Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

“Koğuşlar 130 kişi, yatacak yer yok! Mahkum da memur da perişan”

Tutuklu ve hükümlülerin nöbetleşe uyudukları cezaevlerindeki doluluk oranı CHP’li Özgür Özel’in paylaştığı tweet ile tekrar gündeme geldi: “Mahkum da memur da perişan!”

BOLD – Cezaevlerinde tutuklu ve hükümlülerin durumunu gündeme getiren CHP’li Özgür Özel, İzmir Buca Cezaevi’nde görev yapan bir infaz koruma memurunun mesajını paylaştı. Özel’in paylaştığı mesajda, Buca Cezaevindeki mevcudun 4 bine yaklaştığı, 130 kişiye ulaşan koğuşta mahkumların merdivenlerde yattığı, suların da sık sık kesildiği kaydedildi. Özel’in tweeti şöyle:

Aynen aktarıyorum: Sayın Başkanım iyi çalışmalar. Buca Cezaevinde İKM olarak görev yapıyorum. Mevcut 4000’e yaklaştı. Koğuşlar 130 kişi, yatacak yer yok. Merdivenlerde yatıyorlar, havalar sıcak sular sık sık kesiliyor. Memur sayısı çok az. Mahkum da memur da perişan. Lütfen sesimiz olun!”

280 BİN TUTUKLU VE HÜKÜMLÜ ZOR ŞARTLARDA KALIYOR

Boldmedya, tutuklu ve hükümlülerin tıka basa dolu cezaevlerinde yaşadıklarını daha önce gündeme getirmişti. Temmuz ayı verilerine göre hazırladığımız haberde, 219 bin kapasitesi bulunan 353 cezaevinde 280 bin tutuklu ve hükümlünün kaldığı vurgulanıyordu. Tutuklu ve hükümlülerin zor şartlarda barındığı, koğuşlarda iki üç katı kişinin kalmak zorunda kaldığı kaydediliyordu.

Tıka basa dolan cezaevleri alarm veriyor

Gündem

‘Beyaz Toros’ kabusu hortladı

15 Temmuz’un ardından adam kaçırma ve yasadışı alıkoymaların arttığına dikkat çeken Hak İnisiyatifi Derneği, olayların aydınlatılması çağrısında bulunduğu. Derneğin 2019 rakamlarına göre 15 Temmuz’dan sonra 28 insan kamu görevlisi olduğu ileri sürülen kişilerce kaçırıldı ve işkence edildi.

BOLD – Hak İnisiyatifi Derneği, 6 Ağustos 2019’dan beri kayıp olan Yusuf Bilge Tunç, 29 Aralık 2020’de ofisinden ayrıldıktan sonra bir daha haber alınamayan eski Başbakanlık Raportörü Hüseyin galip Küçüközyiğit ve 20 Ocak 2021’de İstanbul Başakşehir’de dört-beş kişi tarafından zorla kaçırılan Gökhan Güneş’in akıbetinin ortaya çıkarılması çağrısında bulundu.

KAÇIRMA, ZORLA ALIKOYMA VE İŞKENCE

Aktifhaber’de yer alan habere göre, 2019 yılında yayınladıkları “2016 Sonrası Kamu Görevlileri Tarafından Yasadışı Alıkonulma İddialarına İlişkin İnceleme ve Araştırma Raporu” başlıklı raporda 28 kişi hakkında kamu görevlileri tarafından zorla ve yasadışı şekilde uzun süre alıkonulduklarına dair iddialar toplu şekilde kamuoyuna duyurduklarını açıklayan Hak İnisiyatif, “Zorla alıkonulup daha sonra ‘ortaya çıkan’ ve gözaltına alınan bazı kişilerin anlatımlarında kendilerinin kamu görevlisi olduğunu ifade eden kişiler tarafından uzun süre işkenceye ve kötü muameleye maruz kaldıkları görülmektedir” dedi.

CAN GÜVENLİĞİ ENDİŞESİ

Açıklamada, “Bu kişilerin duruşmalarının kamuoyuna kapalı şekilde yapılması, işkence iddialarının soruşturulmaması ve zorla alıkonulmuş kişilerin ailelerinin ise çeşitli telkin ve tehditlere maruz bırakılması yaşanan ihlallerin vahametini arttırmaktadır. Hatta raporumuzda inceleme konusu yapılan kişilerden Sunay Elmas ve Ayhan Oran’ın da halen bulunulmaması/ortaya çıkarılmamaları, yaşam haklarının ihlaline ilişkin bizleri endişelendirmektedir. Diğer insan hakları kuruluşlarınca da dile getirilen ve birçok ayrıntısı kamuoyuna açıklanan kaçırma ve zorla alıkonulma iddialarına ilişkin bugüne değin yetkili kamu organlarınca bir açıklama maalesef yapılmamıştır” ifadelerine yer verildi.

“YUSUF BİLGE TUNÇ HAKKINDA CİDDİ SORUŞTURMA YAPILMADI”

6 Ağustos 2019 tarihinden beri Yusuf Bilge Tunç’tan haber alınmadığını kaydeden Hak İnisiyatifi, “6 Ağustos 2019 tarihinde kaçırıldığı iddia edilen Yusuf Bilge Tunç’un izine ise henüz rastlanmamıştır. Ailesinin kendi çabalarıyla edindiği ve kamuoyuna sunduğu bilgi ve belgeler, maalesef soruşturma makamlarınca ciddi bir soruşturmanın konusu edilmemiştir. Bu bilgi ve belgeler, Yusuf Bilge Tunç’un kendilerinin kamu görevlisi olduğu iddia eden kişilerce zorla alıkonulmuş olduğunu ve gizli bir yerde işkenceye maruz kaldığı iddialarını güçlendirmektedir” dedi.

“ESKİ BAŞBAKANLIK ÇALIŞANI 29 ARALIK’DAN BERİ KAYIP”

Eski Başbakanlık Raportörü Hüseyin Galip Küçüközyiğit’in kaçırılmasına da değinilen açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “KHK ile görevinden ihraç edilen, altı ay tutuklu yargılanıp tahliye edilen bir eski Başbakanlık çalışanı olan Hüseyin Galip Küçüközyiğit’in 29 Aralık 2020 tarihinden itibaren kayıp olduğu ailesi tarafından dile getirilmektedir.”

SON ADAM KAÇIRMA GÜVENLİK KAMERASINDA

Açıklamada son olarak İstanbul’da kaçırılan Gökhan Güneş’e değinilerek, “Son olarak ta, İkitelli’deki evinden işe giderken Başakşehir’de otobüsten inen Gökhan Güneş, 20 Ocak 2021’de, kimliği belirsiz kişiler tarafından benzer şekilde, zorla bir arabaya bindirilerek kaçırılmıştır” ifadeleri kullanıldı. Açıklama şöyle devam etti:

“Daha önce kaçırılan ve zorla alıkonulan kişilerin durumunda olduğu gibi Yusuf Bilge Tunç ve Hüseyin Galip Küçüközyiğit ve Gökhan Güneş’in de akıbeti bilinmemektedir. Aileleri ve yakınları tarafından kendilerine ulaşılamamaktadır. Kamu görevlisi olduğunu iddia edilen kişiler tarafından alıkonulduklarına ilişkin makul sebeplere dayanan şüpheler bulunmaktadır. Yetkili makamların soruşturma başlatmakta ve yürütmekteki ciddiyetsizliği bu kişilerin can güvenliği hususundaki tedirginliği arttırmaktadır.

“ACİL VE ETKİN BİR SORUŞTURMA YÜRÜTÜLMELİ”

Hak İnisiyatifi Derneği olarak, kaçırıldığı iddia edilen ve raporumuzda inceleme konusu yapılan Sunay Elmas ve Ayhan Oran ile son dönemde benzer şekilde kaçırılan, Yusuf Bilge Tunç, Hüseyin Galip Küçüközyiğit ve Gökhan Güneş’in, can güvenliği ve emniyetinin Devletin pozitif sorumluluğunda olduğunu, bu şahısların bir an önce bulunarak bu konuda kamuoyunun bilgilendirilmesini, kaçırılma iddialarına ilişkin acil ve etkin bir soruşturmanın yürütülmesini ve iddiaların soruşturulmasında ve gereğinin yapılmasında ihmali olan kamu görevlilerinin tespit edilerek haklarında ivedilikle işlem yapılması gerektiğini hatırlatıyor, olayın takipçisi olduğumuzu Kamuoyuna bildiriyoruz.

Okumaya devam et

Gündem

Metropoll Araştırma’ya göre ‘başkanlık’ eriyor: Destek yüzde 34.5’e indi

Metropoll Araştırma’nın yaptığı çalışmaya göre Başkanlık sistemine destek giderek düşüyor. Başkanlık sistemine destek yüzde 34.5 ile 2020’nin en düşük seviyeye gerilerken güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçilmesini isteyenlerin oranı yüzde 57.7’ye yükseldi.

BOLD – MetroPoll Araştırma ‘Başkanlık Sistemi Değerlendirmesi Aralık 2020’ araştırması sonuçlarını yayımladı. Araştırmaya göre desteğin sürekli azaldığı başkanlık sistemi yüzde 34.5’lik oranla 2020’nin en düşük seviyesini gördü.

GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLAMENTER SİSTEME DESTEK YÜZDE 57.7

Cumhuriyet’te yer alan habere göre araştırmaya katılanların yüzde 57.7’si “Güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş yapılmalıdır” görüşünü savundu.  MHP seçmeninde bu oranın 49.5 olması dikkat çekti.

Araştırmaya göre, Nisan 2019 ile Aralık 2020 arasında başkanlık sistemi yüzde 6.4 oranında destek kaybetti. Nisan 2019 ile Aralık 2020 arasındaki dönemdeki değişim şöyle:

Araştırmaya göre AKP seçmeninde Başkanlık Sistemine karşı olanların oranı yüzde 22 iken MHP seçmeninde bu oran 45.9. Partilere göre dağılım şöyle:

Okumaya devam et

Gündem

Hiç kimse kayyum rektör Melih Bulu’nun yardımcısı olmayı kabul etmiyor

Kayyum rektör Melih Bulu, Boğaziçi Üniversitesine rektör olarak atanmasının ardından 3 hafta geçmesine rağmen kendisine yardımcı bulamadı. İddiaya göre hiç kimse Bulu’nun götürdüğü rektör yardımcılığı teklifini kabul etmedi.

BOLD – AKP’li Melih Bulu’nun atanmasına yönelik protestolar devam ediyor. Protestolar kapsamında Boğaziçi Üniversitesi rektör yardımcılığını hiç kimsenin kabul etmediği ortaya çıktı.

Cumhuriyet’in haberine göre Bulu’nun atanmasının ardından 3 haftadan daha uzun bir süre geçti. Bu süre içinde protesto gösterileri her gün aralıksız devam etti. 22 Ocak’daki son eylemde de yine sırtlarını rektörlüğe dönen akademisyenler, “Boğaziçi Üniversitesi hocaları, öğrencileri, mezunları ve emekçileri” olarak bu atamayı reddettiklerini yinelediler. Akademisyenler, eylemde yaptıkları açıklamada, “22 Ocak’a kadar üniversitemizin rektör yardımcılığı görevini kimsenin kabul etmemiş olması bu kolektif iradenin başarısıdır” dediler.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“1 Ocak’tan beri ilkelerimizin arkasında durduğumuzu gerek kamuoyu nezdinde, gerekse kurum içi kanalları işleterek beyan etmekteyiz. Hocaları, öğrencileri, mezunları ve emekçileri ile birlikte tüm Boğaziçi Üniversitesi bileşenleri, bu atamayı reddetmektedir. Bugüne, yani 22 Ocak’a kadar üniversitemizde rektör yardımcılığı görevini kimsenin kabul etmemiş olması bu kolektif iradenin başarısıdır. Yöneticilerin liyakat kıstaslarına uygun olarak demokratik yöntemlerle belirlenmesi, hem bilimsel üretim, hem de eğitim kalitesi açısından elzemdir. Bundan vazgeçmeyeceğimizin altını çiziyoruz. Öncelikli olarak üniversiteyi ve Rumeli Hisarüstü Mahallesi’ni çevreleyen ağır polis ablukasının derhal kaldırılmasını isteyen akademisyenler, Özerk ve demokratik üniversite mücadelemize devam ediyoruz. Buradayız / Kabul etmiyoruz / Vazgeçmiyoruz.”

Okumaya devam et

Popular