Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Ailesini bile tanıyamayan 75 yaşındaki hasta tutuklu tahliye edilmiyor

Hayatını tek başına idame ettiremez raporu bulunan ve ailesini bile tanıyamaz hale gelen, 75 yaşındaki Ahmet Sılık, bütün girişimlere rağmen tahliye edilmiyor.

BOLD – İzmir Menemen R Tipi Cezaevinde bulunan 75 yaşındaki Ahmet Sılık’ın durumunun her geçen gün kötüye gittiğini belirten eşi Binefş Sılık, adalet istiyor. Eşinin görüşüne gittiği esnada kendisini ve çocuklarını tanımadığını belirtiyor. Sılık, bir an önce eşinin serbest bırakılmasını talep ediyor.

2011’DE ÖRGÜTÜ YARDIM VE YATAKLIKTAN TUTUKLANDI

İzmir’in Bayraklı ilçesine bağlı Onur Mahallesinde ikamet eden ve 4 Kasım 2011 tarihinde “ihbar” olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 74 yaşındaki Ahmet Sılık, 8 Kasım 2011’de çıkarıldığı mahkemece “Örgüte yardım ve yataklık” yaptıkları iddiasıyla tutuklandı.

CEZASI ONANINCA YENİDEN CEZAEVİNE GİRDİ

Yaklaşık bir yıl cezaevinde kaldıktan sonra 19 Ekim 2012’de tahliye edildi. 2 ay sonra kapatılan Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen karar duruşmasında Sılık hakkında, “Örgüte yardım ve yataklık yapmak” iddiasıyla 6 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası verildi. Sılık’a verilen ceza 21 Şubat 2017’de Yargıtay tarafından onandı.

Sılık, 9 Mart 2018’de mahalledeki kıraathaneye giderken, polislerce yapılan GBT sonrasında hakkında yakalama kararı olduğu gerekçesiyle gözaltına alındı.

KISMİ FELÇ, KALP, ŞEKER VE TANSİYON HASTASI

MA’nın haberine göre Sılık, önce İzmir Adliyesi’ne oradan da Kırıklar 2 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’ne konuldu. Yaşadığı sağlık problemlerinden dolayı Menemen R Tipi Cezaevine götürülen Sılık’ın, kısmi felç, prostat hastalığı, şeker, kalp ve yüksek tansiyon hastalıklarından tedavi görmeye başladı.

BEYNE GİDEN İKİ DAMAR TIKANINCA AMELİYAT OLDU

Beyne giden damarları tıkandığı için iki ayrı ameliyat geçiren Sılık, ihtiyaçlarını kendi başına karşılayamayacak durumda. Adli Tıp Kurumunun (ATK) 16 Ekim 2018 tarihin de Sılık’a verdiği raporda; “Hayatını yalnız idame ettiremeyeceği kesinleştirilmiş salınmasının toplum güvenliği bakımında tehlike oluşturup oluşturmayacağına değerlendirilmesini adli tıbbi dair bir konu olmadığı oy birliğiyle belgelenmiştir” denildi.

BAŞINA BİR ŞEY GELİRSE SORUMLU BAKANLIKTIR

Sılık’ın eşi Binefş Sılık, bayramda görüşe gittiğinde gardiyanların eşini tekerlekli sandalye ile yanına getirdiklerini belirtti. “Eşim evden kaçacak ya da başka bir yere gidecek durumu yok. Cezaevinde yaşayacak bir insan değildir. Başına gelecek olumsuz bir durumda Adalet Bakanlığı ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı sorumludur. Yetkililer biran önce gerekeni yapmalıdır. Daha ne kadar hasta tutukluların ölümüne göz yumulacak” dedi.

Cezaevlerindeki gardiyan terörü Meclis gündeminde

Gündem

15 Temmuz’dan sonra emekli ettiler göreve çağırıp Libya’ya yolladılar şehit cenazesini sessizce defnettiler

15 Temmuz sonrası emekli edilen Albay Okan Altınay, ‘ihtiyaç var’ denilerek tekrar göreve çağrıldı ve Libya’ya gönderildi. Bombalı saldırıda şehit düştü ama vefatı kamuoyundan gizlendi. İşte Erdoğan’ın “Birkaç tane şehidimiz var” dediği isimlerden Okan Albay’ın hikayesi…

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Libya’da birkaç tane şehidimiz var” diyerek günler sonra şehit haberlerini doğruladı. Yeniçağ gazetesi yazarı Batuhan Çolak, Libya’da gerçekte neler olduğunu Twitter hesabından tek tek anlattı.

SESSİZ SEDASIZ TOPRAĞA VERİLDİ

Libya’nın büyük bir bölümünü kontrol altında tutan Hafter güçlerine karşı Türkiye’nin asker gönderdiğini belirten Çolak, “Libya’ya çok kıymetli subaylarımız da gönderildi. Bunlardan biri Albay Okan Altınay’dı. Görev yaptığı gemi de Hafter güçleri tarafından hedef alındı. Bombalı saldırıda şehit düştü. Cenazesi Türkiye’ye getirildi, sessiz sedasız, törensiz toprağa verildi” dedi.

KAMUOYUNDAN GİZLENDİ

Çolak’ın aktardığı bilgelere göre, Albay Okan Altınay’ın Libya’da şehit düştüğü kamuoyundan gizlendi. Devre arkadaşları ve ailesi tepkiliydi. Kara Harp Okulu 1993 devresi, arkadaşlarının bu şekilde toprağa verilmesini içlerine sindiremedi.

İBRAHİM KALIN YALANLADI

Birkaç gün önce Donanma’ya ait geminin vurulduğuna ilişkin gelen haber Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’a sorulmuştu. Kalın “Gemimiz isabet almadı” diyerek haberi yalanlanmıştı. Çolak, Albay Altınay’ın orada şehit düştüğünü kaydetti.

EN AZINDAN RUHUNU RAHATLATALIM

Albay Okan Altınay’ın 15 Temmuz sonrasında ‘Atatürkçü’ diye emekli edildiğini belirten gazeteci Çolak, sonrasında da ‘ihtiyaç var’ denilerek tekrar orduya alındığını aktardı. Çolak şunları paylaştı: “En zor görevlere gönüllü gider, en sorunlu bölgelerde görevini en iyi şekilde yerine getirirdi. Albayımız Türkiye’deyken de sınırda görev yapmıştı. İşte bu kahraman Türk subayı ‘bir kaç tane şehit’ denilerek kamuoyuna açıklanmıyor. Kahraman şehidimiz Albay Okan Altınay’a yapılmayan şehitlik töreni en kısa zamanda en üst düzey katılımla yapılmalıdır. En azından ruhunu rahatlatalım. Hiçbir siyaset, şehitlerimizden öte değildir.

GERÇEKLERİ YAZINCA TEHDİT YAĞMURU BAŞLADI

Gazeteci Batuhan Çolak, şehit albay ile ilgili paylaşımları sonrası gizli hesaplardan çok sayıda tehdit mesajı aldığını belirtti. “Dedem Kıbrıs’a çıkan ilk Türk birliğinde subaydır, Kıbrıs gazisidir. Dayım Şırnak’ta çatışmış Albay emeklisidir. Şahsım da gazetecidir. Devleti kendinizin sanmayın” diyerek tehditlere cevap verdi. Çolak, Twitter hesabını ele geçirmek için cep telefonuna “şifre sıfırlama” kodları gelmeye başladığını da sözlerine ekledi.

 

Okumaya devam et

Gündem

İşçinin itirazı, valiliğin sözlü sınavını iptal ettirdi

Kamu Denetçiliği Kurumu, işçi statüsüne girmek için sözlü sınava alınan bir işçinin psikolojik baskı gördüğüne yönelik itirazı kabul ederek valilikten sınavın yenilenmesini istedi. İşçi bu kez sözlü sınav yerine uygulamalı sınava girecek.

BOLD – Çorum’da işçi statüsüne girmek için sözlü sınava alınan bir işçinin psikolojik baskı gördüğünü belirterek yaptığı itiraz kabul edildi. İşçi bu kez uygulamalı olarak sınava girecek.

SINAV DİĞER ADAYLARA UYGULAMALI YAPILMIŞ

Gazeteduvar’dan Elvan Yılmaz’ın haberine göre Çorum’dan Kamu Denetçiliği Kurumu’na (KDK) başvuran bir çalışan, işçi statüsüne geçirilecek personelin tespiti amacıyla girdiği sözlü sınavda psikolojik baskı gördüğünü, bilgi ve becerisi dışında sorular sorulduğunu söyledi. İtirazı yapan işçi, kendisinden önceki arkadaşlarına yapılan sözlü sınavların da uygulamalı olarak ve şekli şartları yerine getirilerek uygulanmasına rağmen kendisine sözlü sınav yapıldığını ifade etti. İşçi, yaptığı işte iyi olduğunu ve hakkında hiçbir şikayet olmadığını da başvurusuna ekledi.

BEDEN GÜCÜNE DAYALI İŞLERDE SINAV UYGULAMALI OLMALI

KDK, başvuru üzerine yaptığı incelemede hak sahibi işçilerin işçi statüsüne geçirilmesine ilişkin seçmede, beden gücüne dayalı işlerde çalışanlar için uygulamalı sınavın yapılmasının esas olduğunu belirtti. Bahse konu olayda ise başvuran için uygulamalı sınav yapılması gerekirken iş sağlığı ve güvenliği bilgileri ile genel kültür bilgilerini ölçmeye yönelik sınav sorularından oluşan sözlü sınava tabi tutulmasının hakkaniyetsiz olduğu kararda yer aldı.

BİR AY İÇERİSİNDE UYGULAMALI MÜLAKATA ALINACAK

İşçinin sınav sonucunda başarısız sayılması işleminin makul süre içinde geri alınması istenen tavsiye kararı Çorum Valiliği’ne de iletildi. Valilik KDK’nin verdiği tavsiye kararı üzerine vatandaşın bir ay içinde belirlenen kriterlere uygun olarak uygulamalı mülakata alınacağını yazıyla hem başvurana hem de kuruma bildirdi.

Okumaya devam et

Gündem

Elleriyle karakola teslim ettiği evladından 25 yıldır haber yok

İzmir’de kendi elleriyle oğlu Murat Yıldız’ı karakola götürdükten sonra bir daha haber alamayan Hanife Yıldız, hükumete “19 yaşında, bin bir emekle büyüttüğüm evladıma ne yaptınız? Mezarı nerede?” diye seslendi.

BOLD – Galatasaray Meydanı’ndaki oturma eylemleri iktidar tarafından yasaklanan Cumartesi Anneleri, 778. kez adalet talepleri için bir araya geldi. Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen Murat Yıldız’ın akıbetini sordu.

KAYBETMENİN KABUL EDİLMESİ DEMOKRATİKLEŞMENİN ÖNÜNÜ AÇAR

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve HDP Milletvekilleri Oya Ersoy ile Musa Piroğlu’nun da katıldığı eylemde açıklamayı kayıp yakını Sebla Arcan yaptı. Arcan, “Biliyoruz ki gözaltında kaybetme gerçeğinin devlet tarafından kabul edilmesi ve lanetleme iradesi Türkiye’de toplumsal barışın ve demokratikleşmenin önünü açacaktır. Ancak Türkiye’de böyle bir siyasi irade yok” dedi.

“OĞLUMDAN 25 YILDIR HABER ALAMIYORUM”

Kendi elleriyle oğlu Murat Yıldız’ı karakola götürdükten sonra bir daha kendisinden haber alamayan Hanife Yıldız da “Oğlumu en son arabayla iş yerime getirdiklerinde gördüm. O kadar dövüşmüşlerdi ki gözleri kan çanağıydı. Düşünün ki bir anne adaletinize güveniyor ve başka kötü bir daha yaşanmasın diye oğlunu size getiriyor ve 25 yıldır da kendisinden haber alamıyor” dedi.

YÜZÜNÜZ KARA, ELLERİNİZ KANLI

Oğlunun kaybolmasıyla ilgili 25 yıldır bir savcının bu olaya el atmadığını belirten Yıldız, “19 yaşında bin bir emekle büyüttüğüm evladıma ne yaptınız? Mezarı nerede? Onun akıbetini bana açıklamak gibi bir derdiniz yok mu?” dedi.

ANALARIN ACILARINI YARIŞTIRDILAR

Gözaltında kaybedilen Cemil Kırbayır’ın ağabeyi Mikail Kırbayır da, Diyarbakır’da HDP binası önünde oturarak çocuklarını arayan annelerle Cumartesi Anneleri’ne aynı yaklaşımın sergilenmediğini söyledi. Kırbayır, “Asıl acı anaların acılarını yarıştırmak. Diyarbakır anaları da evlatları için oturdu. Ne yazık ki Diyarbakır analarının gözyaşlarını siliyorlar. Bu ne yaman çelişkidir” dedi.

Süleyman Soylu, Abdullah Gül’e ateş püskürdü: Yazıklar olsun!

Okumaya devam et

Popular