Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Yasaklar ülkesi Türkiye, dünyada en çok VPN kullanan 3. ülke oldu

VPN kullanımında dünyada en çok internet sansürünün uygulandığı Çin ve Suudi Arabistan gibi ülkeleri bile geride bırakan Türkiye, 3. sırada yer aldı.

Türkiye, IP adresini değiştirmeye ve böylece erişim engeli getirilen internet sitelerine ulaşmaya imkan sağlayan VPN kullanımında dünyada 3. ülke oldu.

Bu istatistikle Türkiye, dünyada internet sansürünün en çok uygulandığı Çin ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin bile önüne geçti.

BOLD – VPN hizmeti veren firmaların oluşturduğu “thebestvpn” platformunun gerçek kullanıcılardan yola çıkarak yaptığı araştırma, ülkelerin VPN kullanma istatistiklerini ortaya koyuyor.

Buna göre, VPN sitelerini en çok kullanan ilk 5 ülke, Müslüman nüfusun yoğun olduğu Endonezya, Türkiye ve Malezya gibi ülkelerden oluşuyor. Hindistan ve Çin de ilk 5’in içinde. Listenin ilk 10’unda Avrupa ya da Kuzey Amerika’dan hiçbir ülke yer almıyor.

VPN sitelerini en çok kullanan ülkelerin başında Endonezya ve Hindistan geliyor. Bu ülkelerde VPN sitelerine giriş yapan internet kullanıcılarının oranı yüzde 38 olurken, 3. sırada Türkiye bulunuyor.

TÜRKİYE, DÜNYANIN EN SANSÜRCÜ ÜLKELERİNİ BİLE GEÇTİ

Türkiye’de VPN sitelerine giren internet kullanıcılarının oranı yüzde 32. Türkiye’yi yüzde 31 oranla Çin ve yüzde 29 oranla Malezya takip ediyor.

İlk 10’da yer alan diğer ülkelerse sırasıyla Suudi Arabistan (yüzde 29), Brezilya (26), Vietnam (yüzde 25), Birleşik Arap Emirlikleri (yüzde 25) ve Filipinler (yüzde 25).

Özellikle Çin ve Suudi Arabistan, internet sansürünün dünyada en çok uygulandığı ülkeler olarak öne çıkıyor. Türkiye’nin VPN kullanımında bu ülkelerin dahi önüne geçmesi, ülkedeki yasakların boyutunu ve durumun vehametini bir kez daha gözler önüne sermiş oldu.

VPN NEDİR?

Türkçe’ye “sanal özel ağ” olarak çevrilen VPN teknolojisi, uzaktan erişim yoluyla internet üzerindeki farklı ağlara bağlanmayı sağlıyor.

Özetle, bir VPN sitesine girip bu sitenin arama motoru kısmına ulaşmak istediğiniz internet sitesinin adresini yazdığınızda, bu adres bulunduğunuz ülkede yasaklı olsa dahi giriş yapabiliyorsunuz.

VPN en çok masaüstü bilgisayarlarda tercih ediliyor. Masaüstü bilgisayar kullanan her 100 kişiden 17’si VPN teknolojini kullanırken, akıllı telefonlarda bu oran yüzde 15, tablet bilgisayarlardaysa yüzde 7 civarında.

EN ÇOK EĞLENCE İÇERİKLERİ, SANSÜRLÜ HABERLER VE SOSYAL MEDYAYA ERİŞMEK İÇİN KULLANILIYOR

VPN kullanıcılarının yarısı daha çok eğlence içerikli sitelere girebilmek için bu teknolojiye başvurduklarını söylerken, yüzde 34’lük bir kesim sansürlü haber siteleri ve sosyal medya ağlarına giriş için VPN’i tercih ediyor.

ÇOĞUNLUK, İNTERNETTE ANONİM GÖZÜKMEK İÇİN VPN KULLANIYOR

Yüzde 31’lik kesim internette anonim gözükmek, yüzde 27 yasaklı içerik indirmek (torrent siteleri) ve yüzde 25’lik bir kitleyse arkadaş ve ailesiyle görüşebilmek için VPN sitelerini kullandığını söylüyor. İnternet trafiğini hükümetten saklamak için VPN kullananların oranıysa yüzde 18 civarında.

VPN kullanıcılarının yaklaşık üçte 2’sini erkekler oluşturuyor (yüzde 62). VPN’i yüzde 35’lik oranla en çok 16-24 yaş arası kullanırken, 25-35 yaş arası kullanıcıların oranıysa yüzde 33. VPN teknolojisine başvuranların yüzde 19’u da 35-44 yaş arasında.

Elde edilen verilere göre Türkiye, İtalya, Arjantin, Çin, Brezilya, Hollanda ve Yeni Zelanda gibi ülkelerin büyük çoğunlukla VPN’i kullanma sebebi eğlence içerikli sitelere erişebilmek. Kanada, Japonya, Almanya, İsveç ve Fransa gibi ülkelerdeki internet kullanıcılarının VPN tercihlerinde ilk sırayı sanal alemde anonim olarak gözükmek yer alıyor.

Rusya bu alanda ilginç bir istatistik çiziyor. Bu ülkede internet kullanıcıları VPN sitelerini en çok yasak içerik (torrent) indirmek için tıklıyor.

Netflix, BluTV ve Puhutv RTÜK denetimi altına girdi

Gündem

Nakşibendi şeyhinin katili AKP’li başkanın oğlu çıktı: Cinayet sebebi miras!

Bitlis’te ders verdiği sırada öldürülen Nakşibendi şeyhi Abdulkerim Çevik’in katil zanlısı Yakup Şeflekçi’nin, AKP’li Tatvan Belediye Başkanvekili Mazhar Şeflekçi’nin oğlu olduğu ortaya çıktı. Cinayetin miras konusunda verdiği karar nedeniyle işlendiği belirlendi.

BOLD – Bitlis’te öldürülen Nakşibendi şeyhi Abdulkerim Çevik cinayetinin katil zanlısı Yakup Şeflekçi’nin, AKP’li Tatvan Belediye Başkanvekili Mazhar Şeflekçi’nin oğlu olduğu ortaya çıktı.

CİNAYET MİRAS KARARI NEDENİYLE İŞLENMİŞ

Halk TV’den Ali Isıyel’in haberine göre, yerel kaynaklar, Mazhar Şeflekçi ile oğlu Yakup Şeflekçi ve yeğenleri arasında miras konusunda anlaşmazlık çıktığını anlattı. Anlaşmazlık üzerine konuyu yargı yerine şeriata taşımak için Nakşibendi Şeyhi Abdulkerim Çevik’e başvuruldu. Çevik’in Mazhar Şeflekçi ve oğlu Yakup Şeflekçi’yi haksız bulması üzerine Yakup Şeflekçi şeyhi başından vurarak öldürdü.

AİLE NAKŞİBENDİ TARİKATINA MENSUPMUŞ

Şeflekçilerin, Nakşibendi tarikatına mensup oldukları ve Abdulkerim Çevik’in de müridi oldukları belirtilirken; Çevik ailesinin de Şeflekçilerin köyü olan Tatvan’ın Benekli (Çulhur) köyünde evleri ve arazileri olduğu ifade edildi.

Avrupa Birliği’nden Türkiye’ye yaptırım hamlesi; İsim listesi hazırlanıyor!

Okumaya devam et

Gündem

3 bin mahkûm için yerli elektronik kelepçe ihalesi yapıldı

AKP yargı paketiyle infaz yasasında değişiklik planlarken, elektronik kelepçe sisteminin 81 ilde yayılması için bakanlığın çalışmalarına hız verildi. 3 bin mahkum için yerli üretim elektronik kelepçe ihalesi yapıldı.

BOLD – Yeni İnfaz Yasası ile ilgili hazırlıklar sürerken, Ankara’da dikkat çeken bir ihale gerçekleştirildi. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, 3 bin mahkum için Elektronik İzleme Sistemi hizmet alımı ihalesine çıktı. 5 firma teklif verirken, “yerli üretim şartı” dikkat çekti.

Sözcü’nün haberine göre 15 ilde hali hazırda uygulanan elektronik kelepçe sisteminin 81 ile yayılması için Adalet, İçişleri ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı çalışmalarını sürdürüyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının da destek verdiği proje kapsamında 25 Eylül 2019 günü gerçekleştirilen “açık ihale” ise henüz sonuçlanmadı.

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, tarafından düzenlenen ve, denetimli serbestlik altında bulunan 3 bin yükümlünün Ev Hapsi Ünitesi (2 bin 610 adet), Anlık Takip Ünitesi (310 adet), Mağdur İzleme Ünitesi (60 adet) ve Alkol İzleme Ünitesi (20 adet) ile izlenmesini kapsayan “Elektronik İzleme Sistemi Hizmet Alımı İhalesi” ile ilgili teklifler 8 Kasım 2019 günü alındı.

YERLİ KELEPÇELER 2021’DEN İTİBAREN KULLANILACAK

Edinilen bilgiye göre 5 isteklinin teklif sunduğu ihale ile ilgili Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü son kararını vermedi. Hazır alım ve yerel üretim aşamalarından oluşan projenin yerel üretim aşamasında, ihale dokümanında belirtilen ürünler ve yazılımlar, yurt içinde tasarlanacak, geliştirilecek ve üretilecek şekilde yurt içinden tedarik edilecek.

Şu anda kullanlan ve ithal olan hazır alım ürünler 1 Nisan 2020 ile 31 Aralık 2020 tarihleri arasında kullanılacak. Yerli üretim ürünlerin kullanımına ise 1 Ocak 2021 tarihinden itibaren başlayacak. Yeni infaz yasası düzenlemesinin hayata geçmeden önce elektronik takip sistemi hizmet alımı ihalesinin sonuçlanması bekleniyor.

KONUTTA İNFAZ KAPSAMI GENİŞLETİLİYOR

İnfaz değişikliğini de içeren yargı paketinin Şubat ayı başında Meclis’e sunulması bekleniyor. Düzenleme ile ilk etapta 40 bine yakın mahkumun tahliye olması bekleniyor. Yüzenleme, denetimli serbestlik sistemini değiştirirken, konutta infazın kapsamını da genişletiyor.

Adalet Bakanlığının yürüttüğü çalışmaya göre kadınların 1 yılın altında kalan cezalarının elektronik takip sistemi ile evde infazına imkan tanıyor. 70 yaş üzerindekiler ise 2 yıla, 75 yaş ve üzerindekiler için ise 4 yıla kadar olan cezalarını evde çekebilecek. Ayrıca, cezaevinde hayatını yalnız idame ettiremeyeceğine dair Adli Tıp Kurumu tarafından rapor verilen kişiler 3 yıla kadar olan cezalarını konutta infaz edebilecek.

Ne olur beni yavrumdan ayırmayın

Okumaya devam et

Gündem

Toprak Dede Hayrettin Karaca hayatını kaybetti

Çevre vakfı TEMA’nın kurucusu Hayrettin Karaca vefat etti. Ömrünü toprağa adayan Karaca’nın cenazesi çarşamba günü Fatih Camiinden kaldırılacak.

BOLD- TEMA Vakfı Kurucusu ve Onursal Başkanı Hayrettin Karaca hayatını kaybetti. Toprak Dede olarak tanınan ve sevilen Karaca’nın vefatını TEMA Vakfı resmi sosyal medya hesaplarından duyurdu. 97 yaşında hayata gözlerini yuman Hayrettin Karaca’nın cenazesi 22 Ocak Çarşamba günü  İstanbul’da Fatih Camii’nden öğle vaktinde kılınacak namazdan sonra defnedilecek.

ÖMRÜNÜ TOPRAĞA VE ÇEVREYE ADADI

Toprak Dede Nihat Karaca, 1980’de kurduğu Yalova’daki Karaca Arboretumunda yaşıyordu. Ömrünü buraya adamıştı. Ellili yaşlarda, Türkiye’nin ilk özel arboretumunu kurmuştu. Burası aslında ailesinin elma bahçesiydi. Dünyanın her yerinden ve Anadolu’nun dört bir yanından yüzlerce bitki getirmiş ve burada yetiştirmişti. 135 bin metrekarelik alanda 14 bin çeşit bitki bulunduğu biliniyor. Hayrettin Karaca, bu bitkileri toplamak için Türkiye’de 450 bin kilometre yol kat etti. Bazı yerlere farklı mevsimlerde defalarca gitti. Erozyon tehlikesini o günlerden fark etti. Vehbi Koç’un teklifiyle Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı’nı 1992’de kurdular. TEMA’yı kurduklarında artık 70 yaşındaydı. Ama mücadele daha yeni başlıyordu.

YAŞAM FELSEFESİ: BİLGİ, İLGİ VE TEPKİ

Hayrettin Karaca’nın bir yaşam felsefesi vardı. Bunu da üç kelimeyle tarif ediyordu: Bilgi, ilgi ve tepki. “Bilgili olacaksın. Çok oku, çok yaz ama bildiklerini insan ayrımı yapmaksızın paylaş. Elbette bilgili olduğumuz kadar ilgili de olmamız gerekli. En önemlisi tepki. Üzerinize vazife olmayan işlere karışın” diyordu.

Tehlikedeki türler için bir gen koruma merkezi görevi üstlenen Karaca Arboretumu’nu dünyanın her yerindeki botanikçiler tarafından da biliniyor. Yılda iki kez yayınlanan Arboretum Magazin’i bilim adamlarının araştırma ve görüşlerinin yayınlandığı bir forum.

SAYISIZ ÖDÜLÜN DE SAHİBİ

Hayrettin Karaca 97 yıllık ömrüne birçok ödül de sığdırdı. Onlardan bazıları şöyle:

Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi tarafından Fahri Doktora 1990
Birleşmiş Milletler Çevre Programının ‘Global 500 Roll of Honour’ Ödülü 1992
Çevre Bakanlığı tarafından “Çevre Beratı” 1992
Uluslararası Olimpiyat Komitesi tarafından verilen ‘Çevre Ödülü’ 1993
Uluslararası Lions Club tarafından ‘Melvin Jones Fellow Ödülü 1994
Çevre Bakanlığı tarafından “Üstün Hizmet Ödülü” 1994
ODTÜ tarafından ‘Felsefe Onur Doktorası’ 1995
Ege Üniversitesi “Fahri Doktora”sı 1995
Milli Olimpiyat Komitesi “Fair Play” Ödülü 1996
Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı “Hoşgörü Ödülü” 1996
Atatürk Kültür Merkezi tarafından “Şeref Üyeliği Beratı” 1997
Kırıkkale Üniversitesi ilk Fahri Doktora unvanı 1997
Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü 1997
ÇEVRETED tarafından “Çevreted 97 Onur Ödülü” 1997
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi “2000 Yılının Öncüleri” Ödülü 1998
Genç Hukukçular Derneği tarafından “Yılın Yurttaşı” Ödülü 1998
Türkiye Çocuk Dergisi tarafından Babalar Günü nedeniyle “Toprak Baba” unvanı 1998
Anadolu Üniversitesi Fahri Doktora Ödülü 1998
BİLSES Vakfı “Çevre Ödülü” 1998
Ankara Çankaya İzci Grubu tarafından “Yılın Doğa Dostu” Ödülü 1998
Ankara Gazeteciler Cemiyeti tarafından “Yılın Adamı” Ödülü 1999
Türk Dünyası Yazarlar ve Sanatçılar Vakfı tarafından “1998 Türk Dünyasına Hizmet Ödülü” 1999
TBMM Onur Ödülü 2005
Right Livelihood Award 2012(Alternatif Nobel Ödülü)
Birleşmiş Milletler “Orman Kahramanı Ödülü” 2013

 

 

Okumaya devam et

Popular