borisov, Türkiye’ye savaş uçağı da satabileceklerini söyledi.

Borisov, ABD’nin yaptırım tehditlerine rağmen hava savunma sistemi S-400’ler konusunda geri adım atmayan Türkiye’den övgüyle bahsetti.

Rusya Başbakan Yardımcısı, Türkiye’ye savaş uçakları da satabileceklerinin sinyalini verdi. Borisov, konuya ilişkin soruya, “Neden olmasın? Bunun emsali zaten var” diye konuştu.

Borisov, ABD’yi Hindistan’ı da S-400’lerin alımından vazgeçirmeye çalışmakla suçladı.

Pentagon: Türkiye, F-35 programından çıkarıldı

Okumaya devam et

Popular