Bizimle iletişime geçiniz

Teknoloji

Google Asistan, izinsiz dinleme ve ses kaydı yapıyormuş

Belçika merkezli haber kaynağı VRT NWS'in gündeme getirdiği bir rapora göre Google Asistan, kullanıcıların seslerini izinsiz kaydediyor ve bu sesler çalışanlar tarafından dinlenebiliyor.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli teknoloji devi Google’ın sesli asistanının, kullanıcıların seslerini kaydettiği ve bu seslerin çalışanlar tarafından da dinlenebildiği ortaya çıktı.

BOLD – Önceki aylarda Amazon, sesli asistanı Alexa’nın dinleme yapmasının ortaya çıkmasıyla sarsıldı. Üst üste çıkan haberler ve yargılama süreçleri Amazon’un başını ciddi anlamda ağrıtırken, şimdi benzer bir haber Google cephesinden geldi.

Belçika merkezli bir haber kaynağı olan VRT NWS’in ortaya çıkardığı son rapor, Google’ın sesli asistanlardan topladığı ses kayıtlarının çalışanlar tarafından dinlendiğini ortaya çıkardı.

Rapora göre, Google’da 153 tanesi yanlışlıkla kaydedilmiş olan binden fazla ses kaydı var. Bu ses kayıtlarının içerisinde kullanıcıların günlük konuşmalarının yanı sıra, kimi zaman fiziksel şiddetin söz konusu olduğu sesler bile bulunuyor.

VRT NWS, Hollandaca ve Flamanca dillerine odaklanarak elde ettiği bu ses kayıtlarını bir video halinde de paylaştı. Üstelik bu videoda iddialarını ispatlayan bir kişi bulunuyor.

Teknoloji şirketleri ise bu konuda, seslerin kaydedilmesinin yapay zekanın gelişimi için önemli olduğunu ileri sürüyor.

Şirketlerin iddialarına göre bu ses kayıtları, sesli asistanların geliştirilebilmesi için kullanılıyor ve farklı seslerin anlaşılabilmesi, bu ses kayıtları sayesinde daha güçlü bir şekilde mümkün oluyor. Ayrıca şirketler, ses kayıtlarının minimal düzeyde olduğunu savunuyor.

Konuyla ilgili bir Google sözcüsü geçmiş dönemlerde, yapay zekanın geliştirilmesinde kullanılan bu ses kayıtlarının, kullanıcılar tarafından alınan kısmının sadece binde 2 olduğunu ifade etmişti. Ses kayıtlarının bir havuz içerisinde toplandığını belirten sözcü, kullanıcıların kişisel bilgilerinin paylaşılmasının ise mümkün olmadığını öne sürmüştü.

Tüm bu açıklamalara rağmen şirketlerin ses kaydı yapmasının kabul edilebilir bir yanının olduğunu söylemek çok zor. Bu kayıt meselesinin yanlışlıkla yapılabilme durumu ise zaten mümkün görünmüyor. Neticede kullanılan sistemlere belirli komutlar ekleniyor ve sistemler de bu komutlara göre çalışıyor. Google’ın bu konuyla ilgili bir açıklama yapıp yapmayacağı ise bilinmiyor.

Teknoloji

Telefonların pil ömrünü uzatacak basit çözümler

Cep telefonlarının şarjının çabuk bitmesinin arkasında yatan en önemli sebeplerden biri ömrü tükenen bataryalar. Peki bataryanın ömrü hangi basit çözümlerle uzatılabilir?

BOLD – Dikkatsiz kullanım sonucunda ömrü biten bataryalar, günlük hayatta daha az kullanım süresi sağlar.

Telefonun şarjının yüzde 50 dolulukta tutulması, gece şarjda bırakmama, çeşitli ayarlar ve telefonu sıcaktan uzak tutma gibi basit çözümler bu durumun önüne geçebilmeyi ve batarya ömrünün uzamasını sağlıyor.

Batarya ömrünü uzatabilmek için şarj etme mantığını da temelde kavramak gerekiyor. Bir batarya, grafit ve lityum kobalt oksit olmak üzere iki katmandan oluşuyor. Lityum iyonları grafit katmandan lityum kobalt oksit katmana geçtikçe ortaya enerji çıkıyor. Bataryayı şarj ederken bu işlem tam tersi yönde gerçekleşiyor.

Buradan çıkarılması gereken sonuç, her iki katmandaki lityum iyonlarını eşit miktarda tutmak. Bu denge, pile güç sağlayan lityum iyonları en az miktarda zorluyor ve bataryanın şarj ömrünü de artırıyor. Bu nedenle pilin minimum yüzde 20, maksimum yüzde 80 dolulukta tutulması en iyisi.

Öte yandan telefonu gece şarjda bırakmanın bataryaya ekstra şarj girmesiyle hiçbir alakası yok. Fakat telefonlarda bulunan bir mekanizma batarya ömrünü yiyebiliyor.

GECE PRİZE TAKILI BIRAKILAN TELEFON DEFALARCA ŞARJA GİRİP ÇIKIYOR

Gece şarja bıraktığımız telefonlar yüzde 100 seviyeye ulaştığında aslında şarj olmayı bırakıyor. Fakat yüzde 0.1’lik bir düşüş bile telefonu yeniden şarj durumuna sokuyor. Dolayısıyla telefonunuz defalarca şarja girip çıkıyor.

Ayrıca telefonun bataryasını korumak için her telefonda bulunan batarya koruma modu açılabilir. Bu seçenek telefonun parlaklığını düşürür, bildirimleri azaltır ve işlemci yükünü hafifletir. Dolayısıyla telefon daha az güç harcar.

BULUNDUĞUNUZ YERDE KABLOSUZ AĞ VARSA TELEFONUN İNTERNETİNİ KAPATIN

Bataryayı korumak için diğer seçenek ise Bluetooth, Wi-Fi ve GPS gibi bataryayı “sömüren” özellikleri kapatmak. Wi-Fi ağına bağlı olmadığınız durumlarda bile cihazınız sürekli yeni ağlar bulmaya çalışır. Ayrıca ev ya da işyeri gibi Wi-Fi ağı bulunan yerlerde telefonun internetini kapatıp Wi-Fi kullanmak daha verimli.

Telefonda LED göstergesi varsa bunu kapatmak da batarya ömrü için iyi olabilir. Bunun dışında klavye sesi ve titreşim de daha fazla batarya ömrü için kapatılabilir. Son olarak yapılabilecek şey, kullanılmayan hesapların telefon hafızasından silinmesi.

Telefonların çoğunda otomatik olarak ortama göre parlaklık ayarlama seçeneği mevcut. Bu seçeneği kapatıp parlaklığı kullanıcının ayarlaması, telefonun enerjisini daha az harcayacaktır. Bir de telefon ekranını kullanılmadığı zamanlarda kapatmak unutulmamalı. Ekran belirli bir süre (bu süre de ayarlanabiliyor) sonra zaten otomatik olarak kapanıyor, ancak kullanıcı ne kadar erken kapatırsa telefon o kadar az enerji harcar.

Eğer telefon OLED ekrana sahip ise karanlık modu etkinleştirmek batarya ömrüne fayda sağlayacaktır. Ancak LCD ekran varsa bu durum bir değişiklik yaratmayacaktır.

Telefonda kurulu olan uygulamaları sürekli takip etmek gerekiyor. Eğer şarjınızın çok çabuk tükendiğini düşünüyorsanız “Ayarlar”dan bataryanızı en çok emen uygulamayı tespit edin. Ayrıca kullanmadığınız uygulamaları da kaldırın. Kullandığınız uygulamalardaki işe yaramaz bildirimleri de kapatın çünkü bu bildirimler telefonunuzun ekranını sürekli açıp kapatıyor.

BATARYAYI EN ÇOK SÖMÜREN UYGULAMALAR

Bataryayı en çok sömüren uygulamalar Snapchat, Netflix, YouTube gibi video uygulamaları olarak biliniyor. Tabii bunların yanında Facebook ve Instagram uygulamaları da bataryayı fazlasıyla yoran uygulamalar arasında yer alıyor. Bu yüzden söz konusu uygulamaların arka planda çalışmalarını engellemek, bataryanız için yararlı olacaktır.

Bataryanızı ısıtacak şeylerden kaçırın. Yüksek sıcaklıklar bataryanız üzerinde baskı yaratır ve kapasitesini kaybetmesine yol açar.

25-30 derece arasında kalan bataryalar bir yıllık kullanım sonucunda kapasitelerinin yüzde 80’ini koruyabiliyor.

James Bond’un tasarladığı Aston Martin’in satış fiyatı 700.007 dolar

Okumaya devam et

Dünya

James Bond’un tasarladığı Aston Martin’in satış fiyatı 700.007 dolar

Tasarımı son Bond yani Daniel Craig tarafından yapılan ve sadece 7 tane bulunan Aston Martin DBS Superleggera 700.007 dolarlık fiyat etiketiyle satışa sunuluyor.

BOLD – Dünyanın en uzun film serilerinden birinin baş karakteri olan James Bond’un sürekli olarak tercih ettiği Aston Martin, bir kez daha 007 ile iş birliğine gitti.

Neiman Marcus, yeni bir Christmas Book ve Aston Martin DBS Superleggera ile geri döndü. Aracın 700.007 dolarlık bir fiyatı bulunuyor.

Araç, 007 kodlu ajan James Bond yani Daniel Craig tarafından tasarlandı ve sadece 7 tane örneği var. Mavi dış renge sahip olan aracın içerisinde mavi deri ve ön panelinde ekoseli bir tasarım yer alıyor.

Aracın mekanik kısmında ise herhangi bir değişiklik yer almıyor. Araçta tıpkı DBS Superleggera’da olduğu gibi 5.2 litre çift turbo şarjlı V-12 bulunuyor. 715 beygir gücünde olan aracın torku ise 900 Nm.

ARABAYI ALANA SAAT VE SİNEMA BİLETİ HEDİYE EDİLECEK

700.007 dolar ödeyenler, bu özel tasarım aracın yanında Omega Seamaster Diver 300M saatin ve 2020 yılında gösterime girecek olan yeni James Bond filmi ‘No Time to Die’ın dünya ön gösterimi biletinin sahibi olacak. DBS, filmde gözüken 4 Aston Martin’den de biri olacak.

Neiman Marcus, ayrıca gelirin yüzde 12’lik kısmını The Opportunity Network eğitim programına bağışlayacak.

Aston Martin’in Bond’dan esinlenilmiş DBS aracı da bulunuyor. Mayıs ayında ortaya çıkan ve 50 adet ile sınırlı olan aracın tasarımında 1969 yılında çıkan ‘On Her Majesty’s Secret Service’ filmindeki orijinal DBS’den ilham alındı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, lüks araçları satışa çıkardı

Okumaya devam et

Dünya

Bir YouTuber, Tesla Model S’in motorunu parçalarına ayırdı

What’s Inside? (İçinde ne var?) adlı YouTube kanalı, Tesla motorlarını merak edenler için 2012 model bir Tesla Model S’in motorunu çıkararak inceledi.

BOLD – Amerika’da What’s Inside? isimli YouTube kanalının sunucusu, Tesla’nın motoru ile ilgili internette fazla bir bilgi olmadığını gördü ve bu sebepten ötürü Tesla’nın motorunu sökerek içinde ne olduğunu videoya kaydederek YouTube’da yayınladı.

Sökülen motor, 2012 Tesla Model S bir araca ait. Motordan mavi renkli bir soğutucu, şanzıman yağı, büyük bir bilgisayar işlemcisi, PCB kartları ve büyük dişliler çıktı.

Elektrikli araçlarda, içten yanmalı motorlu araçlara göre çok daha küçük bir motor bulunuyor.

İçten yanmalı motorlar, daha fazla aşınma ve yıpranmaya eğilimli. Elektrikli motorlarda ise daha az hareketli parça var.

Türkiye’deki ekonomik krizden Apple da nasibini aldı: Bugün satışa sunulan iPhone 11’e sadece turistler ilgi gösterdi

Okumaya devam et

Popular