Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Makine-insan iletişiminde yeni safha: Aklımızdan geçenler yazıya döküldü

Makine-insan arayüzü alanında ABD’de Facebook’un da desteğiyle yapılan bir deneyde insan düşünceleri bir makine tarafından anında yazılı hale getirildi.

BOLD – Günümüzde hayatın her alanında yer alan makineler ile insanlar arasındaki etkileşim gitgide artıyor. Doğrudan beyin dalgalarını kullanarak oyunlar oynamak ve mesaj iletmek günümüzdeki teknoloji ile mümkün.

Ancak ABD’de yapılan yeni bir deneyde, tarihte ilk kez düşünceler bir makine tarafından anlık olarak kelimelere çevrildi.

Facebook tarafından da desteklenen yeni araştırmanın California San Francisco Üniversitesi’nde (UCSF) gerçekleştirilen demo sunumunda, sistemin başarıyla çalıştığı gözlemlendi. Facebook bu özelliğin geliştirilmesini, insanların düşünceleriyle yazı yazabilmesi için isterken, üniversitenin araştırmacıları ise engelli kişilerin yeniden yazabilmesini ve konuşabilmesini sağlamayı amaçlıyor.

Sağlıklı insanlar için düşüncelerini anında sözcüklere dökmekten yana bir sıkıntı yok. Ancak felç, inme, omurga sakatlığı ya da beyin hastalığı geçirmiş, konuşma yeteneği zarar görmüş insanlar için düşüncelerini aktarmak ciddi bir problem.

Beyin makine arayüzü (BMI) için yapılan pek çok çalışma var. 2006 yılında mental daktilo adı verilen, beyin sinyallerini kullanarak klavye kontrolü sağlayan arayüz ortaya çıkmıştı. O günden bu yana yapılan çalışmalar hep üzerine koyarak devam etti.

Elon Musk’ın ‘akıl okuma’ projesinde sona geliniyor

UCSF tarafından gerçekleştirilen çalışma, alanında bir ilk oldu. Bu çalışma ile birlikte komplike düşünceler, tarihte ilk defa eş zamanlı olarak yazıya döküldü. Normalde bu işlem günler hatta haftalar sürebiliyordu.

Çalışmalara katılan 3 gönüllü kobay, beyinlerinin üst kısmına yerleştirilen elektrotlar ile deneye başladı. Sorulan 9 soruya cevap düşünen katılımcıların beyin aktiviteleri, makine öğrenme algoritması tarafından konuşma inşa bloklarına dönüştürüldü.

KİŞİ SAKATLANSA BİLE BEYNİN İLGİLİ KISMI ÇALIŞMAYA DEVAM EDİYOR

Araştırmada kullanılan elektrotlar, beynin normal şartlarda çene, dil ve dudakları kontrol eden kısmında gerçekleşen aktiviteleri işliyor. Kişiler yüz kaslarındaki hasar yüzünden ya da başka bir nedenle konuşma yetileri açısından kısıtlanasalar bile beynin çene, dil ve dudak hareketlerinden sorumlu olan kısmı aktivitelerine devam ediyor.

Sorulara verilen olası cevaplar üzerine çalışmalar yaparak beyin aktivitelerinden cevabı bulmayı öğrenen yapay zeka, karşı tarafı dinleyerek sorulan soruyu da anlayabiliyor. Böylece olası cevapların sayısını da azaltmış oluyor.

GELECEKTE TELEFONU CEBİMİZDEN ÇIKARMADAN FACEBOOK MESAJI GÖNDEREBİLECEĞİZ

UCSF araştırmanın bilimsel yanına odaklanmış olsa da Facebook bu araştırmayı ileride insanların telefonlarını ceplerinden bile çıkarmadan mesaj gönderebilmelerini sağlayabilecek bir yöntem olarak görüyor.

Söz konusu çalışma, Nature Communications adlı dergide yayımlandı.

BOLD ÖZEL

Erdoğan mı İmamoğlu mu? İşte son anket!

Türkiye ve dünya gündemine ilişkin gelişmeler Safa Kalender ile Bold Ana Haber Bülteni’nde…

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Adli Tıp Kurumu Twitter kullancılarını fişleme yazılımı geliştirdi

ATK’nın Twitter kullanıcılarını fişleme yazılımı, kurumun resmi belgeleri arasında yeralıyor. Ali Türkşen’in yayınladığı fişleme listesinin bu yazılımla yapıldığı iddiası var.

CEVHERİ GÜVEN

BOLD ÖZEL – Adli Tıp Kurumu, Twitter kullanıcılarını fişlemek için bir yazılım geliştirdi. Kurumda Elektronik Mühendisi olarak çalışan İsmail Eren tarafından geliştirilen projenin adı: “FETÖ iltisaklı Twitter kullanıcılarının makine öğrenmesi ile otomatik tespiti.”

Geçtiğimiz ay Ergenekon davası sanıklarından eski Kurmay Albay Ali Türkşen ve Oda TV, Twitter kullanıcılarını fişleyen üç ayrı liste yayınladı. Türkşen, yoğun tepkiler üzerine içinde gazeteciler ve insan hakları savunucularının da isimlerini içeren fişleme listelerini sildi. Ancak liste, Adli Tıp Kurumunda geliştirilen projeyle benzerlikleriyle dikkat çekiyor.

ADLİ TIP KURUMU’NUN KABUL EDİLEN PROJELERİ ARASINDA

Adli Tıp Kurumunun her yıl düzenlediği “Adli Tıp Günleri” bu yıl 16-28 Ekim tarihleri arasında Antalya’da yapıldı. Bu kapsamda kurumun önümüzdeki dönemine ilişkin sunulan projelerden kabul edilenler liste halinde yayınlandı.

Kurumun resmi internet sitesinden yayınlanan listede kabul edilen projelerden biri, Twitter’da fişleme yapmak için kullanılan bir yazılımı içeriyor.
Liste’de P7 (Proje 7) olarak yer alan “FETÖ iltisaklı Twitter kullanıcılarının makine öğrenmesi ile otomatik tespiti” projesi de kabul edilenler arasında ve karşısında İsmail Eren yazıyor.
Adli Tıp Kurumunda Elektronik Mühendisi olarak çalışan İsmail Eren tarafından geliştirilen yazılım, Twitter kullanıcılarını çeşitli algoritmalar kullanarak listelemeyi içeriyor. Yazılımın hedef aldığı grup ise Hizmet Hareketi.

Adli Tıp Kurumu’nun yayınladığı listenin “P7” sırasında Twitter kullanıcılarını fişlemeye dönük yazılım görülüyor.

‘FETÖMETRE’DEN SONRA İKİNCİ

Benzer bir yazılım Türk Silahlı Kuvvetleri’nde “Fetömetre” adıyla kullanıldı. Yazılım, TSK’da görevli askerleri, “yurt dışı görevde bulunmaları”, “NATO tecrübesi” “TSK’daki başarı notları”, “Ailesinden Hizmet Hareketi’ne yakın biri olup olmadığı” gibi parametrelerle belirleme üzerine çalışıyor. Fetömetre yazılımıyla TSK’dan binlerce subayın ihraç edildiği belirtiliyor.
Adli Tıp Kurumunun, istihbarat toplama görevi yasal olarak bulunmuyor. Fişleme ise yasalara göre tüm kurumlar için suç. Ancak İsmail Eren’in geliştirdiği yazılım, Adli Tıp Günleri kapsamında kurum çalışması olarak sunuldu.

Emniyet Genel Müdürlüğü de benzer bir yazılımı yurt dışı için devreye sokmuştu. Özellikle Almanya’da yaşayan gurbetçilere yönelik program, Almanya’da da fişleme tartışması başlatmıştı. Gurbetçilerin, tanıdıkları ve Hizmet Hareketi ve Kürt Hareketi’yle ilgili kişilerin isim, adres bilgileri ve fotoğraflarını sisteme yüklemeleri üzerine çalışan yazılım, cep telefonu aplikasyonu şeklindeydi.

ÜÇ FİŞLEME LİSTESİ ADLİ TIP’IN YENİ YAZILIMIYLA ELDE EDİLDİ İDDİASI

Twitter’daki hesapların fişlenmesiyle ilgili önce Oda TV’de bir liste yayınlandı. 2 Eylül’de yayınlanan ‘Hesap hesap Twitter’daki Fethullahçı askerler’ başlıklı haberde, KHK’larla işlerinden atılan eski askerlere ait sosyal medya hesapları tek tek fişlenmişti. Dosyada yer alan Twitter hesaplarının ortak özelliği, tamamının 15 Temmuz’u sorgulamasıydı.

İKİNCİ FİŞLEME LİSTESİ ALİ TÜRKŞEN’E

Ergenekon davası sanıklarından Ali Türkşen ise ertesi gün iki farklı liste yayınladı.İlk liste ‘15 Temmuz sonrası FETÖ/PDY mensuplarınca kullanılan sosyal medya hesapları’ başlığını taşıyordu.
İkinci liste ise ‘15 Temmuz öncesinde FETÖ/PDY mensupları tarafından algı operasyonu yapmak amacıyla kullanılan sosyal medya hesapları/dergiler’ başlığına sahip.

Listede bazı gazetecilerin isimleri de yer alıyordu. Gazeteci Ece Sevim Öztürk ve tarihçi Natali Avazyan’ın isimleri de listede bulunuyordu.

Twitter üzerinden yapılan fişlemelerin Adli Tıp Kurumu’nun geliştirdiği yazılımla yapılıp yapılmadığına sorularımıza rağmen Adli Tıp Kurumu cevap vermedi.

Okumaya devam et

Ekonomi

Fitch: Türkiye ekonomisinin negatiften durağana yükselebilmesi için uzun süre pozitif seyretmesi gerekiyor

Fitch EMEA Ülke Notları Grubu Direktörü Ed Parker, Türkiye’nin kredi not görünümünün durağana dönmesi için ekonominin uzun süre pozitif seyrini sürdürmesi gerektiğini söyledi.

BOLD – Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings’in Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) Ülke Notları Grubu Direktörü Ed Parker, Türkiye’nin kredi notu açısından güçlü yönlerinin farkında olduklarını, ancak not görünümünün durağana döndürülmesi için ekonominin uzun süre pozitif yönde ilerlemeye devam etmesinin şart olduğunu dile getirdi.

“TÜRKİYE GEÇEN SENEYE GÖRE DAHA POZİTİF GÖRÜNÜYOR”

Parker, Türkiye’nin makroekonomik görünümünün, Türk Lirası’nın aşırı değer kaybettiği ve cari açığın yaklaşık 60 milyar dolar seviyesine ulaştığı bir yıl öncesine göre daha pozitif olduğunu söyledi.

O dönemde cari açığın nasıl finanse edileceğine dair belirsizliklerin mevcut olduğunu ve resesyona girildiğini anımsatan Parker, “Şu an Türkiye’de cari açığın düştüğünü görüyoruz. Türkiye cari açıkta ihtiyaç duyduğu finansmanı sağlayabildi” ifadelerini kullandı.

Parker, bu durumun Türk bankalarının özellikle diğer yabancı ortakları ile derin ilişkisi tarafından da kısmen ortaya konduğunu belirtti.

Sendikasyon kredilerinde bunun görüldüğüne dikkati çeken Parker, geçen yıl eylül-ekim aylarında Türk bankalarının maliyeti biraz artmış olsa da ihtiyaç duyduğu finansmana erişebildiğini söyledi.

Parker, Türkiye’nin ekonomik olarak dengelenme sürecine girdiğini vurguladı.

Damat bakan açıkladı: Enflasyon eylülde tek haneye iniyor

Şu anda enflasyonun düştüğünü ve büyümenin iyileştiğini ifade eden Parker, Türkiye’nin kredi notu ve not görünümüne ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Türkiye’nin kredi notu açısından güçlü yönlerinin farkındayız. Düşük kamu borcu ve dinamik bir ekonomi olması güçlü yanları. Ayrıca Türkiye’nin bu zorlu süreçte yolunu bulabileceğine inanıyoruz. Son veriler de bu görüşümüzü destekler nitelikte. Eğer ekonomi uzun süre bu şekilde pozitif yönde ilerlemeye devam ederse, o zaman ilk yapılacak şey not görünümünün durağana döndürülmesi olacaktır.”

“TÜRKİYE 2020 YILINDA YÜZDE 3 BÜYÜYECEK”

Parker, Türkiye ekonomisinin 2019’da yüzde 0.5 daralmasını beklediklerini söyledi.

Gelecek yıl büyüme projeksiyonları hakkında da konuşan Parker, “2020 yılında ise ekonomide büyümenin tekrar geri dönmesini ve yaklaşık yüzde 3 seviyesinde büyüme kaydedilmesini bekliyoruz” dedi.

Parker, bu ay içerisinde yayımlanacak olan “Küresel Ekonomik Görünüm Raporu”nda büyüme öngörülerini güncelleyeceklerini belirtti.

Türkiye’nin kredi notu bir kez daha düşürüldü

Enflasyonda şu anki yüzde 15 seviyesinin yıl sonunda biraz daha azalmasını beklediklerini ifade eden Parker, bunun birçok açıdan Türk Lirası’nın seviyesine bağlı olacağını söyledi.

“TÜRKİYE KÜRESEL VE POLİTİK ŞOKLARA MARUZ KALMAYA DEVAM EDİYOR”

Parker, Türkiye’nin ekonomik görünüme ilişkin olası riskler hakkında şu değerlendirmeleri yaptı:

“Türkiye ekonomisi için dikkate değer aşağı yönlü risklerin de olduğuna inanıyoruz. Ekonomik dönüşüm devam ederken, bütçe açığı ve bankaların bilançosu gibi gerilimler söz konusu. Türkiye’nin küresel ortamdaki şoklara ve politik şoklara maruz kalmaya devam ettiğini düşünüyoruz.

Türkiye ekonomisinin nominal çıpasının eksik olduğuna inanıyoruz. Eğer Türk Lirası’nda yeniden zayıflama görülürse bu durumda enflasyonun düşüşü devam etmez. Hatta potansiyel olarak yeniden yükseldiğini görebiliriz.”

Parker, Türkiye’nin mevcut döviz rezervine ilişkin, toplam ve net döviz rezervlerinin ikisine de baktıklarını söyledi.

Fakat toplam döviz rezervinin daha önemli bir gösterge olduğunun altını çizen Parker, “Çünkü dış borcun ödenmesine ilişkin bu rezervler döviz likidite tamponu oluşturuyor. Toplam döviz borç yükümlülüklerinin büyük çoğunluğunun bankalar ve şirketlerle ilişkili olması nedeniyle toplam döviz rezervine bakmanın daha mantıklı olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

Vatandaşın ekonomiye güveni azalmaya devam ediyor

Okumaya devam et

Popular