Bizimle iletişime geçiniz

Videohaber

15 Temmuz yalanları

Darbeci suçlamasıyla yüz binlerce kişilik listeyi hazırda tutan MİT’in, darbeden haberi yokmuş!

MİT’in, askerin, polisin kısa bütün kurumların başı olan Erdoğan darbeyi eniştesinden öğrenmiş!

Günün 24 saati yanında tuttuğu 5 yaveri de meğer darbeci ve teröristmiş!

Bu yaverler darbeye katılmak istemişler ama katıl (a) mamışlar!

15 Temmuz Cuma gününe denk geldi. Erdoğan için Marmaris Çamlı Köyü Camii’nde hazırlık yapıldı. Ama tesadüfe bakın ki Erdoğan o gün rahatsızlandı ve Cuma’ya gitmedi!

Darbenin hedefi Cumhurbaşkanı şans eseri yakalanmamış! Tıpkı Başbakan, İçişleri Bakanı, Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, diğer bakanlar, milletvekillerinin şans eseri yakalanmadığı gibi! Cumhurbaşkanı’nı yakalamaya giden bordo bereli tim, Erdoğan’ın kaldığı otele şans (!) eseri 3 saat geç gitmiş.

Aylardır hazırlık yapıldığı söylenen darbenin bir numaralı hedefinin kaldığı oteli ise çevredekilere sorarak bulmuşlar! ‘Darbe Selaları’nın mucidi Diyanet İşler Başkanı Mehmet Görmez’in tam da darbe günü, MİT Başkanlığı’nda Hakan Fidan ile buluşması tamamen tesadüfmüş!

Köprüyü kapatmayı akıl eden darbeciler, halkın hızlı bir şekilde örgütlenmesini sağlayan Facebook, Twitter, Instagram’ı kapatmayı unutmuş!

Tesadüfe bakın ki darbe bildirisi TRT’den bir saat önce üstelik askerler tarafından işgal dahi söz konusu değilken A Haber’de yayınlanmış!

Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın “Personel kışlayı terk etmesin” şeklinde tek bir emriyle darbe önlenebilecek iken o emri vermek Genelkurmay Başkanı’nın aklına gelmemiş!

5 günlük ere, Harbiyeli öğrencilere darbeden müebbet veren devlet, darbenin sivil bir numarası olmakla suçlanan Adil Öksüz’ü yanlışlıkla bırakmış! Darbeyi, darbe günü saat 16.00’da haber alan MİT, Hulusi Akar’ı bilgilendirmiş. Ama Hulusi Akar buna rağmen koruması olmadan Akıncı Üssü’ne gitmiş! MİT darbe bilgisini vermek için Erdoğan’a ulaşmaya çalışmış ama ulaşamamış. Mahalle muhtarını bile ifadeye çağıran Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu, darbenin birinci dereceden mağdurları(!) Recep Tayyip Erdoğan, Hakan Fidan ve Hulusi Akar’ı gerek görülmediği için çağırmamış! Kurtlar vadisi yapımcıları, 15 Temmuz’dan aylar önce “Kurtlar Vadisi Darbe” patentini almak istemiş. Ama tabi ki tesadüfen…

Darbe gecesi Erdoğan “Allah’ın bir lütfu” ifadesini lafın gelişi kullanmış! Genelkurmay’ı bilgilendiren MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’ı, telefonlarına ulaşamadığı (!) için bilgilendirememiş. Aynı şekilde Cumhurbaşkanı Erdoğan Başbakan Yıldırım da gece yarısına kadar MİT Müsteşarı Hakan Fidan’a ulaşamamamış! Hande Fırat’ın, CNN Türk’te Cumhurbaşkanı Erdoğan’la “Face Time”lı canlı yayınını MİT Basın Müşaviri Nuh Yılmaz’ın organize etmesi tamamen tesadüfmüş! 15 Temmuz gecesi cemaat mensubu olmakla fişlenen bütün askerler görev için kışlaya çağırılmış. Ama her nedense darbeye TSK’nın sadece yüzde bir buçuğu katılmış. Daha önce Ergenekon ve Balyoz’dan yargılanan birçok asker ise ya izne ayrılmış (!) ya da göreve çağırıldıkları sırada telefonlarına ulaşılamamış! 15 Temmuz’da Genelkurmay ya da Akıncı Üssü’nde yaşananlara ait görüntüler Anadolu Ajansı tarafından gerek görülmediği için bölük pörçük ve kırpılarak yayınlanmış! 15 Temmuz’da direnen kalabalıkları diri diri ezmeye çalıştığı söylenen tankları halk egzozlarına tişört tıkamak suretiyle durdurulmuş! 2500 polisle korunan Cumhurbaşkanlığı Sarayı, yollar çöp kamyonları tarafından kapatılıp da diğer askerler yetişemeyince (!) sadece 13 askerle basılmış!

15 Temmuz dünya darbeler tarihinin sorumluların ödüllendirildiği bir kalkışma olarak geçti. Darbeyi haber alamayan(!) MİT Müsteşarı Hakan Fidan konumunu sağlamlaştırırken, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar Milli Savunma Bakanı, darbecilerin rehin aldığı Yaşar Güler ise Genelkurmay Başkanı yapıldı! Recep Tayyip Erdoğan’ın kaldığı otele 15-20 dakika mesafedeki Türkiye’nin en önemli askeri merkezlerinden Aksaz Deniz Üssü olmasına ve üssün komutanı Tuğamiral Namık Alper’in 16 Temmuz sabahı darbeden tutuklanmasına rağmen 2 tugay ve 4 bin askeriyle Erdoğan’ın kaldığı oteli kuşatmaması normalmiş!

BOLD ÖZEL

Gözleri görmeyen tutuklu fotoğraftan teşhise zorlandı

Bugün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü. İsmail Alkış, gözaltı ve cezaevi süreçlerinde bir engelli olarak yaşadıklarını BOLD’a anlattı.

HALİT YAVUZ

BOLD – İsmail Alkış,  33 yaşında bir tarih öğretmeni.  15 Temmuz’dan sonra gözaltı ve tutuklama sürecini yaşayan yüz binlerce insandan biri. Onu diğerlerinden farklı kılan ise görme engeliyle bütün bu yaşananlara maruz kalması.

Balıkesir Cezaevi’nde 13 aylık tutukluk süreci yaşayan Alkış, yaşadığı sağlık problemleri nedeniyle tahliye edildi. Serbest kalmasının ardından hakkında tekrar çıkartılan yakalama kararı sonrası Türkiye’de daha fazla kalamayacağını düşündü. Alkış,  eşini ve çocuğunu Türkiye’de bırakarak, Yunanistan’a sığınmak zorunda kaldı.

SADECE KURU EKMEK YEDİK

İsmail Alkış, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra çıkan KHK ile devlet görevinden alınan görme engelli bir mağdur.

Yaşadığı zor günleri Bold Medya’ya anlatan Alkış, 15 Temmuz öncesi arayıp soranların, darbe girişimi sonrası bir daha kapısını çalmadığını söyledi. İsmail Alkış işinden atıldıktan sonra maddi sıkıntılar yaşadığını sadece kuru ekmek yemek zorunda kaldığını şöyle anlattı:

“Açığa alındıktan sonra maddi olarak sıkıntı yaşadık. Özellikle ihraç olduktan sonra bazen evde sadece kuru ekmek yediğimizi hatırlıyorum. İş bulmaya çalışıyorsunuz ama bulamıyorsunuz. Çevrede sevdiklerimizden herhangi bir vefa göremiyorsunuz 15 Temmuz’dan sonra sürekli arayan eş dost bir anda aramaz sormaz oldu. Kimse kapımızı açmadı.”

GÖZLERİ GÖRMEDİĞİ HALDE FOTOĞRAF TEŞHİSİNE ZORLANDI

İsmail Alkış’ın hayatındaki zorluk sadece memuriyetindeki görevinden atılmak olmadı, darbe girişiminden on ay sonra bir bankaya para yatırdığı gerekçesiyle hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Bir sabah evine gelen polisler Bursa Emniyeti’ne götürdü. Alkış,  13 gün süreyle engelliler için hiçbir imkanı bulunmayan gözaltı merkezinde tutuldu. Bursa Emniyet Müdürlüğü’nde ağır görme kusuruna rağmen bilgisayardan fotoğraf teşhisine zorlanan Alkış,  şunları söyledi:

“Aile ile görüştürülmüyorsunuz, dışarıdan herhangi biri ile irtibat kuramıyorsunuz. Gözaltına alındığımda gözümle ilgili tedavi görüyordum, polislere söylememe rağmen herhangi bir kolaylık gösterilmedi. 13 gün orada kaldıktan sonra gözlerimde hafif hafif kararmalar başladı. Enfeksiyon kaptığını hissettim. Bunu ifade etmeme rağmen herhangi bir hastaneye götürülmedim.”

HAPİSTE GÖZ KAYBI TEDAVİ EDİLMEZ HALE GELDİ

İsmail Alkış, hem gözaltı sürecinde hem de tutuklu kaldığı Balıkesir cezaevinde büyük zorluklar yaşadı.  Tutukluluk yaşadığı Balıkesir cezaevinde altı ay boyunca hastaneye gönderilmeyen İsmail Alkış, altı ay sonra hastaneye gittiğinde artık her şeyin çok geç olduğunu öğrendi. Tutuklanmadan önce yüzde yetmiş olan göz kusuru, cezaevine girdikten sonra yüzde doksana çıktı:

“Sekiz kişilik koğuşlarda yirmi – yirmi beş kişi kalıyorsunuz. Bir engelli için hakikaten zor şartlar çünkü başkasına bağlı hareket etmek zorunda yaşıyorsunuz. Oradaki arkadaşlar mümkün mertebe yardımcı olamaya çalışıyorlar. Tek başınıza kalkıp çayınızı bile alamıyorsunuz ama oradaki arkadaşlar sizi rahat hissettirmek için seferber oluyor. Onlar ne kadar ellerinden geleni yapsa da yine cezaevindesiniz. Şartlar zor imkânlar kısıtlı. En basitinden çay doldurmanız gerekiyor onu da tek başınıza yapamıyorsunuz. Hayatınızı başkasına mahkûm bir nevi başkasına bağlı yaşamak zorunda kalıyorsunuz. Cezaevindeki arkadaşlar ellerinden geleni yapıyor olsalar da bunun verdiği mahcubiyet duygusu var ister istemez eziliyorsunuz, üzülüyorsunuz. İmtihan içinde imtihan hani derler ya sağlıklı bir insanın orada hayatını idame ettirmesi zorken engelli bir insanın orada hayatı idame ettirmesi çok çok zor. Zindan içinde zindan hayatı yaşıyorsunuz.

SAVCI: “GÖZLERİ GÖRMÜYOR AMA BANKAYA PARA YATIRMAYI BİLİYOR”

İsmail Alkış tutukluluk sürecinde birçok makama başvuru yaparak tek başına hapishanede yaşamın zor olduğunu bildirmesine rağmen hep olumsuz cevap aldı. Avukatının davanın savcısıyla yaşadığı bir diyalogu ise aklından çıkaramıyor.  Alkış, Avukatının cezaevinde müvekkilinin çok zor şartlar altında hayatını sürdürdüğünü savcıya iletiyor.  Davanın savcısının “ Gözleri görmüyor ama bankaya para yatırmayı biliyor, gitsin cezaevinde yatsın” cevabını verdiğini unutmadığını söyledi.

Birkaç arkadaşı ile birlikte Türkiye’den kaçmak zorunda kalan İsmail Alkış, şu an Yunanistan’da mülteci durumunda. İltica sırasında Yunan görevlinin görme engelli olduğunu belgeleyen raporlara rağmen gözaltı merkezinde tutulmasına ise çok şaşırdığını söyledi.

Türkiye cezaevlerinde kendisi gibi birçok bedensel engelli tutuklunun olduğunu söyleyen İsmail Alkış, cezaevi şartlarında engelli birinin yaşamasının çok zor olduğunu belirtti. Alkış,  Birçok gazeteci ve siyasetçinin sustuğu bir ortamda kendisi gibi görme engelli gazeteci Cüneyt Arat’a hapishanedeki engellilere verdiği destekten dolayı teşekkür etti.

Şimdi birkaç Türk arkadaşıyla beraber hayatına Yunanistan’da devam eden Alkış eşi ve çocuğuna kavuşacak günleri özlemle bekliyor.

Okumaya devam et

Gündem

KHK’lı öğretmen Sümeyya Avcı’nın korku iklimini dağıttığı efsane videosu

KHK’lı öğretmen Sümeyya Avcı, Twitter yayınıyla 3 yıldır yaşadıklarını anlattı. Avcı’nın Öğretmenler Günü’nde yaptığı yayın, on binlerce kez paylaşıldı.

BOLD – KHK’yla 2016 yılında mesleğinden ihraç edilen Sümeyya Avcı, terörist ilan edilerek nasıl işten atıldığını, bu süreçte etiketlenmesi nedeniyle kendi ailesi ve eşinin ailesinin nasıl yüzlerine kapıları kapattıklarını, yaşadığı ekonomik zorlukları, sosyal baskıyı anlattı.

Avcı, sahip olduğu ev ve arabayı satarak ekonomik olarak ayakta kalabildiklerini ve satışı engellemek için önüne çıkartılan engelleri, ardından açtığı dükkanın iflas etmesi için diğer esnafın yaptıklarını ve nihayetinde yaşadığı Sivas şehrini nasıl terketmek zorunda kaldıklarını anlatırken, KHK’lıların yaşadıkları baskıları kendi hayatından örneklerle gözler önüne serdi.

Ailesinin hamileyken kendisini ve çocuklarını yalnız bıraktığını anlatan Avcı’nın özellikle kışın bir gece yarısı çocuklarıyla beraber kayınpederinin evini terketmek zorunda kalışını anlattığı dakikalar oldukça etkileyiciydi.

Eşinin tutuklanması, kendisinin gözaltına alınması, elektronik kelepçe takılması gibi olayları sıralayan Avcı, herkesin yaşadıklarını anlatmasını istedi ve korku ikliminin ancak böyle kırılabileceğini belirtti.

KHK TV YAYININA KATILDI

Avcı ayrıca KHK TV’nin youtube kanalına da konuştu.

Okumaya devam et

Gündem

Saray’ın kumarbazları…

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın çevresindeki kumarcı bakan, milletvekili, iş adamı ve sanatçılar kimler? Hangi AKP’li Bakan’ın oğlu kumarhanede yakalandı? AKP döneminde kumar nasıl canlandı? İşte bu şaşırtıcı isimleri sizin için araştırdık… BOLD 

Okumaya devam et

Popular