Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

ABD, devlet kurumlarında bazı Çin ürünlerinin kullanımı yasaklandı

Amerika Birleşik Devletleri, devlet kurumlarının Çinli şirketler Huawei, ZTE, Hytera, Hikvision ve Dahua’dan ürün almasını geçici olarak yasakladı.

BOLD-ABD yönetiminin söz konusu teknoloji firmalarına uyguladığı yeni yasak, Trump yönetiminin geçen yıldan bu yana Çinli şirketlere uyguladığı baskının yeni bir aşamasını oluşturuyor.

Yasak, geçen yıl ABD’de kabul edilen “Ulusal Savunma Yetki Yasası” kapsamında değerlendiriliyor.

Yasa, ABD’de kamu kaynakları ile “üstü örtülü” telekomünikasyon şirketlerinden ekipman ve servis alınmasını kısıtlamıştı.

Huawei şirketi, yasağın anayasaya uygunluğu konusunda mücadeleye devam edeceğini belirtti.

ABD, HUAWEİ’Yİ ÇİN ADINA CASUSLUK YAPMAKLA SUÇLUYOR

ABD hükümeti, 5G alt yapı hizmetleri de veren Huawei firmasının faaliyetlerinin Amerikan halkının verilerini tehlikeye attığını iddia ediyor. Huawei ise “Çin adına casusuluk” iddialarını reddediyor.

Yasaklanan beş şirketten biri olan Hikvision’dan yapılan açıklamada ise şirketin faaliyet gösterdiği bütün ülkelerde yasalara ve kurallara uyduğu kaydedildi.

Açıklamada, “Hikvision, ürünlerinde ABD hükümeti tarafından zorunlu kılınan koşullara uymak için çaba sarf ediyor” denildi.

Yasaklar ülkesi Türkiye, dünyada en çok VPN kullanan 3. ülke oldu

Dünya

Avrupa Konseyi’nden AİHM uyarısı: Kavala’nın serbest kalması rica değil yasal zorunluluk

Osman Kavala’nın tahliyesi konusunda Avrupa Konseyi’nden sert açıklamalar geldi. Genel Sekreter Marija Pejcinovic Buric, Kavala’nın serbest bırakılmasının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararı ile bir rica değil, yasal zorunluluk olduğunu söyledi.

BOLD – Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Marija Pejcinovic Buric, Osman Kavala’nın tutukluğunun AİHM kararına rağmen devam etmesinin ‘tamamen yanlış olduğunu’ söyledi ve “Bir rica değil, yasal zorunluluk” olduğunu ifade etti.

Avrupa Konseyi Parlamenter Asamblesi’nde konuşan Buric, “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni onaylayan üye ülkelerin mahkemenin kararına saygı göstermeyi kabul ettiğini hatırlattı ve “Bu bir rica değildir. Bağlayıcılığı olan yasal zorunluluktur” dedi.

AİHM’in geçen yıl verdiği kararda Kavala’nın ‘makul şüphe’ için gerekli kanıt olmadığına hükmettiğini anımsatan Buric, hükümsüz olarak tutuklanmasının Kavala’yı ve diğer insan hakları savunucularını caydırmak için gizli bir amaç taşıdığını belirtip “Kavala bu nedenle serbest bırakılmalıdır” diye konuştu.

Türk yetkililerin Kavala’nın tutukluğu için yeterli delil ortaya sunamadığını belirten Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Buric, örgütün iki ana sözleşmesi olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Avrupa Sosyal Şartı’na vurgu yaptı. Buric, bu sözleşmeler için “modern Avrupa’nın ruhunu” oluşturuyor tanımlamasında bulundu.

AİHM 10 Aralık 2019 tarihinde 1’e karşı 6 oyla aldığı kararla, iş insanı Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılmasını hükmetmiş, söz konusu tutukluluğun hak ihlali olduğunu açıklamıştı.

Avrupa Birliği Bakanlar Komitesi de Osman Kavala davasını sürekli olarak inceliyor. Komite geçen ay aldığı yeni bir “ara kararla” iş insanı Kavala’nın serbest bırakılması çağrısını yinelemişti.

GEZİ DAVASININ TEK TUTUKLU SANIĞI

AİHM, Türkiye’nin Kavala davasında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin özgürlük ve güvenlik hakkıyla ilgili 5. ve haklara getirilecek kısıtlamaların sınırlanmasıyla ilgili 18. maddelerini ihlal ettiğine karar vermiş ve Osman Kavala’nın “derhal” serbest bırakılması çağrısında bulunmuştu.

Anayasa Mahkemesi (AYM) ise geçtiğimiz aralık ayı sonunda tutuklu yargılanan Kavala’nın Anayasa’nın 19. maddesinde güvence altına alınan “kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edilmediğine hükmederek İstanbul’da Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasına devam edileceğine karar vermişti.

Anadolu Kütür Yönetim Kurulu Başkanı olan Kavala, 24 Haziran 2019’da görülmeye başlanan 16 sanıklı Gezi Davası’nın tek tutuklu sanığı konumunda bulunuyor.

Avrupa Birliği Türkiye’ye ek yaptırımları rafa kaldırdı

Okumaya devam et

Dünya

Türkiye’ye karşı stratejik işbirliği: Atina Fransa’dan 18 Rafale savaş uçağı alıyor

Yunanistan’ın Fransa’dan 18 adet Rafale savaş uçağı satın alımı için imzalar atıldı. Fransız ve Yunan savunma bakanları  imza töreninde Türkiye’ye karşı “stratejik işbirliği” mesajı verdi.

BOLD – Fransa Savunma Bakanı Florence Parly, temaslarda bulunmak üzere geldiği Atina’da, Yunan mevkidaşı Nikos Panayiotopulos ile bir araya geldi. Yunanistan’ın Fransa’dan almaya karar verdiği 18 Rafale savaş uçağı için resmi anlaşmaya imza atan ikili, yaptıkları açıklamada Türkiye’ye karşı “stratejik işbirliği” mesajı verdi.

Yunan ve Fransız savunma bakanlarının Atina’da imzaladığı 2,5 milyar euroluk anlaşma, Doğu Akdeniz’deki anlaşmazlıkta Türkiye’ye mesaj olarak değerlendiriliyor.

YUNAN BAKAN: AÇIK BİR MESAJ

Yunan Bakan Panagiotopulos, imza töreninde yaptığı konuşmada, “anlaşmanın çeşitli yönlere açık bir mesaj gönderdiğini” söyledi.

Fransa Savunma Bakanı Parly de Yunanistan ile “stratejik işbirliği” içinde olduklarını belirterek “Yunanistan’ın Akdeniz’de güçlü bir aktör olarak kalması için” fırkateyn satışı gibi başka tekliflerin de gündemde olduğunu” kaydetti.

İLK 6 UÇAK TEMMUZ’DA TESLİM EDİLECEK

Anlaşma kapsamındaki 18 Rafale uçağının 12’si Fransa Hava Kuvvetlerinin kullanımında bulunuyor. Diğer altı uçak ise Dassault Aviation firması tarafından üretilecek.

Yunanistan hükumet sözcüsü Hristos Tarantilis de ilk altı savaş uçağının teslimatının Temmuz ayında başlayacağını, Yunan hava kuvvetlerinden bir grup pilot ve teknisyenin gerekli eğitimler için önümüzdeki birkaç gün içinde Fransa’ya gideceğini belirtti.

FRANSIZ UÇAK GEMİSİ DOĞU AKDENİZ’E GELİYOR

Bu arada Fransa Savunma Bakanı Parly, Fransa’nın nisan ayında Yunanistan ile düzenleyeceği iki ortak tatbikata 8 Rafale uçağıyla katılacağını belirterek, Fransız uçak gemisi Charles de Gaulle’un şubat sonunda bir Yunan fırkateyni eşliğinde Doğu Akdeniz’e geleceğini ifade etti.

İSTİKŞAFİ GÖRÜŞMELERLE AYNI GÜNE DENK GELDİ

Yunanistan’ın Fransa ile Rafale uçakları için anlaşmaya imza atması, Türkiye ile Doğu Akdeniz’deki anlaşmazlık noktalarının masaya yatırıldığı istikşafi görüşmelerin yeniden başlatıldığı güne denk geldi.

Yunan hükumet sözcüsü, istikşafi görüşmelerin “müzakere” anlamına gelmediği ve “bağlayıcılık taşımadığı” vurgusu yaptı.

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in Eylül ayında açıkladığı, 10 milyar euronun üzerinde maliyete yol açacağı tahmin edilen dev savunma programı, Türkiye ile askeri dengenin Yunanistan lehine değişmesini hedefliyor. Program kapsamında alınacak teçhizat arasında Fransız Rafale savaş uçaklarının yanı sıra dört fırkateyn, dört donanma helikopteri, tanksavarlar, güdümlü füzeler ve gemi torpidoları da bulunuyor.

Yunanistan ayrıca 2025 yılına kadar orduya 15 bin profesyonel asker alacak. Savunma programı geçen haftaki oylamada Yunan meclisinde de kabul edilmişti.

Türk ve Yunan heyetleri istikşafi görüşmeler için 5 yıl aradan sonra masaya oturdu

Okumaya devam et

Dünya

Avrupa Birliği Türkiye’ye ek yaptırımları rafa kaldırdı

Avrupa Birliği (AB) dışişleri bakanları, Aralık’taki liderler zirvesinde Türkiye’ye karşı kararlaştırılan ek yaptırımları rafa kaldırdı. Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Ankara’dan gelen olumlu sinyallerin yaptırımlarla gölgelenmesini istemediklerini söyledi.

BOLD – AB Dışişleri Bakanları, Türkiye’ye yönelik Aralık ayındaki liderler zirvesinde kararlaştırılan ek yaptırımları rafa kaldırma kararı aldı. Heiko Maas, AB dışişleri bakanları toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada, “Olumlu gelişmeler kaydedildiğini gördüğümüz için Türkiye’ye karşı bugün yaptırım kararı almadık” dedi.

Yunanistan ile Türkiye arasında 2016’da son verilen istikşafi görüşmelerin yeniden başlatıldığına ve Türkiye’nin şu an Doğu Akdeniz’deki tartışmalı bölgelerde gemisinin bulunmadığına işaret eden Maas, “Bunlar uzun süredir beklediğimiz olumlu sinyaller. Bu sinyallerin AB tarafından gelecek yaptırım kararlarıyla gölgelenmemesi gerekir” dedi.

ADIMLARIN KALICI OLMASI ÖNEMLİ

Almanya Dışişleri Bakanı, Ankara’dan gelen olumlu sinyallerin kalıcı olmasının önem taşıdığını vurgulayarak, “O zaman AB ile Türkiye arasında yeniden bir pozitif gündemden de bahsedebilecek durumda oluruz” diye konuştu.

Maas, AB tarafından pozitif gündemin, Türkiye ile Gümrük Birliği’nin genişletilmesi ve Suriyeli sığınmacılara ek yardımlar gibi maddeleri kapsayabileceğini kaydetti.

AB, ARALIK’TA HANGİ KARARLARI ALMIŞTI?

10-11 Aralık’taki liderler zirvesinde Türkiye’ye yönelik, Doğu Akdeniz’deki doğal gaz arama ve sondaj faaliyetleriyle bağlantılı kişi ve kuruluşları içeren yaptırım listesinin genişletilmesi kararı alınmıştı. Yaptırımların çerçevesi 2019 yılı Aralık ayında oluşturulmuş, geçen yıl Şubat ayında da Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) iki yöneticisi yaptırım listesine alınmıştı.

Türkiye’ye karşı bu listenin dışında daha ağır yaptırımları da içerecek şekilde yaptırımların kapsamının genişletilmesi için karar ise Mart ayında düzenlenecek zirveye bırakılmıştı. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Mart ayına kadar Türkiye ile ilişkilerin seyri ve olası yaptırım seçenekleriyle ilgili bir rapor hazırlamakla görevlendirilmişti.

Türk ve Yunan heyetleri istikşafi görüşmeler için 5 yıl aradan sonra masaya oturdu

Okumaya devam et

Popular