Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Danıştay, Saray inşaatının hukuksuzluğunu tescilledi

AOÇ arazisi üzerine yapılan ve inşaatı sürecinde maliyeti, imar ve SİT usulsüzlükleriyle gündemden düşmeyen Cumhurbaşkanlığı Sarayıyla ilgili Danıştay önemli bir karar verdi. Saray’ın hukuk ve yargı nezdinde sorunlu bir yapı olduğu Danıştay’ın yeni kararıyla bir kez daha tescillendi.

BOLD – Sözcü yazarı Çiğdem Toker, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun Cumhurbaşkanlığı Külliyesi hakkında yeni bir karar verdiğini duyurdu. Toker, bu kararın “Saray”ı hukuk ve yargı nezdinde sorunlu bir yapı olduğu konusunda bir kez daha tescillediğini söyledi.

Bugünkü yazısında tarihi kültürel miraslar ilgili olarak Türkiye genelinde çalışmalar yürüten ve davalar açan avukat Figen Albuga Çalıkuşu’nun ifadelerine de yer veren Toker, külliye ile ilgili olarak bugüne kadar yaşananları hatırlattı.

Toker, “Danıştay’dan SİT talanına yeni karar” başlıklı yazısında şunları kaydetti:

“Tarihi SİT alanları üzerine 2014 yılına kadar kamu hizmeti binası yapılamıyordu. Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun (KVKYK) 1996 tarihli “ilke kararı” buna engeldi.
Şüphe yok ki, bu ilke kararının dayanağı da yasalardı.
Gel zaman git zaman, söz konusu kurul 2014 yılında fikrini değiştiriverdi. Toplumun ortak varlığı, mirası olan tarihi SİT alanlarını koruyan ilke kararını yozlaştıracak iki ekleme yaptı.
271 sayılı yeni ilke kararı, 16 Ocak 2014 tarihli Resmi Gazete’de yayınlandı.
İki kritik ekten biri tarihi SİT alanında, eskiden beri süre gelen tarımsal faaliyetle ilgiliydi. Eski ilke kararına göre, bir SİT alanında çok eskiden beri bağ ve bahçecilik yapılıyorsa devamına engel yoktu. Eskiden beri süregelen tarımın doğal ortamla uyumlu olduğu, sit alanını bozmayacağı kabul ediliyordu çünkü. KVKYK eski ilke kararına “koruma amaçlı imar planı”diye bir ibare koydu. Bunun anlamı, koruma amaçlı imar planı yapılırsa, tarımı faaliyetinin biteceğiydi.

SARAY İNŞAATININ ÖNÜNÜ AÇTI

İlk ilke kararının arasına cerrahi bir müdahale yapar gibi iliştirilen ikinci ibare “kamu hizmeti binası” oldu.
Bu üç kelime, bugün adına kısaca “saray” dediğimiz Cumhurbaşkanlığı Külliyesi inşaatını mümkün kıldı. Daha doğrusu Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) arazisi üzerine Saray yapma hedefinin önüne çıkan “ayakbağı” mevzuatı kaldırdığı anlaşıldı.
Ankara Mimarlar Odası, kültürel mirasın talanının önünü açan bu ilke kararına karşı, o dönem önemli bir mücadele verdi. KVKYK’nın siyasi baskı altına alındığını duyurdu. Dava açtı ve kazandı. Bugün aynı konuda Danıştay’dan çıkan yeni bir karardan söz edeceğiz.
Avukat Figen Albuga Çalıkuşu, şehri Antalya’da başta Kaleiçi gibi bir tarihi kültürel mirasın varlığı olmak üzere, ülke genelindeki pek çok kültürel mirası gözeterek ilke kararının iptali ve yürütmenin durdurulması için dava açmıştı.
Başbakanlık müdahil oluncaya kadar, bu değişikliğin nelere hizmet edeceğinin farkında olmadığını söyleyen Çalıkuşu diyor ki:
“Başbakanlık davaya müdahil olurken, o tarihin Başbakanlık Hizmet Binası olarak bize yutturulan şimdinin Cumhurbaşkanlığı Külliyesi olan Atatürk Orman Çiftliği sınırlarındaki 63886 ada ve 5.5 nolu parsellerdeki yapı ile 271 sayılı ilke kararının doğrudan ilgili olduğunu bildirdi.
Müdahale dilekçesine iki ek belge de koydu. Bu belgelerden bir olan 271 sayılı ilke kararının Cumhurbaşkanlığı Külliyesi için ruhsata dayanak belge yapıldığı anlaşılmaktadır.”

SÜRPRİZ BOZMA KARARI

Davanın görüldüğü Danıştay 14. Daire, “tarihi sit alanına kamu hizmet binası yapılabilir” diyen kararın iptali istemini reddetmişti. Av. Çalıkuşu, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na giderek kararın bozulmasını istedi.
Aradan üç yılı aşkın bir zaman geçiyor.
Bu ayın başında bir karar tebliğ ediliyor Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, tarihi sit alanlarıyla ilgili ilke kararına “kamu hizmet yapıları” ibaresi eklenmesini hukuka aykırı bulmuş.
Bitmedi. Aynı şekilde SİT alanında, eskiden beri yapılagelen bağ ve bahçeciliği ortadan kaldıracak ibareyi de. Kurul, dava konusu düzenlemenin tarihi SİT alanlarının, doğal yapısıyla birlikte korunması ilkesine aykırı olduğunu bildirdi.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 14. Daire’nin 2016’daki kararını bozdu. Hem de oybirliğiyle. (Ağustos’un ilk haftasında tebliğ edilen kararın, sekiz ay önce alındığını görüyoruz. Düşündürücü.) Böylece tarihi SİT alanına kamu hizmet binası yapılmasını öngören 271 sayılı ilke kararı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından ikinci kez hukuka aykırı bulundu. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 2019/117 nolu kararı, tarihsel SİT alanında kamusal hizmet binası yapılmasına kapı açan kararı ikinci kez hukuka aykırı buluyor.
271 sayılı ilke kararına yaslanarak AOÇ alanı üzerinde, tutarı tam açıklanmayan bütçe kaynaklarıyla yaptırılan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin, hukuk ve yargı nezdinde sorunlu bir yapı olduğu Danıştay’ın yeni kararıyla bir kez daha tescillenmiştir.

“Saray’da adli yıl açılışı demokrasi, hukuk ve adalet adına bildiğimiz bütün öğretilerin reddidir”

Gündem

Sakarya’daki patlamada şehit olan askerlerin kimlikleri açıklandı

Sakarya’daki havai fişek fabrikasındaki patlayıcının imha edilmek üzere kamyondan indirildiği sırada meydana gelen patlamada şehit olan askerlerin kimlikleri belli oldu.

BOLD- Hendek’teki patlayıcı madde taşıma işlemi sırasında meydana gelen patlamada Astsubay Kıdemli Başçavus Halil Tuna Akgöz, Jandarma Uzman Çavuş Mesut Yazar ve Jandarma Uzman Onbaşı Fatih Manga’nın şehit olduğu öğrenildi.

MANİSA’DAKİ AİLESİ YASA BOĞULDU

Şehit Yazar’ın acı haberi memleketi Manisa’nın Alaşehir ilçesine ulaştı. Acı haber aileye, Alaşehir Kaymakamı Abdullah Uçgun, Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, Alaşehir Eğitim ve Garnizon Komutanı Ulaştırma Albay Ali İsmail Elalmış tarafından verildi. İlçeye bağlı Uluderbent Mahallesi’nde yaşayan anne Fatma Yazar ve baba Mesut Yazar haberle yasa boğuldu.

ŞEHİT ATEŞİ AFYON’A DA DÜŞTÜ

Şehit olan 3 askerden Jandarma Uzman Onbaşı Fatih Manga’nın Afyonkarahisar’daki ailesine acı haber ulaştı. Şehit ailesine acı haber Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü görevlilerince verildi.

TEKİRDAĞ’DAKİ AİLESİNE ACI HABER ULAŞTI

Sakarya’nın Hendek ilçesinde, havai fişek fabrikasından imha edilmek üzere Adapazarı’ndaki taş ocağına getirilen patlayıcılar kamyondan indirildiği sırada meydana gelen patlamada şehit olan Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Halil Tuna Akgöz’ün (40) Tekirdağ’daki evine ateş düştü.

Şehit ailesine komşuları ve yakınları, taziye ziyaretinde bulundu. Şehit Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Halil Tuna Akgöz’ün eşi ve 2 çocuğunun Ankara’da olduğu öğrenildi.

Sakarya’daki patlamada şehit olan Astsubay Mesut Yazar’ın ailesine acı haber ulaştı

Okumaya devam et

Gündem

Nagehan Alçı hakkındaki iddianame tamamlandı: Savcı 2 yıl 4 aya kadar hapis istedi

Nagehan Alçı’nın, Hrank Dink’in ölümüyle ilgili suçladığı Hakim Hakkı Yalçınkaya’nın suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturmanın iddianamesi tamamlandı.

BOLD- Çağlayan Adliyesinde görevli Hakkı Yalçınkaya’nın suç duyurusunun ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Nagehan Alçı hakkında “sesli yazılı veya görüntülü bir ileti ile alenen hakaret” suçundan 3 ay 15 günden 2 yıl 4 aya kadar hapis cezası istendi.

HALA GÖREV YAPIYOR

Nagehan Alçı’nın 15 Haziran 2018’deki köşe yazısına da Yalçınkaya’yı hedef göstererek, “Maalesef bugün hâlâ birey haklarını önemsemeyen hakim-savcı zihniyeti var. Yer yer hükümranlığını sürdürüyor. Sadece İzmir’deki hakim değil, mesela Çağlayan Adliyesi’nde hâlâ Hrant Dink ve oğlu Arat Dink’i sadece Ermeni oldukları için mahkum eden ve Hrant Dink’i ölüme götüren o malum kararı veren hakim Hakkı Yalçınkaya Asliye Ceza Hakimi olarak görev yapıyor. Bu hukuksuz zihniyetteki yargı personeliyle ilgili gereken süreçlerin işletilmesi için HSK çok önemli bir kurum. Hakimler ve savcılar her siyasi görüşten olabilirler, yeter ki sadece hukuka bağlı ve tarafsız olsunlar” demişti.

O TARİHTE MALATYA’DA İCRA HAKİMİYDİM

Hakim Yalçınkaya’nın şikayet dilekçesinde, Alçı’nın yazısında Hrant Dink’in ölümüne neden olduğu yönünde iddialarda bulunduğunu hatırlatarak, “Hrant Dink’i ölüme götüren veya ölümüne neden olan kararı yazmış değilim. Hrant Dink’in öldürüldüğü tarihte Malatya İcra Mahkemesi Hakimi olarak görev yapıyordum” dedi. Hakim Yalçınkaya, Negahan Alçı’nın bu yazısıyla kendisinin hedef gösterildiğini belirterek cezalandırılmasını istedi.

KANAATİMİ AÇIKLADIM

Savcılığa verdiği ifadede yazısını savunan Alçı da, ”O dönem Hrant Dink’in adliyede nasıl şeytanlaştırılmaya çalışıldığını, büyük bir kara propagandanın ortasına oturtulduğunu hem gazeteci hem de vatandaş olarak izlemiştim. O süreç ile ilgili somut gerçeklere dayanarak kanaatimi açıkladım. Bu bir düşünce açıklamasıdır. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum” dedi.

Hakkında 2 yıl 4 aya kadar hapis istenen Nagehan Alçı, önümüzdeki günlerde İstanbul Asliye Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıkacak.

İktidar yanlısı yazar Basri Yalçın, ısrara dayanamadı Erdoğan’ın yerine geçecek iki ismi açıkladı

 

Okumaya devam et

Gündem

Salih ve Melih’in babası cezaevindeydi şimdi de anneleri tutuklandı

Salih ve Melih kardeşler de hem annesiz hem babasız bırakıldı. Tutuklu baba Semih Öztekin’den sonra anne Şeyma Öztekin de tutuklandı.

BOLD – Anne-baba tutukluluklara bir yenisi daha eklendi. Babaları 3,5 yıldır tutuklu olan 6 yaşındaki Salih ve 3,5 yaşındaki Melih’in annesi Şeyma Öztekin dün Gaziantep’te gözaltına alındı. İki çocuk böylece hem annesiz hem de babasız kaldı. Şeyma Öztekin, bugn çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanıp Gaziantep Cezaevine gönderildi.

Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklanan baba Semih Öztekin, 10 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

Salih 6, Melih 3,5 yaşında.

820 gram doğan tutsak bebek Zeynep ve annesinin savaşı

Okumaya devam et

Popular