Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

“15 Temmuz marşı da nedir ya!”

Marmaris’teki 19 Mayıs yürüyüşü sırasında öğrenciler kendilerine dikte edilen 15 Temmuz marşı yerine ısrarla İzmir Marşını söylemeleri ile ilgili devan eden tartışmaya sanatçılar da katıldı.

BOLD – Marmaris İlçe Gençlik ve Spor Müdürlüğü tarafından 16 Mayısta 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nın 100’üncü yılı dolayısıyla ‘Gençlik Yürüyüşü’ düzenlendi. ‘100. yıl 19 Mayıs kutlu olsun’ baskılı beyaz tişörtler giyen lise ve ortaokul öğrencileri, öğretmenler ve ilçe protokolü, kortej eşliğinde Kordon Caddesindeki Atatürk Anıtına yürüdü.

Yürüyüş boyunca kortejin önündeki araçtan Mehter Marşı, Genç Osman Marşı ve 15 Temmuz Marşı çalınması dikkat çekti. Öğrencilerin ise marşlara eşlik etmesi istendi.

15 TEMMUZ MARŞINI SÖYLEMEYEN ÖĞRENCİLERİ TARTAKLADI

Kortejin arka kısımındaki yaklaşık 50 öğrenci, buradan sonra yaklaşık 2 kilometre boyunca İzmir Marşı’nı okudu. Marmaris İl Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü B.E., öğrencileri çalınan marşlara eşlik etmeleri, farklı bir marş söylememeleri için uyardı. Ancak, uyarıya aldırış etmeyen öğrenciler, İzmir Marşı’nı söylemeye devam etti. Atatürk Anıtı önünde gelindiğinde, burada 15 Temmuz Marşı çalınmasına rağmen 50 kişilik öğrenci grubu İzmir Marşı’nı söylemeyi sürdürdü. MEB Şube Müdürü “15 Temmuz Marşı önemli değil mi, şehit verdik” diyerek öğrencileri tartakladığı iddia edildi. İzmir Marşı’nı söyleyen bir öğrenci, kendisini uzaklaştırmak isteyen öğretmenlerine “Biz ayıp etmedik. 15 Temmuz değil, 19 Mayıs kutlanıyor” diyerek, tepki gösterdi.

BAKAN SELÇUK’A SORULDU

Marmaris’te 19 Mayıs törenlerinde öğrencilerin de tepki gösterdiği “Genç Osman ve 15 Temmuz Marşı” çalınıp İzmir Marşı çalınmaması TBMM gündemine taşındı. CHP’li Mürsel Alban, Milli Eğitim Şube Müdürü’nün de “15 Temmuz Marşı önemli değil mi, şehit verdik” diyerek öğrencileri tartakladığı olayı Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a sordu.

BELEDİYE BAŞKANLIĞI YALANLADI

MEB Bakanı Ziya Selçuk, Marmaris’teki 19 Mayıs törenlerinde Marmaris Belediyesinin ses aracındaki sistem arızası nedeniyle İzmir Marşı’nın çalınmadığını iddia etti. Belediye Başkanlığı “Çalınması istenen marşlar arasında İzmir Marşı yoktu” diyerek Bakan Selçuk’u yalanladı.

TEESSÜF EDERİM ZİYA SELÇUK!

Athena grubunun solisti Gökhan Özoğuz, sosyal medya hesabından Bakan Selçuk’a tepki gösterdi. Özoğuz, “Belirli bir kesimin dışında kimse 15 Temmuz katliamını bir bayram olarak kutlamadı kutlamayacak da. 15 Temmuz Marşı nedir ya? 19 Mayıs günü İzmir Marşı söylenir ve söyletilmelidir! Teessüf ederim Ziya Selçuk! Yazık. Severdik. Ülke yönetiminde, nadir iş bilen kişilerdendi” ifadelerini kullandı.

Johnny Depp’ten Kaz Dağları mesajı

Okumaya devam et
Reklamlar

Gündem

Sokak röportajında Erdoğan’ı eleştiren vatandaşın evi basıldı: Doğruları söylemeye devam edeceğim

Antalya’da verdiği sokak röportajında AKP iktidarını eleştirip Tayyip Erdoğan’ın Yüce Divan’da yargılanması gerektiğini söyleyen İsmail Demirbaş’ın evi röportajın yayınlandığı gün polis tarafından basıldı. Adli kontrol ve yurtdışı yasağı kararıyla serbest bırakılan Demirbaş, “Ben doğruyu söylemeye devam edeceğim. Korkmadan, çekinmeden…” dedi.

BOLD – Antalya’da verdiği sokak röportajında iktidarı eleştiren İsmail Demirbaş’ın evi, aynı gün basıldı. 6 polisin evine geldiğini söyleyen Demirbaş, 3 polis aracının da apartman önünde beklediğini kaydetti.

Serbest bırakılan Demirbaş, “Ülkemin geldiği duruma üzülüyorum. Ben bildiklerimi söylemeye devam edeceğim” dedi.

Gazete Duvar’ın haberine göre Antalya’da sokak röportajı sırasında konuşan İsmail Demirbaş, iki gün önce gözaltına alındı. Demirbaş, Youtube’da yayınlanan röportajında ülkedeki ekonominin gidişatını ve iktidarı eleştirmişti. Türkiye’deki siyasi otoriteyi kan emici vampirlere benzeten Demirbaş, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve propagandacı dediği Fahrettin Altun gibilerden kurtulmak için erken seçime gidilmesi gerektiğini ifade etmişti. Demirbaş, Gümüşhane Cezaevinde polis memuru Mustafa Kabakçıoğlu’nun plastik sandalyedeki ölümünü hatırlatarak, “Bu ülkede insanlar plastik sandalyede ölüyor. Erdoğan’ın Yüce Divan’da vatan hainliğinden yargılanması gerekiyor” diye konuşmuştu.

AKP iktidarını eleştiren Demirbaş’ın evi, 22 Ekim’de verdiği röportaj sonrasında akşam saat 21.30’da polisler tarafından basıldı. Demirbaş, gözaltına alınışıyla ilgili “Eve 6 polis geldi, oturduğum apartmanın bütün çevresini tuttular, evin önünde de 3 araç bekliyordu. Çok büyük bir suç işlemişim gibi beni bekliyorlardı. Kimliğim gösterdikten sonra beni evden aldılar” ifadelerini kullandı.

POLİS VAHHABİSİN DİYE BENİ SUÇLADI

Antalya Emniyet Müdürlüğü’nde kendisine baskı uygulandığını anlatan Demirbaş, “Benden ifade alan kişi, ‘Sen vahhabisin’ diyerek beni suçladı. Yine bana, ‘Birileri seni dolduruşa getiriyor. Birileri sana bunları söylüyor sen de bunları tekrarlıyorsun’ dedi. Benim kendi düşüncelerim olamaz mı? Bu baskılar altında ifade verdim” dedi.

DOĞRUYU SÖYLEMEYE DEVAM EDECEĞİM

Savcılık, Demirbaş’ı adli kontrol ve yurtdışı yasağıyla mahkemeye sevk etti. Mahkeme, adli kontrol ve yurtdışı yasağıyla serbest bırakıldı. Kendisini gözaltına alanlar hakkında suç duyurusunda bulunacağını söyleyen Demirbaş, şöyle konuştu: “Doğru bildiklerimi söylemeye devam edeceğim. Eleştirmeye devam edeceğim. Beni emniyete davet etselerdi giderdim. Kaçmam, terörist değilim. Ailemin, çevremin korkmasını istiyorlar. Bana terörist muamelesi yaptılar. Türkiye Cumhuriyeti’ni savunduğumuz için bizi korkutmaya çalışıyor. Ben doğruyu söylemeye devam edeceğim. Korkmadan, çekinmeden… Her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gibi Atatürk’ün yolunda devam edeceğiz. Gözaltı, gerçekleri söylememize engel olamaz.”

Plastik sandalyede ölüm sokağın gündeminde: Erdoğan vatan hainliğinden yargılanmalı

Okumaya devam et

Gündem

İnsan hayatı temalı Uluslararası Dil ve Kültür Festivaline saatler kaldı

Uluslararası Dil ve Kültür Festivali IFLC

Bu yıl 18.’si düzenlenecek Uluslararası Dil ve Kültür Festivali (IFLC) kovid-19 salgını nedeniyle bu yılki organizasyonunu online platformlardan gerçekleştirecek. Gençlerin heyecanla beklediği organizasyon Türkiye saati ile 21.00’de başlayacak.

BOLD – Dünyanın farklı ülkelerinden gençleri aynı sahnede buluşturan Uluslararası Dil ve Kültür Festivali’nin 18’incisi koronavirüs salgını sebebiyle bu yıl internet üzerinden gerçekleştirilecek.

Gençlerin heyecanla beklediği buluşma YouTube, Facebook, Twitter ve Instagram gibi online platformlar üzerinden yayınlanacak.

18’incisi düzenlenecek IFLC’de küresel salgını da kapsayacak şekilde insan hayatına vurgu yapılacak. “Dostluk Diyalog ve Kardeşlik” temalı çalışmaların yanı sıra göçmen ve mültecilerin yaşadığı bazı zorluklar sahneye taşınacak.

24 Ekim Cumartesi günü New York saati ile 14:00’te, Avrupa saati ile 20:00’de ve Türkiye saati ile 21:00’de, İngiltere saati ile 19.00’da yayınlanacak gösterileri IFLC’nin aşağıdaki YouTube hesabından takip edilebilecek.

2 milyar dolarlık patronluktan işçiliğe: Nakıboğlu ailesinin çökertilişi

Okumaya devam et

Gündem

Sakarya’daki havai fişek fabrikasındaki patlamaya dava açıldı: 22’şer yıl hapis cezası istendi

Sakarya’daki havai fişek fabrikasında meydana gelen ve 7 kişinin ölümüyle sonuçlanan patlamaya ilişkin hazırlanan iddianamede, 7 sanık hakkında 2 yıl 8’er aydan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istendi.

BOLD – Sakarya’nın Hendek ilçesinde 7 kişinin öldüğü, 127 kişinin yaralandığı patlamaya ilişkin aralarında fabrika sahiplerinin de bulunduğu 5’i tutuklu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame kabul edildi

İddianamede, “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan şüphelilerin 2 yıl 8’er aydan 22 yıl 6’şar aya kadar hapisle cezalandırılması istendi.

Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca aralarında fabrika sahipleri Ali Rıza Ergenç Coşkun ile oğlu Yaşar Coşkun’un da bulunduğu 7 şüpheli hakkında hazırlanan ve 108 müştekinin bulunduğu 27 sayfalık iddianame, Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. Mahkeme iddianameyi kabul etti.

5 KAZA YAŞANDI, ÖNLEM ALINMADI

İddianamede, fabrikada daha önce 5 kez daha iş kazasının yaşandığı hatırlatılarak, “Meydana gelen bu patlamaların ve iş kazalarının da soruşturma konusu olaydaki yukarıda detaylı olarak anlatılan kusur sebepleriyle benzer sebeplerden kaynaklandığı mahkeme kararları ve bilirkişi raporları ile tespit edildi. Buna rağmen gerekli önlemler alınmayarak aynı şeklide çalışılmaya devam edilmesi halinin kazayı öngörülebilir ve önlenebilir hale getirdi” denildi.

DENETİM VAR ÇİN MAHALLESİNİ KAPAT

İddianamede, fabrika kimyageri Ahmet Çağırıcı ifadesinde, işverenin fabrikaya yapılan denetimden daha önceden haberi olduğunu, fabrika Sorumlu Müdürü Hasan Ali Velioğlu’nun denetim öncesinde kendisini arayarak haber verdiğini kaydetti. Çağrıcı, Velioğlu’nun kendisine “Ahmet bugün denetim olacak Çin mahallesini kapat” dediğini belirterek, şunları söyledi: “Çin Mahallesinde üretimi durdurarak işçilerle birlikte ya yukarı imalathane bölümüne çıkıyorduk ya da işçilerin bekleme yerinde denetimin sonlanmasını beklerdik. Denetime gelen kişiler hiçbir zaman Çin mahallesine inmediler, hatta bir keresinde şahit olduğum olayda Ankara’dan gelen ve işi biraz bilen bir müfettiş Yaşar Coşkun’a ‘Misketi kendiniz mi üretiyorsunuz yoksa satın mı alıyorsunuz?’ diye sordu. Yaşar Coşkun’un kendilerinin ürettiğini söyledi, müfettiş de nerede ürettiklerini sorması üzerine Yaşar Coşkun’un müfettişe Çin mahallesindeki laboratuvarı değil torpil ve volkan bölümlerinin laboratuvarını gösterdi ve ‘Burada üretim yapıyoruz’ dedi. Müfettiş işin teknik boyutunu çok fazla bilmediği için buna inandı. Çin mahallesinin çok büyük tehlike arz ettiğini fabrika sahipleri de bildiği için Çin mahallesini kimseye göstermedi. Çin’li usta Yang’ın bir keresinde fabrikanın çalışma şekli ile ilgili olarak ‘Bu işi yapıyorsun ama burası eninde sonunda patlayacak’ dedi.”

İŞÇİLERE FAZLA İŞ ÇIKARMASI İÇİN BASKI YAPILDI

İddianamede, işverenin işçilere fazla iş çıkarması için baskı yaptığı ifade edilerek, şunlar kaydedildi: “İşveren şüpheliler tarafından bölümlerde çalışan işçilere fazla iş çıkarması için sürekli olarak baskı yapıldığı, bu nedenle iş yetiştirebilmek adına işçilerin gerekli dikkat ve özeni göstermeden çalıştıklarının dosya kapsamındaki işçilerin ve bir kısım şüphelilerin beyanında ısrarla dile getirildiği, tüm işçilere yanmaz kıyafet ve anti statik ayakkabı vb. koruyucu donanım ve ekipmanın yeterli düzeyde ve miktarda verilmediği, bunun yerine anti statik bileklik ve önlük verildiği, bir kısım çalışanlara ise tulum ve anti statik ayakkabı verildiği, ancak verilen ekipman içinde yanmaz kıyafetin bulunmadığı, işverenlerin genelde ilkokul mezunu olan işçilere gerekli ve yeterli iş güvenliği eğitiminin verilmesini sağlamadıkları, zaman zaman verilen eğitimin ise A sınıfı iş güvenliği uzmanlık belgesi bulunmayan iş güvenliği uzmanı tarafından verildiği bu kapsamda iş yerinde iş sağlığı ve güvenliği hukuku bakımından düzenlenen yükümlülüklerin tam olarak sağlanmadığı bu çerçevede iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için ’gerekli’ olan tüm önlemleri iş veren olarak yerine getirmedikleri, fabrikayı özellikle Çin Mahallesi’ni, ilgili kurumlar tarafından yapılan denetimlere açmadıkları, denetim yapılacağını önceden haber alıp bir takım tedbirler aldıkları, bazı bölümlerde özellikle Çin Mahallesi’nde üretimi durdukları böylelikle işveren olarak şüphelilerin bu eksiklikler ve bilirkişi raporu ile tespit edilen ve yukarıda detaylı olarak anlatılan diğer eksikliklerin giderilmemesi nedenlerinden dolayı olayın meydana gelmesinde ihmal ve kusurlarının bulunduğu…”

FABRİKA SAHİBİNE MORAL YEMEĞİ VERİLMİŞTİ

Sakarya’nın Hendek ilçesi Yukarıçalıca mevkisinde yaklaşık 15 dönüm üzerine kurulu havai fişek fabrikasında 3 Temmuz’da meydana gelen patlamalarda 7 kişi vefat etmiş, 127 kişi yaralanmıştı. Patlamaya ilişkin gözaltına alınan aralarında fabrika sahibinin de bulunduğu 5 şüpheli tutuklanmış, bir zanlı ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Patlamanın ardından MÜSİAD Sakarya Şubesinin fabrika sahiplerine moral yemeği verdiği ortaya çıkmıştı.

İzmir’de sahte içkiden ölenlerin sayısı 30’a yükseldi

Okumaya devam et

Popular