Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Netflix, BluTV ve Puhutv RTÜK denetimi altına girdi

Netflix, BluTV ve Puhutv gibi internet üzerinden yayın yapan kuruluşlar, yeni düzenlemeyle RTÜK denetimine tabi olacak.

İnternet üzerinden yapılan yayınlar, yurt içi ya da yurt dışı kaynaklı olması fark etmeksizin Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) denetimine tabi olacak.

BOLD – Kimileri tarafından “Ahlakımız bozuluyor” denilerek eleştirilen Netflix, BluTV ve Puhutv gibi internet üzerinden yayın yapan kuruluşlar, RTÜK denetimi altına alındı.

Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenleme ile “Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkında Yönetmelik”te değişikliğe gidildi.

Değişiklikle birlikte internetten yayın yapan haber paylaşım sitelerinin Türkiye’de şirket kurmaları ve vergi vermeleri de zorunlu kılındı.

Ocak ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden (TBMM) geçen yasa tasarısıyla RTÜK’e internet yayınlarına denetim yetkisi verilmişti. Böylece RTÜK, ‘uygun görmediği’ yayınlara yönelik yaptırım hakkına sahip olmuştu.

Tasarıda şu maddeler yer alıyordu:

– RTÜK’ten geçici yayın hakkı ve lisansı bulunan kurumların, internetteki yayınlarına devam edebilmeleri için RTÜK’ten yayın lisansı, bu kapsamdaki platform işletmecilerinin de yayın iletim yetkisi alması zorunlu olacak.

– Yeni düzenleme sayesinde RTÜK’ten geçici yayın hakkı veya yayın lisansı bulunmayan ya da bu hak veya lisansı iptal edilen gerçek ve tüzel kişilerin yayın hizmetlerinin internet ortamından iletildiği tespit edilirse, sulh ceza hakimi, internet ortamındaki yayınla ilgili içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesine karar verilebilecek.

– Bu karar, gereği yapılmak üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna (BTK) gönderilecek. Sulh ceza hakimi de RTÜK’ün talebini en geç 24 saat içinde duruşma yapmaksızın karara bağlayacak.

– Bu karara ise Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz edilebilecek.

Yeni yönetmeliği BirGün’e değerlendiren CHP RTÜK temsilcisi Faruk Bildirici, “Hiçbir şekilde yayın ve ifade özgürlüğünü engelleyici çaba içerisine girilmemesi gerekiyor. Medya özgürlüğü kısıtlanamaz” dedi.

RTÜK denetimine giren yayın kuruluşlarının “isteğe bağlı yayınlar” olduğunu vurgulayan Bildirici, “İsteğe bağlı yayıncılıkta tek kırmızı çizgi nefret söylemi, ayrımcılık, cinsiyetçilik, insan hakkı ihlali gibi evrensel değerler olması gerektiğini düşünüyorum. İnsanlar para verip belirli yayınları izlemeyi tercih ediyorlarsa o yayınlarda başka bir sınırlandırmaya ve denetime gitmek yanlış olur. Yönetmeliğin bu haliyle uygulanmaması için çaba göstereceğiz” dedi.

“İNSANLAR ZATEN BASKI NEDENİYLE İNTERNET YAYINLARINI TAKİP EDİYOR”

Yine CHP’nin RTÜK Temsilcisi İlhan Taşcı, düzenlemeden acilen vazgeçilmesi gerektiğini vurguladı. Yayıncılık dünyasında oluşan baskı nedeniyle vatandaşların internet yayınlarını takip ettiğini ifade eden Taşçı, “Bu durum iktidarı rahatsız etti” diye konuştu.

Yazılı, görsel medya ve yayıncılığın sıkı denetim altına alındığı, ekran komiserlerinin görev yaptığı, “gazete manşetlerinin Saray tarafından belirlendiği bir ortam”da internet yayınlarının da denetim altına alınmak istenmesinin “beklenen bir gelişme” olduğunu ifade eden Taşçı, şunları söyledi:

“Uygulama yönetmeliği özgürlük alanını tıkayan bir yönetmelik olarak tarihe geçecektir. Artık interneti RTÜK gözetleyecek. Ancak sorun şu ki, kurumun teknik alt yapısı, insan kaynağının bu konuda yeterliliği tartışmalıdır. Göç yolda düzülecek ama subjektif ölçütlerle denetim yapılacak. Bu denetimin sınırı uygulamada belirlenecek.

Lisans aşamasını geçenler iktidarın istemediği yayınlar nedeniyle özgür bir yayıncılık yapamayacaklar. Özgürlüğün sınırsız olmadığı evrensel kararlarla benimsenmiştir. Ancak sorun özgürlükte değil, sorun özgürlük alanının iktidar tarafından belirlenmesindedir.

Artık isteğe bağlı platformlardaki yayınlarda bol bol sansüre şahit olacağız. Hangi platformların nasıl ve kimler tarafından denetleneceği konusunda iktidar kontenjanından RTÜK’e seçilen üyeler arasında bile görüş ayrılığı var. Uygulamada nelerle karşılaşacağımızı kısa süre içerisinde göreceğiz.”

Gündem

Avukatlardan videolu çıkış: 30 maddelik İnsan Hakları Beyannamesindeki 24 madde ihlal ediliyor

10 Aralık İnsan Hakları Günü dolayısıyla bir araya gelen 24 avukat, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesindeki 30 maddeden, Türkiye’nin ihlal etti, 24’ünü örnekleriyle anlattı.

BOLD- Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) kurulduğu 1959 yılından bu yana, 3 bin 128 hak ihlali ile zirvede. AKP iktidarı eliyle yaşatılan insan hakları ihlalleri 24 avukat tarafından hazırlanan video ile anlatıldı. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 71 yıl önce kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde 30 madde bulunuyor. Türkiye’de, özellikle 15 Temmuz sonrası Hizmet Hareketi mensuplarına yönelik başlatılan tenkil soruşturmaları kapsamında hükumet eliyle bu maddelerden 24’ünü ihlal edildi. Avukatlar hazırladıkları videoyla 24 maddenin nasıl ihlal edildiğini tek tek izah ediyor.

YAŞAM HAKLARI ELLERİNDEN ALINDI

Bir çok sosyal medya platformu ile video paylaşım sitesi Youtube’dan paylaşılan video, Avukat Murat Akkoç’un, ihlal edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin, en önemli, ‘Yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliği’ni içeren 1. maddesiyle başlıyor. Akkoç Türkiye’de insanların yaşama haklarının elinden alındığını söyleyerek, ‘Muhalifler sistematik olarak ötekileştirilerek hedef gösteriliyor. Nefret atmosferi sebebiyle toplumsal bağlar ve hoşgörü ortamı yok oluyor” dedi.

AYRIMCILIĞA MARUZ KALDILAR

Toplumlarda din, dil, ırk, mezhep gibi ayrımcılıkların kabul edilemez olduğunu anlatan İnsan Hakları Beyannamesinin Türkiye’de ihlal edilen 2. maddesini de Avukat Hasan Uysal değerlendirdi. Uysal, Türkiye’de yüzbinlerce kişinin ‘irtibat, iltisak’ gibi hukuki olmayan terimlerle ayrımcılığa maruz bırakıldığını belirtti.

İşte Türkiye’deki ihlalleri anlatan avukatların o videosu;

AİHS göre, düşünce ve ifade özgürlüğü ihlallerinde Türkiye birinci sırada!

Okumaya devam et

Gündem

AİHS göre, düşünce ve ifade özgürlüğü ihlallerinde Türkiye birinci sırada!

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) ifade özgürlüğünü düzenleyen 10’ncu maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle açılan davalarda Türkiye hakkında 40 mahkûmiyet bulunuyor. Bu sıralamayla birinci olan Türkiye’yi 14 mahkûmiyetle Rusya takip ediyor.

BOLD-Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde (AİHS) yer alan insan hakları, düşünce ve ifade özgürlüğü gibi maddeleri ihlal ettiği gerekçesiyle verilen mahkûmiyet AİHM Tarihinde zirveye ulaştı. Türkiye 2019’da 40 dava düşünce ve ifade özgürlüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle mahkûm edildi.

AİHS’nin adil yargılama hakkıyla ilgili 6’ıncı maddesinin farklı fıkralarından ihlalde verilen kararlarda ise Rusya 68 mahkûmiyetle ilk sırada yer alırken, Türkiye 53 mahkûmiyetle ikinci sırada yer alıyor.

AİHM TARİHİNDE ZİRVEDE

Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kurulduğu 1959 yılından bu yana en fazla hak ihlali kararının verildiği ülke. AİHM kurulduğu günden itibaren Türkiye 3 bin 128 hak ihlali ile zirvede. İkinci sırada Rusya, üçüncü sırada ise İtalya yer alıyor.

Tutuklu Harbiyelilerin anneleri, evlatları için yürüdükleri gerekçesiyle hakim karşısına çıkacak

Okumaya devam et

Gündem

AKP’de dolandırıcılık kavgası! Adem Yavuz Arslan yorumladı

Okumaya devam et

Popular