Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Yunanistan, yasadışı göçe karşı altı maddelik eylem planı belirledi

Atina, iltica başvurularını 6 haftada sonuçlandıracak. Ekonomik sebeplerle göç edenler hızla iade edilecek. İşte yeni göç politikasının tüm detayları.

UFUK YARDIMCI

ATİNA – Yunan hükümeti, önümüzdeki dönemde yasadışı göçle mücadele ve göçmenlik politikasına ilişkin öncelik vereceği 6 maddeden oluşan eylem planını kamuoyuna duyurdu.
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, bugün, Avrupa Birliği (AB) Göç, İçişleri ve Vatandaşlıktan Sorumlu Komiseri Dimitris Avramopulos’un da katıldığı toplantıya başkanlık etti. Göç politikasının gözden geçirildiği toplantıda, Atina’nın öncelikleri ve bundan sonra izlenecek yol haritası masaya yatırıldı. Toplantıya göçmen ve mültecilerden sorumlu Vatandaşı Koruma Bakanı Mihalis Hrisohoidis, Göç Politikası Bakan Yardımcısı Yorgos Kumuçakos ile Denizcilik ve Adalar Politikası Bakanı Yorgos Plakiotakis de katıldı. Bakanlardan 6 maddelik anahtar eylem planına yoğunlaşmalarını isteyen Başbakan Miçotakis, AB Komisyonu’nun teknik desteği ve yakın işbirliğinin önemi vurgulandı.

AVROMOPULOS: GÖÇ KONUSUNDA BİZİ NELER BEKLİYOR BİLEMİYORUZ

AB Komiseri Avromopulos, başbakanlık konutundan çıkışında yaptığı açıklamada, “Akın olmasına rağmen, son dönemde ülke genelinde gözlenen göç durumu kontrol altında.” ifadelerini kullandı.
Avromopulos, şöyle konuştu: “Geleceğe daha iyi hazırlıklı olmak zorundayız. Bizi nelerin beklediğini bilmiyoruz. Hükümet, Başbakanın ağzından Avrupa Komisyonu’na bunun için güvence verdi.”
AB Komiseri, “Yunanistan, meşgul olduğu tüm konularda yalnız değil. Hele de göçmenlik meselesinde. Göçmenlik sorununun idaresi gelecekte daha sonuç verici olacaktır.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’ye dair ise Avromopulos, “Türkiye ile işbirliği gerekli. İyi işbirliği, olumlu sonuçları beraberinde getirecektir.” dedi.

Hükümetin açıkladığı 6 maddelik eylem planı şöyle:
1. Ülkemizdeki mülteciler ve göçmenler için yaşam koşullarının derhal iyileştirilmesi, ilk önceliğin ise refakatsiz çocukların korunmasına ve savunmasız/hassas gruplara verilmesi.
2. Yunanistan ve AB’nin ortak sınır kontrolünün güçlendirilmesi. Avrupa gücünü (FRONTEX) yeni bütüncül bir plan uyarınca Yunan komutası altına sokacak ve net olarak belirlenmiş operasyonel eylem kuralları özellikle denizin kontrolünde hayata geçirilmeli. Bu projenin, Avrupa Sınır Muhafızları ve Sahil Güvenlik (FRONTEX) kuvvetlerinin en iyi şekilde kullanılmasını, sahil güvenlik devriyelerinin yoğunlaştırılmasını, aynı zamanda lojistik ekipmanlarının arttırılarak Avrupa kaynaklarının tam şeffaflık içerisinde kullanılmasını içerdiğini hatırlatmak istiyoruz.
3. 2019 yılı sonuna kadar iltica kabullerinde kurumsal çerçeve reforme edilerek kısa sürede, adil ve verimli bir şekilde karara bağlanması amaçlanmaktadır.
4. Göçmen akımının yönetilmesi ve adaların temizlenmesi için AB-Türkiye Ortak Göç İdaresi Beyannamesinin tam olarak uygulanması.
5. Samos’taki mülteci ve göçmen kabul ve tespit merkezindeki çalışmaların tamamlanarak, mülteci ve göçmenler için iyi ve güvenli yaşam koşulları sağlamalıdır.
6. AB direktifleri, ülkenin güvenlik politikasına dahil edilmelidir.

YENİ HÜKÜMETİN GÖÇMENLİK POLİTİKASI

Çiçeği burnunda Yunan hükümeti, göçmen ve mülteci politikasında bazı köklü değişikliklere gidiyor. Bunların başında İçişleri Bakanlığı uhdesinde bulunan göç ve mülteci politikaları, bundan böyle Vatandaşı Koruma Bakanlığı tarafından yürütülecek. Bundan sonra göç ve mülteci politikasının sahada uygulanmasından Vatandaşı Koruma Bakanlığı, dolayısıyla polis birinci derecede yetkili olacak. Muhalefet, göç ve mülteci meselesinin polis teşkilatını bünyesinde bulunduran Vatandaşı Koruma Bakanlığı’na verilmesinin, Avrupa hayaliyle Yunanistan’a gelen yabancılara yönelik insan hakları ihlâllerinin artacağını savunuyor.

Göç konusunda ‘acil durum’ ile karşı karşıya olduklarına inanan Yunan hükümetinin bu kararı almasında, ‘güvenlik’ endişelerine bağlı olarak vatandaşlardan gelen şikâyetlerin etkili olduğu yorumu yapılıyor.

Geçtiğimiz yıllarda özellikle Avrupa’da meydana gelen IŞİD kökenli saldırganların Türkiye ve Yunanistan güzergâhını kullandıkları tespit edilmişti. Bu nedenle Atina, Türkiye’nin kıyı ve bölgelerinden Yunanistan’a geçiş yapan mültecilerin bir ‘güvenlik’ sorununa neden olduklarını düşünüyor.

İLTİCA EDENLER DEĞİL EKONOMİK GÖÇMENLER İADE EDİLECEK

Hükümetin hedefleri arasında, hem karada Meriç (Evros) hem de denizde sınır güvenliğini modern teknik araçların desteği ve AB ile işbirliği halinde devriye sayısını arttırmak var. Mümkün olan en hızlı şekilde iltica prosedürü işletilecek. Hayati tehlikesi bulunmayıp iltica hakkına sahip olamayacak ekonomik göçmenler derhal geldikleri ülkeye (Türkiye) iade edilecek.
İltica başvurularının incelenmesi en fazla altı hafta içerisinde tamamlanacak. Başvurusu incelemeye alınanlar, bu zaman zarfında insani yaşam koşullarının güvence altına alındığı ‘kapalı geçici ilk kabul ve ağırlama merkezleri’nde kalacaklar.

Ülke çapında yasal evrak kontrolü hızlandırılacak. Yunanistan’a yasal olarak kabul edilmiş tüm mülteci çocuklar, güvenli şekilde ülkelerine dönene kadar okullarda oluşturulacak özel sınıflara kabul edilecek. Bu şekilde eğitim sistemine entegre olmaları ve AB fonlarından yararlanmaları sağlanmış olacak.

BAKAN MİDİLLİ’DEKİ KAMPLARI GEZDİ

Vatandaşı Koruma Bakanı Mihalis Hrisohoidis ve Göç Politikası Bakan Yardımcısı Yorgos Kumuçakos, iki gün önce Midilli adasındaki Moria ve Kara Tepe mülteci kamplarını gezerek incelemlerde bulundu. Moria Mülteci Kampı, farklı ülkelerden gelip iltica başvurusunda bulunan 6 binden fazla mülteciye ev sahipliği yaparken, Midilli Belediyesi bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Kara Tepe açık mülteci kampında ise 1200 kişi kalıyor.

TERÖRİZMİ ÇÖKERTEN BAKAN YENİDEN İŞ BAŞINDA

Merkez Sol PASOK hükümetlerinde farklı bakanlık görevlerinde bulunan Mihalis Hrisohoidis (64), Kiryakos Miçotakis hükümetine parlamento dışından Vatandaşı Koruma Bakanı olarak seçildi. KİNAL (eski PASOK), Hrisohoidis’i parti üyeliğinden sildiklerini duyurdu.

Dördüncü defa Vatandaşı Koruma Bakanlığı koltuğuna oturan Hrisohoidis ismi, Yunanistan’da terörizm ile mücadelede elde ettiği başarı ile tanınıyor. PASOK hükümetlerinde 2002, 2010 ve 2012’de Vatandaşı Koruma Bakanı olarak görev yapan Hrisohoidis, Yunanistan tarihinin en büyük 3 terör örgütünü (17 Kasım, Devrimci Halk Mücadelesi ve Devrimci Mücadele) çökerten bakan olarak biliniyor. Hrisohoidis, 2010 yılında çalışma arkadaşı bir polisin elinde patlayarak hayatına mal olan bombalı paket saldırısından kıl payı kurtulmuştu.

Bakan Hrisohoidis, polis teşkilatında hiçbir politikacıya nasip olmayan saygın ve ağırlığı olan bir isim olarak kabul ediliyor. Hrisohoidis’in özellikle Nisan ayıyla birlikte artış kaydeden, Meriç’ten ‘yasadışı geri itme’ vakalarına karışan polis ve yüzü maskeli gruplara karşı nasıl önlemler alacağı merak konusu.

Dünya

Eriyip yok olan “buzul” için cenaze töreni düzenledi

İzlanda’da yıllar geçtikçe eriyen Okjokull buzulu 700 yaşındayken “ölü” ilan edilmişti.

BOLD – Küresel ısınma nedeniyle ülkenin ilk eriyip yok olan buzulu için düzenlenen cenaze törenine İzlanda Başbakanı Katrin Jakobsdottir, Çevre Bakanı Gudmundur Ingi Gudbrandsson ve eski İrlanda Başbakanı Mary Robinson katıldı.

Başbakan Jakobsdottir’in yapacağı konuşma sonrası kalabalık, başkent Reykjavik’in kuzeydoğusundaki volkana yürüdü ve bir zamanlar buzulun kapladığı bölgede “geleceğe bir mektup” bıraktı.

Bakır plakada “Ok İzlanda’nın buzul statüsünü kaybeden ilk buzuluydu. Gelecek 200 yılda tüm belli başlı buzullarımızın başına aynısının geleceğini tahmin ediyoruz. Bu anıt yaşananların farkında olduğumuzu ve neler yapılması gerektiğini bildiğimizi onaylamak için yerleştirilmiştir. Bunu başarıp başaramadığımızı ancak siz bilebileceksiniz” deniyor.

İzlanda Meteoroloji Kurumu’ndan buzulbilimci Oddur Sigurdsson 2014 yılında Okjokull’un öldüğünü ilan etmişti.

50 yıldır ülkedeki buzulları fotoğraflayan Sigurdsson, 2003 yılında artık Okjokull buzulunda karın birikmeden erimeye başladığını fark etmişti.

Sigurdsson 2000 yılında ülkedeki buzulların envanterini çıkarmış ve 300’den fazla buzul olduğunu ortaya koymuştu.

Yer çekirdeğine yakın noktada 4,5 milyar yıllık elmas rezervi keşfedildi

 

Okumaya devam et

Dünya

Yer çekirdeğine yakın noktada 4,5 milyar yıllık elmas rezervi keşfedildi

Şiddetli yanardağ patlaması sonrası yüzeye çıkan elmaslar dünyanın oluşumundan kısa süre sonra başlayan şiddetli patlamaların meydana geldiği dönem hakkında önemli bilgiler veriyor.

BOLD – Yeryüzünden 410 km’den daha fazla derinde ve dünya çekirdeğine yakın bir yerde Ay’dan daha yaşlı, büyük miktarda elmas rezervi keşfedildi. Brezilya’daki şiddetli yanardağ patlamasıyla yüzeye çıkan elmaslar, 4,5 milyar yıldır hareketsiz beklediği belirtildi.

Bilimsel Science adlı bilimsel yayında yer alan araştırmaya göre uluslararası bilim insanlarından oluşan grup çok eski kaynağın yerini tespit etmek için elmaslardaki helyum atomlarının izotoplarını (helyumun farklı atomik yapılarını) ölçtü.

MÜKEMMEL ZAMAN

Araştırmacılar elmasların “mükemmel zaman kapsülleri” görevi gördüğünü ve onlara gezegen oluştuktan kısa süre sonra başlayan kargaşa dolu dönemin iç yüzünü anlamak için önemli bilgiler verdiğini söyledi.

Türkiye internet hızında her yıl geriliyor

Okumaya devam et

Dünya

Alman mahkemesi, Suriyelilerin “Türkiye güvenli değil” itirazını kabul etti

Alman mahkemesi Yunanistan’a ve ardından Türkiye-AB mülteci mutabakatına göre Türkiye’ye geri gönderilmek istemeyen Suriyeli sığınmacının itirazını kabul etti. Karar mülteci mutabakatı hakkında soru işaretleri yarattı.

BOLD – Bavyera Eyaleti İdare Mahkemesi’nin, kaçak yollardan Almanya’da gelen Suriyeli bir sığınmacının sınır dışı edilmeye karşı yaptığı itirazı kabul etmesi, AB-Türkiye mülteci mutabakatının işleyişi hakkında yeni soru işaretlerine yol açtı.

13 Haziran’da Avusturya’dan gelen bir otobüste, Alman polisleri tarafından yapılan sınır kontrolü sırasında, kendine ait olmayan bir Bulgar kimliği ile yakalanan, daha sonra Suriyeli olduğunu itiraf eden sığınmacı, kendisini Yunanistan’a sınır dışı etmek isteyen Alman makamlarına karşı itiraz etti. Bavyera İdare Mahkemesi, “Yunanistan’ın ilgili kişiyi Türkiye’ye iade edeceği konusunda çok güçlü dayanak oluşturacak emareler var” gerekçesiyle itirazı kabul etti.

Hakim ayrıca Türkiye’nin Avrupalı sığınmacılar dışındaki sığınmacılara, Cenevre Sözleşmesi hükümlerinin öngördüğü kapsamda, gerçek anlamda, koruma sağlamadığı görüşüne de yer verdi.

TÜRKİYE ULUSLAR ARASI YÜKÜMLÜLÜKLERİNİ İHLAL EDİYOR

İnsan hakları örgütleri son aylarda Türkiye’yi uluslararası yükümlülüklerini ihlal etmek, Türk Hükümeti’ni Suriyeli sığınmacıları savaşın sürdüğü ülkelerine sınır dışı etmekle suçluyor. Türk makamlarının zorla sığınmacılara “gönüllü olarak geri dönüyorum” şeklinde belge imzalattığı öne çıkan iddialar arasında yer alıyor.

 

Ekrem İmamoğlu parayı kesti Ethem Sancak Medyası battı

Okumaya devam et

Popular