Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Sonu mutlu biten bir ayrılık hikâyesi

Karakuş Ailesi’nin, 4 ülkede üç yıl süren çileli ayrılık süreci Fransa’da mutlu sonla bitti. Hapis, kaçış ve mültecilikle geçen yıllar…

BOLD ÖZEL –  Türkiye’deki hukuksuz ortam nedeniyle binlerce aile parçalandı. Tutuklu anne ve babalar ya da ikisinin birden tutuklanmasıyla ortada kalan çocukların drama bitmek bilmiyor. İnsanlar hukuksuzluktan kaçarak farklı ülkelere dağılıyor. Aylarca bazen yıllarca süren ayrılıklar, büyük mücadeleler ve zorluklardan sonra mutlu sonla da bitebiliyor.

Bunlardan birisi Fransa’da yaşandı. Dört kişilik Karakuş ailesinin dört ayrı ülkede yaşanan film gibi hikayesi Paris’te mutlu sonla bitti. Ailenin kavuşması tam 3 yıl sürdü.

İŞKENCE HABERLERİ ÜZERİNE İLK YOLCULUK KAZAKİSTAN’A

Halis Karakuş, 15 Temmuz öncesine kadar Bilecik’in Bozüyük ilçesindeki Orhan Gazi Kolejinde beden eğitimi öğretmeni olarak çalışıyordu. 20 Temmuz’da ilan edilen OHAL ile başlayan süreçte günlerce süren gözaltı ve işkence haberlerinden etkilenen 45 yaşındaki Karakuş, sıranın kendisine geleceği endişesiyle ağustos başında üniversite eğitimini gördüğü Kazakistan’a gitti. Eşi Fatma, kızı Hafsa ve Oğlu Abdullah’ı Türkiye’de bıraktı. Karakuş’un Türkiye’den ayrılmasından bir ay sonra hakkında yakalama kararı çıkarıldı ve evi polisler tarafından basıldı.

Karakuş, başkent Astana’da ilk başlarda arkadaşlarının desteğiyle ayakta kaldı. Daha sonra bir lokantada ve spor okulunda çalışarak bu süreç sonrasında Ankara’da kiralık eve yerleşen eşi ve çocuklarının geçimini sağladı.

MAĞDUR AİLELERE YARDIM TOPLADIĞI İÇİN TUTUKLANDI

Bir süre sonra Fatma Karakuş, evine gelen polisler tarafından gözaltına alındı ve 15 gün nezarette kaldı. Anne Karakuş’un birkaç mağdur aileye yardım toplaması ve ulaştırması “terör örgütüne maddi destek” sağlamak suçu sayıldı ve tutuklandı. Gebze Kadın Kapalı Cezaevi’ne gönderildi. Babaları ülke dışında, anneleri hapishaneye düşen Hafsa ve Abdullah yalnız kaldı. Kısa süre önce kiraladıkları evden çıkmak zorunda kaldılar, eşyaları da satıldı. İki çocuk anneanne ve babaannesinin yanına yerleşti.

KAZAKİSTAN’DAN FRANSA’YA

Erdoğan hükümetinin Kazakistan yönetimine yaptığı baskılar sonucu ülkede şartlar ağırlaşmıştı. Kazakistan’da yaşayan hizmet gönüllülerinin bir kısmının vizeleri iptal edildi bir kısmının da ülkeyi terk etmesi istendi. Türk konsolosluklarının kendi vatandaşlarına pasaport vermemesi pasaport tarihin azalması üzerine Halis Karakuş 14 ay sonra Kazakistan’dan ayrılmak zorunda kaldı ve turist vizesi alarak Fransa’ya gitti.

Paris yakınlarında bir kasabaya arkadaşının yanına yerleşen baba Karakuş, bir yandan tutuklu eşi ve çocuklarının durumundan; diğer yandan kanser olan babasının sağlığının kötüye gitmesinden endişe ediyordu. Halis Karakuş, 17 Mayıs 2018’de mide kanseri olan babası Abdullah Karakuş’un ölüm haberini aldı.

ANNE VE ÇOCUKLAR MERİÇ NEHRİNDEN YUNANİSTAN’A GEÇTİ

İki çocuk annesi Fatma Karakuş 5 ay sonra cezaevinden çıktı. Ankara’ya döndüğünde evi dağıtıldığı için kısa sürelerle annesi ve kayınvalidesiyle yaşadı. Evi ve işi olmayan ayrıca ağır ceza mahkemesinde davası devam eden anne Karakuş, tekrar tutuklanma ve çocuklarının ortada kalma endişesiyle ülkeden ayrılmaya karar verdi.

İki çocuğuyla bir gece Meriç nehrinden geçerek Yunanistan’a kaçtı. Bir süre tarlaların içinden yürüyen Fatma Karakuş kızı ve oğlu Yunan polisi tarafından yakalanarak Dimetoka kasabasına götürüldü.

Burada, dünyanın dört bir tarafından Avrupa’ya giden göçmenler gibi zor şartlarda 5 gün nezarethanede kalan anne Karakuş ve çocukları işlemlerinin tamamlanmasından sonra Atina’ya geçti.

Fatma Karakuş ve iki çocuğuyla Meriç nehrinden geçerek Yunanistan’a ulaştı.

YUNANİSTAN’DA 2 ODALI EVDE İKİ AİLEYLE 10 AY

Halis Karakuş Fransa’da dil okuluna giderken eşi ve çocukları Atina’da iki odalı bir apartman dairesinde kendileri gibi Türkiye’den kaçmak zorunda kalan 4 kişilik bir aile ile 10 ay yaşadı. Bu küçük eve zaman zaman misafirlerin ve diğer ailelerin gelmesiyle şartlar ağırlaşıyordu.

Baba Karakuş, Kazakistan ve Amerika’daki arkadaşlarından aldığı kısıtlı maddi desteğiyle ailesini ayrı bir eve taşıdı, bu arada ailesine kavuşmak için mücadele etti. Anne Karakuş ve çocukları Yunanistan’dan ayrılmak için İngiltere, Almanya, İspanya, Belçika ve İtalya’ya yaptığı denemeler başarısızlıkla sonuçlandı. Her defasında Yunanistan’dan ayrılmak üzere çıktıkları eve bavullarıyla geri dönmenin üzüntüsünü yaşadılar. Çocuklar, Hafsa ve Abdullah, Atina’da kaldıkları süre boyunca okula gidemedi.

PARİS UÇAĞINA BİNMENİN SEVİNCİ

Fransa makamları Mayıs ayında Halis Karakuş’un oturum talebini kabul etti. Bu gelişme 3 yıldır birbirinden ayrı kalan ailenin kavuşma umutlarını arttırdı. Fatma Karakuş aile birleştirme sürecinin tamamlanmasını beklemeden kendisi ve çocukları için Atina-Paris uçağından bilet aldı. Kontrollerden ve gergin bekleyiş sonrası anne ve çocukları Fransa’ya uçacak olan uçağa binmeyi başardılar. Çocuklar uçakta çektikleri fotoğrafları babalarına göndermesiyle ailede heyecan ve sevinç doruğa ulaşmıştı.

Hafsa ve Abdullah Paris uçağına binmenin ve babalarına kavuşmanın sevincini gönderdikleri fotoğrafla babalarıyla paylaştılar.

Yunanistan’dan önceki 6 denemede başarısız olan ailesinin bu sefer Paris uçağına binmeyi başarması haberi üzerini Halis Karakuş, bulunduğu kasabadan Paris’e gitti. Uluslararası Paris Havaalanında heyecanlı bekleyiş dakikalar sonra sona erecek, Karakuş ailesinin üç yıllık hasreti bitecekti.

Akşam saatlerinde uçak indi ve dış hatlar kapsından tüm yolcular çıktı. Eşi ve çocuklarını göremeyen Halis Karakuş polis noktasına gidip durumu sordu. Yetkililer ailesinin sığınma talebi nedeniyle gözaltına alındığını ve nezarete götürüldüğünü söyledi. Baba Karakuş yaşadığı hayal kırıklığıyla havaalanından ayrıldı. Ertesi gün ailesinin bulunduğu polis merkezine giderek üç yıl görmediği eşi ve çocuklarıyla görüştü hasret giderdi. Fransız polisi yıllar sonra bir araya gelen aile için ancak yarım saat müsaade etti.

SIĞINMACI KAMPINDA 4 GÜN SONRA KAVUŞMA

Fatma Karakuş ve iki çocuğu 4 gün daha sığınmacıların tutulduğu nezarette hâkim karşısına çıkmayı bekledi. Dördüncü gün baba Karakuş da duruşma saatinde mahkemeye gitti ve istenen evrakları mahkemeye sundu.

Fransız yargıç yarım saat kadar süren oturum sonucu Fatma Karakuş ve çocuklarının ilk sığınma talebini kabul etti.

Anne Karakuş ve iki çocuğu Fransa’da 4 gün sığınmacıların tutulduğu kampta hâkim karşısına çıkmayı bekledi.

Halis Karakuş ve ailesine Paris yakınlarında başka bir kasabada yaşayan Türk aile kucak açtı.

Karakuş ailesi için uygun fiyatta bahçeli eski bir ev kiralandı. Temizliklerin bitmesinin ardından ikinci el eşya pazarından satın alınan eşyalarla yeni bir ev kuruldu.

Babalarından 3 yıl ayrı kalan Hafsa ve Abdullah kavuşmanın sevincini yaşadı.

Türkiye’de ne olup bittiğini henüz algılayamayacak kadar küçük olan çocuklar Hafsa ile Abdullah, kısa süre sonra yeni ülkelerinde okula başlayacak.

Anne ve baba Karakuş ise günlerinin yarısında dil kursunda, diğer yarısında meslek edindirme kurslarına gidecek.

Türkiye’de ne olup bittiğini henüz algılayamayacak kadar küçük olan Hafsa ile Abdullah, yeni ülkelerinde okula başlayacak.

BOLD ÖZEL

Bebeklerin bulunduğu Çorum Cezaevinde kalorifer yanmıyor

Kaloriferlerin yanmadığı Çorum Cezaevinde devamlı kalan 2, dönüşümlü gidip gelen 2 bebek ve çocuk bulunuyor. Yarın 2,5 yaşındaki Hamza da cezaevindeki annesinin yanına teslim edilecek.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – Cezaevlerindeki insanlık dışı koşullar ve hak ihlalleri kış gelince daha da artıyor. Hava sıcaklığının geceleri eksi 3’e düştüğü Çorum’daki cezaevinde kaloriferler yanmıyor. Yargı paketinden yararlanıp kısa bir süre önce tahliye olan Emine A, Çorum Cezaevinde şu anda sürekli kalan 2, dönüşümlü gidip gelen 2 bebek ve çocuğun daha olduğunu, kış günü çocukların hasta olmaya mahkum edildiğini söyledi.

HAMZA’YA BEN BAKACAĞIM AMA DURMUYOR

16 kişilik bir koğuşta kaldığını ifade eden Emine A, “Ben tutukluyken orada 3 bebek vardı. Diğer ikisi de annelerinin yanına gelip gidiyordu. Küçüklerden Hamza 1 haftadır benim yanımda. Annesi haber gönderdi. Burası çok soğuk kalorifer yanmıyor, hasta olmasın, mümkün olduğunca sizinle kalsın diye ama çocuk durmuyor. Annesini istiyor. Ben kalsın istiyorum, keşke hep dursa, bakacağım ama durmuyor. Mecburen yarın vereceğim annesine” dedi.

ÇOCUK ARTIK İÇ GEÇİRİYOR, BİZ DE DAYANAMIYORUZ

Emine A, 7 aylıkken hapse giren Hamza’nın psikolojik durumunu ise şöyle anlattı: “Çocuk artık bayağı iç geçiriyor. Biz de dayanamıyoruz. Sıkıyor kendini. Gözlerinden yaşlar geliyor. Bağıra bağıra ağlamıyor, içeride hep sus sus dedikleri için, susarak ağlamayı öğrenmiş. Annem diyor, sessizce ağlıyor, arkası gelmiyor.”

Gülende ve Erdal Bıçakçı’nın en küçük oğlu olan Hamza Bıçakçı 7 aylıkken annesiyle birlikte Çorum Cezaevine girdi. 2,5 yaşını doldurdu. Mart 2018’den beri karı-koca tutuklu bulunan Bıçakçı çiftinin üç çocuğu var. Zeynep (7) ve Numan’a (10) Kahramanmaraş’ta ikamet eden yaşlı babaanne ve dede bakıyor.

Hamza, ablası Zeynep (7) ve abisi Numan’a (10) ile.

Emine A. “Hamza’nın ailesinden Çorum’da kimse yok. Ben içerideyken annesi rica etmişti ‘Hamza dışarıyı hiç görmedi, çıkınca biraz ilgilenebilir misin, oğlum dışarıyı görsün’ diye. Ben de tabi dedim. Canla başla. Çocuk bu. Geçen hafta ailesi Maraş’tan açık görüşe geldi, onlar bana teslim ettiler. Annesinden de izin aldılar. Yarın da götüreceğim.” ifadelerini kullandı.

ŞEKER HASTASIYIM, İLAÇLARIMI 25 GÜN VERMEDİLER

Şeker hastası olduğunu ve cezaevindeyken ilaçlarının verilmediğini de belirten Emine A. “3 ay içeride kaldım. Psikolojik baskı var orada. Ben kendim hastalandım. Zoraki doktora götürüyorlar. Ellerim uyuşuyordu. Doktor acil ameliyat olman gerekiyor dedi. Ben burada ameliyat olamam dedim. Çıkınca olurum dedim. Doktor aparat vereyim, onu takın dedi. Ama bir ay bekledim hala gelecek aparat. Şeker hastasıyım, ilaçlarımı 25 gün vermediler. Daha ne diyeyim” diye konuştu.

KAZAN PATLAMIŞ

Öte yandan HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu, sorunun çözümü için cezaevi yetkileriyle görüştüğünü 2 gün önce sosyal medya hesabından duyurmuş ve şöyle demişti: “Çorum Cezaevi’nde kaloriferlerin yanmadığı şikayetleri vardı. Yetkililerle görüştüm. Patlayan 2 kazanın tamirinin bu gece biteceğini belirttiler. Umarım sorun gecikmeden biter.”

7 aylıkken hapse giren Hamza bir haftadır Emine A.’nın yanında: “Çocuk artık bayağı iç geçiriyor. Biz de dayanamıyoruz. Sıkıyor kendini. Gözlerinden yaşlar geliyor. Bağıra bağıra ağlamıyor, içeride hep sus sus dedikleri için, susarak ağlamayı öğrenmiş. Annem… diyor arkası gelmiyor.”

Hamza ve annesi Gülende Bıçakçı.

‘Ablamı serbest bırakın, düşük riski var, iğne tedavisi görüyor’

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

‘Ablamı serbest bırakın, düşük riski var, iğne tedavisi görüyor’

Önceki gün İzmir’de tutuklanan 4 aylık hamile Emine Büşra İbişoğlu’nun düşük riski devam ediyor. BOLD Medya’ya konuşan kardeşi yetkililere acil çağrıda bulundu.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL- 6 Aralık 2019’da İzmir’deki evinde gözaltına alınan hamile tutuklu Emine Büşra İbişoğlu S., İzmir Şakran Cezaevine gönderildi. 4 aylık hamile olan genç anne düşük riski olduğu için bir aydır iğne tedavisi görüyordu. Emine Büşra İbişoğlu S.’nin kardeşi Fatih İbişoğlu, ablasının tutukluğuna sosyal medya hesabından tepki göstererek serbest bırakılması çağrısında bulundu. Fatih İbişoğlu, “4 aylık hamile Emine Büşra İbişoğlu’nu derhal serbest bırakın. Kanunlara göre hamile bir kadın yargılama sürecini tutuklu geçiremez. Ablam tutuksuz yargılansın!!” dedi.

GÖZALTINDAYKEN DOKTORA GÖTÜRÜLDÜ

Ablasının gerçekten düşük riski olduğunu ve son bir aydır son bir aydır iğne tedavisi gördüğünü belirten İbişoğlu, “Ablamı gözaltındayken hastaneye götürüldü. Oradaki doktor evet düşük riski var, seni tanıyorum dedi. Hatta bunu rapora da yazdı. Ama buna rağmen tutukladılar. Şu an geçici koğuşta tutuluyor. Defalarca kanaması oldu, sıkıntılı ve acil bir durum yaşanıyor. Bir çözüm bulunmalı.” dedi.

CEZAEVİ ŞARTLARI DOĞUM İÇİN UYGUN!

Bold Medya’ya konuşan İbişoğlu, ablasının ifade verirken yaşadıklarını ise şöyle anlattı: “Savcı, cezaevi şartları doğum için uygundur, yeterlidir, hastane imkanı var diye söylemiş ablama. Etkin pişmanlıktan faydalan yoksa çocuğun cezaevinde büyür tarzında ifadeler kullanmış.”

FELSEFE ÖĞRETMENİ

Emine Büşra İbişoğlu S. ve eşi geçen yıl evlendi. Balıkesir Üniversitesinden mezun olan genç anne adayı, felsefe öğretmeni. İzmir ve Bornova kolejlerinde öğretmenlik yaptı. 9 Eylül Üniversitesinden mezun olan eşi ise KHK ile ihraç edilen bir matematik öğretmeni. Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklanan genç çiftin mahkemesi 9 Aralık 2019’da İzmir 4. Sulh Ceza Hakimliğinde görüldü ve ikisi de İzmir Şakran Cezaevine gönderildi.

İki hamile kadın daha tutuklandı

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Anne babalar içeride, çocuklar dışarıda perişan: “Sesimi duyun, artık dayanamıyorum”

Anne ve babası tutuklu çocukların psikolojileri gün geçtikçe daha da bozuluyor. Ebeveynler içeride, çocuklar dışarıda perişan. Daha bugün 3 çocuk sahibi Döndü çifti Mardin’de tutuklandı.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – 15 Temmuz’dan sonra birçok anne ve baba darbe bahane edilerek tutuklandı. Bir anda anne babasız kalan çocuklar şok geçirdi, travma yaşadı. Bu süreç hala devam ediyor. Daha bu sabah Deniz ve Hıdır Döndü çiftinin üç kızı Selma, Belma ve Semra yalnız kaldı. İki çocukları bulunan Özlem ve Selim Yıldırım çifti ise İstanbul Emniyet Müdürlüğünde gözaltında tutuluyor.

Çoğu akrabalarının yanında kalan ya da sosyal hizmetlere verilen çocukların psikolojisi ise iyice bozulmuş durumda. 3 yaşındaki oğlu Bedirhan ile Balıkesir Burhaniye T Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu bulunan Zinnet Kaya, “Sesimi duyun, artık dayanamıyorum. Artık kaldıramıyorum” diyor.

1 SAAT KIZINA SARILIP AĞLADI

Yaklaşık iki yıldır aynı cezaevinde kalan Zinnet ve Babahan Kaya çiftinin 3 çocukları var. Bedirhan, Haziran 2018’den bu yana annesiyle birlikte cezaevinde. Kamil Yusuf (10), Nihal (8) ise dede ve babaanneleriyle İstanbul’da yaşıyor.

Yeğenlerini geçen hafta annelerinin açık görüşüne götüren amca A. Kaya, “Ne yazık ki yengenin durumu çok kötüydü. Psikolojisi iyice bozulmuş. 1 saat boyunca kızına sarılıp ağladı. Hiç konuşmadı desem yeridir. İnanın ilk defa yengemizi böyle gördüm. Sesimi duyurun, artık dayanamıyorum, dedi” diye konuştu.

Zinnet Kaya ve çocukları Kamil Yusuf (10), Nihal (8), Bedirhan (3). Burhaniye T Tipi Kapalı Cezaevi, 2019

Çocukları bazen 2, bazen 3 ayda bir görüşe götürebildiğini ifade eden A. Kaya, “Bedirhan devamlı ablama ve abimin yanına gitmek istiyorum diyor. Artık büyüdü. Konuşuyor. Niye buradayız diye sorguluyor. Abim, ablam gidiyor, niye biz kalıyoruz diyor. Biz de gidelim diye her gün ağlıyormuş. Çocuk devamlı çıkalım anne, çıkalım anne dediği için artık anne de yıpranmış. Büyük oğlu iyice içine kapandı. İyice psikolojisi bozuldu. Bilmiyoruz kime gidelim, ne yapalım.” ifadelerini kullandı.

Anne ve babası tutuklu bulunan çocukların durumunu HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu sürekli TBMM’de gündeme getiriyor. Konuyla ilgili Ocak 2020’de yasal bir düzenleme yapılması bekleniyor.

ANNE-BABASI TUTUKLU ÇOCUKLAR

Özlem-Selim Yıldırım çifti, şu anda İstanbul Vatan Emniyet Müdürlüğünde gözaltında tutuluyor. Dün gece gözaltına alındılar. 2 çocukları var. Çocukları Meryem İnci ve Şeyma anneannelerinin yanında.

Bugün tutuklanan ev hanımı Deniz Döndü ile öğretmen Hıdır Döndü’nün üç kızı var. Selma 7, Belma 3, Semra ise daha 2 yaşında. Kapıları kırılarak anne babası gözaltına alınan ve Mardin Cezaevine gönderilen çiftin çocuklarıyla şu anda amcaları K. Deniz ilgileniyor. Mardin Kızıltepe’ye bağlı Akdoğan Köyünde yaşayan K. Deniz, “Çocuklar gece gündüz ağlıyor. Gece korkuyla uyanıyorlar. Anne babalarını kapı kırarak yere yatırarak aldıkları için çocuklar bayağı korkmuş. Ağlıyorlar sürekli, bir dayılarına, bir komşuya götürüyorum. Biz de ne yapacağımızı şaşırdık.” dedi.

3 çocuk sahibi Derya Gül Mersin Tarsus Cezaevinde, eşi ise Kahramanmaraş’ta tutuklu. Derya Gül’ün 7 yaşındaki büyük kızı Ayşe Esra (en sağda) anneannesiyle birlikte yaşıyor. Yavuz Selim (3,5) ve Yağız Sinan (2) dönüşümlü olarak annelerinin yanına gidiyorlar. Derya Gül’ün kucağındaki yeğeni Bahar. Onun da annesi İzmir Şakran Cezaevinde tutuklu. (Fotoğraf Tarsus Cezaevi, Temmuz 2019).

7 Ekim 2019’da Mardin’de tutuklanan evhanımı Selma Andırınlı Mardin Cezaevinde, eşi Yakup Andırınlı ise 40 aydır Kahramanmaraş Türkoğlu Cezaevinde tutuklu. Üç çocukları bulunan Andırınlı çiftinin kızları Zeynep 5, Hafsa 7, Ebrar 12 yaşında. Hafsa hasta,vücut gelişim problemi var. Bakıma muhtaç. Doktor kontrolünde tedavi oluyor. Küçük kız Zeynep annesiz uyuyamıyor. Büyük kızları okula gitmek istemiyor. Çocuklara 70 yaşındaki sağlık sorunları olan anneanneleri bakıyor.

Mustafa İhsan’ın (4) boynunu büken bu fotoğraf, Müzeyyen-Erdoğan Yılmaz çifti tutuklanmadan hemen önce çekildi. 2 Aralık 2019 tutuklanan Yılmaz çifti Altındağ Karapürçek Cezaevine gönderildi. Anne babasız kalan Mustafa İhsan’a Ankara’da ikamet eden hasta anneanne ve dede bakıyor. Mustafa İhsan dışında iki torunlarına daha bakmak zorunda kalan ebeveynler oldukça zor durumda. Yılmaz çiftinin 28 Aralık 2019’da mahkemesi olacak.

Ayşegül Kapaklı ve çocukları Ahmet Efe (5) ve Alperen Fatih (10). 7 yıl 6 ay hüküm verilen Ayşegül-Hüsamettin Kapaklı çifti Eskişehir Cezaevinde tutuklu. İki çocukları var. Ahmet Efe, epilepsi hastası. İki çocuğa da hasta anneanne bakıyor.

Hüsamettin Kapaklı ve çocukları.

6 yıl 3 ay hüküm verilen Aslı Özdemir Çanakkale’de, eşi Murat Özdemir ise Manisa’da tutuklu. 5 ve 10 yaşlarındaki çocuklarına yaşlı dede ve anneanneleri bakıyor.

8 aydır tutuklu bulunan Necla Şen ile üç yıldır tutuklu Gökhan Şen çiftinin Mualla (2), Orhan (5) adında iki çocukları var. Karabük cezaevinde bulunan Necla Şen’in henüz davaları başlamadı. Çocuklar gece sayıklayarak uyanıyor ve “Annem nerede” diye ağlıyorlar.

Düğün masraflarına devlet yasağı

Okumaya devam et

Popular