Bizimle iletişime geçiniz

Politika

15 Temmuz şehit ve gazileri için toplanan paraların akıbeti Meclis gündeminde

CHP, 15 Temmuz kumpas darbe girişimi sonrası şehit yakınları ve gaziler için toplanan bağışların akıbetinin araştırılması için Meclis araştırma önergesi verdi.

BOLD – CHP Grup Başkanvekilleri tarafından sunulan önergede, 15 Temmuz’un üzerinden üç yıl geçtiği hatırlatıldı. Dayanışma kampanyası çerçevesinde şehit yakınları ve gaziler için toplanan bağışların akıbeti soruldu.

ŞEHİT YAKINI VE GAZİLERE ÖDEME YAPILMADI

Başbakanlık genelgesi ile başlatılan kampanyanın hatırlatıldığı önergede “15 Temmuz hain darbesinin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen şehit yakınları ve gazilere, vatandaşların yaptığı bağışlardan destek sağlanamamasının izahı mümkün değildir” ifadelerine yer verildi.

NE KADAR PARA TOPLANDI NE KADARI DAĞITILDI

Dayanışma Kampanyası’nda 20 Ocak 2017 tarihi itibarıyla 309 milyon lira para toplandığı ve toplanan yardımların kurulacak bir vakıf aracılığıyla değerlendirileceğinin bildirildiği aktarılan önergede, hesaplarda ne kadar para toplandığı, toplanan paraların nasıl harcandığı, ne kadarının şehit aileleri ve gazilere dağıtıldığı konularında kamuoyuna tatminkar bir açıklama yapılmamasına dikkat çekildi.

BU TUTUM DEVLETE OLAN GÜVENİ ZEDELİYOR

Önergede, şu ifadelere yer verildi: “İktidarın saydamlık ve hesap verme sorumluluğunun gerekleri ile bağdaşmayan bu tutumu, hükümet yetkililerinin yaptığı açıklamalara güvenerek yardımda bulunan vatandaşlarımız ile şehit aileleri ve gazilerimiz başta olmak üzere tüm toplumda, toplanan paraların keyfi olarak kullanıldığı izlenimini uyandırmıştır. Devlete duyulan güvenin zedelenmesine yol açan bu durum Meclis tarafından araştırılmalıdır.”

VAKIF 13 TEMMUZ 2019’DA TESCİL EDİLMİŞ

Önergede, 20 Kasım 2017’de kurulacağı duyurulan Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfının 13 Temmuz 2019 günü tescil edilmiş olmasının da kampanya kapsamında toplanan paraların akıbeti hakkındaki şüpheleri artırdığı ifade edildi.

Temel Karamollaoğlu: ’15 Temmuz’dan sonra olan garibana oldu’

Politika

Kayyım hazırlığının seçimden bir gün sonra başladığı ortaya çıktı

Diyarbakır Belediyesine kayyım atanması hazırlığına İçişleri Bakanlığının olur yazısıyla seçimden hemen sonra başlandığı ortaya çıktı. İşte kayyım darbesinin skandal belgeleri…

BOLD – Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, kayyım kararının belediye başkanları seçildikten sonraki dört buçuk aylık süreç içinde, İçişleri Bakanlığının yürüttüğü soruşturmalar neticesinde alındığını açıkladı. Oysa ki, görevden uzaklaştırmaya ilişkin ‘Olur’ yazısında Diyarbakır Valiliğinin 1 Nisan 2019 ve 7 Ağustos 2019 tarihlerinde gönderdiği yazılar ve eklerine yer veriliyor.

HAZIRLIK 24 SAAT GEÇMEDEN BAŞLATILMIŞ!

Kayyım hazırlığının henüz seçimlerin üzerinden 24 saat geçmeden başlatıldığı ortaya koydu. 1 Nisan tarihli yazıda Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı hakkında 2017, 2018 ve 2019 yıllarında başlatılan soruşturmalar konu ediliyor. Görevden Alınan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Selçuk Mızraklı’nın avukatı, ortaya çıkan belgenin, kararın tamamen siyasi olduğunu gösterdiğini dile getirdi

SOYLU VE ALİ ÇELİK’İN İMZASI VAR

19 Ağustos 2019 tarihli ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun ‘Olur’ kararını taşıyan yazı, İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürü Ali Çelik’in imzasını taşıyor. Diyarbakır Valiliği’nin yazısının 1 Nisan 2019 tarihini taşıması dikkat çekiyor. Bu yazıya göre Valilik 31 Mart seçimlerinin sabahında, 1 Nisan tarihinde Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Adnan Selçuk Mızraklı hakkındaki soruşturmaların bir listesini yaparak, Bakanlığa göndermiş.

ESKİ SORUŞTURMALAR GEREKÇE YAPILMIŞ

Artı Gerçek’in özel haberine göre, yazıda Selçuk Mızraklı hakkında derdest olan dava ve soruşturmaların listesi yer alıyor. Mızraklı hakkında Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2017 açılan ve halen devam eden bir yargılama, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 2018 ve 2019 yıllarında başlattığı 2 soruşturma, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2018 yılında başlattığı 6 soruşturma dosyasının esas numaraları yer alıyor.

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Selçuk Mızraklı hakkında seçildikten önce başlatılan soruşturma ve yargılamalar, görevden uzaklaştırmaya gerekçe yapılıyor.

KAYYIM KARARI SİYASİ BİR OPERASYON

Mızraklı’nın avukatı Mehmet Emin Aktar’a göre, bu yazı kayyım kararının siyasi olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Aktar, “Seçimin hemen ertesi sabahı Diyarbakır Valiliği, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Başkanı hakkında İçişleri Bakanlığı’na ‘hakkında soruşturmalar var’ diye yazı yazıyor. Bu, soruşturmaların tümünün seçim öncesi konuşmalara dayandığını gösteriyor. İçişleri Bakanlığı yazısında ayrıca hakkında idari soruşturma yürütüldüğü de belirtiliyor. Ama idari soruşturmanın neye dayandığına ilişkin hiçbir bilgi yok. Hukuki referanslar gösteriliyor ama kayyım tayini ve görevden uzaklaştırma kararının tamamen siyasal bir operasyon olduğunu görüyoruz. Bunu desteklemek için de aynı gün birçok kişi gözaltına alındı” dedi.

Kayyım gerginliği giderek tırmanıyor

Okumaya devam et

Politika

Erdoğan’ın teyzesinin oğlu üçüncü kez Danıştay üyeliğine seçildi

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, bugün yayımlanan 2019/285 sayılı kararname ile Milli Eğitim Bakan Yardımcısı olan teyzesinin oğlu İbrahim Er’i yeniden Danıştay üyeliğine atadı.

BOLD – İbrahim Er, daha önce 2011 yılında Abdullah Gül tarafından Danıştay üyeliğine getirildi. 2016’da Tayyip Erdoğan’ın 12 yıllığına yeniden Danıştay üyeliğine seçtiği Er, iki yıl sonra Milli Eğitim Bakan yardımcılığı görevine atandı. Er, bugün yayımlanan kararname ile kalan süreyi tamamlamak üzere Danıştay üyeliğine yeniden seçildi.

İLKOKUL ÖĞRETMENİYDİ

İlkokul öğretmenliği yapan 51 yaşındaki İbrahim Er çalıştığı dönemde Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Yönetimi ve Denetimi Bölümünü de bitirdi. Milli Eğitim Bakanlığında öğretmen, okul müdürlüğü, İlköğretim Müfettişliği gibi görevlerden sonra 2003-2007 arasında İlköğretim Genel Müdür Yardımcılığı; 2007-2011 arasında Genel Müdürlüğü görevlerinde bulunmuştu.

“Kendimi parayla satan insan değilim, oyuma sahip çıkıyorum”

Okumaya devam et

Politika

Arınç’tan partideki çözülmelere karşı yeni ittifak önerisi

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bülent Arınç, AKP’deki çözülmelere karşı yeni ittifaklar kurulması gerektiğini belirtti. Adres olarak ise alevi kesimini gösterdi.

BOLD – Arınç, yeni parti kurmaları gündemde olan Abdullah Gül, Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu’nu eleştirdi. Bunun bir hata olacağını ileri süren Arınç, Erkan Mumcu, İdris Naim Şahin ve Abdüllatif Şener örneğini verdi. Ancak o partiler kuruluğunda AKP’nin çok güçlü zamanları oluğunu belirterek, “Şimdi biraz yaralıyız, biraz sıkıntılar var. Kendi içinde çözülmeler var” dedi.

MUHALİF SESLERE DE HAYAT HAKKI VERECEKSİN

AKP Malatya İl Başkanlığında konuşan Bülent Arınç, partideki ayrılıklara müsaade etmeyeceklerini söyledi. Arınç, “Bunun içerisinde muhalif sesler olabilir mi, olur ama bu ayrılığa dönüşmemeli. Muhalif seslere de hayat imkanı vereceksin kardeşim, eleştiri olacak. Eleştiri bir şeyin olmazsa olmazıdır, yemeğin tuzu ve lezzetidir. Ben parti grubunda konuşurken, Bakanlar Kurulunda (eleştiri) yaparım ama dışarıda yapmam, yapmamaya çalışırım” ifadelerini kullandı.

YENİ PARTİLERİN TEK ZARARI AKP’YE OLUR

Geçmişte AKP’den ayrılarak kurulan partilerin üfürük gibi gittiklerini beliren Arınç, şunları dile getirdi: “Şimdi biraz yaralıyız, biraz sıkıntılar var. Kendi içinde çözülmeler var. Bunları tekrar toplamamız lazım. Birilerinin yol göstermesiyle, onların sözlerine bakarak, karşımıza çıkıp parti kurarlarsa millet onları affetmez. Hiçbir şey bize zarar vermez. Bu partiler kurulursa tek zararı AK Parti’ye olur. Bizden 3-5 alsalar maalesef sistem o hale geldi, bizden yarım da alsalar.”

ALEVİLERİ BAŞKA SİYASETÇİLERİN ELİNE TERK ETTİK

Bülent Arınç, “Yeni ittifaklar bulmamız lazım dedim. Ben Alevi kardeşlerimizin oylarını önemsiyorum. Alevi kardeşlerimiz, bu ülkenin bir varlığıdır. Bizim onlarla iftihar etmemiz lazım. Samimiyetle itiraf edeyim, onlara çok uzak kaldık. Onları başka siyasetçilerin eline terk ettik. Ben azlığında çokluğunda değilim, bir Alevi’nin bize oy vermesi çok önemli çünkü önümüzdeki seçimlerde bizim Alevi yurttaşlarımızın oylarına ihtiyacımız var. Biz Alevileri kendimizden görüyoruz” diye konuştu.

“Türk milliyetçiliği üstüne kurulu ‘derin devlet’ Erdoğan’ı esir aldı, istediğini yaptırıyor”

Okumaya devam et

Popular