Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Sonu mutlu biten bir ayrılık hikâyesi

Karakuş Ailesi’nin, 4 ülkede üç yıl süren çileli ayrılık süreci Fransa’da mutlu sonla bitti. Hapis, kaçış ve mültecilikle geçen yıllar…

BOLD ÖZEL –  Türkiye’deki hukuksuz ortam nedeniyle binlerce aile parçalandı. Tutuklu anne ve babalar ya da ikisinin birden tutuklanmasıyla ortada kalan çocukların drama bitmek bilmiyor. İnsanlar hukuksuzluktan kaçarak farklı ülkelere dağılıyor. Aylarca bazen yıllarca süren ayrılıklar, büyük mücadeleler ve zorluklardan sonra mutlu sonla da bitebiliyor.

Bunlardan birisi Fransa’da yaşandı. Dört kişilik Karakuş ailesinin dört ayrı ülkede yaşanan film gibi hikayesi Paris’te mutlu sonla bitti. Ailenin kavuşması tam 3 yıl sürdü.

İŞKENCE HABERLERİ ÜZERİNE İLK YOLCULUK KAZAKİSTAN’A

Halis Karakuş, 15 Temmuz öncesine kadar Bilecik’in Bozüyük ilçesindeki Orhan Gazi Kolejinde beden eğitimi öğretmeni olarak çalışıyordu. 20 Temmuz’da ilan edilen OHAL ile başlayan süreçte günlerce süren gözaltı ve işkence haberlerinden etkilenen 45 yaşındaki Karakuş, sıranın kendisine geleceği endişesiyle ağustos başında üniversite eğitimini gördüğü Kazakistan’a gitti. Eşi Fatma, kızı Hafsa ve Oğlu Abdullah’ı Türkiye’de bıraktı. Karakuş’un Türkiye’den ayrılmasından bir ay sonra hakkında yakalama kararı çıkarıldı ve evi polisler tarafından basıldı.

Karakuş, başkent Astana’da ilk başlarda arkadaşlarının desteğiyle ayakta kaldı. Daha sonra bir lokantada ve spor okulunda çalışarak bu süreç sonrasında Ankara’da kiralık eve yerleşen eşi ve çocuklarının geçimini sağladı.

MAĞDUR AİLELERE YARDIM TOPLADIĞI İÇİN TUTUKLANDI

Bir süre sonra Fatma Karakuş, evine gelen polisler tarafından gözaltına alındı ve 15 gün nezarette kaldı. Anne Karakuş’un birkaç mağdur aileye yardım toplaması ve ulaştırması “terör örgütüne maddi destek” sağlamak suçu sayıldı ve tutuklandı. Gebze Kadın Kapalı Cezaevi’ne gönderildi. Babaları ülke dışında, anneleri hapishaneye düşen Hafsa ve Abdullah yalnız kaldı. Kısa süre önce kiraladıkları evden çıkmak zorunda kaldılar, eşyaları da satıldı. İki çocuk anneanne ve babaannesinin yanına yerleşti.

KAZAKİSTAN’DAN FRANSA’YA

Erdoğan hükümetinin Kazakistan yönetimine yaptığı baskılar sonucu ülkede şartlar ağırlaşmıştı. Kazakistan’da yaşayan hizmet gönüllülerinin bir kısmının vizeleri iptal edildi bir kısmının da ülkeyi terk etmesi istendi. Türk konsolosluklarının kendi vatandaşlarına pasaport vermemesi pasaport tarihin azalması üzerine Halis Karakuş 14 ay sonra Kazakistan’dan ayrılmak zorunda kaldı ve turist vizesi alarak Fransa’ya gitti.

Paris yakınlarında bir kasabaya arkadaşının yanına yerleşen baba Karakuş, bir yandan tutuklu eşi ve çocuklarının durumundan; diğer yandan kanser olan babasının sağlığının kötüye gitmesinden endişe ediyordu. Halis Karakuş, 17 Mayıs 2018’de mide kanseri olan babası Abdullah Karakuş’un ölüm haberini aldı.

ANNE VE ÇOCUKLAR MERİÇ NEHRİNDEN YUNANİSTAN’A GEÇTİ

İki çocuk annesi Fatma Karakuş 5 ay sonra cezaevinden çıktı. Ankara’ya döndüğünde evi dağıtıldığı için kısa sürelerle annesi ve kayınvalidesiyle yaşadı. Evi ve işi olmayan ayrıca ağır ceza mahkemesinde davası devam eden anne Karakuş, tekrar tutuklanma ve çocuklarının ortada kalma endişesiyle ülkeden ayrılmaya karar verdi.

İki çocuğuyla bir gece Meriç nehrinden geçerek Yunanistan’a kaçtı. Bir süre tarlaların içinden yürüyen Fatma Karakuş kızı ve oğlu Yunan polisi tarafından yakalanarak Dimetoka kasabasına götürüldü.

Burada, dünyanın dört bir tarafından Avrupa’ya giden göçmenler gibi zor şartlarda 5 gün nezarethanede kalan anne Karakuş ve çocukları işlemlerinin tamamlanmasından sonra Atina’ya geçti.

Fatma Karakuş ve iki çocuğuyla Meriç nehrinden geçerek Yunanistan’a ulaştı.

YUNANİSTAN’DA 2 ODALI EVDE İKİ AİLEYLE 10 AY

Halis Karakuş Fransa’da dil okuluna giderken eşi ve çocukları Atina’da iki odalı bir apartman dairesinde kendileri gibi Türkiye’den kaçmak zorunda kalan 4 kişilik bir aile ile 10 ay yaşadı. Bu küçük eve zaman zaman misafirlerin ve diğer ailelerin gelmesiyle şartlar ağırlaşıyordu.

Baba Karakuş, Kazakistan ve Amerika’daki arkadaşlarından aldığı kısıtlı maddi desteğiyle ailesini ayrı bir eve taşıdı, bu arada ailesine kavuşmak için mücadele etti. Anne Karakuş ve çocukları Yunanistan’dan ayrılmak için İngiltere, Almanya, İspanya, Belçika ve İtalya’ya yaptığı denemeler başarısızlıkla sonuçlandı. Her defasında Yunanistan’dan ayrılmak üzere çıktıkları eve bavullarıyla geri dönmenin üzüntüsünü yaşadılar. Çocuklar, Hafsa ve Abdullah, Atina’da kaldıkları süre boyunca okula gidemedi.

PARİS UÇAĞINA BİNMENİN SEVİNCİ

Fransa makamları Mayıs ayında Halis Karakuş’un oturum talebini kabul etti. Bu gelişme 3 yıldır birbirinden ayrı kalan ailenin kavuşma umutlarını arttırdı. Fatma Karakuş aile birleştirme sürecinin tamamlanmasını beklemeden kendisi ve çocukları için Atina-Paris uçağından bilet aldı. Kontrollerden ve gergin bekleyiş sonrası anne ve çocukları Fransa’ya uçacak olan uçağa binmeyi başardılar. Çocuklar uçakta çektikleri fotoğrafları babalarına göndermesiyle ailede heyecan ve sevinç doruğa ulaşmıştı.

Hafsa ve Abdullah Paris uçağına binmenin ve babalarına kavuşmanın sevincini gönderdikleri fotoğrafla babalarıyla paylaştılar.

Yunanistan’dan önceki 6 denemede başarısız olan ailesinin bu sefer Paris uçağına binmeyi başarması haberi üzerini Halis Karakuş, bulunduğu kasabadan Paris’e gitti. Uluslararası Paris Havaalanında heyecanlı bekleyiş dakikalar sonra sona erecek, Karakuş ailesinin üç yıllık hasreti bitecekti.

Akşam saatlerinde uçak indi ve dış hatlar kapsından tüm yolcular çıktı. Eşi ve çocuklarını göremeyen Halis Karakuş polis noktasına gidip durumu sordu. Yetkililer ailesinin sığınma talebi nedeniyle gözaltına alındığını ve nezarete götürüldüğünü söyledi. Baba Karakuş yaşadığı hayal kırıklığıyla havaalanından ayrıldı. Ertesi gün ailesinin bulunduğu polis merkezine giderek üç yıl görmediği eşi ve çocuklarıyla görüştü hasret giderdi. Fransız polisi yıllar sonra bir araya gelen aile için ancak yarım saat müsaade etti.

SIĞINMACI KAMPINDA 4 GÜN SONRA KAVUŞMA

Fatma Karakuş ve iki çocuğu 4 gün daha sığınmacıların tutulduğu nezarette hâkim karşısına çıkmayı bekledi. Dördüncü gün baba Karakuş da duruşma saatinde mahkemeye gitti ve istenen evrakları mahkemeye sundu.

Fransız yargıç yarım saat kadar süren oturum sonucu Fatma Karakuş ve çocuklarının ilk sığınma talebini kabul etti.

Anne Karakuş ve iki çocuğu Fransa’da 4 gün sığınmacıların tutulduğu kampta hâkim karşısına çıkmayı bekledi.

Halis Karakuş ve ailesine Paris yakınlarında başka bir kasabada yaşayan Türk aile kucak açtı.

Karakuş ailesi için uygun fiyatta bahçeli eski bir ev kiralandı. Temizliklerin bitmesinin ardından ikinci el eşya pazarından satın alınan eşyalarla yeni bir ev kuruldu.

Babalarından 3 yıl ayrı kalan Hafsa ve Abdullah kavuşmanın sevincini yaşadı.

Türkiye’de ne olup bittiğini henüz algılayamayacak kadar küçük olan çocuklar Hafsa ile Abdullah, kısa süre sonra yeni ülkelerinde okula başlayacak.

Anne ve baba Karakuş ise günlerinin yarısında dil kursunda, diğer yarısında meslek edindirme kurslarına gidecek.

Türkiye’de ne olup bittiğini henüz algılayamayacak kadar küçük olan Hafsa ile Abdullah, yeni ülkelerinde okula başlayacak.

BOLD ÖZEL

Tutuklu kanser hastasına cezaevi aracında işkence

10 yıldır kanser hastası olan ve üç yıldır cezaevinde bulunan polis memuru Mustafa Koray Mehirli, Mersin sıcağında cezaevi aracında kaldıkları kötü muameleyi mektubunda yazdı.

BOLD ÖZEL – Tutuklu kanser hastası Mustafa Koray Mehirli, tahliller için götürüldüğü Mersin Şehir Hastanesi önünde resmen işkenceye maruz bırakıldı.

Yaşadıklarını Kurban Bayramından önce ailesine gönderdiği mektupta anlatan Mehirli, bir arkadaşıyla birlikte konulduğu cezaevi aracında, su dahi verilmeden, WC ihtiyaçları giderilmeden, 40 derece sıcakta saatlerce bekletildi.

Tek kişilik hücreler şeklinde olan ve ‘tabut’ diye adlandırılan cezaevi araçları özellikle hastalar, hamileler, yaşlılar için büyük bir işkence. 40 dereceyi aşan sıcaklıkta kanser hastası bir insanın bekletilmesi 5275 sayılı Ceza İnfaz Kanununa aykırı.

Mehirli mektubunda o günü şöyle anlattı: “Arkadaş ameliyat oldu geldi, pansumanlarını ben yapıyorum, elimden geldiğince. Hastaneden birlikte geldik çarşamba günü, o gün ne rezillik çektik. Belki de cezaevi arabalarının en kötüsüyle gittik. Öyle bir arabayla gittiğimiz yetmiyormuş gibi bir de hastaneye gidip gelene kadar arabanın içinde beklettiler. Doktora götürürken arabadan indirip doktora gösterdiler, dönüşte tekrar arabaya koydular. O sıcakta ne çektik yaa… Rabbim bizlere böyle eziyet edenlerden hakkımızı ve intikamımızı alsın inşallah. Saatlerce ellerimiz kelepçeli bir şekilde, daracık yerde, ne tuvalet, ne su, Rabbimin yardımıyla dayandık çok şükür.”

Cemaat soruşturmaları kapsamında 29 Temmuz 2016’da tutuklanan Mustafa Koray Mehirli, 15 Kasım 2018’de Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen karar duruşmasında 7 yıl 13 ay, 15 gün hapis cezasına çarptırıldı ve Mersin Tarsus Cezaevine gönderildi.

2009 yılında tiroid kanseri teşhisi konulan ve o günden beri düzenli ilaç tedavi gören polis memuru Mustafa Koray Mehirli (47), 3 yıldır cezaevinde bulunuyor, hastalığı nedeniyle düzenli kontrole gitmesi ve ilaç tedavisi alması gerekiyor. Ama cezaevi şartları ve imkanları dahilinde bu tedavinin aksadığını eşi F. Mehirli daha önce BOLD’a anlatmıştı.

10 yıldır kanser hastası, 650 gündür cezaevinde

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Babacan ve Davutoğlu’dan Erdoğan’ı korkutan plan

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı harekete geçen Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu yeni parti çalışmalarını birleştiriyor mu? Babacan ve Davutoğlu ittifakı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğini nasıl etkiler?

BOLD – İkilinin ittifakına Abdullah Gül neden engel oluyor? Erdoğan’ın tehditlerine rağmen yeni parti hazırlıkları ne durumda? Ekrem İmamoğlu’nun zaferi, yeni parti hazırlıklarına nasıl etki etti?

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

AYM’den sonra Danıştay’dan sürpriz karar – CANLI YAYIN

Türkiye ve dünyanın öne çıkan gelişmelerinin aktarıldığı BOLD Haber’de gündem Erdoğan’ın hukuksuz sarayları ve AYM’den sonra Danıştay’dan gelen sürpriz karar…

Okumaya devam et

Popular