Bizimle iletişime geçiniz

Manşet

Emre Belözoğlu: Fenerbahçe’de şampiyonluk ışığı fazlasıyla var

Fenerbahçe’ye 4 yıl aranın ardından yeniden dönen Emre Belözoğlu, Avusturya kampında özel açıklamalarda bulundu. Sarı-Lacivertli takıma şampiyonluk kazanmak için geldiğini söyledi.

BOLD – Fenerbahçe’nin Avusturya kampında ajansın sorularını yanıtlayan 38 yaşındaki futbolcu, hazırlık süreciyle ilgili olarak, “Topuk Yaylası’nda ilk etap çalışmalarımızı tamamladık, ben de takımla beraber son 3 güne katıldım. Orada takımla daha çok adaptasyon antrenmanları yaptım. Burada biraz daha yoğun çalışıyorum.

ERSUN HOCANIN SEZON BAŞI KAMPLARI SERT GEÇER

Sonuçta Ersun Hoca’nın sezon başı kampları hemen hemen herkesin bildiği gibi sert geçiyor. Sadece biraz burada hava şartları beklenenin üstünde sıcaklıkta devam ettiğinden onun sıkıntısını yaşıyoruz. Onun dışında eğlenceli, iyi bir ortamımız var, eğlenirken iyi çalışan bir grubumuz var. Burada oynayacağımız son hazırlık maçıyla bu etabı da tamamlayacağız. Ligin ilk maçına kadar önümüzde 3 haftalık bir süre var. İnşallah en hazır şekilde o maça çıkacağımızı düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

HAZIRLIK MAÇLARINI ÖLÇÜ OLARAK KABUL ETMİYORUM

Fenerbahçe’nin Alman ekibi Wolfsburg ile oynadığı hazırlık maçında olumlu sinyaller verdiğini belirten Emre Belözoğlu, “Sezonu bizden önce açmış ve daha çok maç oynamış bir takım olmasına rağmen biz de hazır bir görüntü verdik. Ne kadar olumlu ya da olumsuz olsun, hazırlık maçlarını hiçbir zaman bir ölçü olarak kabul etmiyorum. Bizim burada ortaya koyduğumuz kazanma isteği, kaybetmeme isteğinin olması önemli. Bunu oturtmaya çalışıyoruz.

KAYBETMEKTEN KORKAN DEĞİL KAZANMAKTAN KEYİF ALAN TAKIM

Hocamız buna çok vurgu yapıyor. Kaybetmekten korkan değil, kazanmaktan keyif alan bir takım oluşturmak istiyoruz. Özellikle sezon başı kamplarında Alman takımlarıyla oynamak bazı sıkıntılı sonuçlar çıkarabiliyor. Çünkü onlar fizik olarak diğer liglerdeki takımlara göre çok daha hazır olabiliyorlar. Maçın bazı bölümlerinde beklenenden daha iyi performans ortaya koyduk ama çok daha iyi oynayacağımız, iyi sonuçlar alacağımız karşılaşmalar da olacak.” şeklinde konuştu.

4 SENELİK ARADA BAZI ŞEYLER DEĞİŞMİŞ

Emre, “Ayrıldığın dönemdeki Fenerbahçe ile şimdiki Fenerbahçe arasındaki farklar neler?” sorusuna, şu yanıtı verdi: “Öncelikle çok özlediğim bir durum var. Benim için farklı bir özlem vardı ama tabii ki her şey aynı şekilde devam etmiyor. Bazı şeyler değişiyor, 1 sene de bile değişebiliyor. Bu 4 senelik arada bazı şeyler değişmiş, bu da normaldir ama önemli olan Fenerbahçe’nin değerlerinin, Fenerbahçe’nin aidiyetinin ve hedeflerin net bir şekilde belirlenmesi. Geçmişte olduğu gibi başarıya odaklanmamız gerekiyor.

FENERBAHÇE’NİN HEDEFİ HER MAÇI KAZANMAKTIR

Fenerbahçe’nin genlerinde zaten bu var. Fenerbahçe’nin hedefi her oynadığı maçı kazanmak olduğu gibi, her bulunduğu kulvarda da şampiyonluk olacaktır, inşallah. Biz de bunun burada sezon başı itibarıyla temellerini atmaya çalışıyoruz. Yeni bir oyuncu grubumuz var, geçen seneden 14-15 oyuncumuz ayrıldı. Bu sene henüz 4-5 transfer yapıldı. Yeni bir oluşum var, inanıyorum bizler burada bu iradeyi ortaya koyarsak, bu temelleri atarsak güzel günler bir şekilde gelecektir.”

ÜLKENİN EN BÜYÜK TAKIMI SAHAYA ÇIKARKEN HER OYUNCU HİSSEDECEK

Emre Belözoğlu, sarı-lacivertli takımın geçtiğimiz sezon geçirdiği zorlu süreç hakkında ise şu değerlendirmede bulundu: “Bir oyuncunun olmadığı bir ortamı eleştirmesinin doğru olmadığını düşünüyorum. Geçen sene kendini Fenerbahçeli hisseden herkes için zor bir seneydi. Oyuncular bazında bakarsanız, bu bile benim yaşadığım bir tecrübe değil.

ALT SIRALARDA MÜCADELE ETMEK KOLAY DEĞİL

Fenerbahçe takımının alt sıralarda mücadele etmesi kolay bir psikoloji değildir, hiçbir oyuncu için değildir ama Fenerbahçe forması giyen oyuncu için ekstra zor bir durum ortaya çıkıyor. Benim bir şey söylemem doğru olmaz ama geçen seneyi tecrübe etmiş her oyuncu, bu sene oynadığı her maçın, her dakikanın kıymetini bilerek sahaya çıkacak, çıkmalıdır da. Çünkü büyük takım futbolcusu olmak, büyük takım camiasına ait olmak bunları gerektirir.

Bizim gönlümüzde de Fenerbahçe bu ülkenin en büyük takımı olduğu için sahaya çıkan her oyuncu inşallah bu sene bunu hissedecektir. Keşke orada olsaydım, şunu şöyle yapardım dediğimden daha çok, Fenerbahçe yenildiğinde üzüldüğüm, belirli durumlar da gördüğümde her Fenerbahçeli gibi benim de sıkıldığım süreler olmuştur. Onun dışında tabii ki benim de motive olduğum bir hayatım vardı ve kolay bir hayat değildir, futbolculuk gerçekten zor bir meslek.”

FENERBAHÇELİ KİMLİĞİMİ HİÇ BİR ZAMAN GİZLEMEDİM

Deneyimli futbolcu, dört yıl aradan sonra Fenerbahçe’ye geri dönüş sürecini ise şöyle anlattı: “Ayrıldıktan sonra geri döneceğime ilişkin gerek dolaylı yollardan, gerek birebir diyaloglarımla duyuyordum. Bana söyledikleri de oluyordu. Bu sene bittiğinde de bir şekilde hocamızın böyle bir talebi olduğunu bana ilettiler. Ondan sonra ben de sezon sonunda bunun konuşulabileceğine dair bazı şeyler söylemiştim. Sezon sonu geldiğinde de Sayın Başkanımız Göksel Gümüşdağ ile bir görüşme yaptım ve kendisinden müsade istedim. Sonra da Fenerbahçeli büyüklerimiz ile bir görüşmem oldu, akabinde de imza attım zaten. Ben Fenerbahçeli kimliğimi hiçbir zaman gizlemedim.

SEMİH AĞABEY’İN KATKISI ÇOK OLDU

Başakşehir’de oynadığım dönemde de Başakşehir’den ayrılırken de olabildiğince Başakşehir Kulübüne, başkanımıza en iyi profesyonellik örneği göstererek ayrılmaya çalıştım. Ondan sonra da böyle bir süreç gelişti. Oturduk, konuştuk. Sayın başkanımız ile yaptığımız görüşme çok da uzun olmadı. Semih Ağabey’in burada çok ciddi bir payı var. Birebir ilişkilerimiz kendisi ile geçmişte de çok iyiydi. Semih Ağabey’in transferimde çok büyük payı var. Transfer demeyeyim de yuvama geri dönmemde diyeyim. Ben mutluyum, inşallah bizden bekleneni öncelikle sahada göstermeye çalışacağım.”

PARA KONUSU HİÇ GÜNDEME GELMEDİ

Emre, transferi sırasında para konusunun hiç gündeme gelmediğinin altını çizerek, “Öyle bir şey konuşulmadı. Ben burada gerçekten öncelikle saha içinde elimden gelen her şeyi yapacağımı daha sonra da takım arkadaşlarımla birlikte bu aidiyeti arttırabilme adına mücadele edeceğimizin sözünü verdim. İnşallah da sezon sonuna kadar mücadelemizi devam ettiririz.” dedi.

FENERBAHÇE’DE FUTBOLCULUK DIŞINDA GÖREVİM YOK

Deneyimli futbolcu “Antrenman ve maçlarda Ersun Yanal ile sık sık konuşuyorsunuz. Takım içinde farklı bir pozisyonunuz da olacak mı?” sorusuna şöyle cevap verdi: “Buraya geldiğimde ‘Takıma ağabeylik yapacak, farklı bir konumda olacak’ sözleri oldu. Burada hepimiz aynı konumdayız, aynı durumdayız. Ben saha içinde kalacağım, saha içinde Fenerbahçe takımına elimden geldiğince hizmet etmeye çalışacağım.

Fakat ben 25 yaşından sonra oynadığım hemen hemen her takımda sadece futbolculuk değil başka görevlere de soyundum. Etrafımdaki oyuncu arkadaşlarımın gelişimi için elimden gelen her şeyi yaptım. Sadece Fenerbahçe’ye özgü yapacağım bir durum değil. 13-14 yıldır hemen hemen oynadığım her takımda kaptanlık yaptığım için yine yapacağım bir durum. Benim için zor olmadığına inandığım, yapabildiğim bir durum olduğunu düşündüğüm bir süreç.

İLK GÖREVİM FENERBAHÇE FORMASINI TERLETMEK

İlk görevim saha içinde Fenerbahçe formasını terletmek, Fenerbahçe’nin başarısı için saha içerisinde mücadele etmek. Ondan sonrası hocanın takdiridir. Ben oynarım, oynamam, oynadığım ve oynamadığım sürede de aklımda sadece Fenerbahçe’nin başarısı olacak. Bu takım içerisindeki herkesin de sadece o başarıya odaklanması için elimden gelen her şeyi yapacağım. Öncelikle bunun bilinmesini istiyorum, ben buraya bir futbolcu olarak geldim, beni tanıyanlar bu anlamdaki mesafelerimi de iyi bilirler. Burada futbolculuk dışında bir görevim yok. 25 yaşından sonra ne yaptıysam yine aynısını yapacağım.”

ÖYLE DURUMLAR OLUR Kİ HOCA KARIŞMAZ

Ersun Yanal ile A Milli Takım’da da birlikte çalıştıklarını hatırlatan Emre, “Şampiyon olduğumuz sene de Fenerbahçe’de birlikte çalıştığımız bir hocamızdı. O da transferimi çok istediğini söylemişti. Onunla beraber olmaktan çok mutluyum. Hocamız tecrübeli oyunculara güvenini her zaman iletmiştir. Bazen öyle durum olur ki hoca duruma hiç karışmaz, tecrübeli oyuncuların bunu halletmesini bekler.

Hocanın da tarzını bildiğim için burada kendisine yardımcı olacağımı düşünüyorum. Ben ve benim gibi tecrübeli arkadaşlarımız, hocamıza takım içerisinde bazı durumları, sıkıntıları ve problemleri aksettirmeden çözmeye çalışacağız.” yorumunu yaptı.

FENERBAHÇE’DE ŞAMPİYONLUK IŞIĞI FAZLASIYLA VAR

“Fenerbahçe’de şampiyonluk ışığını fazlasıyla görüyorum.” diye Emre, şöyle devam etti: “Mevcut transferlerimiz dışında, geçen sene takımında yer alan bazı arkadaşlarımızın da çok büyük katkı yapacağını düşünüyorum. Kampı yakından takip ediyorsunuz, bu anlamda siz de bazı oyuncuların değişimini ve gelişimini görüyorsunuzdur.

Fenerbahçe takımı içindeki bütün değerli oyuncular her şeyden önce potansiyeli olan oyuncular ki buraya gelmişler, o formaya layık görülmüşler. O yüzden elimizdeki her oyuncuyu kıymetli bilip elimizden geldiğince destek olmaya çalışmalıyız. Ben takım kaptanı olarak da bunu söylemiyorum, taraftarımızın da bu bilinçte olması gerekiyor.

FENERBAHÇE FORMASINI TAŞIYAN KIYMETLİDİR

Üzerinde Fenerbahçe forması taşıyan herkes bizim için kıymetlidir, önemlidir. Geçen sene belki kendi performansının, beklentilerin altında kalmış oyuncularımızı da inşallah bu sene daha yukarıya çekeceğiz. Onlardan da birçok katkı alacağız diye düşünüyorum. Bunların başında bazı Türk oyuncular var, Alper, Tolgay, Serdar Aziz ve Sadık gibi…

Ozan gitti başarılı bir dönem geçirdi. Türk oyuncu deneyimine içeride enerji anlamında ciddi bir ihtiyaç var. Onların vereceği destekle inşallah takımımız, yeni transferlerinin de bir an önce motive olmasıyla inşallah güzel günler gelecek. Şu anki kamp ortamından da içerideki enerjiden de çok memnunum. Önemli olan bunu sürdürmek ve skorlara yansıtabilmek.”

5 TAKIM LİGİN KADERİNİ BELİRLER

Süper Lig’de gelecek sezon yaşanacak şampiyonluk yarışını da değerlendiren deneyimli futbolcu, şu ifadeleri kullandı: “Sonuçta Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray, Trabzonspor, Başakşehir bunlar büyük takımlar. Bunlar artık ligimizin domino taşları. Saydığım 5 takım ligin kaderini belirleyen takımlar oluyor. Bunun yanında öyle takımlar ortaya çıkıyor ki ligin kaderini tamamen belirleyecek performanslar ortaya koyabiliyor. Bizim için önemli olan ilk oynayacağımız maç.

Onun dışında bir şey düşünmek, başka takımlarla alakalı çok fazla yorum yapmak istemiyorum. İnşallah sonuna kadar kovalayacağımız ve sonunda da şampiyonlukla bitireceğimiz bir sene olur. Bunun için mücadele ediyoruz, ben de bunun için buraya geldim. Tabii ki günün sonunda çalışırsak, istersek yine Fenerbahçe sezonu şampiyon olarak tamamlayacaktır.

İŞİNİ İYİ YAPAN GÜNÜN SONUNDA BAŞARILI OLUR

Çünkü camia ve futbolcular olarak buna ihtiyacımız var. İnşallah bu sene göstereceğimiz performansla hak ederek kazanmak istiyoruz. Ben hayatım boyunca hiçbir röportajımda büyük konuşmadım, büyük konuşmayı da doğru görmüyorum ama işini iyi ve disiplinli yapan ve inanan herkesin günün sonunda başarılı olacağına inanmışımdır. Büyük konuşmaktan ziyade, çok çalışmalı ve çok arzu etmeliyiz. Bulunduğumuz konumu, durumu, Fenerbahçe’nin büyüklüğünü hissederek saha içerisinde olursak inşallah sezon sonunda kupayı kaldıran taraf biz oluruz. Fenerbahçe’ye şampiyonluk için geri döndüm.”

BU SEVGİYİ HAK EDECEK NE YAPTIM DİYE DÜŞÜNÜYORUM

Fenerbahçe taraftarının kendisine her zaman büyük sevgi gösterdiğini ve bundan büyük mutluluk duyduğunu aktaran Emre, şunları kaydetti: “Sağ olsunlar ben Fenerbahçe taraftarının büyüklüğünü, sahada, saha dışında, sokakta net bir şekilde hissediyorum. Hepsine ayrı ayrı söyleyecek cümle bulamıyorum. Çünkü bazen bu sevgiyi hak edecek ne yaptım diye düşünüyorum eve gittiğimde. Ama hepsinden Allah razı olsun bana bu teveccühü gösteriyorlar.

Bu beni ayrıca motive ediyor ve sorumluluğumu yükseltiyor. Bunun da bilincindeyim, inşallah her şeyden önce benden beklenen saha içi performansını göstereceğim. Onların da benden, takımımızdan beklentisi yüksek, geçen sene de takıma destek anlamında mükemmel bir örnek ortaya koydular, bize bu sene de destek olacaklardır. Onların da beklentilerini biliyoruz, ona göre hazırlanıyoruz. Onlara da sizin aracılığınızla bir kez daha teşekkür ediyorum.”

MURİQİ, BURAK YILMAZ İLE BERABER LİGİN EN İYİ FORVETİ

Emre Belözoğlu, Medipol Başakşehir Teknik Direktörü Okan Buruk’un, “Vedat Muriqi, Türkiye’nin şu an en iyi forvet oyuncusu” sözleriyle ilgili olarak ise, “Ben tabii ki diğer forvet arkadaşlarıma haksızlık etmek istemem ama benim gözümde de Burak Yılmaz ile birlikte ülkenin en iyi iki forvetinden biri olduğunu düşünüyorum. Bu göreceli bir kavramdır. Bizim takımımızda Vedat gibi bir oyuncunun olması beni çok mutlu ediyor. Ekstra motive ediyor. Vedat Muric, Burak Yılmaz’la beraber bence Türkiye’nin en iyi iki forveti diyebilirim.” diye konuştu.

İLK DÜŞÜNDÜĞÜM ŞEY SAHAMIZDA OYNAYACAĞIMIZ GAZİŞEHİR MAÇI

Fikstür avantajı ya da dezavantajı yorumlarına katılmadığını aktaran Emre, şu sözlere yer verdi: “İyi fikstür, kötü fikstürden ziyade iyi takım, kötü takım, iyi hazırlanmış, kötü hazırlanmış takım vardır. Benim için büyük takım gerçeklerinde, tek geçerli bir şey var, sahamızda ilk oynayacağımız Gazişehir maçı. Kafamda başka bir şey yok.

BENİM İÇİN TEK GERÇEK, MAÇA İYİ HAZIRLANMAK

Ama fikstürü büyük fotoğraf olarak değerlendirdiğinizde hemen hemen her takımın zorlu bir fikstürü var zaten Süper Lig zorlu bir lig. Sen iyi bir fikstür çektin, ben kötü bir fikstür çektim demek bence doğru bir yaklaşım değil. Ligin ilk ve ikinci yarısında bile farklı bir durum ortaya çıkıyor. İlk yarısında herkes konumunu belirliyor, ikinci yarıda o konumunu korumaya çalışıyor. Büyük takım gerçekleri benim gözümde biraz daha farklı. Benim için tek bir gerçek var, iyi bir hazırlık kampı geçirip, kendi sahamızda seyircimiz önünde çıkacağımız maça fizik ve mental olarak en iyi şekilde hazırlanmak.”

ELJİF HAYATININ HER SAATİNİ PROGRAMLAMASI LAZIM

İtalyan ekibi Napoli’ye Fenerbahçe tarihinin en yüksek bonservis ücretiyle transfer olan oyuncularından Eljif Elmas’ın çok genç ve dinamik bir oyuncu olduğunu belirten Emre, “Başarılı olacağına inanıyorum. Daha zor ve sistemli bir lige gitti. Fenerbahçe’de oynamak çok zordur ama Napoli’de Serie A’da oynamak da zordur. İyi konsantre olması lazım, futbolculuk bazen sadece saha içerisi olarak algılanıyor o yanlış bir algı.

Futbolcu böylesi üst seviye liglerde oynarken hayatının her saatini programlaması gerekiyor. Daha kaliteli oyuncuların olduğu bir ligde oynayacak. Kendisine başarılar diliyorum, Fenerbahçe’ye hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyorum. Onun başarısı için dua edeceğiz. Başarısını bir mutluluk aracı olarak görecektir tüm Fenerbahçe camiası.” dedi.

FENERBAHÇE’YE DÖNMEMDE PAYLARI BÜYÜK

Dört sezon futbol oynadığı Medipol Başakşehir’in kendisi için özel bir yeri olduğunu vurgulayan Emre, “Ayrılmak gerçekten zor oldu. En değerli duygu sevildiğini hissetmek. Başakşehir ailesi içerisinde herkes bana bunu hissettirdi. Bende elimden geldiğince geçmişteki 4 senelik başarının içerisinde yer almaya çalıştım. Hep beraber güzel işlere imza attık.

İnşallah bundan sonra da böyle devam ederler. Başakşehir’de kader birliği yaptığım herkesin bende çok farklı yeri var. Onların benim bu 4 senelik gelişimimde, belki tekrar Fenerbahçe’ye geri dönmemdeki paylarını, bana kattıklarını hiçbir zaman unutmayacağım.” şeklinde konuştu.

BAŞAKŞEHİR YİNE ŞAMPİYONLUĞA OYNAR

Medipol Başakşehir’in kendisi ve teknik direktör Abdullah Avcı’nın ayrılışının ardından düşüşe geçeceği yönündeki görüşlere katılmadığını belirten Fenerbahçe Kaptanı, “Başakşehir bence yine şampiyonluk adaylarından bir tanesi olacaktır. Evet Abdullah Hoca ile yıllardır süre gelen bir beraberlik vardı, ben 4 senedir takımın içerisindeydim, takımın kaptanıydım ama Başakşehir, vizyon ve hazırlık olarak herkesin yerini doldurabilecek bir vizyona sahip. Sayın başkan, oradaki yöneticiler, aralarına katılan Okan Hoca, benim çok yakın bir dostum ve ağabeyim. Nasıl bir karakterde birisi olduğunu iyi biliyorum, başarıyı nasıl istediğini, oyunculuğunda da öyleydi, hocalık kariyerinde de hep bu vizyonla hareket etti.

Benim gözümde Başakşehir, yine şampiyonluğun en büyük adaylarından biri. Yine oturmuş bir kadrosu var, baktığınız zaman kadronun içerisinden sadece birkaç oyuncu eksildi, yerlerini doldurmaya çalışıyorlar. Birkaç takviyeyle yine şampiyonluğun herkes kadar adayı olacaklardır.” görüşlerini paylaştı.

BAŞAKŞEHİR’DE TARAFTARIN MOTİVESİNE İHTİYAÇ DUYDUK

Geride kalan sezonda Medipol Başakşehir’in önemli bir puan avantajına rağmen şampiyonluğu kaybetmesini de değerlendiren Emre, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şampiyonluk bir sonuç. Ben o sonucu yakalamayı, o kupayı kazanmayı, biliyorum ki geçen seneki takımımız içerisinde herkes istedi ve elinden gelen mücadeleyi gösterdi. Bazen şampiyonluğun parametreleri farklı olabiliyor. Büyük camialarda hedefe gitmek özellikle puan avantajı varken çok daha kolay olabiliyor. Camianın gücü, medyanın arkanızda olması, taraftarınızın her daim sizi itmesi özellikle iç saha maçlarında…

Başakşehir’in kurulduğu günden bu yana kesinlikle gelişen, büyüyen bir taraftar kitlesi olsa dahi şampiyonluğa oynamak için bazen onların ekstra motivesine ihtiyaç duyulabiliyor. Özellikle iç saha maçlarında bunun sıkıntılarını yaşadık. Kırılmaların yaşandığı Göztepe ve Rize maçlarında bu bizi biraz zorladı. Üstüne de bir Sivas deplasmanı geldi, oradan da galibiyet gelmeyince üç haftada 7 puanlık bir kayıp oldu. Oyuncu kalibresi olarak kesinlikle şampiyon olabilecek bir takımdık ama bazen şampiyonluğu belirleyen parametreler farklı olabiliyor.

GALATASARAY’LA BİREBİR KALMAMIZ ONLARI ÖNDE KILDI

Geçen sene bir de rakip olarak sadece Galatasaray vardı, diğer takımlar da şampiyonluk potasına girebilseydi daha farklı bir motivasyon da çıkabilirdi Galatasaray ve bizim için. Birebir kalmamız, camia olarak Galatasaray’ı daha önde kıldı. Sonuçta Başakşehir’in gelişimini, yakaladığı bu başarıyı kimsenin küçümsememesi gerektiğini düşünüyorum. Dört senede toplanan puanlara baktığınızda ligin belki de en tepesinde Başakşehir olabilir. Bence orada mükemmel bir hikaye yazıldı. İnanıyorum ki bu sene de devam edecektir. Gönül isterdi şampiyonluğu ama olmadı.”

ABDULLAH HOCA’NIN BAŞARILI OLMASI ÇOK İSTERİM

Emre Belözoğlu, Medipol Başakşehir’de birlikte çalıştıkları teknik direktör Abdullah Avcı’nın da başarılı olmasını istediğini dile getirerek, “Abdullah Hoca’yı tanımak gerekiyor. Her şeyden önce çok değerli bir insan. Futbol dünyasındaki farklı insanlardan biri benim kalbimde. Çok başarılı olmasını isterim. Şu an tabi artık kulüplerimiz ayrıldı, ben Fenerbahçe’nin başarısı için mücadele edeceğim ama Abdullah Hoca’nın da başarıyı nasıl isteyen biri olduğunu bildiğim için Abdullah Hoca da Beşiktaş’ın başarısı için mücadele edecek. Tabii ki hocanın işi ve benim de burada işim kolay değil.

Büyük takımların havası, büyük takımların başarı ve başarısızlıktaki dalgalanmaları biraz daha farklı olabiliyor. Ben kendisine başarılar diliyorum, çok güzel bir sezon olacağını düşünüyorum. Abdullah Hoca gittiği her yere kendi oyun vizyonunu, oyun aklını her zaman koymuştur. Beşiktaş’ta da bunu yapmaya çalışacak, çok güzel, keyifli bir lig olacağını düşünüyorum. Hak edenin kazanacağı inşallah bir lig olur. İnşallah biz şampiyon oluruz ama Abdullah Hoca’nın da başarılı olmasını gerçekten canıgönülden isterim.” sözlerini kullandı.

BENİM İÇİN TEK HEDEF ŞAMPİYONLUK

Fenerbahçe Kaptanı, “Bu sene futbol hayatındaki son sene mi?” sorusunu ise, “Genelde yaptığım röportajlarda sen de iyi biliyorsun 3-4 senedir inandırıcı olduğumu düşünüyorum da bu verdiğim cevaplardan sonra inandırıcılığımı kaybetmek istemiyorum o yüzden sezonu inşallah biz en iyi şekilde şampiyon olarak bitirelim. Bu sene için hedefim bu. Hayatın gerçekleri var, yaşım 39 oluyor inşallah eylülde. Benim için hedef şu an için saha içindeki performansım ve sezon sonunda şampiyonluk. Bunun dışında başka bir şey düşünmek dahi istemiyorum.” şeklinde yanıtladı.

FUTBOL SEVGİSİ OLARAK SONRAKİ NESİLLERE ÖRNEK OLABİLİRİM

Emre, Buffon’un 41 yaşında Juventus’a geri döndüğünün hatırlatılması üzerine ise, şu değerlendirmede bulundu: “Bir kaleciyle bir orta saha oyuncusunun mevkisel farklılıkları var onu gözardı etmemek gerek ama ben futbolu çok seviyorum ve bu anlamda da en azından futbol sevgisi olarak benden sonraki nesillere örnek olabilirim. Temel amacım tabii ki de Fenerbahçe’ye şampiyonluk yolunda hizmet etmek, aynı zamanda Türk oyunculara bu anlamda motivasyon kaynağı olursam bu beni çok mutlu eder. Çünkü gerçekten futbolu çok seviyorum, hayatının merkezine futbolu koymuş her oyuncuyu değerli görüyorum ve ona elimden geldiğince destek olmaya çalışıyorum. Onlar da bunu net bir şekilde içeride hissediyorlar.

Futbolcunun mesleği bu olduğu için bunu küçümsemeden, değerini bilerek, sadece işine odaklanmalı. Biz sahada elimizden geldiğince her şeyi ortaya koyduğumuzda toplumda bir itibarımız oluyor. Para, şöhret, bunlar geliyor ve geçiyor ama önemli olan sahanın içerisinde ortaya koyduğunuz mücadele. Bunlar itibar olarak size kalıyor. Ben de oynadığım takımlarda her zaman taraftar ve camia tarafından bu teveccühü gördüm. İnşallah bu anlamda genç arkadaşlarımıza, yeni nesillere en azından futbol sevgimle doğru bir örnek olabilirim. Bu da beni mutlu eder.

Kendi kafamda sadece performansıma, saha içine, aynı zamanda Fenerbahçe’nin şampiyonluğuna odaklandım. Futbol bittiğinde düşünmek için yeterli sürecim olacak. Antrenörlük ve yöneticilik anlamında her türlü hazırlığım var.”

FENERBAHÇE’DE BİR KARAR ALINIYORSA BU BAŞKANIN KARARIDIR

Emre Belözoğlu, “Giuliano Terraneo nedeniyle Fenerbahçe’den yıllarca uzak kaldığınızı düşünüyor musunuz?” sorusuna ise şu yanıtı verdi: “Dışarıdan belki sinirli bir insan olarak görünüyorum ama kimseyle hayatım boyunca hiçbir problemimi hesaba dökmedim. Hiçbir şeyi kişiselleştirmedim. Hep büyük fotoğrafa baktım. O süreçte Fenerbahçe’den ayrıldım diye üzülmüştüm. Sadece üzüntümü beyan etmiştim, hiçbir şeyi kişiselleştirmedim, ne o günkü başkanımız, ne yönetici büyüklerimiz ne de o günkü Terraneo ile ilgi bir açıklamam olmamıştı. Zaten Fenerbahçe takımı bir karar alıyorsa bu yönetim kurulunun, başkanın kararıdır. Bu bireysel bir karar değildir. O dönem benim ayrılmam istenmişti, bunu saygıyla karşıladım.

FORMAYI YENİDEN GİYMEK BÜYÜK BİR ONUR

Fenerbahçelilik duruşumla karşıladım. Bugün buraya geldiğimde yine sayın başkan ve yönetim kurulun kararıyla, hocanın isteğiyle geldim. Benim için bu formayı yeniden giymek büyük bir onur ve şeref. Ama dediğim gibi olayları kişiselleştirmekten çok biraz daha içsel yaşamayı tercih ediyorum. Hiçbir zaman bunu hesaba dökmüyorum. Futbolu çünkü çok seviyorum. Sahanın içerisinde herkese cevap vermeye çalışıyorum. Bugüne kadar Allaha’a şükür Allah hiç sırtımı yere getirmedi. İnşallah bundan sonra da bu böyle devam eder.”

FUTBOLU BIRAKSAM DA 15 GÜN HAZIRLANIR YİNE MAÇA ÇIKARIM

Emre Belözoğlu, milli takımdaki geleceğiyle ilgili kararı teknik direktörü Şenol Güneş’in vereceğini kaydederek, “Milli takım benim için bugün bıraktım, yarın gelemem artık diyebileceğim bir yer değil. Futbolu da bıraksam sonra bana böyle bir teklif gelse, oynar mısın bir maç deseler, tekrar kalkar 15 gün hazırlanır, yine milli maça çıkarım. Benim için üstünde bayrak olan her şey çok kutsal.

Bunu beni yakın tanıyan herkes çok iyi bilir. O yüzden milli takım benim için bugün bıraktım, yeter, yoruldum diyebileceğim bir yer değil. Şenol Hocamız bana ne zaman görev verirse, hangi anlamda ihtiyacı olursa başımın üstünde her zaman o formanın yeri var. Elimden geldiğince milli takımın başarısı için geçmişte olduğu gibi elimden gelen her şeyi yaparım.” şeklinde görüş belirtti.

AVRUPA ŞAMPİYONASINA GİDERKEN MİLLİ TAKIMIN İÇİNDE OLMAK İSTERİM

Emre, “Avrupa Şampiyonası’na katılmamız durumunda seni de milli takımda görecek miyiz?” sorusu üzerine “Allah kerim, ben bir şey söylemeyeyim. Sezon sonuna denk geldiği için ben de turnuvanın başında takımın içerisinde yer almış bir oyuncu olarak, turnuvaya giderken (Avrupa Şampiyonası) de milli takımın içerisinde olmak isterim ama bu tamamen hocanın takdiridir. Hoca da sağ olsun her gördüğünde bizi onore ediyor.

Onun bir nevi gerek saha içinde gerek saha dışında yardımcısı gibi hareket etmeye çalışıyoruz, milli takım içindeki yaşça büyük oyuncular olarak. Hocanın kararıdır, beni onore etti, 38 yaşında çağırdı. Bundan sonra çağırırsa da elimizden geleni yaparız. Çağırmazsa da milli takımımızın başarısı için dua ederiz.” diye konuştu.

FIRÇA OLAYI İNFİAL OLUŞTURACAK BİR DURUM DEĞİL

Emre Belözoğlu, “İzlanda maçı öncesinde havalimanında bir Belçika vatandaşının açıklama yaparken size uzattığı fırça ile gündem bir anda değişti. Bu olayla ilgili görüşünüz nedir?” sorusuna ise şu yanıtı vererek, sözlerini tamamladı: “Bununla alakalı bir açıklama yapmadım. İnfial oluşturacak bir olay olduğunu düşünmüyorum. Sadece genç bir çocuğun internette belki biraz daha takipçisi olsun diye yapmış olduğu bir olay. Olayı çok içselleştirip sanki bizim ülkemizin kimliği ile oynuyorlarmış gibi bir hale getirmeyi doğru bulmuyorum. Sonuçta bir futbol maçı öncesi bu. Gerekli mecralarda ülkemizin kimliğini yere koymayacağımızı herkes o anlamda bilir. O açıdan onu öyle görseydim de onu bir aşağılama olarak kabul etmezdim ülke bayrağına.

GENÇ KARDEŞİMİZİ YAKALAMIŞLAR ÖZÜR DİLETMİŞLER

Ben olayı çok büyütmedim, büyümemesi de gerekirdi zaten. Yalnız ülkemizin insanı benim gözümde dünyanın en değerli ve en esrarengiz insanı olduğu için genç kardeşimizi yakalamışlar, özür diletmişler. Buna da gerek yoktu açıkçası ama tabii bu ülke olarak ne kadar en ufacık bir olayda bile birleşebildiğimizi göstermesi adına benim için güzel bir anı oldu.

Hiç beklemediğim kadar destek mesajları aldım. Kariyerimin sonunda ülkenin benim etrafımda birleştiği bir süreci yaşamam nasip oldu. Enteresan bir tecrübe oldu, genellikle bana karşı çok insan da olabiliyor. İşin şakası bu. Ülkemiz bir tane, bir tane bayrağımız var, böylesine bir olay sonrasında bile bunun altında toplanabilmeyi görüp, şahit olmak beni ülkesiyle gurur duyan sade bir vatandaş olarak mutlu etti. Sadece bunu söyleyebilirim.”

Gündem

All Star’da smaçlar muhteşem, sonuçlar tartışmalı

2020 All Star organizasyonunda Yetenek, 3 sayı ve Smaç yarışması nefesleri kesti. Yetenek yarışmasını Adebayo, 3 sayı yarışmasını Hield, Smaç yarışmasını ise Derrick Jones kazandı.

MUHAMMET ALİ TOKSOY

BOLD- Chicago’da düzenlenen 69.All Star organizasyonunun 2.gününde düzenlenen Yetenek, 3 sayı ve Smaç Yarışması ile basketbolseverler unutulmaz bir gece yaşadı. Birbirinden güzel smaçlar yapan Aaron Gordon’un 2016’dan sonra ikinci kez jürinin vermediği bir oyla şampiyonluğu kaçırması, sosyal medyada ve basın mensupları arasında en çok tartışılan konu oldu.

YETENEK YARIŞMASINI ADEBAYO KAZANDI

8 oyuncunun katıldığı ‘Yetenek Yarışması’nda Miami Heat takımından Bam Adebayo şampiyon oldu. ilk turda Spencer Dinwiddie geride bırakan başarılı oyuncu, 2. turda Pascal Siakam’ı eleyerek finale yükseldi. Diğer finalist ise, geçen sezonun şampiyonu Jayson Tatum’u eleyen Domantis Sabonis oldu. Finalde Sabonis’e üstünlük sağlayan uzun oyuncu Bam Adebayo All Star Yetenek Yarışmasının şampiyonu oldu.

3 SAYI YARIŞMASINI BUDDY HİELD KAZANDI

8 oyuncunun katıldığı 3 sayı yarışmasının şampiyonu ise Sacramento Kings takımından Buddy Hield oldu. Damian Lillard’ın sakatlanmasıyla son anda All Star’a davet edilen Devin Booker 2018 Los Angeles’da bu kategoride şampiyon olmuştu. Bu seferde kupaya çok yaklaşan Booker’a, son atışını sayıya çeviren ve şampiyon olan Buddy Hield engel oldu.

SMAÇ ŞAMPİYONU DERRİCK JONES JR. OLDU

Smaç yarışmasını merakla bekleyen basketbolseverler hayal kırıklığına uğramadı. Birbirinden harika smaçların vurulduğu yarışmada finale Orlando Magic’ten Aaron Gordon ve Miami Heat’ten Derrick Jones kaldı. Muhteşem smaçların vurulduğu yarışma, oyuncuların jüriden 50 tam puan alması nedeniyle iki kez uzatmaya gitti. Altıncı smaçların sonunda Aaron Gordon 47 puanda kalırken, jüriden 48 puan alan Derrick Jones smaç yarışmasında ilk kez şampiyon oldu.

Aaron Gordon ilk beş smacının tamamında 50 puan aldı. Son smacını ise NBA’nin en uzun boylu (226 cm) oyuncusu Tacko Fall’ın üstünden zıplayarak yaptı. Jüri 47 puan verince, Aaron Gordon bir puanla şampiyonluğu kaçırdı. Puanların açıklanmasıyla tribünlerde oluşan hayal kırıklığı, sonrasında sosyal medyada artarak devam etti. Basketbolseverlerin büyük bir bölümünün düşüncesi, Aaron Gordon’a hakkı olan şampiyonluğun, 2016’da olduğu gibi yine verilmediği yönündeydi. O sene rakibi Zach LaVine’den daha güzel smaçlar yapmasına karşın kupayı alamamıştı. Yarışma sonrasında açıklamalarda bulunan Aaron Gordon; “şu ana kadar İki kupamın olması gerekiyormuş gibi hissediyorum. Bana dokuz puanı kim verdi bilmiyorum ama onları bulacağım. Smaç yarışmasına bir daha katılmayacağım. Bundan sonra 3 sayı yarışmasını kazanmayı deneyeceğim.” ifadelerini kullandı.

Smaç şampiyonu Derrick Jones ise yaptığı açıklamada, “Gordon’un smacında, Tacko Fall’ın başını eğmesi nedeniyle sanırım jüri puan kırdı, beraberlik olsa ve saatler sürse bile sergileyecek smaçlarım vardı. Çocukken babama bir tane All star ödülü alacağımı söylerdim ve onu bu gece aldım.” dedi.

ZAMAN DOLDU; YILDIZ SAVAŞLARI BU GECE

All Star organizasyonunun en önemli etkinliği olan ve NBA’nin en büyük yıldızlarının sahne aldığı, dünyadaki tüm sporseverlerin heyecanla beklediği All Star maçı için geri sayım başladı. Giannis Antetokounmpo ile LeBron James’in takımlarının karşılaşacağı maç, 17 Şubat Pazartesi günü 04.00’te (TSİ) Chicago’da oynanacak. Yeni formatta iki şampiyonluğu bulunan LeBron James 3. kupayı isterken, Giannis Antetokounmpo ise geçen yılın rövanşını alarak, kaptanı olduğu takımı şampiyonluğa taşımak istiyor.

Okumaya devam et

Manşet

Fenerbahçe Ankara’da ağır yaralı

Şampiyonluk mücadelesi veren Fenerbahçe, başkent deplasmanında Ankaragücü’ne 2-1 mağlup oldu. Sarı-Lacivertli takım Galatasaray derbisi önce ağır yara aldı. Ev sahibi takım bu galibiyetle düşme hattının üstüne çıktı.

BOLD – Süper Lig’in 22. haftasında Fenerbahçe başkent deplasmanında Ankaragücü’ne 2-1 mağlup oldu. Ev sahibi takıma galibiyeti getiren golleri Lobzhanidze ve Rodrigues attı. Zirve mücadelesi veren Fenerbahçe’nin golünü ise Serdar Aziz attı. Kanarya bu yenilgi ile son üç haftada toplam 8 puan kaybetti. Şampiyonluk yolunda önemli bir kayıp yaşarken gelecek hafta oynanacak Galatasaray derbisi öncesi büyük yara aldı. Bu maçta Gustavo’da cezalı duruma düştü. Ankaragücü bu galibiyetle puanını 20’ye çıkartarak düşme hattının üstüne çıktı. Fenerbahçe ise 38 puanda kaldı.

DERBİ ÖNCESİ KRİTİK 90 DAKİKA

Son iki haftada 5 puan kaybeden Fenerbahçe zirve yarışında ciddi bir kayıp yaşamıştı. Gelecek hafta oynanacak Galatasaray maçı öncesi Ankara deplasmanını kayıpsız geçmek istiyordu. Sarı-Lacivertli takımın kaybedeceği puan derbi öncesi de büyük moral bozukluğu olacaktı. Fenerbahçe’de sakat olan Rodrigues dışında eksik yoktu. Ankaragücü, Mustafa Reşit Akçay ile yakaladığı hava ile Fenerbahçe’den puan alma arzusundaydı.

FENERBAHÇE HÜCUM ETTİ, ANKARAGÜCÜ BEKLEDİ

Karşılaşmanın ilk düdüğü ile birlikte oyunun şeklide belli oldu. Fenerbahçe topa sahip olan oyuna hükmeden taraftı. Ankaragücü kendi yarı alanında bekleyen orta sahada ani baskılarla kapılan toplarla kontra pozisyon arayan taraftı. İki takımın bu taktik anlayışında avantajlı çıkan taraf ev sahibi Ankaragücü oldu. Fenerbahçe Ozan ile ilk denemeyi yaparken Ankaragücü de 11. dakikada Lobzhanidze ile etkili geldi. Rakiplerinden çok şık sıyrıldı ve son çizgiye indi. Yaptığı ortaya uygun durumda bulunan Gerson Rodrgiues kafayla topu yandan dışarı attı.

KALECİ ALTAY HATA YAPTI, ANKARAGÜCÜ ÖNE GEÇTİ

Ankaragücü hızlı çıkarak tehlikeli olabileceğini gösterdi. Bu oyun anlayışının gol getireceği beli oldu. 13. dakikada ev sahibi bir kez daha hızlı geldi. Savunma arkasına atılan pasa hareketlenen Michalak topu kalesini terk eden Altay’ın üzerinden aşırttı. Kaleye yönelen topa geriden gelen Jailson müdahale edemedi. Araya giren Lobzhanidze boş kaleye topu gönderdi. Pozisyonun ardından VAR incelemesi yapıldı ve hakem Mete Kalkavan ortaya noktayı gösterdi. Ankaragücü 1-0 öne geçti.

MİCHALAK KARŞI KARŞIYA KAÇIRDI

Geriye düşen Fenerbahçe, karşılık vermek için kontrolsüz bir şekilde hücum etmeye başladı. Başkent ekibi de bunu fırsata çevirdi. 24’te Fenerbahçe savunması bir kez daha dengesiz yakalandı. Hızlı hücumla çıkan ev sahibi takımda Michalak ceza sahasına girdi kaleci Altay ile karşı karşı kaldı. Ancak genç file bekçisi bu sefer hata yapmadı. Maçın en net pozisyonlarından birisi de kaçmış oldu. Karşılıklı ataklardan sonuç çıkmadı. İlk yarı Ankaragücü’nün 1-0 üstünlüğü ile sona erdi.

KULUSİC YIKILDI İMDADINA OFSAYT BAYRAĞI YETİŞTİ

Maçın ikinci yarısının başında ilginç bir pozisyon yaşandı. 51. dakikada  Dirar’ın sağ kanattan yaptığı ortada topu kalecisine indirmek isteyen Kulusic ters bir kafa vuruşu yaptı. Köşeye giden top ağlarla buluştu. Golün ardından yardımcı hakem önceki pozisyon için ofsayt bayrağını kaldırdı. Muriqi’nin topu alıp Dirar’a aktarmadan önceki pozisyon için  ofsayt bayrağı kalktı. VAR incelemesinin ardından gol geçerlilik kazanmadı.

ANKARAGÜCÜ FARKI İKİYE ÇIKARDI

Fenerbahçe beraberlik aradığı dakikalarda yine kalesinde golü gördü. Kendi yarı sahasından topu alan Michalak sol kanattan ceza sahasına girdi iki oyuncudan sıyrılarak geriden gelen Rodrigues’i gördü. Ceza yayı önünde topla buluşan Gerson Rodrigues, Deniz Türüç’ten sıyrılıp sağ ayağıyla çok sert vurdu. Kaleci Altay’ın çaresiz kaldığı pozisyonda top ikinci kez Fenerbahce ağları ile buluştu. Bu golle durum 2-0’a geldi.

SERDAR AZİZ’İN GOLÜ FENERBAHÇE’YE YETMEDİ

Fenerbahçe kalesinde gördüğü ikinci golden sonra tüm riskleri almasına rağmen çok da etkili olamadı. Gustavo sarı kart görerek Galatasaray maçında cezalı duruma düştü. Sarı-Lacivertli takım maç başından beri aradığı gole 90+6’da ulaştı. Serdar Aziz, Kruse’nin ortasını arka direkte tamamladı. skoru 2-1’e getirdi. Ancak kalan süre mağlubiyeti önlemeye yetmedi.

MAÇ KADROSU

MKE Ankaragücü: Friedrich, Kitsiou, Kulusic, Alihan Kubalas, Pinto, Lukasik, Sedat Ağaçay (Dk. 61 Atila Turan), Faty, Lobjanidze (Dk. 73 İlhan Parlak), Michalak (Dk. 87 Pazdan), Rodrigues

Fenerbahçe: Altay Bayındır, Isla (Dk. 74 Mevlüt Erdinç), Serdar Aziz, Jailson, Dirar, Luiz Gustavo, Ozan Tufan, Deniz Türüç, Kruse, Tolga Ciğerci (Dk. 46 Emre Belözoğlu-Dk. 66 Ferdi Kadıoğlu), Vedat Muric

Goller: Dk. 13 Lobjanidze, Dk. 75 Rodrigues (MKE Ankaragücü), 90+6 Serdar Aziz (Fenerbahçe)
Sarı kartlar: Dk. 41 Isla, Dk. 85 Luiz Gustavo (Fenerbahçe), Dk. 89 İlhan Parlak (MKE Ankaragücü)

Stat: Eryaman / Hakemler: Mete Kalkavan, Ceyhun Sesigüzel, Serkan Ok

Okumaya devam et

Manşet

Enes Kanter, Double-Double yaptı, Boston Celtics yine kazandı

İlk beşte yer alan, üç oyuncusunun forma giymediği maçta, Enes Kanter 16 sayı, 15 ribaund ile double double yaparak Boston’ı galibiyete taşırken, +23 verimlilik puanı ile maçın oyuncusu oldu.

MUHAMMET ALİ TOKSOY 

 

BOLD- NBA’de Doğu Konferansının iddialı takımlarından Boston Celtics, sezon başından beri sakatlıklardan bir türlü kurtulamıyor. Atlanta Hawks maçı öncesinde ilk beşte yer alan Jaylen Brown, Gordon Hayward ve Theis’in sakatlanmasıyla adeta revire dönen Boston Celtics’e hayat öpücüğü Türk yıldız Enes Kanter’den geldi.

Kendiside sakatlıktan yeni kurtulan Enes Kanter 28 dakika süre aldığı maçı, 16 sayı, 15 ribaund, 1 blok ile double-double yaparak tamamladı ve takımının Atlanta Hawks karşısında aldığı 112-107’lik galibiyete en büyük katkıyı yapan isim oldu. Karşılaşmayı +23 puan ile tamamlayan Enes Kanter maçın oyuncusu seçildi.

Mr.double-double oynuyor, Celtics kazanıyor

Enes Kanter, bu sezon 8 kez double-double yaptı. Boston Celtics, Türk yıldızın, sayı ve ribaundlarda çift haneye ulaştığı tüm karşılaşmaları kazandı. Enes Kanter maçın sonlarına doğru kenara gelirken Boston taraftarından büyük alkış aldı.

NBA’de Hücum Ribaundunun 1 Numarası; Kanter

NBA’de hücum ribaundu sıralamasında açık ara zirvede bulunan başarılı oyuncu, Atlanta Hawks maçında da 6 hücum ribaundu almayı başardı. Takım arkadaşı Grant Williams Enes Kanter için övgü dolu açıklamasında, “O bir canavar, adamım. Rakip pota altına gidiyor ve seken topların hepsini alıyor. Bizi gururlandırıyor.” İfadelerini kullandı. Enes Kanter ayrıca beş yıl sonra +15 sayı atan ve +15 ribaunt alan ilk Celtics’li oyuncu oldu.

Bu rakamlara en son Jared Sullinger, Şubat 2015’te ulaşmıştı. Maç sonrasında açıklamalarda bulunan Enes Kanter, “sakatlığım henüz tam olarak geçmedi, ağrılarım var, %60-70 verimle oynayabiliyorum ama Theis’in sakat olduğu bir ortamda takımımı yalnız bırakamazdım. Bu takımın bir parçası olmaktan gurur duyuyor ve şampiyonluk kazanması için gereken her şeye sahip olduğunu düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Okumaya devam et

Popular