Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Türk-İş; Eti Maden ve Darphane Genel Müdürlüğü’nde grev kararı aldı

Türk-İş Sendikası, toplu sözleşme görüşmelerinde sonuç çıkmaması üzerine Eti Maden ve Darphane Genel Müdürlüğü’nde binlerce kamu işçisi greve gitme kararı aldı.

BOLD-Türk-İş Başkanı Ergün Atalay, “Ayın 19’unda da darphanede, Eti Maden’de tarımda 30 bine yakın arkadaşımız greve çıkmak mecburiyetinde. Greve çıkalım, iş yerini, ülkeyi sıkıntıya sokalım düşüncesinde değiliz” diye konuştu.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Türk-İş’in kuruluşunun 67’nci yıl dönümü dolayısıyla konfederasyon genel merkezine ziyarette bulundu. Kılıçdaroğlu’nun ziyareti esnasında açıklamada bulunan Başkan Ergün Atalay, 19 Ağustos’ta 30 bine yakın kamu işçisinin Darphane Genel Müdürlüğü ve Eti Maden’de greve çıkacağını açıkladı.

Atalay, “Kanuni süreç bu şekilde. Asmazsak yetkimiz düşüyor. Ayın 19’unda da darphanede, Eti Maden’de tarımda 30 bine yakın arkadaşımız greve çıkmak mecburiyetinde. Greve çıkalım, iş yerini, ülkeyi sıkıntıya sokalım düşüncesinde değiliz” diye konuştu.

“ARADAN İKİ SENE GEÇTİ, ALIM GÜCÜMÜZ YÜZDE 27 DÜŞTÜ”

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’un dün konfederasyonlarını ziyaret ettiğini anımsatan Atalay, “Ocak ayında başlayan bugüne kadar süren kamu sözleşmelerimiz var. Bizim talebimiz ilk altı ay yüzde 15, ikinci, üçüncü ve dördüncü altı aylarda enflasyon artı 3 puan refah payı.” dedi.

Bakan Selçuk’un dünkü ziyaretinde en son verilen teklifi açıklayan Atalay, “ilk altı ay için yüzde 6, ikinci altı ay için yüzde 4. Dün Sayın Bakana da ifade ettim. Bundan iki sene evvel temmuz ayında kamu sözleşmelerini imzaladık, hükümet ilk altı ay yüzde 7,5, ikinci altı ay yüzde 5 verdi. İşçinin alım gücü daha iyi bir noktadaydı. Aradan iki sene geçti, alım gücümüz yüzde 27 düştü. Bu rakamı anlamakta zorlandığımızı kendilerine ifade ettik, önümüzdeki günlerde bunu değerlendireceklerini söylediler.” şeklinde konuştu.

“HÜKÜMET EKONOMİK KRİZDE YETERLİ ÖNLEM ALMADI”

Basın-İş sendikası da bugün İstanbul Beşiktaş’taki Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü’ne grev kararını astı.

Basın-İş Sendikası Genel Sekreteki Ahmet Özbakır “hükümetin kendileri için ekonomik krizde yeterli önlem almadığını” söyledi.

İşçinin yaşadığı ekonomik sıkıntılara iktidarın bakış açısını eleştiren Özbakır, “Bizler hayat pahalılığı ile boğuşurken, aynı dönemde krizdeyim diyen işverenin, bankacının, müteaddidin, ihracatçının imdadına koşanlar, ağzını açıp da kamu işçisi, memuru, emeklisi enflasyon karşısında mağdur oldu, işçilerimize de bakalım demedi” ifadelerini kullandı.

Özbakır, yazılı açıklamasında grevin kendileri için bir amaç olmadığını yasal olarak söz konusu koşullarda greve gitmeleri gerektiğini söylerken, “Umarız, yöneticilerimiz ve hükümet yetkilileri kulak verir. Grev kararımız hayırlı olsun” dedi.

Fakir vatandaş için alıp AKP’lilere dağıttılar

Ekonomi

Ekonomiyi anlamak için gözler yabancı bankaların stratejisinde

Ekonomik gidişatı anlamak için en önemli göstergelerden biri bağımsız gözlem yapan yabancı bankaların neler yaptığında. Yaptıkları, kamu bankalarının yaptıklarından oldukça farklı.

BOLD – Hükümet bankaları daha fazla kredi vermeye ve devlet tahvillerinden daha çok almaya zorluyor. Üç büyük kamu bankasının bilançosunu güçlendirmek için hazineden 21 milyar lira enjekte edildi. Ancak hükümetin stretejisine karşı Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı bankalar, Türkiye’den çıkmayı ya da küçülmeyi değerlendiriyor.

Reuters’te yayınlanan analize göre; Hermes Investment Management üst düzey analisti Filippo Alloatti ekonomideki zorlu durumun özel bankalar için ‘orta vadede birleşmeleri daha cazip hale getireceğini’ ifade etti.

Son altı ay içinde, İtalyan UniCredit Yapı Kredi’deki payını azaltırken, HSBC de Türkiye’den çıkmayı değerlendiriyor.

İsmini açıklamak istemeyen bir banka yöneticisi, özel bankaların kredi vermek ve sermaye artırımı yapmak ile ‘harekete geçmeme‘ arasında seçim yapmak zorunda kalacağını söyledi.

YATIRIM SÖZKONUSU DEĞİL

Üst düzey bir banka danışmanı da Türkiye’de iş yapma riskleri göz önüne alındığında hissedarların sermaye artırımı yapmalarının ‘söz konusu olmadığını’ belirterek şunları söyledi: “Şu anda özel bankalarda ve yabancı ortaklı bankalarda ana ortakların sermaye artışı yapması neredeyse imkansız. Özel banka sahiplerinin de bir pencere açıldığında hızlıca çıkacağını düşünüyorum. Ancak devam eden salgın, varlıkların gerçek değerlemesininin şu an zor olması ve potansiyel alıcı bulunmamasından dolayı şu an böyle bir pencere yok.”

Banka çıkışları
Borsa İstanbul’da işlem gören banka hisseleri bu yıl yüzde 26 düştü. Ziraat Bankası, Vakıfbank ve Halkbank pazar payını artırdı. Ziraat Bankası, Vakıfbank ve Halkbank’ın 2014 sonunda yüzde 30 olan toplam kredilerden aldığı pay şu an itibariyle yüzde 48 seviyesine kadar yükseldi.

Bankacılık sektörünün özsermaye karlılığı, yabancı ortaklıkların yoğun şekilde Türkiye’ye girdiği 2007 yılında yaklaşık yüzde 25 seviyesindeydi. Ancak özsermaye karlılığı azalarak yüzde 11.5 seviyesine kadar geriledi.

Öte yandan Türkiye’nin 40 civarındaki özel bankası 2018 krizinden sonra milyarlarca dolarlık batık kredi (NPL-takipteki kredi) ile de karşı karşıya kaldı.

HÜKÜMET KONTROLÜ HER GEÇEN GÜN ARTIYOR

Bir bankacılık kaynağı “Sektör hükümet tarafından giderek daha fazla kontrol ediliyor ve bu özel banka çıkışlarını tetikleyebilir” dedi.

Değişimi tetikleyebilecek bir diğer faktör ise, Ankara’nın geçen yıl döviz piyasaları ve bankalar üzerindeki kontrolünü sıkılaştıran bir dizi düzenlemelerin yarattığı maliyet.

İlk çeyrek verilerine göre kamu bankalarının net karı yüzde 83 artış gösterirken, yerli özel bankaların net karı yüzde 9.3 yabancı bankaların ise yüzde 3.6 arttı.

Üst düzey bir banka yöneticisi şunları söyledi: “Son yıllarda artan maliyetler ve getirilen düzenlemelerin de etkisiyle bu sürece ayak uyduramayanlar sektörden çıkabilir; bu maliyeti yönetmeyenlerin paylarını, bu süreci daha iyi yönetenler alabilir. Haftada bir regülasyon degişmez, bu biraz sık olmaya başladı bankacılık sektöründe, bunun artık oturması gerekiyor.”

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Yönetici Direktörü Francis Malige ise Türk şirketleri iyi durumda olduğu için bu durumun kısa vadede birleşme baskısını azalttığını söyledi.

Malige, “Bir konsolidasyon olursa şaşırmam ama hemen olmasını beklemiyorum çünkü konsolidasyon genellikle finansal krizlerin akut aşamasından sonra olur” dedi.

Okumaya devam et

Ekonomi

Türkiye ülke ülke aradığı parayı bir ayda faize verdi

Yurt dışında borç arayışlarını sürdüren Türkiye geçen ay 22 milyar 300 milyon dolar dış borç ödedi. Bu borcun 5 milyar dolarını ise faiz oluşturdu. Resmi verilere göre Merkez Bakasının döviz rezervi ise 50 milyar dolara geriledi.

BOLD – Merkez Bankasının (MB) resmi rezerv varlıkları, nisanda bir önceki aya göre yüzde 6,3 azalarak 86,3 milyar dolara geriledi. Resmi verilere göre döviz rezervi 50 milyar dolara düştü. Nisan ayındaki 22 milyar 300 milyon dolar dış borcun 5 milyar dolarını faiz oluşturdu.

DÖVİZ VARLIKLARI YÜZDE 15.5 AZALDI

Merkez Bankası tarafından, Nisan 2020 dönemine ilişkin “Uluslararası Rezervler ve Döviz Likiditesi Gelişmeleri” verileri yayımlandı. Buna göre, resmi rezerv varlıkları nisanda bir önceki aya kıyasla yüzde 6,3 azalışla 86,3 milyar dolar oldu. Aynı dönemde döviz varlıkları yüzde 15,5 azalışla 50,1 milyar dolara gerilerken, altın cinsinden rezerv varlıklar yüzde 10,8 artışla 34,8 milyar dolara yükseldi.

5 MİLYAR DOLAR FAİZE GİTTİ

Vadesine 1 yıl veya daha az kalmış Merkezi Yönetim ve Merkez Bankasının önceden belirlenmiş döviz çıkışları nisanda bir önceki aya göre yüzde 0,6 azalarak 22,3 milyar dolara düştü. Bu tutarın 17,3 milyar doları anapara, 5 milyar doları faizden oluştu. Bu dönemde, Merkez Bankasının yurt içi ve yurt dışı yerleşik bankalarla yaptığı finansal türev işlemlerinden kaynaklanan net döviz ve altın yükümlülükleri 37,8 milyar dolar düzeyinde gerçekleşirken, söz konusu tutarın 17,2 milyar doları bir ay vadeli olarak kayıtlara geçti.

14 insan hakları örgütünden toplu korona ölümlerine karşı acil çağrı

Okumaya devam et

Ekonomi

YHT seferleri yeniden başladı

Koronavirüs tedbirleri kapsamında ara verilen Yüksek Hızlı Tren seferleri yeniden başlatıldı. Ankara-İstanbul arasında yarı kapasite ile hizmet verecek olan Yüksek Hızlı Tren bilet fiyatlarına zam yapılmayacak.

BOLD – Yüksek Hızlı Tren seferleri yeniden başladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, trenlerin yüzde 50 kapasiteyle çalacağını belirterek, bilet ücretlerinde artışın söz konusu olmadığını kaydetti.

YÜZDE 50 KAPASİTE İLE HİZMET VERECEK

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, Kovid-19 tedbirleri kapsamında ara verilen Yüksek Hızlı Tren (YHT) seferlerinin yeniden başlatılması dolayısıyla Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Treni’nin gardan uğurlanması törenine katıldı. Bakan Karaismailoğlu, “Trenlerimiz yüzde 50 kapasiteyle çalışıyor, diye bilet ücretlerinde artış söz konusu değildir” dedi.

ANKARA – SİVAS HATTI BU YIL AÇILIYOR

Bakan Karaismailoğlu, Ankara – Sivas YHT projesinde toplam uzunluğu bin 933 metre olan 6 adet viyadük öngörülürken, tüm viyadük imalatlarının tamamlandığını söyledi. Karaismailoğlu, “Ankara-Sivas YHT hattını 2020 yılı içerisinde hizmete almayı planlıyoruz” dedi

27 Mayıs koronavirüs bilançosu: Ölenlerin sayısı 4.431’e yükseldi

Okumaya devam et

Popular