Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Türkiye’nin güneyine Fransız SAMP-T bataryası konuşlandırılacak

Türkiye’nin güney sınırına balistik füzelere karşı hava savunmasının NATO unsurlarıyla takviye edilmesi kapsamında bir adet SAMP-T füze bataryası konuşlandırılacak.

BOLD – Suriye’den kaynaklanan füze ve kimyasal silah tehdidine karşı Türkiye, NATO’dan hava savunma sisteminin güçlendirilmesi talebinde bulunmuştu.

SURİYE’DEN FÜZE VE KİMYASAL SİLAH TEHDİDİ

Bu kapsamda 2013 yılından itibaren Almanya, Hollanda ve ABD’den Patriot hava savunma sistemleri getirilerek Türkiye’nin güney sınırındaki bölgelere konuşlandırılmıştı. Almanya, Hollanda ve ABD’nin konuşlandırdığı bu savunma sistemlerinin görev sürelerinin dolmalarının ardından savunma sistemleri ilgili ülkeler tarafından geri çekilmişti.

Fransa, balistik füzelere karşı hava savunmasının NATO unsurlarıyla takviye edilmesi kapsamında Türkiye’ye bir adet SAMP-T füze bataryasının konuşlandırılması teklifi yaptı.

GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİNDE KEŞİF YAPILDI

Milli Savunma Bakanlığında düzenlenen basın brifinginde konuşan Albay Tamer Zincir, Fransa’nın Türkiye’ye konuşlandırılmasını teklif ettiği füze bataryası için Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde keşif çalışmaları yürütüldüğünü açıkladı.

Zincir, “Fransız SAMP-T bataryasının Türkiye’de konuşlanması maksadıyla saha araştırma faaliyeti 16-21 Haziran 2019 tarihleri arasında icra edilmiştir. Konuşlanma çalışmalarına ilişkin hususlar Fransız makamları ile koordine edilmektedir” dedi.

HULUSİ AKAR’DAN FRANSIZ MEVKİDAŞINA TEŞEKKÜR

22 Temmuz’da Milli Savunma Bakanlığı bir basın açıklamasıyla, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın, Fransız mevkidaşı Florence Parly ile telefonda görüştüğü, bu görüşmede Akar’ın Fransa’nın NATO kapsamında sağlamayı önerdiği SAMP- T hava ve füze savunma bataryası için teşekkür ettiği bildirilmişti.

Türkiye S-400 alarak jeopolitikada ‘tektonik kayma’ yarattı

Dünya

Times: Erdoğan İsrail’in mesajını almış görünüyor

İngiliz The Times gazetesi, Türkiye ve İsrail ilişkilerini kaleme aldı. Gazete İsrail’le ilişkileri normalleştirmek isteyen Türk hükumetinin son haftalarda Hamas’ın ülke içi operasyonlarını kısıtlamaya başladığını yazdı.

BOLD – Times gazetesinde yayınlanan Anshel Pfeffer imzalı haberde, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Filistinli militanlarla bağlarını yeniden gözden geçirdiği’ belirtildi.

Hamas’ın Suriye’den çıkmaya zorlanması, Mısır’da da Devlet Başkanı Abdülfettah el Sisi yönetiminde barınamaması üzerine Türkiye’ye yöneldiği aktarılan haberde,”AKP, Hamas’ın ilham aldığı Müslüman Kardeşler’in ideolojisini paylaşıyor. Türkiye, Hamas’ın bazı önemli üyelerine uzun süreli vizeler hatta Türk vatandaşlığı verdi. Sahiplenilmenin getirdiği rahatlıkla Hamas başına buyruk davranmaya başladı.” ifadeleri kullanıldı.

“DIŞ POLİTİKASI DARMADAĞIN OLAN ERDOĞAN”

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dış politikasını “darmadağın” diye niteleyen gazete, “Dış politikası darmadağın olan Erdoğan, ülkesinin eski müttefikleriyle yeniden bir araya gelmeye çalışıyor. İsrail dahil. Elinde, İsrail’in ilgilenebileceği bir pazarlık kozu var: Hamas… Erdoğan açıktan, Türkiye’nin Filistinlileri İsrail’e karşı desteklediğini söylüyor. Ama Hamas’ın, kendisinin haberi olmadan yetki sınırlarını aşması, Erdoğan’a örgütün faaliyetlerini kısıtlaması için bir gerekçe sağladı.” diye yazdı.

Türk hükumetinin son haftalarda Hamas’ın operasyonlarına sınırlamalar getirmeye başladığını ifade eden Times, “Türk medyasında yer alan haberlere göre üyelerine artık uzun süreli vizeler veya Türk vatandaşlığı verilmiyor. En azından bir defasında, bir Hamas üyesi İstanbul havalimanında gözaltına alınıp sınır dışı edildi” ifadelerini kullandı.

The Times gazetesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçen ay ‘İsrail ile ilişkileri daha iyi bir noktaya taşımak istediği’ yönündeki sözlerini de aktarıp “İki ülke bir zamanlar stratejik müttefikti ama Erdoğan kendisini Filistin halkının koruyucusu olarak sergilemek istedi ve İsrail ile bağlarını zayıflattı” dedi.

Times gazetesi, Erdoğan’ın dış politikadaki zorluklarına dikkat çekerek, “Dünya genelindeki adımları geri tepti. Türkiye hala NATO üyesi ama ABD geçen yıl, Türkiye’nin Rus füze savunma sistemi S-400’ü satın alma kararıyla, F-35 savaş uçaklarının Türk Hava Kuvvetleri’ne satışını iptal etti. İsrailli yetkililer son haftalarda, Kudüs ile Ankara arasındaki ilişkilerin gelişmesinin anahtarının, Türkiye’nin Hamas’a olan desteğini çekmesi olduğunu söyledi. Erdoğan mesajı almış görünüyor” ifadelerini kullandı.

“İSRAİL BU KEZ İLİŞKİLERİ NORMALLEŞTİRME KONUSUNDA TEMKİNLİ”

İsrail, bölgede yalnızlık yaşadığı dönemlerde Türkiye’den gelen her türlü adıma olumlu karşılık vermiş ve Türkiye’yle ilişkileri normalleştirmek için adım atmaya hazır olduğunu ifade etmişti. Ancak son dönemde İslam dünyasından birçok ülke ile anlaşma imzalayarak diplomatik ilişki kuran ve bölgedeki yalnızlığını sona erdiren Tel Aviv yönetimi, bu kez Ankara’dan gelen açıklamalara temkinli yaklaşmıştı.

Hatta İsrail yönetimi, Ankara ile ilişkileri normalleştirme konusunu Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve diğer bölge ülkeleriyle istişare etmek durumunda olduğunu ifade etmişti. İsrail, geçen yıl Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn dahil birçok İslam ülkesiyle anlaşma imzalamış ve ilişkileri normalleştirmişti. Ancak bu iki ülke ile Türkiye son dönemde birçok uluslararası sorunda karşı karşıya gelmiş durumda.

Erdoğan: İsrail’le ilişkileri daha iyi noktaya taşımayı arzu ediyoruz

Okumaya devam et

Dünya

Avrupa Konseyi’nden AİHM uyarısı: Kavala’nın serbest kalması rica değil yasal zorunluluk

Osman Kavala’nın tahliyesi konusunda Avrupa Konseyi’nden sert açıklamalar geldi. Genel Sekreter Marija Pejcinovic Buric, Kavala’nın serbest bırakılmasının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararı ile bir rica değil, yasal zorunluluk olduğunu söyledi.

BOLD – Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Marija Pejcinovic Buric, Osman Kavala’nın tutukluğunun AİHM kararına rağmen devam etmesinin ‘tamamen yanlış olduğunu’ söyledi ve “Bir rica değil, yasal zorunluluk” olduğunu ifade etti.

Avrupa Konseyi Parlamenter Asamblesi’nde konuşan Buric, “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni onaylayan üye ülkelerin mahkemenin kararına saygı göstermeyi kabul ettiğini hatırlattı ve “Bu bir rica değildir. Bağlayıcılığı olan yasal zorunluluktur” dedi.

AİHM’in geçen yıl verdiği kararda Kavala’nın ‘makul şüphe’ için gerekli kanıt olmadığına hükmettiğini anımsatan Buric, hükümsüz olarak tutuklanmasının Kavala’yı ve diğer insan hakları savunucularını caydırmak için gizli bir amaç taşıdığını belirtip “Kavala bu nedenle serbest bırakılmalıdır” diye konuştu.

Türk yetkililerin Kavala’nın tutukluğu için yeterli delil ortaya sunamadığını belirten Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Buric, örgütün iki ana sözleşmesi olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Avrupa Sosyal Şartı’na vurgu yaptı. Buric, bu sözleşmeler için “modern Avrupa’nın ruhunu” oluşturuyor tanımlamasında bulundu.

AİHM 10 Aralık 2019 tarihinde 1’e karşı 6 oyla aldığı kararla, iş insanı Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılmasını hükmetmiş, söz konusu tutukluluğun hak ihlali olduğunu açıklamıştı.

Avrupa Birliği Bakanlar Komitesi de Osman Kavala davasını sürekli olarak inceliyor. Komite geçen ay aldığı yeni bir “ara kararla” iş insanı Kavala’nın serbest bırakılması çağrısını yinelemişti.

GEZİ DAVASININ TEK TUTUKLU SANIĞI

AİHM, Türkiye’nin Kavala davasında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin özgürlük ve güvenlik hakkıyla ilgili 5. ve haklara getirilecek kısıtlamaların sınırlanmasıyla ilgili 18. maddelerini ihlal ettiğine karar vermiş ve Osman Kavala’nın “derhal” serbest bırakılması çağrısında bulunmuştu.

Anayasa Mahkemesi (AYM) ise geçtiğimiz aralık ayı sonunda tutuklu yargılanan Kavala’nın Anayasa’nın 19. maddesinde güvence altına alınan “kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edilmediğine hükmederek İstanbul’da Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasına devam edileceğine karar vermişti.

Anadolu Kütür Yönetim Kurulu Başkanı olan Kavala, 24 Haziran 2019’da görülmeye başlanan 16 sanıklı Gezi Davası’nın tek tutuklu sanığı konumunda bulunuyor.

Avrupa Birliği Türkiye’ye ek yaptırımları rafa kaldırdı

Okumaya devam et

Dünya

Türkiye’ye karşı stratejik işbirliği: Atina Fransa’dan 18 Rafale savaş uçağı alıyor

Yunanistan’ın Fransa’dan 18 adet Rafale savaş uçağı satın alımı için imzalar atıldı. Fransız ve Yunan savunma bakanları  imza töreninde Türkiye’ye karşı “stratejik işbirliği” mesajı verdi.

BOLD – Fransa Savunma Bakanı Florence Parly, temaslarda bulunmak üzere geldiği Atina’da, Yunan mevkidaşı Nikos Panayiotopulos ile bir araya geldi. Yunanistan’ın Fransa’dan almaya karar verdiği 18 Rafale savaş uçağı için resmi anlaşmaya imza atan ikili, yaptıkları açıklamada Türkiye’ye karşı “stratejik işbirliği” mesajı verdi.

Yunan ve Fransız savunma bakanlarının Atina’da imzaladığı 2,5 milyar euroluk anlaşma, Doğu Akdeniz’deki anlaşmazlıkta Türkiye’ye mesaj olarak değerlendiriliyor.

YUNAN BAKAN: AÇIK BİR MESAJ

Yunan Bakan Panagiotopulos, imza töreninde yaptığı konuşmada, “anlaşmanın çeşitli yönlere açık bir mesaj gönderdiğini” söyledi.

Fransa Savunma Bakanı Parly de Yunanistan ile “stratejik işbirliği” içinde olduklarını belirterek “Yunanistan’ın Akdeniz’de güçlü bir aktör olarak kalması için” fırkateyn satışı gibi başka tekliflerin de gündemde olduğunu” kaydetti.

İLK 6 UÇAK TEMMUZ’DA TESLİM EDİLECEK

Anlaşma kapsamındaki 18 Rafale uçağının 12’si Fransa Hava Kuvvetlerinin kullanımında bulunuyor. Diğer altı uçak ise Dassault Aviation firması tarafından üretilecek.

Yunanistan hükumet sözcüsü Hristos Tarantilis de ilk altı savaş uçağının teslimatının Temmuz ayında başlayacağını, Yunan hava kuvvetlerinden bir grup pilot ve teknisyenin gerekli eğitimler için önümüzdeki birkaç gün içinde Fransa’ya gideceğini belirtti.

FRANSIZ UÇAK GEMİSİ DOĞU AKDENİZ’E GELİYOR

Bu arada Fransa Savunma Bakanı Parly, Fransa’nın nisan ayında Yunanistan ile düzenleyeceği iki ortak tatbikata 8 Rafale uçağıyla katılacağını belirterek, Fransız uçak gemisi Charles de Gaulle’un şubat sonunda bir Yunan fırkateyni eşliğinde Doğu Akdeniz’e geleceğini ifade etti.

İSTİKŞAFİ GÖRÜŞMELERLE AYNI GÜNE DENK GELDİ

Yunanistan’ın Fransa ile Rafale uçakları için anlaşmaya imza atması, Türkiye ile Doğu Akdeniz’deki anlaşmazlık noktalarının masaya yatırıldığı istikşafi görüşmelerin yeniden başlatıldığı güne denk geldi.

Yunan hükumet sözcüsü, istikşafi görüşmelerin “müzakere” anlamına gelmediği ve “bağlayıcılık taşımadığı” vurgusu yaptı.

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in Eylül ayında açıkladığı, 10 milyar euronun üzerinde maliyete yol açacağı tahmin edilen dev savunma programı, Türkiye ile askeri dengenin Yunanistan lehine değişmesini hedefliyor. Program kapsamında alınacak teçhizat arasında Fransız Rafale savaş uçaklarının yanı sıra dört fırkateyn, dört donanma helikopteri, tanksavarlar, güdümlü füzeler ve gemi torpidoları da bulunuyor.

Yunanistan ayrıca 2025 yılına kadar orduya 15 bin profesyonel asker alacak. Savunma programı geçen haftaki oylamada Yunan meclisinde de kabul edilmişti.

Türk ve Yunan heyetleri istikşafi görüşmeler için 5 yıl aradan sonra masaya oturdu

Okumaya devam et

Popular