Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Kerem Altıparmak: “6 aydır kayıp insanların avukat istememesi mantıkla izah edilemez”

İHD Genel Başkan Yardımcısı, kaçırıldıktan 6 ay sonra bulunan 4 kişinin avukat istememesinin mantıkla izah edilemeyeceğini söyledi, baskıya dikkat çekti.

BOLD – İnsan Hakları Derneği Genel Başkan Yardımcısı Kerem Altıparmak, kaçırıldıktan 6 ay sonra Emniyette ortaya çıkan dört kişinin ailelerine baskı yapıldığını söyledi.

6 aydır kayıp olan dört kişinin polisin yaptığı rutin Genel Bilgi Taraması’nda (GBT) aynı anda bulunmalarının absürt olduğunu söyleyen Altıparmak, ailelere yapılan baskıyı da anlattı.

“BM BAŞVURULARINIZI GERİ ÇEKİN” DEDİLER

Altıparmak, 6 ay kaybolmuş kişilerin ailelerine “Avukat istemiyoruz, Twitter hesaplarınızı kapatın, BM başvurularınızı geri çekin” demelerinin mantıkla izah edilemeyeceğini söyledi ve ailelerle kaçırılan kişilerin polis nezaretinde görüşmelerine dikkat çekerek “bunun ne kadar özgür iradeyle söylendiği çok tartışmalı” dedi.

BU O KADAR ABSÜRT BİR ŞEY Kİ…

Altıparmak’ın konuyla ilgili Medyascope’a yaptığı açıklamalar şöyle:

“28 Temmuz 2109 gecesi aileler aranıyor ve rutin bir GBT taraması sırasında, bu dört kişin birden bire pat diye bulunduğu söyleniyor. Bu o kadar absürt bir şey ki. Üstelik bu dört kişi bulununca serbest de bırakılmıyor, ailelere ‘gelin yakınlarınızı bulduk’ demiyorlar, TEM’de gözaltında oldukları söyleniyor. Bu kişilerle ilgili ceza soruşturması olduğunu biliyoruz, hatta tutuklanıp tahliye edilenler var. Ancak şuan ki gözaltı sürecinin amacının ne olduğunu bilmiyoruz, niye gözaltındalar buna dair bir açıklama yok.

Avukatlar görüşmeye gittiğinde deniyor ki, ‘Ailelerin sizi tutmaları, dört kişinin sizi istediği anlamına gelmez’. Gerçekten de avukatlara istenmedikleri söyleniyor.
Sonra aileler kayıp kişilerle polis nezaretinde, yalnız değil, polis nezaretinde görüştürülüyorlar. Bakın 6 ay kaybolmuş ve muhtemelen baskı altında kalmış kişiler, ısrarla avukat istemediklerini söylüyorlar. Bu hiç mantıkla açıklanabilir bir şey değil.

Ailelere de her türlü başvurularını geri çekmelerini, Twitter hesaplarını kapatmalarını, Birleşmiş Milletler başvurularını geri çekmelerini söylüyorlar. Şimdi tabi burada ne kadar özgür iradeyle böyle bir şeyin yapıldığı çok tartışmalı.

Gizlilik kararı nedeniyle dosyadaki gelişmeleri göremiyoruz. Ailelerin çok somut talepleri var. Bu kişilerin nasıl kaybedildiğinin tespitinin sağlanmasına yönelik. Devlet benim sorumluluğum yok diyorsa en azından kimin sorumluluğu olduğunu ortaya çıkarmak için bu soruşturmayı yapmak zorunda.”

NE OLMUŞTU?

Salim Zeybek, Erkan Irmak, Yasin Ugan, Özgür Kaya, Mustafa Yılmaz ve Gökhan Türkmen 2019 yılı Şubat ayında kaçırıldılar. Salim Zeybek, eşi ve çocuklarının yanında polis kimliği taşıyan kişiler tarafından bir araca bindirilerek götürüldü. Yasin Ugan ve Özgür Kaya’nın kaçırılması sırasında ise yaşadıkları sokağın ablukaya alınması nedeniyle tüm komşuları olaya şahit oldu.

Ancak şahitlere rağmen kaçırılma olayları araştırılmadı ve savcılıklar şahitleri dinlemeyi, kamera görüntülerini toplamayı reddetti. 6 ayı aşkın bir süre sonra 28 Temmuz 2019 gecesi Ankara Emniyetinden Salim Zeybek, Erkan Irmak, Yasin Ugan, Özgür Kaya’nın aileleri arandı ve eşlerinin Ankara Terörle Mücadele Şubesinde gözaltında oldukları söylendi. Ertesi gün Emniyet’ten verilen bilgiye göre ise bu dört kişi sırt çantalarıyla yolda yürürken GBT’ye takılmış ve gözaltına alınmışlardı.

Aynı tarihlerde kaçırılan Mustafa Yılmaz ve Gökhan Türkmen’den ise halen haber yok.

AİLELERE BASKI BAŞLADI

Dört kişinin ortaya çıkmasından sonra ise ailelere yönelik baskı başladı. Ailelerinin tuttukları avukatların dört kişiyle görüşmesine savcılık izin vermedi. Ardından bu dört kişinin avukat istemediği belirtildi. Ailelerin 6 aydır kayıp olan yakınlarıyla görüşmelerinin ise yalnız yapılmasına izin verilmedi. Görüşmeler polis eşliğinde yapıldı.

Dört kişinin aşırı zayıfladığı, bitkin ve durgun oldukları belirtilirken, kaçırılan kişilerin ısrarla “BM başvurusunun geri çekilmesi, HDP’li vekillerden uzak durulması, ailelerin Twitter hesaplarını kapatmaları” üzerinde durdukları öğrenildi.

Kaçırılmalar TBMM gündeminde: AKP’liler yok dedi CHP ve HDP’li vekiller şahitleri saydı

Gündem

Vize serbestisi bekleyen Türkiye’ye yeşil pasaport şoku

Hükümet yıllarca vize serbestisinin reklamını yaparken Avrupa Birliği, serbest dolaşım hakkına sahip olan yeşil/gri pasaportun bu hakkını aldı. İzin şartı geldi.

BOLD – Bugüne kadar Avrupa ülkelerine vizesiz seyahat edilebilen yeşil ve gri pasaportlara sınırlama getirildi. Pasaport sahipleri, bundan böyle önceden izin almak zorunda

Schengen bölgesine izin şartı yeşil ve gri pasaportlar için yılbaşından itibaren başlıyor. Önceden hiçbir izin ve işleme tabi olmadan Avrupa ülkelerine gidebilen bu pasaport sahipleri, bundan böyle izin alıp kayıt olmak zorunda olacak.

2020 itibariyle geçerli olacak yeni uygulamayla Avrupa seyahati için vizeden muaf tutulan kişiler de seyahatleri öncesinde ilgili ülkeye giriş izni almaları gerekecek.

Avrupa Parlamentosu’ndan (AP) yapılan duyuruya göre, 2020 yılında Avrupa ülkelerinden birine seyahat etmek isteyen yeşil ve gri pasaport sahibi Türkiye vatandaşlarının seyahatlerinden önce ETIAS sistemi üzerinden kayıt yaptırmaları zorunlu olacak.

7 EURO HARÇ BEDELİ

Kayıt işlemi sırasında vatandaşların, giriş izni alabilmek için 7 Euro harç bedeli ödemeleri de gerekiyor.

Harç bedelinden sadece 18 yaş altı ve 70 yaş üzeri yolcular muaf tutulacak.

AP yetkilileri, uygulamayla sınır kontrolünün artırılmasını, salgın tehlikesinin önlenmesini ve yasadışı göçü önlemeyi amaçlıyor.

ÖN KONTROLDEN GEÇECEK

Uygulamayla yeşil ve gri pasaporta sahip Türk vatandaşlarının başvuru sırasında verdiği evraklar ön kontrolden geçecek.

Herhangi bir göç durumu ya da güvenlik tehdit riski bulunursa başvuru geri çevrilecek.

Yeni yürürlüğe giren yasanın öncelikli amacının güvenlik olduğunu beyan eden Avrupa Parlementosu; sınır kontrolünün sağlanması, salgın tehlikesi, yasadışı göç, güvenlik tehdidi ve kendi ülke vatandaşlarını korumak gibi gerekçelerle böyle bir kararı aldığını bildirdi.

BİR KEZ KAYIT 3 YIL GEÇERLİ OLACAK

Avrupa’ya seyahat etmek isteyen yeşil ve gri pasaport sahibi Türk Vatandaşları’na verilen giriş izni süresi yeni alınan karara bağlı olarak 3 yıl geçerliliğini koruyacak.

HDP’den açıklama: Demirtaş, yarım kalan tetkikleri için hastaneye götürüldü

Okumaya devam et

Gündem

Avukatlardan videolu çıkış: 30 maddelik İnsan Hakları Beyannamesindeki 24 madde ihlal ediliyor

10 Aralık İnsan Hakları Günü dolayısıyla bir araya gelen 24 avukat, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesindeki 30 maddeden, Türkiye’nin ihlal etti, 24’ünü örnekleriyle anlattı.

BOLD- Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) kurulduğu 1959 yılından bu yana, 3 bin 128 hak ihlali ile zirvede. AKP iktidarı eliyle yaşatılan insan hakları ihlalleri 24 avukat tarafından hazırlanan video ile anlatıldı. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 71 yıl önce kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde 30 madde bulunuyor. Türkiye’de, özellikle 15 Temmuz sonrası Hizmet Hareketi mensuplarına yönelik başlatılan tenkil soruşturmaları kapsamında hükumet eliyle bu maddelerden 24’ünü ihlal edildi. Avukatlar hazırladıkları videoyla 24 maddenin nasıl ihlal edildiğini tek tek izah ediyor.

YAŞAM HAKLARI ELLERİNDEN ALINDI

Bir çok sosyal medya platformu ile video paylaşım sitesi Youtube’dan paylaşılan video, Avukat Murat Akkoç’un, ihlal edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin, en önemli, ‘Yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliği’ni içeren 1. maddesiyle başlıyor. Akkoç Türkiye’de insanların yaşama haklarının elinden alındığını söyleyerek, ‘Muhalifler sistematik olarak ötekileştirilerek hedef gösteriliyor. Nefret atmosferi sebebiyle toplumsal bağlar ve hoşgörü ortamı yok oluyor” dedi.

AYRIMCILIĞA MARUZ KALDILAR

Toplumlarda din, dil, ırk, mezhep gibi ayrımcılıkların kabul edilemez olduğunu anlatan İnsan Hakları Beyannamesinin Türkiye’de ihlal edilen 2. maddesini de Avukat Hasan Uysal değerlendirdi. Uysal, Türkiye’de yüzbinlerce kişinin ‘irtibat, iltisak’ gibi hukuki olmayan terimlerle ayrımcılığa maruz bırakıldığını belirtti.

İşte Türkiye’deki ihlalleri anlatan avukatların o videosu;

AİHS göre, düşünce ve ifade özgürlüğü ihlallerinde Türkiye birinci sırada!

Okumaya devam et

Gündem

AİHS göre, düşünce ve ifade özgürlüğü ihlallerinde Türkiye birinci sırada!

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) ifade özgürlüğünü düzenleyen 10’ncu maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle açılan davalarda Türkiye hakkında 40 mahkûmiyet bulunuyor. Bu sıralamayla birinci olan Türkiye’yi 14 mahkûmiyetle Rusya takip ediyor.

BOLD-Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde (AİHS) yer alan insan hakları, düşünce ve ifade özgürlüğü gibi maddeleri ihlal ettiği gerekçesiyle verilen mahkûmiyet AİHM Tarihinde zirveye ulaştı. Türkiye 2019’da 40 dava düşünce ve ifade özgürlüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle mahkûm edildi.

AİHS’nin adil yargılama hakkıyla ilgili 6’ıncı maddesinin farklı fıkralarından ihlalde verilen kararlarda ise Rusya 68 mahkûmiyetle ilk sırada yer alırken, Türkiye 53 mahkûmiyetle ikinci sırada yer alıyor.

AİHM TARİHİNDE ZİRVEDE

Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kurulduğu 1959 yılından bu yana en fazla hak ihlali kararının verildiği ülke. AİHM kurulduğu günden itibaren Türkiye 3 bin 128 hak ihlali ile zirvede. İkinci sırada Rusya, üçüncü sırada ise İtalya yer alıyor.

Tutuklu Harbiyelilerin anneleri, evlatları için yürüdükleri gerekçesiyle hakim karşısına çıkacak

Okumaya devam et

Popular