Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Dugin: Türkiye’nin İdlib politikası devam ederse Ankara-Moskova ayrışması kaçınılmaz

Kremlin’e yakınlığıyla bilinen Rus siyasi analist Alexander Dugin, Türkiye’nin İdlib politikasının devam etmesi durumunda Ankara-Moskova ayrışmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi.

BOLD – Avrasya teziyle ön plana çıkan ve Kremlin’e yakınlığıyla bilinen Rus siyasi analist Alexander Dugin, İdlib ve bu bağlamda Türk-Rus ilişkilerini değerlendiren bir makale kaleme aldı. Makale Türk basınında da yer aldı.

Suriye’deki son gelişmeler ve araştırmaları neticesinde vardığı kanıyı yazan siyasi analist Alexander Dugin, İdlib’deki dramatik durumun devam etmesinin Ankara-Moskova jeopolitik ekseninde bir kırılmaya yol açabileceğini belirtti.

Dugin, Türkiye’nin İdlib politikasının devam etmesi durumunda Ankara-Moskova ayrışmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi.

SURİYE ORDUSU, İDLİB’DE NİSAN’DAN BERİ İLERLEME SAĞLAYAMADI

Suriye Ordusu, Rus hava kuvvetlerinin desteğinde Nisan ayının sonundan beri muhaliflerin kontrolündeki son büyük bölge olan İdlib ve Hama’nın kuzeyine saldırıyor. Ancak muhaliflerin sert direnişi ile karşılaşan Suriye Ordusu bir ilerleme sağlayamadı.

Suriye’deki muhalif grupların komutanları, Suriye Ordusu’nun bir ilerleme sağlayamaması üzerine Rus özel kuvvetlerinin İdlib’deki savaşa katıldığını ve Rusya’nın ilk kez Suriye’deki savaşta kara birliklerini kullanmaya başladığını açıkladı.

Muhalifler, Rus özel birliklerinin çatışmalara doğrudan dahil olmadığını, cephe gerisinden operasyonları yönettiğini belirttiler. Rus özel kuvvetler askerlerinin, keskin nişancı olarak görev yaptığı ya da anti-tank silahlarını kullandığı kaydedildi.

SURİYE VE RUSYA İDLİB’DE “SERT KAYAYA ÇARPTI”

Rus Ordusunun 2015’ten beri dahil olduğu Suriye Savaşı’nda ilk kez Suriye Ordusu İdlib’de çok sert bir direnişle karşılaştı.

Batı basınında özellikle son haftalarda Suriye ve Rusya’nın İdlib’de “sert kayaya çarptığı” yorumları yapılmaya başlandı. Uluslararası haber ajansları ve gazeteler, Türkiye’nin Suriye’nin diğer bölgelerinde olduğunun aksine muhaliflerin son kalesi konumundaki İdlib’de işi sıkı tuttuğunu ve muhaliflere ciddi manada silah desteği sağladığını belirtiyorlar.

DUGİN: İDLİB, TÜRKİYE’NİN STRATEJİK ÇIKARLARININ ÖNÜNDE ENGEL

Dugin’e göre Suriye’de şu ana kadar savaşın kazananı Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunan Esed, Rusya, İran ve Türkiye. Ancak muhaliflerin elindeki son bölge olan İdlib, Suriye’nin geleceği buradaki savaşa bağlı olduğu için “mihenk taşı” konumunda.

Türkiye’nin Suriye’de Rusya’nın “zımni sözleşmesi” ile bulunduğunu iddia eden Dugin; Kürtlerin Batı, İsrail ve Amerika ekseninden çıkmasını isteyen Rusya’nın Kürtlere karşı mücadele eden Türkiye’nin Suriye’de bulunmasına sert muhalefet etmediğini belirtti.

İdlib’in “Türkiye’nin stratejik çıkarlarının önünde temel engel” olduğunu ifade eden Dugin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisini hala Suriye’deki bazı muhalif grupların hamisi olarak gördüğünü kaydetti.

DUGİN: İDLİB, TÜRKİYE İÇİN ÖLÜMCÜL OLABİLİR 

Dugin, Erdoğan’ın Suriye’de önce radikal gruplarla işbirliği yaptığını ardından Avrasya eksenine kaydığını ve Moskova ile eylemlerini uyumlu hale getirdiğini yazdı. Ancak Ankara’nın hala İdlib’deki militanlar için sorumluluk hissettiğini ve bu durumun Türkiye’nin ana çizgisi ile uyuşmadığını söyledi.

Türkiye’nin NATO ve ABD ile ilişkilerinin bozulduğunu belirten Dugin, “Erdoğan’ın İdlib’deki militanlara yardım konusundaki sadakati kendisi ve bütün politikaları ile çelişiyor”  dedi.

İdlib yakınlarında Rus üslerinin bombalanmasına atıfta bulunan Dugin, “Bu durum Rusya ile artan bir gerilime yol açıyor ve yeni provokasyonlara kapı aralıyor… Bugün İdlib şimdiden ciddi bir problem ve yarın Türkiye için ölümcül olabilir ” dedi.

DUGİN: TÜRK ORDUSU VE ÖZELLİKLE DONANMASI DA MUHALİFLERİN SİLAH BIRAKMASINI İSTİYOR

Dugin, sorunun çözümünün Türkiye kontrolündeki muhalif grupların Suriye ve Rusya’nın sağlayacağı af karşılığında silahları bırakması olduğunu söyledi. Dugin, “Bu temel adımı Rusya, Türkiye ile işbirliğini devam ettirmek için bekliyor” dedi.

Dugin, bu adımı Türk Ordusunun ve özellikle Türk Donanmasındaki komutanların istediğini iddia etti.

Dugin, “Şimdi Suriye’nin kurtuluşu ve barışın sağlanması önündeki temel engel İdlib”şeklinde yazdı.

İDLİB ÇATIŞMASIZLIK BÖLGESİ

Türkiye ve Rusya, İdlib’deki muhaliflerin ağır silahlardan arındırılması ve bölgede Suriye güçleri ile muhalifler arasında bir tampon bölge kurulması konusunda 2018 yılı Eylül ayında anlaşmıştı. Ancak bu konuda ilerleme sağlanamadı.

Bölgede el Kaide bağlantılı Hayat Tahrir Eş-Şam tamamen kontrolü sağladı. El Kaide’nin Suriye kolu Nusra Cephesi, 2016 yılında adını değiştirerek Tahrir Eş-Şam ismini almıştı. Rusya ve Suriye Ordusu, bir çatışmasızlık döneminin ardından nisan ayında bölgeye yönelik saldırılarını yeniden yoğunlaştırdı.

Rusya ve Türkiye’nin devreye girmesiyle geçen ay İdlib’de geçici olarak ateşkes sağlanmıştı.

 

Suriyeli Muhalifler: Rus özel kuvvetleri İdlib’deki savaşa katıldı

 

Dünya

Bosna’da öğretmen Fatih Keskin için yürütmeyi durdurma kararı

Direktor Fatih Keskin Bosnien

Bosna Hersek’teki Richmond Park Bihaç Koleji’nin Müdürü Fatih Keskin’in Türkiye’ye iade edilmesine  yargı ‘dur’ dedi. Mahkeme yürütmeyi durdurma kararıyla hukuksuzluğun önüne geçti.

BOLD – Türk vatandaşı Fatih Keskin, 4 Aralık’ta Bihaç şehrinde çağrıldığı polis merkezinde gözaltına alındı. Keskin, sürekli oturumunun iptal edildiğinin kendisine söylenmesinden sonra Saraybosna’da bir göçmen merkezine götürüldü.

20 yıla yakın bir süredir Bosna Hersek’te yaşayan ve sürekli oturumu olan eğitimci Fatih Keskin, kararı yargıya taşıdı. Mahkeme, yürütmenin durdurulmasına hükmetti.

Keskin’e yönelik yapılanlar Bosnalıların büyük tepkisini çekmişti. Ana muhalefet partisi, gelişmeyi ‘Bosna halkının tamamına yönelik bir korkutma hareketi’ olarak yorumlarken, öğrenciler ve mezunlar sosyal mecralardaki kampanyalarla Fatih öğretmene sahip çıktı.

Muhalefet, Türk öğretmenin yaşadıklarının AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın özel siparişi üzerine, politik sebeplerle gerçekleştiği görüşünü dile getirdi.

JİTEM de aklandı: Tüm sanıklara beraat

Okumaya devam et

Dünya

Hindistan’da Müslümanları hedef alan ayrımcı yasa kanunlaştı

Hindistan’da komşu ülkelerden gelen 6 dini gruba vatandaşlık yolunu açan ve aynı konumdaki Müslüman göçmenleri dışarıda bırakan “vatandaşlık yasasında değişiklik öngören tasarı” kanunlaştı.

BOLD – Yürürlüğe giren kanun kapsamında ülkeye yasa dışı yollardan giren göçmenlerin vatandaş olmasını engelleyen 64 yıllık Vatandaşlık Yasası değişmiş oldu.

Değişikliğe göre, özellikle Pakistan, Bangladeş ve Afganistan’da dini baskıdan kaçan Budist, Sih, Jain, Parsi, Hindu ve Hristiyanlar, kimliklerini ve Hindistan’da 6 yıldan uzun süredir yaşadıklarını kanıtlamaları halinde vatandaşlık elde edebilecek. Aynı pozisyondaki Müslümanlar ise yasanın dışında tutuldu.

Dünyada en çok Müslüman nüfusa sahip ikinci ülke Hindistan’ın, 200 milyon Müslüman’ı ikinci sınıf vatandaş haline getirmek ve birçoğunu vatansız bırakmak için attığı bir adım olarak görülen kanun, Müslümanların sınır dışı edileceği veya hapse atılacağı gerekçesiyle çokça eleştirilmişti.

YASAYA TEPKİLER

Hindistan Ulusal Kongresinin (INC) eski lideri Rahul Gandi, Twitter’dan yaptığı açıklamada, tasarının, Başbakan Narendra Modi ve İçişleri Bakanı Amit Şah yönetiminin kuzeydoğu eyaletlerini etnik olarak temizlemeye yönelik bir girişimi olduğunu kaydetmişti.

Gandi, hükümetin adımını, kuzeydoğuya, oradaki halkların yaşam tarzlarına ve Hindistan fikrine saldırı olduğunu belirtmişti.

Tüm Hindistan Müslüman Meclisi Birliği (AIMIM) Başkanı ve Haydarabad Milletvekili Asaduddin Uveysi, tasarının, Hindistan anayasasının temel yapısını ihlal ettiği değerlendirmesinde bulunmuştu.

Tasarı aleyhinde kuzeydoğu eyaletlerinde çok sayıda protesto gösterisi düzenlenmişti.

Assam eyaleti genelinde on binlerce kişi tasarıyı protesto etmek için yolları kapatmış, yer yer göstericiler ve güvenlik güçleri arasında çatışmalar çıkmıştı. Eyaletin başkenti Guvahati’de düzenlenen gösteriler sırasında polisin ateş açması sonucu 2 sivil yaşamını yitirmişti.

Manipur, Tripura, Meghalaya ve Mizoram gibi kuzeydoğu eyaletlerinde de protestolar yaşanmıştı.

Yunanistan’ın Meriç’ten geçen göçmenleri Türkiye tarafına ittiği görüntüler ortaya çıktı

Okumaya devam et

Dünya

Trump ile Times’ın yılın kişisi seçtiği Greta Thunberg arasında Twitter atışması

ABD Başkanı Donald Trump, Time dergisinin çevre eylemcisi Greta Thunberg’i yılın insanı seçmesini eleştirdi ve İsveçli genç kızın “rahatlayıp”, sinemada bir film görmesi gerektiğini söyledi.

BOLD –  Trump, Twitter hesabında “Çok gülünç. Greta Öfke Kontrolü sorunu üzerinde çalışmalı, daha sonra bir arkadaşıyla eski moda güzel bi filme gitmeli! Rahatla Greta, Rahatla!!” dedi.

Thunberg ise yanıtını dakikalar sonra verdi ve Twitter’daki biyografisini “Öfke kontrolü sorunu üzerinde çalışan bir genç. Şu anda bir arkadaşıyla eski moda güzel bir film izliyor” yazdı.

Sosyal medyada verilen yanıtlarda Trump’a tepki gösterildi ve ABD Başkanı’nın yaptığının “zorbalık” olduğunu söyledi, ancak bazı ünlü Twitter kullanıcıları da Trump’a destek verdi.

TRUMP: ÇOK NEŞELİ BİR GENÇ KIZ

ABD Başkanı Donald Trump, New York’ta Eylül ayında düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Zirvesinde oldukça öfkeli ve duygusal bir konuşma yapan 16 yaşındaki İsveçli Greta Thunberg için ‘çok neşeli genç bir kıza benziyor’ ifadelerini kullanmıştı.

Thunberg’in New York’ta ABD Başkanı Donald Trump’ın zirveye gelişini izlerken yüzünün aldığı şekil o dönemde çok konuşulmuştu.

TIME, 2019 yılının en etkili kişisi olarak Greta Thunberg’i seçti

Okumaya devam et

Popular