Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Demirtaş’tan, Bülent Arınç’a savcılara tehdit tepkisi

Tutuklu muhalif lider Selahattin Demirtaş, Ali Babacan hakkındaki soruşturmanın Bülent Arınç’ın savcılara yönelik tehdidi ile kapatıldığını belirtti. “Ankara Adliyesinde gözlerimizi yaşartacak kadar adalet uygulanıyor” dedi.

BOLD – Cezaevinde siyasi bir rehine olarak tutulduğunu vurgulayan Demirtaş, “Sanki ben bu şekilde tutuklu yargılanıyorum da, Türkiye’deki bütün dosyalarda tutuklu yargılama esas olarak kabul ediliyormuş gibi sanılmasın. ‘Bırakılırsam kaçarım, savunma yapmam’ algısını neden yaratmak istiyorsunuz? Bu bana hakarettir, kabul etmiyorum” ifadelerini kullandı.

142 YIL HAPSİ İSTENİYOR

Demirtaş’ın 142 yıl hapis cezası istemiyle yargılandığı ana davanın duruşması Ankara 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Sincan Cezaevi Kampüsünde görülen duruşmaya Demirtaş, tutuklu bulunduğu Edirne F Tipi Kapalı Cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılıyor.

YUNANİSTAN’A BIRAKSANIZ BEN KENDİM GELİRİM

Demirtaş savunmasında şunları kaydetti:

“Beni tahliye edip Yunanistan sınırının öbür tarafına bıraksanız ben kendim bu tarafa atlarım dedim. Çünkü burada konuşmam, hesap sormam gerekiyor. Bizi buraya attıranlardan hesap sormam gerekiyor. Siz duruşmadan vareste tutsanız beni, tahliye olmuşsam bile, her duruşmaya gelip burada çatır çatır, temsil ettiğim iradenin onurunu savunurum ben.”

AKP’YE SÖYLEDİĞİMİZ SÖZÜ YARGI ÜSTÜNE ALINDI

Demirtaş, 3.5 yıl önce TBMM Grup toplantısında AKP’ye meydan okuduğu “İfade vermeye gitmeyeceğiz” sözünü üstüne alınan mahkemenin “Biz de AKP’liyiz” demiş olduğunu vurguladı. “Kaçacağız mı demişim? ‘Bizi zorla getirirsiniz’ demişim. Yani zorla getirme kararı alırsınız demişim. Siz ne yaptınız? Tutukladınız. Peki gitmeyen milletvekillerinin tamamı tutuklandı mı? Hayır. Seçmece yapıldı” dedi.

DOKUNULMAZLIĞIMIZ ANAYASAYA AYKIRI BİR ŞEKİLDE KALDIRILDI

Demirtaş, “O konuşmamda çağrımız AKP’yeydi. Bu iş tereyağından kıl çeker gibi olmayacak. Çünkü siz, dokunulmazlığımızı Anayasaya aykırı bir şekilde düzenlediniz, dokunulmazlığımız kalkmış sayılmaz. Bu nedenle biz ifade vermeye gitmeyeceğiz dedim” diye konuştu.

AİHM TUTUKLU YARGILANAMAZ DEDİĞİ İÇİN İCAT EDİLDİ

AİHM’in çok sayıda kararında, tutukluluğun devamıyla ilgili “Somut, ikna edici ve sanıkla doğrudan bağ kuran somut deliller olmadığı sürece tutuklu yargılanamaz” denildiğini hatırlattı. Demirtaş, “Mahkeme demiş ki, Sanık 19 Nisan 2016 tarihli Meclis grup toplantısı konuşmasında, ‘tek bir arkadaşım kendi ayağıyla ifade vermeye gitmeyecek’ demesi karşısında, adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacak. Bu yeni bir uygulama” şeklinde konuştu.

SAVCILIK MAKAMINDA KÜLLİYEDEN TEMSİLCİLER OLMALI

Demirtaş yargılamanın siyasi olduğunu anlatarak, şunları dile getirdi:

“AİHM bir kararında, tutukluluğumun siyasi faaliyetlerimi engellediği, siyasi amaçlarla olduğunu tespit etmişti. 18 Eylül’de Strasbourg’da, AİHM Büyük Daire önünde bu dava tekrar görülecek. Strasbourg’da, tam da olması gerektiği gibi, bir tarafta Adalet Bakanlığının yetkilileri, bir tarafta ben ve avukatlarım. Burada da olması gereken bu. Adalet Bakanlığından temsilciler, Külliye’den temsilciler savcılık makamına otursaydı gerçekçi bir görüntü oluşurdu.”

MECLİS ÇALIŞMALARINDAN MAHRUM BIRAKILDIM

Demirtaş, “Beni tutuklu yargılayarak, TBMM’deki faaliyetlerimden alıkoydunuz. Evimden kaçırıldığım 4 Kasım 2016’dan milletvekilliğimin seçimle bittiği 24 Haziran 2018 tarihine kadar TBMM Genel Kurulunda 205 birleşim, bin 197 oturum yapılmış. Bu zaman zarfında Genel Kurul bin 278 saat 34 dakika çalışmış. Milletvekilleri, tam 119 bin 412 sayfa konuşmuş. Ben ise tek bir harf bile konuşamamışım” dedi.

RAGIP HANTAŞ ÖRNEĞİNİ VERDİ

Demirtaş, yargıdaki hukuksuzluklara dair Diyarbakır’da polis tarafından öldürülen Recep Hantaş örneğini vererek, şunları söyledi: “Daha bir kaç ay önce Diyarbakır’da bir parkta, Recep Hantaş isimli bir genç, bir güvenlik personeli tarafından hiç yere öldürüldü. O güvenlik personelinin çocuğu, babasının serbest bırakılması için CİMER’e bir mektup yazıyor. CİMER bu dilekçeyi, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına gönderiyor. Başsavcılık, dilekçenin geldiği gün, tahliye talebinde bulunuyor. Mahkeme aynı gün, daha yargılanması başlanmamış olan güvenlik personelini tahliye ediyor.”

DURUŞMAYI HDP MİLLETVEKİLLERİ DE İZLEDİ

Demirtaş’ın duruşmasını HDP Meclis İdare Amiri Mahmut Toğrul ile milletvekilleri Meral Danış Beştaş, Mensur Işık ve Kemal Peköz’ün yanı sıra çok sayıda avukat da takip etti.

AİHM’den Demirtaş kararı

Gündem

Türkiye İtalya olur mu?

Normalleşme sürecinin yanlış yönetildiğini vurgulayan Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Pınar Okyay, “Acaba kendi vücut suyu akciğerine dolan hastanın boğulmayla mücadele eden görüntüsünü mü versek? Onun her gün doktorların psikolojilerini bozan hırlama sesini mi topluma dinletsek?” dedi.

BOLD – Koronavirüs salgını Türkiye’de kaygı verici boyutta yaygınlaşırken uzmanlar, riskin boyutuna dair korkuları artırabilecek açıklamalar yapıyor. Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Pınar Okyay, İtalya gibi ‘çığlık atma noktası’na gelinebileceğini belirtti. Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya, Prof. Dr. Okyay’ın pandemiye dair değerlendirmelerini köşesine taşıdı. Sarıkaya’nın yazısının ilgili kısmı şu şekilde:

TEMASLILARA TEST YAPILAMAZ OLDU FİLYASYON KALMADI BİLİM KURULU SORGULANIYOR

“Halk sağlığı uzmanı Prof. Dr. Okyay sohbetimizde önemli bir noktaya dikkat çekti, ‘Basamaklandırmadan, her şey tamam oldubitti diye açılım yapıldı. İnsanların algısını yanlış yöne sevk etti’ diye söze girdi. Topluma evinde kapalı kaldığı günleri anımsatan yeni bir söylem geliştirilmesi gerektiğini de belirtti.

Prof. Dr. Okyay, Habertürk’ün yıllar önce kadına şiddeti gündeme getiren manşetinde olduğu gibi, toplumun şok eden bir çıkışa ihtiyaç duyduğunu belirtip ekledi: ‘Acaba kendi vücut suyu akciğerine dolan bir hastanın boğulmayla mücadele eden görüntüsünü mü versek? Onun her gün doktorların psikolojilerini bozan hırlama sesini mi topluma dinletsek? Bunların biran önce sağlanması gerekir.’

Hızlı açılımın getirdiği problemlerin yaşandığını da belirtip ekledi: ‘İngiltere 50 kişi üzerindeki düğüne izin vermiyor, bizde 400 kişiden az düğün yapılmıyor; herkes sarmaş dolaş. İnsanlar kontrolü kaybediyor. Bilim Kurulu sorgulanmaya başlandı. Sağlık Bakanlığı verilerine kuşkuyla bakılıyor. Temaslı kişilere test yapılmaz oldu; oysa risk grubundakileri 7’nci günde teste tabi tutulacaktı. Filyasyon konusu da kalmadı.’

Bu tespitleri yaptıktan sonra uyarısı geldi: ‘İtalya gibi çığlık atma noktasına gelebiliriz. Hepimiz çok kaygılıyız halk sağlıkçılar olarak. Hiçbir sistem bunu karşılayamaz.'”

Koronavirüs salgını nedeniyle ölenlerin sayısı 700 bini aştı

Okumaya devam et

Gündem

Eşinin patronunu kıskanan koca benzinlikte dehşet saçtı: 1 ölü 1 yaralı

Ankara Yenimahalle’de eşinin çalıştığı iş yerine silahla gelen kıskanç koca, kurşun yağdırdığı iş yeri sahibini ağır yaraladı. Kendi eşini de öldürdü.

BOLD – Olay Yenimahalle ilçesindeki Çiftlik Kavşağı’nda bulunan bir benzin istasyonunda meydana geldi. Eşi Dilek A’nın kafesinde çalıştığı benzin istasyonuna gelen Bekir A. adlı kişi, yanında getirdiği tabancayla eşine ve benzin istasyonu sahibi Mehmet Akif B’ye kurşun yağdırdı.

Bekir A, geldiği otomobille olay yerinden kaçarken benzinlik çalışanlarının ihbarı üzerine benzin istasyonuna polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekipleri Dilek A’nın olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi. Olayda ağır yaralanan iş yeri sahibi Mehmet Akif B. ise ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kanlar içinde kalan Mehmet Akif B’nin olay yerine gelen kızı da gözyaşlarına boğuldu.

Kaçan Bekir A, kısa sürede sonra polis tarafından yakalanarak, gözaltına alındı. Bekir A’nın, eşi Dilek A’yı benzin istasyonu sahibi Mehmet Akif B’den kıskandığı öne sürüldü. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

10 günlükken annesiyle hapse giren Omedya bebek 40 günlük oldu

Okumaya devam et

Gündem

Her 4 kişiden 3’ü Cumhurbaşkanlığına güvenmiyor

Artıbir Araştırma Şirketinin düzenlediği ve kamuoyuyla paylaştığı, Ağustos ayı Türkiye’nin Gündemi Araştırması’nın sonuçlarına göre bu pazar seçim olsa AKP yüzde 34,2 alabiliyor.

BOLD – Artıbir Araştırma Şirketi, düzenlediği ‘Ağustos ayı Türkiye’nin Gündemi’ araştırmasını kamuoyuyla paylaştı. Araştırmada ülke gündemindeki konular hakkındaki düşüncelerinin yanı sıra, seçimler konusunda da vatandaşlara tercihleri soruldu.

EKONOMİ İLK TERÖR SON SIRADA

Ankete katılanların yüzde 32’sine göre, Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomi. Katılımcıların yüzde 18,4’ü koronavirüs salgınını, yüzde 15,6’sı da eğitimi en önemli sorun olarak gördüğünü belirtti. Bunları ise sırasıyla İşsizlik ve Terör takip ediyor.

4 KİŞİDEN 3’Ü CUMHURBAŞKANLIĞINA GÜVENMİYOR

Katılımcıların yüzde 35,8’i “Türkiye’de en güvendiğiniz kurum hangisidir?” sorusuna TSK yanıtını verdi. TSK ilk sırada yer almasına rağmen geçmiş yıllara göre, duyulan güvende de büyük bir düşüş olduğu görüldü. Cumhurbaşkanlığına güvenen ise yüzde 25,4. Her 4 kişiden 3’ü Cumhurbaşkanlığına güvenmediğini bildirdi.

AYASOFYA KONUSUNDA VATANDAŞLAR 2’YE BÖLÜNDÜ

Ayasofya’nın açılışını doğru bulanların oranı yüzde 49 iken doğru bulmayanları oranı yüzde 48. Temmuz ayının en sıcak konuları arasında yer alan çoklu baro yasasına da karşı olanların oranı yüzde 65.

HÜKUMETİN KORONAVİRÜS MÜCADELESİ

Hükumetin koronavirüsle mücadelesini, katılımcıların yüzde 21,8 başarılı bulurken, yüzde 35,3’ü de başarısız diye niteledi.

BU PAZAR SEÇİM OLSA

“Bu Pazar genel seçim olsa oyunuzu hangi partiye verirsiniz?” sorusuna vatandaşların, yüzde 34,2’si AKP, yüzde 25,3’ü CHP, yüzde 10,8’i HDP, yüzde 10,2’si İyi Parti, yüzde 8,2’si MHP derken, yüzde 5,8 de kararsız kaldı.

İMAMOĞLU İLE ARASINDA FARK YÜZDE 5,9

Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan ile İmamoğlu’nun yarışması halinde katılımcıların yüzde 39’u Recep Tayyip Erdoğan’ı, yüzde 33,1’i de Ekrem İmamoğlu’nu tercih edeceğini belirtti.

Davutoğlu: Ekonomik ve siyasi kriz varsa, yeni siyasi arayışlar da olur

Okumaya devam et

Popular