Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

“Köprüde askerin kafasını ben kestim”

Harbiyeli Murat Tekin’in ablasına mesaj gönderen Yusuf Tosun isimli kişi, Boğaziçi Köprüsü’nde Murat Tekin’in kafasını kesen kişinin kendisi olduğunu yazdı.

BOLD – Hava Harp Okulu öğrencisi Murat Tekin (21) 15 Temmuz gecesi minibüse bindirilerek “tatbikat var” denilip Boğaziçi Köprüsü’ne götürülen kursiyer öğrencilerden biriydi. O gece köprüde boğazı kesilerek öldürüldü.

Harbiyeli Murat Tekin’in ablası, kardeşinin katillerini bulmak için yoğun bir hukuk mücadelesi veriyor ve sosyal medya üzerinden de sesini duyurmaya çalışıyor.

15 Temmuz’un üçüncü yıldönümünde sosyal medya üzerinden Yusuf Tosun isimli bir kişi, Murat Tekin’in kafasını kesenin kendisi olduğunu söyledi. Murat Tekin’in ablası “katil az önce yazdı” notuyla sözkonusu mesajı paylaştı.

 

Profilinde İstanbul Üsküdar’da yaşadığını belirten Yusuf Tosun, kendisinin o gece köprüde olduğunu, tankın üzerinde görünen üstü çıplak ve kolu bandajlı kişinin kendisi olduğunu ve Murat Tekin’in kafasını bizzat kestiğini yazdı.

İKİ YIL SONRA PİLOT OLACAKTI

Boğaziçi Köprüsü’nde kafası kesilerek öldürülen Murat Tekin, Bursa Işıklar Hava Askeri Lisesi mezunuydu. Ardından Hava Harp Okulu’na başlamıştı ve ikinci sınıftaydı. Tekin, iki yıl sonra pilot olacaktı.

Boğaz Köprüsü’nde kalabalık tarafından linç edilen; boğazı kesilip, boynuna bastırılıp nefesi kesildiği adli tıp raporunda tespit edilen 21 yaşındaki Murat Tekin’in ablası Mehtap Tekin olayı şöyle anlatmıştı:

“Tatbikat yalanıyla kandırılıp linç edilen Murat sizin oğlunuz olabilirdi, kardeşiniz, can dostunuz. Birilerinin öyle çünkü, birilerinin yeri hiç doldurulmayan bir yarası artık Murat; incecik sızlayacak bir ömür boyu. Gerisi sizin vicdanınız. Zira vicdandan başka bir teraziye inanmıyorum bu ruhsuz zamanda… 15 Temmuz gecesi, biz onu Yalova’da kampta sanıyorduk. Olayları televizyondan duyduk, hatta beş gün ben de dışarı çıktım. Komşumuzun oğlu Murat’la sınıf arkadaşıydı, onun tutuklandığını öğrendik. Murat’tan haber alamayınca kardeşimin de tutuklanmış olabileceğini düşündük. Annemle babam araştırmak için İstanbul’a gitti. Hiçbir listede kardeşimin adını bulamadılar; ne tutuklanma listelerinde ne de hastanelerde… Yaklaşık on gün kardeşimi aradık ve kimseden bilgi alamadık. İzmir’den Adli Tıp’ı aradım, orası da bilgi vermedi. Gelip bakın dedi, bakmak istemedik, ihtimal vermedik.

13. gün dayımla babam İstanbul’daki Adli Tıp’a gittiler. Orada önce teşhis edemiyorlar, çünkü tanınmayacak halde. Çıkıyorlar morgtan. Sonra ‘tırnağından’ şüpheleniyorlar, geri dönüyorlar ve teşhis ediyorlar. Sol el tırnağındaki işaretten tanıyorlar, kendisi de öyle söylerdi hep; “Şehit olursam, beni tırnağımdan tanırsınız” diye. Gerçekten de tırnağından tanındı. İzmir’de morgta gördüm, bakmasam içime dert olurdu. İnanmam gerekiyordu, ellerimle kaydettim Hava Harp Okuluna. Ben havacı olmasını istiyordum, o denizci olmak istiyordu.

O gece bizim de bildiğimiz üzere, Yalova’da eğitimdeydi Murat’lar. Akşam eğitiminden sonra uyuyorlar ve komutanları 15 dakika sonra uyandırıyor: “Hayatınızda göreceğiniz en gerçekçi tatbikata götürüyoruz sizi” diyor. Bir gruba “8 canlı bomba var” denilmiş, diğer gruba da “Cumhurbaşkanı tutuklandı”. Kardeşimin grubuna canlı bomba denilmiş, arkadaşlarından öyle olduğunu öğrendik. Sonra bunları Boğaziçi Köprüsü’ne doğru götürüyorlar, çocuklara yolda uyumaları söyleniyor, onlar da uyuyorlar.

Köprüye geldiklerinde bir anda halk otobüsü yakıyor ve çocukları içeriden çıkarmak istiyor. Çocuklar da şaşkınca etrafa bakınıyorlar. Tam olaylar başladığında biri “Yapmayın, onlar öğrenci” diye bağırıyor. Kardeşim demiş ki; “Ben öğrenciyim, ben bir şey yapmayacağım. Haberim bile yok.” Şahit olan arkadaşı anlatıyor öyle dediğini.

BIÇAKLA SALDIRDILAR

O an kalabalıktan biri gelip, tam kalp hizasına tekme atıyor. Çocuk yere düşüyor, bıçaklarla saldırıyorlar. Ben morgta kendim gördüm; boğazını, boynunu kesmişler kardeşimin. Kim ne derse desin, ben gözümle gördüm kardeşimi. Otopsi raporunda da bu nedenle öldüğü yazıyor.

Çok kötü bir şekilde kardeşim katlediliyor, hem de hiçbir şeyden haberi yokken. Arkadaşlarıyla birlikte darbe olduğunu anlayınca gidip teslim oluyorlar hemen zaten. Kardeşim de teslim olmak istiyor ama arkada kalmış, polis arabasına yetişememiş. Arkadan biri gelip tekme atıp da düşünce lince maruz kalıyor. Silivri’de yatan arkadaşları var Murat’ın, çok fazla öğrenci var yaşananları anlatan, video da öyle olduğunu doğruluyor. Videoda biri “Teğmen mi bu” diyor, anlamıyorlar bile öğrenci olduğunu çoğu. Eski emniyet müdürü, asker kıyafetiyle tanktan çıkarılıyor, o gece dönen provokasyonlar ortada, olan bu vatan için gözünü kırpmadan şehadete yürüyen gencecik çocuklara oldu. Asker kıyafetiyle ateş edildiğini gören kitle masum çocukları katletti.

Kardeşimin naaşı teslim alındıktan sonra İstanbul’da hiçbir hizmet verilmedi. Ailem özel uçak tuttu THY’den, İzmir’e getirildi. İzmir’de sela verilmedi, imamlara özellikle emir gelmiş, cenaze namazına imam bulamadık. Müftülüğü aradım, “Müslüman ülkesinde bunu yapıyorsunuz” diye çıkıştım, “Devletten bize emir geldi” dediler. Kendi imkanlarımızla usulüne uygun bir şekilde yaptırdık. Belediyeden, askeriyeden, müftülükten hiçbir yardım gelmediği gibi hain muamelesi yaptılar.

Raporda, 21 yaşındaki öğrenciye yapılan otopsi işlemi sonucunda ölümün “Vücudunda yaygın kunt travmatik lezyonlar ile kesici, delici alet yaralanmasından saptanan kişinin ölümünün boyun baskısı ve ağız burun kapanmasına bağlı mekanik asflesi” sonucu meydana geldiği kaydedildi.

Boğaziçi Köprüsünde boğazı kesilerek şehit edilen Harbiyeli Enes’in otopsi raporu

Dünya

Suriye’de ‘güvenli bölge’nin birinci aşaması için Türkiye ve ABD anlaştı

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, ABD Savunma Bakanı Mark Esper ile telefonda görüştü. Suriye’de “güvenli bölge” oluşturulmasına ilişkin planın birinci aşamasının başlatılması konusunda anlaşmaya varıldı.

BOLD – Milli Savunma Bakanlığı ve ABD Savunma Bakanlığı Pentagon, yaptıkları açıklamada iki ülke bakanlarının telefon görüşmesinde Suriye’nin kuzeydoğusunda kurulacak güvenlik bölgeyi ele aldıklarını bildirdi.

PENTAGON: HALA ÜZERİNDE ÇALIŞILMASI GEREKEN DETAYLAR VAR

Pentagon’dan yapılan açıklamada, iki bakanın Amerikan ve Türk askeri heyetlerini şu ana kadarki başarıları nedeniyle övdüğü belirtilerek, “Bakan Esper ve Bakan Akar, Suriye’nin kuzeydoğusuyla ilgili güvenlik mekanizmasının uygulamaya konmasını memnuniyetle karşılamıştır. ABD ve Türkiye, planı, aşamalı olarak ve her zaman koordineli şekilde uygulayacaktır.”

Pentagon, hala üzerinde çalışılması gereken teknik detaylar olduğunu da belirtti.

“ZAMAN KAYBETMEKSİZİN OLUŞTURULMASI GEREKTİĞİ VURGULANDI”

Milli Savunma Bakanlığı da yaptığı açıklamada, Bakan Hulusi Akar’ın görüşmede Türkiye’nin Suriye’de “güvenli bölge” oluşturulmasına yönelik görüş ve beklentilerini aktardığı ifade edildi.

Bakanlık, görüşmede Türk tarafının güvenli bölgenin takvimde belirlenen esaslar çerçevesinde zaman kaybetmeksizin oluşturulmasının gerekliliğini vurguladığı kaydedildi.

Açıklamada, “Görüşmede iki Bakan tarafından Güvenli Bölgenin oluşturulmasına ilişkin planın birinci aşamasının bu günden itibaren başlatılması ile planlamanın sonraki aşamalarını ele almak amacıyla Askeri heyetlerin en kısa zamanda Ankara’da tekrar bir araya gelmeleri hususlarında mutabık kalındı” denildi.

İBRAHİM KALIN: ERDOĞAN VE TRUMP GÜVENLİ BÖLGEYİ KONUŞACAK

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi toplantısı sırasında yaptığı açıklamada, ABD ile “güvenli bölgenin” tesisi noktasında bir adım atılarak ana çerçeve üzerinde anlaşıldığını belirtmiş, “Bunun süreci ve kapsamıyla ilgili görüşmeler devam etmektedir” demişti.

İbrahim Kalın, “Daha önce Sayın Dışişleri Bakanımızın da ifade ettiği gibi Münbiç yol haritasında yaşanan gecikmeleri, oyalama taktiklerini kabul etmemiz mümkün değil” dedi.

Sözcü Kalın, Türk ve ABD askerlerinin Fırat’ın doğusunda yakın bir zamanda ortak devriyelere başlayacağını belirtti.

Kalın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkanı Donald Trump’la bir telefon görüşmesi hazırlığı yaptığını ve Suriye’deki “güvenli bölge” ile ilgili iki liderin istişare edeceklerini söyledi.

Türkiye’nin İdlib’deki gözlem noktasına Suriye kuşatması

Okumaya devam et

Gündem

“Kendimi parayla satan insan değilim, oyuma sahip çıkıyorum”

HDP’li Diyarbakır, Van ve Mardin belediyelerine kayyım atanması ile ilgili eylemler giderek büyüyor. Vatandaş isyan ediyor: “Kendimi parayla satan insan değilim. İrademe sahip çıkıyorum, oyuma sahip çıkıyorum.”

BOLD – HDP’li 3 büyükşehir belediye başkanının görevden uzaklaştırılması ve yerlerine kayyım atanması sonrası başlayan protestolar hız kesmiyor. Polis gösterilerin yapıldığı Sanat Sokağını zırhlı araçlar ve 500 personelle ablukaya aldı. Saat 13.00’te yapılan basın açıklamasını TİP Milletvekili Barış Atay yaptı.

Atay, “Bundan sonraki süreçte HDP’yi kriminalize ederek, her türlü kaba kuvveti kendilerine meşru görerek, ama batıya sözüm ona hiçbir saldırıda bulunmayarak, ormanların yakılmasına göz yumarak, alt yapı çalışmalarını yeni seçilen belediye başkanlarının üzerine yıkarak, bir şekilde yok saymaya çalışan iktidara hep beraber direnmek, saldırıyı püskürtmek zorundayız. Tarih direnenleri yazacak” diye konuştu. Atay’ın ardından kalabalık oturma eylemine devam etti.

KENDİNİ SATANLAR UYANSIN

Diyarbakır’daki eylemlere katılan yaşlı bir kadın “Kendimi parayla satan insan değilim. İrademe sahip çıkıyorum, oyuma sahip çıkıyorum. Kendini parayla satanlar utansın” diyerek İçişlerinin seçmen iradesini hiçe sayan kayyım kararını protesto etti.

SADECE KÜRTLER DEĞİL TÜRKLER DE ZARAR GÖRÜYOR

Mardin’de de eylem vardı. Görevden alınan Mardin Belediye Başkanı Ahmet Türk yaptığı konuşmada ”Bugün antidemokratik uygulamaların olduğu bir ülkede yalnızca Kürt halkı değil, Türk halkı da zarar görüyor” diye konuştu.

POLİS İZİN VERMEDİ

Adana’daki oturma eylemi ve basın açıklamasına polis izin vermedi. Güvenlik güçleri basın açıklaması için toplanan kalabalığa dağılmaları yönünde çağrılar yaptı.

Türk-İş Başkanı Atalay’a yaşlı teyzeden tepki: Sen sus, sen hiç konuşma!

Okumaya devam et

Ekonomi

“Muazzam çöküş” yaşayan inşaat sektöründe maliyetler yüzde 21 arttı

İnşaatla ilgili istatistikler, sektörün alarm verdiğini gösteriyor. Bugün açıklanan inşaat maliyet endeksine göre geçen yıla kıyasla maliyetler yüzde 21.10 arttı.

BOLD – Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), haziran ayına ilişkin inşaat maliyet endeksi verilerini açıkladı. Buna göre inşaat maliyet endeksi 2019 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 0.79 düşerken, bir önceki yılın aynı ayına oranla yüzde 21.10 yükseldi.

Bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksinde yüzde 18.90, işçilik endeksinde ise yüzde 26.30 artış görüldü.

İnşaat sektöründe kriz büyüyor: Satışlar düşerken maliyetler arttı

İki gün önce açıklanan konut satış istatistikleri, dün açıklanan yapı ruhsatı istatistikleri ve bugün açıklanan maliyet endeksi, Türkiye inşaat sektörünün içinde bulunduğu kötü durumu gözler önüne sermesi bakımından dikkat çekici.

Konut satışlarındaki düşüş 7 aydır devam ediyor

Konut satışları temmuz ayında yüzde 17.5 düşmüştü. Söz konusu düşüş, ocak ayından bu yana kesintisiz sürüyor.

Türkiye inşaat sektöründeki çöküş yapı ruhsatlarına yansıdı: Yüzde 60 azalma var

Öte yandan belediyeler tarafından verilen yapı ruhsatları, bina sayısı bakımından yüzde 60, daire sayısı dikkate alındığındaysa yüzde 66.3 azalmıştı.

Türk inşaat sektörüne duyulan güven yüzde 32 azaldı

Ekonomist Mustafa Sönmez, yapı ruhsatı istatistiklerini ilişkin sosyal medya hesabı Twitter’yan yaptığı bir paylaşımda, “2017 nin ilk yarısında 130 milyon m2 için ruhsat alınırken 2019 da 30 milyona inmiş. 2 yılda 100 milyon düşüş, inşaat rejiminin muazzam çöküşünün ifadesidir. Muazzam çöküş!” ifadelerini kullanmıştı.

İnşaat sektörüyle ilgili tüm veriler, ekonomistin bu tespitini doğrular nitelikte.

Türkiye inşaat sektörü tepetaklak: Bir yılda 5 bine yakın şirket kapandı

Okumaya devam et

Popular