Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Tank palet fabrikası Katarlı BMC’ye gidiyor

Gelen tepkiler üzerine özelleştirilmesinden vazgeçilen Tank Palet Fabrikası, ASFAT formülüyle özel sektöre devrediliyor. 21 Ağustos’ta TSK’nın elinden çıkacak fabrikanın Katar ortaklı BMC’ye kiralanacağı belirtiliyor.

BOLD – Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) elindeki en kritik askeri fabrikalardan biri olan Sakarya’daki Tank Palet Fabrikası’nın dolaylı yoldan özel sektöre kiralanmasına yönelik işlemler sessiz sedasız yürütülüyor. Halen Milli Savunma Bakanlığı’nın (MSB) bünyesinde TSK’ye hizmet veren askeri fabrikanın 21 Ağustos’ta ASFAT AŞ’ye (Askeri Fabrika ve Tersane İşletme A.Ş.) resmen devredileceği öğrenildi. Devri üstlenen ASFAT’ın fabrikayı Katar ortaklı BMC’ye kiralayacağı ya da doğrudan işletmesini BMC’ye yaptıracağı ifade ediliyor.

TEPKİ OLUNCA VAZGEÇİLDİ

Askeri birlik statüsünde olan ve TSK’nin elindeki tanklar başta olmak üzere tüm paletli silah araç ve gereçlerinin onarımının yapıldığı, Fırtına Obüsleri’nin üretildiği Tank Palet Fabrikası, Cumhurbaşkanlığı tarafından alınan ani bir kararla özelleştirme kapsamına alınmıştı. Ancak kamuoyundan gelen tepkiler ve fabrikada örgütlü işçilerin tayin baskısıyla özelleştirme yoluyla şirketlere devir kararından vazgeçildi. Bunun yerine fabrikanın, MSB bünyesinde kurulan bir kamu şirketi olan ASFAT AŞ’ye devrine karar verildi.

İŞÇİLER ASFAT KADROSUNA GEÇECEK

Sözcü’nün haberine göre, Tank Palet Fabrikası’nın ASFAT AŞ’ye devrine yönelik resmi işlemler 21 Aralık Çarşamba günü tamamlanacak. Böylece fabrikada çalışan işçilerin tamamı MSB kadrosundan çıkıp ASFAT kadrosuna geçecek. İşçilerin maaşları da artık 14 Eylül’den itibaren ASFAT tarafından ödenmeye başlayacak.

180 İŞÇİ TAYİN İSTEDİ

Tank Palet Fabrikası’nın özelleştirilmesi yönündeki kararın Resmi Gazete’de yayımlanması üzerine fabrikada çalışan 605 işçi MSB’ye bağlı diğer fabrikalarda çalışma talebiyle tayin başvurusunda bulunmuştu. Ancak özelleştirmeden vazgeçilip ASFAT formülünün devreye alınmasıyla tayin konusunda ısrar eden işçi sayısı 180’e düştü. Tayin isteyen bu 180 işçiden 160’ının tayin talepleri kabul edilip istenilen illere gönderildi. Tank motoru ustası oldukları belirtilen 20 işçinin tayin talebi ise kabul edilmedi. Tankların güç grubunun onarımını yapan bu işçilerin yerine şimdilik usta bulunamayacağı gerekçesiyle tayin taleplerinin geri çevrildiği öğrenildi.

İŞLETMESİ BMC’YE VERİLECEK İDDİASI

Askeri fabrikalar genel müdürlüğü komutanlarının fabrikada işçilere açıklama yapıp devir ve yeni işletme yöntemini açıkladıkları öğrenildi. Türk Harb-İş Sendikası Sakarya Şube Başkanı Yaşar Yavuz, komutanların yaptığı açıklamalardan Tank Palet’in ASFAT’a devredilmekle birlikte işletmesinin BMC’ye verileceğini, dolayısıyla Fırtına Obüsü ve Altay tankının BMC tarafından yapılıp ASFAT’a, oradan da MSB’ye satılacağını anladıklarını söyledi. Uygulama başlamadan sistemin nasıl işleyeceğini anlamanın mümkün olmadığını ifade eden Yavuz, yeni sistemde işçilerin haklarının büyük ölçüde korunduğunu, ancak milli güvenliği yakından ilgilendiren fabrikanın geleceği konusunda ciddi kuşkularının oluştuğunu söyledi.

AKP’li yandaşlar zenginleşirken vatandaş fakirleşti

Ekonomi

Vatandaşın ekonomiye güveni azalmaya devam ediyor

Tüketicilerin maddi durum ve genel ekonomiye ilişkin değerlendirmelerini yansıtan tüketici güven endeksi eylülde aylık bazda yüzde 4.3, yıllık bazda ise yüzde 6.8 azaldı.

BOLD – Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Merkez Bankası işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 4.3 oranında azalarak 55.8’e geriledi. Endeks, ağustos ayında 58.3 seviyesindeydi.

Bir önceki yılın aynı ayına kıyasla ise endekste yüzde 6.8’lik bir azalma meydana geldi. Tüketici güven endeksi Eylül 2018’de 59.9 düzeyindeydi.

0-200 aralığında değer alabilen tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu gösteriyor.

Bu bilgi ışığında bakıldığında tüketici güveninde kötünün de kötüsü bir dönem yaşandığı görülebiliyor.

Damat Albayrak yine pembe tablo çizdi: “Türkiye’nin güçlü mali tabloları güven veriyor!”

RAKAMLAR HEM AYLIK HEM DE YILLIK BAZDA DÜŞÜNCE TÜİK’İN DE ELİ KOLU BAĞLANDI

Öte yandan, verileri her geçen gün daha fazla tartışma konusu olan ve sık sık verdiği “güvensizlik” ile gündeme gelen TÜİK, ekonomik verilerde dünya genelinde ana gösterge olarak kabul edilen yıllık değişim yerine bültenlerinde aylık rakamları öne çıkarmaya devam ediyor.

Önceki aylarda düşüş olan yıllık değişime yer vermezken ekonomide hafif olumlu seyrin izlendiği aylarda artışın yaşandığı aylık verileri dikkate alan kurum, tüketici güven endeksi hem aylık hem de yıllık bazda düşünce, “gerileme”, “düşüş” ve “azalma” gibi ifadeleri kullanma mecburiyetinde kaldı.

Tüketici güven endeksi yüzde 17 düştü ama aylık rakamları öne çıkaran TÜİK “arttı” diye açıkladı

TÜİK’in aylık rakamları öne çıkardığı bültenine göre, gelecek 12 aylık döneme ilişkin hanenin maddi durum beklentisi endeksi ağustos ayında 77.8 iken, eylül ayında yüzde 4.9 oranında azalarak 74 oldu.

Genel ekonomik durum beklentisi endeksi (gelecek 12 aylık döneme ilişkin) ağustos ayında 74.3 iken, eylül ayında yüzde 4.4 oranında azalarak 71 oldu.

VATANDAŞ İŞSİZ SAYISININ DAHA DA ARTMASINI BEKLİYOR

İşsiz sayısı beklentisi endeksi (gelecek 12 aylık döneme ilişkin) ağustos ayında 58.3 iken, eylül ayında yüzde 5.1 oranında azalarak 55.3 oldu.

İşsiz sayısı beklentisi endeksinin artması işsiz sayısı beklentisinde azalışı, azalması ise işsiz sayısı beklentisinde artışı gösteriyor.

Tasarruf etme ihtimali endeksi (gelecek 12 aylık döneme ilişkin) ağustos ayında 22.7 iken, eylül ayında yüzde 0.6 oranında artarak 22.8 oldu.

Tablodaki en düşük endeks 7.3 ile gelecek 12 aylık dönemde konut satın alma veya inşa ettirme ihtimali endeksi olurken, bunu 10.4 ile yine gelecek 12 aylık dönemde otomobil satın alma ihtimali endeksi takip etti.

Döviz mevduatı tarihi zirvede: Vatandaş harıl harıl dolar alıyor

Okumaya devam et

Ekonomi

Döviz mevduatı tarihi zirvede: Vatandaş harıl harıl dolar alıyor

Yurt içi yerleşiklerin kıymetli maden dahil yabancı para mevduat ve fonları, 191.43 milyar dolara ulaşarak bir kez daha rekor kırdı ve tarihi zirveye yükseldi.

BOLD – Merkez Bankası, her hafta döviz tevdiat hesaplarındaki (DTH) mevduat birikimlerini açıklıyor. Buna göre, yurt içi yerleşiklerin kıymetli maden dahil yabancı para mevduat ve fonları, 13 Eylül ile biten haftada 1.52 milyar dolar artışla 191.43 milyar dolara çıktı. Bu rakam yeni rekor anlamına gelirken, döviz birikimleri de tarihi zirveye yükselmiş oldu.

Bireylerin yabancı para cinsinden mevduat ve fonları da önceki haftaya göre 612.5 milyon dolar artarak 118.3 milyar dolar ile tarihi zirveye yükseldi.

Söz konusu tarihte kurumların birikimi ise 906.8 milyon dolar artarak 73.13 milyar dolara ulaştı.

YEREL SEÇİMLER ÖNCESİNDE DE 6 AY ARALIKSIZ ARTMIŞTI

Yurt içi yerleşik bireylerin yabancı para mevduatları yerel seçimlerin hemen öncesindeki haftaya kadar 6 aylık süreçte aralıksız her hafta artış göstermişti.

31 Mart yerel seçimlerinden önce en son 5 Ekim 2018 haftasında döviz birikimlerini azaltmayı tercih eden bireyseller, yerel seçimlere kadar takip eden 26 haftada döviz birikimlerini kesintisiz artırmışlardı.

Vatandaşın döviz birikimi rekor üstüne rekor kırıyor

ARALIKSIZ ARTIŞ

Merkez Bankası verilerine göre, 5 Ekim 2018 haftasında 89.8 milyar dolar olan bireysellerin kıymetli maden dahil yabancı para mevduat ve fonları, aralıksız artışın yaşandığı 6 ayda 20 milyar dolara yakın yükseliş gösterdikten sonra kademeli artışını sürdürdü.

5 Ekim 2018’den 16 Ağustos’a kadar bireysellerin yabancı para mevduatları 27.5 milyar dolar artmış oldu.

Sonrasında bireysel tarafta sınırlı da olsa düşüşler gözlendi ancak ana eğilim yukarı yönlü olmaya devam etti.

YERİNE KOYMA EĞİLİMİ

Bu artışın ana nedenleri olarak geçen yılın Ağustos ayında yaşanan kur şokunda bireysel yatırımcıların kar amaçlı bozdurduğu 8 milyar doları yerine koyma eğilimi ile beklentiler nedeniyle birikimleri döviz cinsinden tutma alışkanlığının etkili olduğu belirtiliyor.

Öte yandan bu rakamların sadece bankaları kapsadığını belirtmekte büyük fayda var. Zira kayıt dışı ekonominin çok büyük boyutlarda olduğu Türkiye gibi bir ülkede vatandaşın yastık altı döviz birikiminin bankalardakine oranla çok daha fazla olduğu, tahmin edilmesi hiç de zor olmayan bir gerçek.

Deutsche Bank: Dolar/TL “kısa” zaman içinde 5.95’e yükselecek, alın!

Okumaya devam et

Ekonomi

Motorine pompa fiyatlarına yansımayan indirim yaptılar!

Motorinin litre fiyatına gece yarısından itibaren geçerli 15 kuruş indirim yapıldı. Ancak, eşel mobil sistemi nedeniyle indirimin pompa fiyatlarına yansımayacağı açıklandı.

BOLD – Enerji Petrol Gaz İkmal İstasyonları İşveren Sendikası (EPGİS), motorine indirim yapıldığını duyurdu. Ancak indirimin pompaya yansımayacağını bildirdi. Twitter’dan yapılan açıklamada, “20 Eylül tarihinde geçerli olmak üzere motorinde 15 kuruş/litre indirim gerçekleşmiştir. Mevcut uygulama olan eşel mobil sistemi gereği indirim oranı kadar ÖTV’de artış gerçekleştiğinden pompa fiyatlarında değişiklik olmayacaktır” denildi.

EŞEL MOBİL ZAMLARDA İŞE YARAMIYOR!

Bu hafta motorinin litre fiyatına 12 kuruşu pompa fiyatına yansıyacak toplam 34 kuruş, benzinde 35 kuruşu pompa fiyatına yansıyacak toplam 36 kuruş zam yapılmıştı.

Akaryakıtta Eşel Mobil Sistemi, fiyatlardaki sürekli hareketliliğin engellenmesi amacıyla devreye sokulmuştu. Son dönemde akaryakıt fiyatlarının döviz kurundaki oynaklık nedeniyle çok sık değişimini önlemek amacıyla, akaryakıt fiyatlarındaki artışların özel tüketim vergisinden otomatik bir şekilde karşılanması suretiyle karşılanarak akaryakıtın pompa fiyatının sabit kalmasını sağlıyor. Sisteme göre, benzin fiyatı 30 kuruş arttığında, benzindeki ÖTV 30 kuruş indirilerek suretiyle benzinin pompa fiyatı sabit tutuluyor.

Ancak, akaryakıt üzerinden alınan ÖTV gelirlerinin toplam vergi gelirleri içindeki yeri dikkate alındığında artan akaryakıt fiyatlarının sürekli olarak ÖTV ile karşılanması mümkün olmuyor. Bu nedenle, zaman zaman eşel mobil sistemi nedeniyle uğranılan vergi kaybını telafi etmeye yönelik yüksek ÖTV ayarlamaları yapılıyor. Böylece akaryakıtta eşel mobil sisteminin kısa süre içinde fiyat dalgalanmalarının önüne geçmesi bekleniyor. Ancak son dönemde hükumet, zamlar için değil indirimler için eşel mobil sistemini kullanmayı tercih ediyor.

Adli Tıp Kurumu Twitter kullancılarını fişleme yazılımı geliştirdi

Okumaya devam et

Popular