Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Hayvancılıkta korkunç tablo, hayvan üretimi dip yaptı

Ziraat Mühendisleri Odası, hayvancılıktaki korkunç tabloyu açıkladı. 1960 yılında kişi başına yaklaşık 3 hayvan düşerken bu sayı şimdi 1 bile değil. Hayvan ithalatı da her geçen yıl artıyor.

BOLD- Ziraat Mühendisleri Odası, Türkiye’de hayvancılığın durumunu bir raporla ortaya koydu. Rapora göre Türkiye’nin hayvan varlığında ciddi düşüş yaşanıyor. 1960 yılında bir kişiye üç hayvan düşerken bu rakam şimdi bir bile değil.

NÜFUS ARTTI, HAYVANCILIK AZALDI

Kırmızı et üretimi sağlayan sığır, koyun, keçi ve manda sayısı 1960 yılında 72 milyonu geçerken günümüzde bu sayı 63 milyona düşmüş durumda. 1960’ta ülke nüfusu 27 milyon iken şimdi ise 80 milyonu aştı. Hayvan sayısı 2009 yılında en düşük seviyesi olan 37.7 milyon seviyesine inerek dip yapmıştı.

İTHALATA 22 MİLYAR TL ÖDENDİ

Türkiye son 4 yılda yaklaşık 4 milyar dolar (22 milyar TL) karşılığında 3.35 milyon sığır ithal etti. Sığır ithalatının 2018 yılında % 42’si, 2019 yılının ilk yarısında % 66’sı Brezilya’dan yapıldı. 2019 yılının ilk altı ayında ithal edilen sığır sayısı 64 ildekinden ve Bartın, Karabük, Hakkari, Bilecik, Siirt, Tunceli, Yalova, Kilis ve Rize illerindeki toplam sığır sayısından daha fazla olması dikkat çekti. Son dört buçuk yılda 765 bin koyun ithal edilirken, koyunlara 110 milyon dolar ödendi.

HER YIL 10 MİLYON HAYVAN KESİLİYOR

Son on yıldaki verilere göre, Türkiye’nin kırmızı et ihtiyacı için yılda yaklaşık 10 milyon civarında hayvan kesiliyor. Bu hayvanların yaklaşık yüzde 55’ini koyun, yüzde 14’ünü keçi, yüzde 31’ini sığır oluşturuyor. Geçtiğimiz yıl kesilen büyükbaş hayvanların yüzde 25’i, küçükbaş hayvanların ise yüzde 58’i kurbanlık olarak kesildi. Türkiye’nin 2018 yılında kırmızı et üretimi ise 1 milyon tonun üzerinde gerçekleşti.

 

İçme suyunu yandaşa verip halka kuyu suyu içirmişler

 

 

 

 

Dünya

AB dışişleri bakanları Türkiye’ye yaptırımların çerçevesini belirledi

Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin dışişleri bakanları, Türkiye’nin Kıbrıs adası açıklarındaki sondaj faaliyetleri nedeniyle Ankara’ya uygulanması öngörülen yaptırımlar için yol haritası üzerinde uzlaştı.

Bakanların açıklamasında, “Söz konusu taslak, Doğu Akdeniz’de yasa dışı sondaj çalışmalarına dahil olan şahıs ve kurumların mal varlıklarının dondurulmasının ve seyahat yasağı getirilmesinin önünü açmıştır.” denildi.

BOLD – AB dışişleri bakanları, Türkiye’nin Kıbrıs açıklarında doğalgaz arama çalışmaları nedeniyle, seyahat yasağı ve şahısların mal varlıklarının dondurulmasını içeren yaptırımlar için yasal bir çerçeve oluşturulması konusunda anlaşmaya vardı.

AB dışişleri bakanları, alınan kararın, “Doğu Akdeniz’de hidrokarbon çıkarmak için ruhsatsız arama faaliyetlerinden sorumlu veya bu faaliyetlerde bulunan birey ve kurumlara yaptırım uygulanmasını mümkün kılacağını” söyledi.

İSİMLER DAHA SONRA EKLENECEK

Bugün onaylanan yasal çerçeveden sonra bir sonraki adımın, şu an boş bulunan listeye isimler eklenmesi olacağı belirtiliyor. Sondaj çalışmalarına katılanlar ve sorumluların dışında çalışmalara mali, teknik ya da materyal destek verenlerle bunlarla bağlantılı kişi ve kuruluşlar da yaptırım listesine dahil edilebilecek.

Ayrıca AB birey ve kuruluşlarına, yaptırım kapsamına girenlere fon sağlama yasağı getirilecek.

UYGULAMADAN ÖNCE SON ŞANS

Avrupa Birliği’nden diplomatik kaynaklar, bu aşamalı yaklaşımın, yaptırımları uygulamaya koymadan önce Türkiye’ye arama çalışmalarına son vermesi için şans tanıdığını ifade etti.

AB, Türkiye’nin Akdeniz’de doğalgaz arama çalışmalarını “yasadışı” olarak niteliyor.

Diplomatlar, mal varlığını dondurma ve seyahat yasağını içeren yaptırımların, muhtemelen Türk ordusunu ve arama çalışmalarını yürüten gemilerin kaptanlarını hedefleyeceğini ifade etti.

DOĞU AKDENİZ’DE “DOĞALGAZ KRİZİ”

Doğu Akdeniz’deki doğal gaz yatakları, AB üyesi Kıbrıs ile Türkiye arasında anlaşmazlık konusu.

Güney Kıbrıs Rum hükümeti, hidrokarbon arama lisansı verdiği alanlara Türkiye’nin sondaj gemisi yollamasının bölgedeki gerginliği ciddi bir şekilde arttırdığını belirterek Ankara’nın adanın egemenlik haklarını ihlal ettiğini. Türkiye ise çalışmaların kendi ve Kuzey Kıbrıs kıta sahanlığı içerisinde yürütüldüğünü savunuyor.

Türkiye’nin savaş gemileri eşliğinde Fatih ve Yavuz sondaj gemilerini Kıbrıs açıklarına göndermesi sonrası AB dışişleri bakanları temmuz ayında da Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki doğal gaz sondaj çalışmaları nedeniyle Ankara’ya yaptırım kararı almıştı.

Bakanların uzlaştığı önlemler kapsamında AB’nin, Türkiye ile üst düzey temasları ve Kapsamlı Hava Taşımacılık Anlaşması müzakerelerini askıya alması, Türkiye’nin AB’den 2020’ye kadar alması öngörülen 145.8 milyon euroluk üyelik öncesi mali fonlarda kesintiye gidilmesi kararlaştırılmıştı.

13 Kasım öncesi Beyaz Saray’dan kritik açıklama: S-400’ler konusu masada olacak

Okumaya devam et

Dünya

İran uranyum zenginleştirme oranını yüzde beşe çıkardı

İran, nükleer anlaşmadan doğan yükümlülüklerinden adım adım vazgeçmeye devam ediyor. İran Atom Enerjisi Kurumu Sözcüsü Behruz Kemalvendi hafta sonu yaptığı basın açıklamasında uranyumu yüzde 5 oranında zenginleştirdiklerini açıkladı.

BOLD – İran üç ay önce 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmanın izin verdiği yüzde 3,67’lik oranı geçerek uranyumu yüzde 4,5’lik oranda zenginleştirmişti. İran Atom Enerjisi Kurumu Sözcüsü Behruz Kemalvendi hafta sonu yaptığı basın açıklamasında uranyumu şu anda yüzde 5 oranında zenginleştirdiklerini duyurdu.

İran anlaşma öncesinde ise uranyumu yüzde 20 seviyelerinde zenginleştiriyordu. Nükleer başlık üretimi için ise uranyumun yüzde 90 oranında zenginleştirilmesine ihtiyaç duyuluyor.

İran geçen çarşamba Fordo Nükleer Tesisi’nin resmi olarak yeniden çalışmaya başladığını duyurmuştu. Fordo’daki işlemler nükleer anlaşma uyarınca durdurulmuştu.

ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesi ve İran’a yönelik yeni yaptırımlar getirmesinin ardından İran mayıs ayından bu yana nükleer anlaşmadan doğan yükümlülüklerinden peyderpey vazgeçiyor.

ALMAN DIŞİŞLERİ BAKANINDAN TAHRAN’A TEPKİ

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, pazartesi günü yaptığı açıklamada, Avrupa’nın 2015 İran Nükleer Anlaşması’nı kurtarma konusundaki istekliliğine rağmen İran tarafından gelen ihlallere yönelik tepki göstermeye hazır olması gerektiğini ve bunun da Tahran’a uluslararası yaptırımları yeniden uygulamak anlamına gelebileceğini ifade etti.

Avrupa Birliği dışişleri bakanları toplantısı için Brüksel’e gelen Maas, “İran nihayetinde taahhütlerine geri dönmeli. Aksi takdirde, anlaşma dahilinde belirtilen tüm mekanizmaları kullanma hakkını saklı tutacağız.” İfadelerini kullandı.

53 MİLYAR VARİLLİK YENİ PETROL REZERVİ

Bu arada İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ülkenin güneybatısında 53 milyar varil rezerve sahip yeni bir petrol sahası bulduklarını açıkladı.

Yezd kentinde konuşan Ruhani, “53 milyar varil petrol olan bir petrol sahası bulduk. Tam 53 milyar varil. Bostan’dan Umidiye’ye uzanan çok büyük bir petrol sahası. 2400 kilometrekare büyüklüğünde 80 metre derinliğinde.” dedi.

2018 verilerine göre İran 156 milyar varil metreküp ile dünyanın en fazla petrol rezervine sahip dördüncü ülkesi konumunda.

Yeni alanın 65 milyar varil rezerve sahip Ahvaz’dan sonraki iki en büyük petrol sahası olduğu belirtiliyor.

İran, dünyada petrol rezervlerinde dördüncü gaz rezervlerinde de ikinci sırada.

Irak’ta hükümet karşıtı gösterilerde ölü sayısı 301’e yükseldi

Okumaya devam et

Ekonomi

Ahlat’taki köşkün inşaatını Erdoğan’ın imam hatipten arkadaşı yapıyor

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararına rağmen inşaatı devam eden Ahlat’taki Cumhurbaşkanlığı köşkünü Tayyip Erdoğan’ın imam hatip lisesinden arkadaşının yaptığı ortaya çıktı.

BOLD- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz yıl yapılacağını duyurduğu Bitlis’in Ahlat ilçesindeki Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nün inşaatı devam ederken, köşkün Erdoğan’ın imam hatip lisesinden arkadaşı olan Hasan Gürsoy tarafından yapıldığı belirlendi.

Birgün’ün haberine göre, köşk inşaatı Hasan Gürsoy’un yönetim kurulu başkanı olduğu Gürsoy Grup’a bağlı Güryapı Taahhüt Şirketi tarafından yapılıyor. 10 dönümlük arazi üzerine yapılacak ve bin 71 metrekarelik kapalı alanı olacak köşkün Cumhurbaşkanlığı 2019 Yılı Yatırım Programındaki bilgiye göre, projesine 30 milyon TL harcanacak.

AYM’NİN İPTAL KARARI VAR

Köşk projesine ilişkin geçtiğimiz aylarda Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) iptal kararı olmasına karşın çalışma durdurulmadı. Köşk’ün bulunduğu alanı gösteren uydu görüntülerinde, Van Gölü’nün kıyı bölgesine dolgu alan ve yeni yollar yapıldığı görüldü. Köşk’ün yapıldığı alanın ise daha önce ‘tarım arazisi’ olarak kullanıldığı öğrenildi.

ÇAMLICA CAMİ PROJESİ

Gürsoy Grup Çamlıca Cami projesini, Cumhurbaşkanlığı Huber Köşkü, Süleymaniye Camii, Galatasaray Üniversitesi, Arkeoloji Müzesi ve Topkapı Sarayı’nın restorasyon işlerini yapan şirket olarak biliniyor. Bilal Erdoğan’ın yöneticisi olduğu Okçular Vakfı tarafından kullanılan Okçular Tekkesi’nin restorasyonu da Gürsoy Grup tarafından yapıldı.

ERDOĞAN’IN 10 SARAYI VAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en az 10 köşk ve sarayı kullandığı biliniyor. Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı, Beylerbeyi Sarayı, Yıldız Sarayı, Vahdettin Köşkü, Huber Köşkü, Florya Köşkü, Aynalı Kavak, Beykoz Kasrı, Çankaya Köşkü ve Atatürk Orman Çiftliği üzerine inşa edilen Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı kullanıyor. Yapımı devam Ahlat Köşkü ve Okluk’ta bulunan Yazlık Saray’ın inşaatları tamamlandığında ise bu sayı 12’ye çıkacak.

İttifak’tan zarar eden AKP, yüzde 10 barajını kaldırmayı planlıyor

Okumaya devam et

Popular