Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Esenler Otogarı’nın otoparkı, İSPARK’a devredildi

İstanbul’un en önemli ulaşım merkezi olan Esenler Otogarı’nın otoparkı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclis toplantısında İSPARK’a devredilmesine karar verildi.

İstanbul’un Esenler ve Bayrampaşa ilçeleri sınırlarında yer alan Büyük İstanbul Otogarı’nın işletmesi 25 yıl önce Avrasya Terminal A.Ş.’ye devredilmişti. Metro Turizm’in sahibi Galip Öztürk’ün kızı Ayten Öztürk’ün başında olduğu şirketin işletme süresi geçtiğimiz 4 Mayıs’ta sonra ermişti. Öztürk ailesi, süreleri dolmasına rağmen hale İstanbul Otogarı’nın işletmeye devam ediyor.

1994’te hizmete giren Büyük İstanbul Otogarı’nın mülkiyeti İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait. Esenler Otogarı’nda bulunan otoparkın İSPARK’a devredilmesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi meclis toplantısının temmuz ayı ikinci oturumunda görüşüldü.

İBB meclisinin kararıyla otopark, İSPARK’a devredildi. Otogar gelirinin yüzde 25’inin İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) aktarılacağı belirtildi. Otogara giriş çıkışlarda ise ilk 1 saat ücretsiz olacak.

İMAMOĞLU: YÜKSEK TEKNOLOJİ MERKEZİNE DÖNÜŞTÜRECEĞİZ

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 29 Haziran’da yaptığı açıklamada, otogarın hızlıca taşınma ve dönüşmesini gerçekleştireceklerini belirterek, “Esenler Otogarı’nı yüksek teknoloji merkezine dönüştüreceğiz” demişti.

Sözleşmesi biten Galip Öztürk, hala İstanbul Otogar’ını işletiyor

 

Gündem

İHD’ye başvuran Harbiyeli anneleri: Hakkımızı her yerde arayacağız

15 Temmuz sonrası çocukları müebbet hapis cezasına çarptırılan harbiyeli anneleri İHD İstanbul Şubesine başvurdu. Anneler, bundan sonra haklarını her yerde arayacaklarını ifade etti.

BOLD – Harbiyeli anneleri AKP önünde 5 dakika bile durmalarına izin verilmediğini belirterek, çocuklarının 15 Temmuz ve sonrasında ağır işkencelerden geçirildiğini ve haksız, hukuksuz bir şekilde cezalandırıldıklarını dile getirdi.

GÖZALTI VE CEZAEVİNDE İŞKENCE

Harbiyeli aileleri, İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube binasında basın toplantısı düzenleyerek, çocuklarının gözaltında ve cezaevlerinde yaşadıklarına ilişkin başvuruda bulundu. Toplantıya, İHD İstanbul Şube yöneticileri de katıldı.

TATBİKAT VAR DİYEREK KIŞLADAN ÇIKARILMIŞLAR

Toplantıda ilk olarak söz alan tutuklu Yasin Güleşçi’nin annesi Ayten Güleşçi, çocuklarının 15 Temmuz gecesi acil tatbikat var denilerek kışlalarından çıkarıldıklarını dile getirdi. Güleşçi, “Bu çocuklar otobüslere bindiriliyorlar. Akabinde, otobüse bindirilince ‘terör saldırısı var’ diyerek çocuklarımızı alıp bu defa İstanbul’un çeşitli yerlerine getiriyorlar. Olaylar bittikten sonra çocuklar oradan alındıkları için darbe girişimiyle yargılandılar. Benim oğlum 2’nci duruşmasında müebbet hapis cezası aldı. Oğlumun hiçbir suçu günahı yoktu” dedi.

AKP ÖNÜNDE BİZİ KOVUYORLAR

MA’nın haberine göre, 15 Temmuz gecesi ve sonrasında çocuklarının ağır işkencelerden geçirildiklerini söyleyen Güleşçi, “Çocuklarımız AKP’nin önüne gittik ama bizi kovdular. Orada 5 dakika bile kalmamıza izin vermiyorlar. Geçtiğimiz günlerde Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesinin önüne gittik. Şimdi de İHD’ye geldik. Bundan sonra hakkımızı her yerde arayacağız” diye belirtti.

15 TEMMUZ’DAN BERİ ANNEMİN YÜZÜ GÜLMEDİ

Müebbet hapis cezası alan Vahit Samet Yılmaz’ın kardeşi Aybüke Yılmaz da, ailesinin kardeşini 13 yaşında Hava Harp Okuluna teslim ettiğini belirterek, “Kardeşimi Hava Harp Okuluna emanet ettiğimizde komutanları bize, ‘Vahit bize emanet’ demişti. Ama biz 15 Temmuz gecesinden sonra aslında kardeşimin nasıl bir cehennemde olduğunu öğrendik. Çok fazla işkence gördüler, gözaltında, mahkemelerde, cezaevlerinde. Artık bunların son bulmasını istiyorum. 15 Temmuzdan beri annemin yüzü gülmedi. Artık annemde oğluna kavuşsun istiyorum” şeklinde konuştu.

HER ANLAMDA TOPLUMDAN DIŞLANDIK

Tutuklu Murat Duran’ın annesi Aysel Duran da 15 Temmuz gecesinden itibaren toplumdan her anlamda dışlandıklarını belirterek, “Benim çocuğumun hiçbir suçu yok. Oğlumun telefonunda Bylock bile bulunmadı. Cumhurbaşkanımız kandırıldık diyor. 19-20 yaşındaki öğrenciler nasıl kandırılmıyor onlar kandırılıyor. Bunu anlayamıyorum. Bir parkta bile dahi oturamıyoruz” dedi.

ÇOCUKLARI ÇOK YORMAYIN DEMİŞ!

Berat Dereli’nin annesi Mahmure Dereli ise, “Çocuklarımız darbe gecesi kışlalarından çıkarıldıkları zaman Yalova Valisi ve Yalova Emniyet Müdürü neredeydi” diye sordu. Dereli, “O gün çocuklarımız Yalova’da kampa götürülüyor. Asla ve asla kamp bitmeden hiçbir komutanın oraya gitmemesi gerekirken, içinde hava kuvvetleri komutanının olduğu 5 komutan oraya geliyorlar. Akşama kadar çocuklarımıza emir komuta zinciri altında eğitim veriyorlar. Akşam komutan emir veriyor. ‘Bu çocukları çok yormayın’ diye. Çocuklarımız defalarca bunu dile getirdi. Mahkemede yüzbaşı ‘çocukları ben çıkardım. Çocukların hiçbir şeyden haberi yoktu. Ben de binbaşından emir alıyorum. Binbaşı da 4 kişiden emir alır’ demesine rağmen oğlumu bırakmıyorlar. Neden bu suçlamalara bizim çocuklar maruz kalıyorlar. Neden bu ceza sadece rütbesiz askerlere bırakılmaya çalışılıyor. Çocuklarımız suçsuzdur. Çocuklarımızın bırakılmasını istiyoruz” diye belirtti.

Cumartesi Anneleri 756. kez buluştu: “Hükumet annelerin acılarını yarıştırıyor”

Okumaya devam et

Gündem

Bozuk ve hileli gıda satışına bakanlık neden sessiz kalıyor?

Daha önce düzenli olarak açıklanan bozuk ve hileli gıda denetim sonuçları, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin göreve gelmesinin ardından kamuoyu ile hiç paylaşılmadı.

BOLD – Tarım ve Orman Bakanlığının yapıp kamuoyu ile paylaştığı hileli gıda denetim sonuçları artık açıklanmıyor. Hileli, taklit ve tağşiş ürün satanların belirli aralıklarla kamuoyuna açıklanıp toplumun bilinçlenmesi hedeflenirken bu uygulamanın yapılmadığını belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bakan Pakdemirli göreve geldiğinden beri denetim sonuçlarını kamuoyuna açıklamamaya direniyor. Sonuçlar mı çok kötü yoksa denetimler mi ortadan kalktı? Neden bozuk gıda satanlar teşhir edilmiyor?” dedi.

DAHA ÖNCE DÜZENLİ OLARAK AÇIKLANIYORDU

CHP Milletvekili Gürer, “Bakanlıkları döneminde Faruk Çelik ve Ahmet Eşref Fakıbaba, taklit ve tağşiş ürünleri kamuoyuna düzenli olarak açıklıyorlardı. Böylece vatandaş denetimin varlığından haberdar oluyordu. Gıda insan için önemli. Paranızla sahte ürünü neden alasınız? Bakan Pakdemirli göreve geldiğinden beri denetim sonuçlarını kamuoyuna açıklamamaya direniyor. Sonuçlar mı çok kötü yoksa denetimler mi ortadan kalktı? Neden bozuk gıda satanlar teşhir edilmiyor?” dedi.

ZARARLILARI, ÜRÜN ALAN ÜLKELER AÇIĞA ÇIKARIYOR

CHP Niğde Milletvekili Gürer, Genetiği Değiştirilmiş Ürünler konusunda Bakanlığın sıkı takibinin şart olduğunu belirtti. Türkiye’ye domates güvesi ve Akdeniz sineği gibi zararlıların ithal ürünlerle gelip açığa çıkarılmadığını ve bu zararlıların ihraç edildiği zaman ihraç edilen ülkelerin laboratuvarlarında açığa çıktığını vurgulayan Gürer, “Ülkemize girişi izin verilen tüm ürün, tohum gibi insan tüketimine sunulan gıda ürünlerine GDO açısından hassas denetim ve kontrol sağlanmalı” dedi.

Takma Nazlı: “Onurumuz kırılıyor fakat takmamayı öğreniyorsunuz”

Okumaya devam et

Gündem

Cumartesi Anneleri 756. kez buluştu: “Hükumet annelerin acılarını yarıştırıyor”

Cumartesi Anneleri, 756’ncı kez bir araya geldi. Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sordular, faillerinin yargılanması istediler. Diyarbakır’daki anneler de gündemdeydi.

BOLD – Cumartesi Anneleri’nin 756’ncı buluşmasında yine polis engeli vardı. Galatasaray Meydanı’na gitmek isteyen anneler, polis müdahalesinin ardından İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesinin bulunduğu sokakta eylemlerini gerçekleştirdi. Gündemde Diyarbakır HDP il binası önünde oturma eylemi yapan anneler de vardı.

ÖZEL HAREKATÇILAR GÖTÜRDÜ

Bu hafta Ankara Altındağ Nüfus Müdürüyken 2 Ekim 1993 yılında özel harekat polisleri tarafından gözaltına alınıp 4 Kasım 1993 yılında cansız bedenine ulaşılan 3 çocuk babası Abdülmecit Baskın için adalet istendi.

İHD İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon adına Sebla Arcan, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “41 yaşında 3 çocuk babası olan Abdülmecit Baskın, Ankara Altındağ Nüfus Müdürüydü. 2 Kasım 1993 tarihinde iş yerindeki makamından çıktıktan sonra özel harekat polisleri tarafından gözaltına alındı. 4 Ekim 1993 tarihinde elleri arkadan bağlı, 3 kurşunla öldürülmüş bedenini bir çiftçi Ankara Gölbaşı mevkiinde buldu. Bulunduğu yer Milli İstihbarat Teşkilatı Genel Koordine Merkezi’ne çok yakın mesafedeki metruk bir binanın arkasıydı. Ailenin tüm başvuruları sonuçsuz kaldı. Baskın’ın gözaltına alındığı inkar edildi. Tüm başvurular etkin bir soruşturma yapılmadan sonuçsuz bırakıldı.”

ÇEKİN ELLERİNİZİ…

Arcan, HDP Diyarbakır il binası önünde çocukları dağa götürüldüğünü söyleyerek oturma eyleminde olan ailelere de değindi. Hükumetin annelerin acılarını yarıştırdığını söyledi. Arcan, “Çekin istismarcı ellerinizi annelerin yaralarından. Onların yarasını saracak, evlatlarına kavuşmalarını sağlayacak adımlar atın. Bu toprakları evlat acısının mekanı haline getiren politikalarınıza son verin. Hukukun, adaletin ve barışın egemen olduğu bir Türkiye için adımlar atın” diye konuştu.

Tank-Palet Fabrikası sorusuna kızdı, Fox TV’yi fırçaladı

Okumaya devam et

Popular