Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Kayyım darbesinin kısa tarihi

AKP; Diyarbakır, Van ve Mardin belediyelerine kayyım darbesiyle el koydu. İşte dev şirketleri, medyayı ve en sonunda da seçilmiş belediye başkanlarını hedef alan ‘kayyım darbesi’nin kısa tarihi…

BOLD Kayyım, Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre “belli bir malın yönetilmesi veya belli bir işin yapılması için görevlendirilen kimse” demek. Kayyım, Türk hukukunda sağlık durumu el vermeyen ya da ekonomik durumunun kötüleşmesi nedeniyle iflas sürecine giden şirket ya da kişilerin mal varlıklarının yönetilmesi amacıyla atanan ehliyetli kimselere deniyordu.

Hukuk tarihinde uzun süredir yer alan kayyım kelimesiyle Türkiye, 2015 yılının Ekim ayında tanışacaktı. AKP hükumeti, Tenkil sürecinde Hizmet Hareketi’ne yakın iş adamlarının şirketleri ve mal varlıklarına hukuksuz şekilde el koydu. Gerekçe tanıdıktı: Terör…

Kayyım kelimesi de bu süreçte popüler oldu. Medya, şirketler, eğitim kurumları, üniversitelerle doymayan AKP, gözünü kendisine tehdit gördüğü Kürt oylarına dikti. 15 Temmuz’un ardından ilan edilen OHAL’den cesaret alan AKP hükumeti, HDP’nin seçilmiş belediye başkanlarını görevden alarak yerlerine valileri kayyım atadı.

KOZA HOLDİNG

Türkiye kayyım kelimesini ilk kez medya kuruluşlarındaki yayınları ve Hizmet Hareketi’ne yakınlığı nedeniyle AKP’nin hedefi haline gelen Koza İpek Grubu’na yönelik operasyonla duydu. Ekim 2015’te Koza İpek Grubu bünyesindeki aralarında Kanaltürk, Bugün TV ve Bugün gazetesinin de bulunduğu  Koza İpek Holdinge kayyım atandı. Ankara Başsavcılığı ve Sulh Ceza Hakimlikleri kararlarıyla altın şirketleri de bulunan Koza Holding’in tüm mal varlıklarına el konuldu. Medya kuruluşları, biber gazı ve polis şiddetiyle adeta gasp edildi. Holdinge atanan kayyımlar maaşları, aralarındaki kavgalar ve uygulamalarıyla günlerce gündemden düşmezken, yapılan kanun değişikliği sonrası Koza Holding’in yönetimi TMSF’ye verildi. Holding halen TMSF yönetiminde.

KAYNAK HOLDİNG

Koza Holding ile başlayan kayyım uygulaması eğitim, kargo ve teknoloji yatırımlarıyla bilinen Kaynak Holding ile devam etti. Hizmet Hareketi’ne yakın Kaynak Holding’in 19 şirketine Kasım 2015’te el konularak kayyım atandı. Mahkeme kararıyla atanan kayyımlara 105’er bin lira maaş bağlandı.

ZAMAN GAZETESİ KAPATILDI

AKP’nin medyada susturmak istediği kalelerden bir tanesi de Hizmet Hareketi’nin sahibi olduğu Zaman Gazetesi idi. Yayınlarıyla AKP tabanında etkili olan gazetede kayyım yoluyla susturuldu. Gazeteyi bünyesinde bulunduran Feza Gazetecilik A.Ş. ve Cihan Haber Ajansı’na Mart 2016’da İstanbul Sulh Ceza Hakimliği kararıyla kayyım atandı. Bir süre daha kayyım yönetiminde devam eden ve AKP bültenine dönen gazete 15 Temmuz’un ardından çıkarılan KHK ile kapatıldı. Sadece Zaman Gazetesi değil, OHAL ile 3 haber ajansı, 16 televizyon kanalı, 2 radyo kanalı, 45 gazete, 15 dergi, 29 yayınevi ve dağıtım kanalı kapatıldı.

BOYDAK HOLDİNG’E KAYYIM

Kayyım uygulaması 15 Temmuz’un ardından ilan edilen OHAL sonrası çıkarılan KHK’lar ile olağanlaştı. Türkiye’nin ve dünyanın en büyük mobilya üreticilerinden Boydak Holding ile devam etti. Darbe girişiminin ardından Ağustos 2016’da Boydak Holdinge Kayseri Sulh Ceza Hakimliği kararıyla kayyım atandı. Holdingin yönetimi daha sonra TMSF’ye geçti.

885 ŞİRKET, 60 MİLYAR CİRO

Kayyım uygulaması, Gaziantep’te faaliyet gösteren Naksan Holding, Uğur Soğutucu, Aynes Gıda, Dumankaya İnşaat, Aydınlı Hazır Giyim, Güllüoğlu Baklavaları ile devam etti. Söz konusu holding ve şirketlerin yönetimine de çok sayıda AKP’li isim atandı. 2015’te başlayan kayyım uygulamasıyla 885 şirkete el konuldu. Daha sonra kayyımların yetkileri TMSF’ye devredildi. Söz konusu 885 şirketin aktif büyüklüğü 58,98 milyar lira seviyesinde bulunuyor.

ÜNİVERSİTELER KAPATILDI

Kayyım uygulaması üniversiteler ile devam etti. Hizmet Hareketi’ne yakınlığıyla bilinen Fatih, İpek, Mevlana, Zirve, Turgut Özal, Şifa, Melikşah, Gediz’in de aralarında olduğu pek çok üniversite ya da eğitim kurumu da 15 Temmuz sonrası KHK ile kapatıldı.

SEÇİMİ KAYBEDEN AKP KAYYIMI DEVREYE SOKTU

Kayyım uygulaması 15 Temmuz’un ardından ilan edilen OHAL ile HDP’li belediyelere sıçradı. Halkın oylarıyla seçilen Güneydoğu’daki DBP’li belediye başkanları İçişleri Bakanlığınca görevden alınarak tutuklandı. Yerlerine vali ya da kaymakamlar atandı.  Demokratik Bölgeler Partisi’nin (DBP) elindeki aralarında Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediyelerinin de olduğu 106 belediyeden 33’üne kayyım atandı. 4 ilçe belediyesinin faaliyetleri ise kaymakamlıkların iznine bağlandı. Kayyım uygulaması 31 Mart seçimlerine kadar sürdü. AKP hükumeti, 31 Mart 2019’da sandıkta HDP’ye kaybettiği Diyarbakır, Van ve Mardin’i kayyım uygulamasıyla yeniden ele geçirdi.

“Yılmayacağımı dosta düşmana ilan ederim!”

Gündem

‘Beyaz Toros’ kabusu hortladı

15 Temmuz’un ardından adam kaçırma ve yasadışı alıkoymaların arttığına dikkat çeken Hak İnisiyatifi Derneği, olayların aydınlatılması çağrısında bulunduğu. Derneğin 2019 rakamlarına göre 15 Temmuz’dan sonra 28 insan kamu görevlisi olduğu ileri sürülen kişilerce kaçırıldı ve işkence edildi.

BOLD – Hak İnisiyatifi Derneği, 6 Ağustos 2019’dan beri kayıp olan Yusuf Bilge Tunç, 29 Aralık 2020’de ofisinden ayrıldıktan sonra bir daha haber alınamayan eski Başbakanlık Raportörü Hüseyin galip Küçüközyiğit ve 20 Ocak 2021’de İstanbul Başakşehir’de dört-beş kişi tarafından zorla kaçırılan Gökhan Güneş’in akıbetinin ortaya çıkarılması çağrısında bulundu.

KAÇIRMA, ZORLA ALIKOYMA VE İŞKENCE

Aktifhaber’de yer alan habere göre, 2019 yılında yayınladıkları “2016 Sonrası Kamu Görevlileri Tarafından Yasadışı Alıkonulma İddialarına İlişkin İnceleme ve Araştırma Raporu” başlıklı raporda 28 kişi hakkında kamu görevlileri tarafından zorla ve yasadışı şekilde uzun süre alıkonulduklarına dair iddialar toplu şekilde kamuoyuna duyurduklarını açıklayan Hak İnisiyatif, “Zorla alıkonulup daha sonra ‘ortaya çıkan’ ve gözaltına alınan bazı kişilerin anlatımlarında kendilerinin kamu görevlisi olduğunu ifade eden kişiler tarafından uzun süre işkenceye ve kötü muameleye maruz kaldıkları görülmektedir” dedi.

CAN GÜVENLİĞİ ENDİŞESİ

Açıklamada, “Bu kişilerin duruşmalarının kamuoyuna kapalı şekilde yapılması, işkence iddialarının soruşturulmaması ve zorla alıkonulmuş kişilerin ailelerinin ise çeşitli telkin ve tehditlere maruz bırakılması yaşanan ihlallerin vahametini arttırmaktadır. Hatta raporumuzda inceleme konusu yapılan kişilerden Sunay Elmas ve Ayhan Oran’ın da halen bulunulmaması/ortaya çıkarılmamaları, yaşam haklarının ihlaline ilişkin bizleri endişelendirmektedir. Diğer insan hakları kuruluşlarınca da dile getirilen ve birçok ayrıntısı kamuoyuna açıklanan kaçırma ve zorla alıkonulma iddialarına ilişkin bugüne değin yetkili kamu organlarınca bir açıklama maalesef yapılmamıştır” ifadelerine yer verildi.

“YUSUF BİLGE TUNÇ HAKKINDA CİDDİ SORUŞTURMA YAPILMADI”

6 Ağustos 2019 tarihinden beri Yusuf Bilge Tunç’tan haber alınmadığını kaydeden Hak İnisiyatifi, “6 Ağustos 2019 tarihinde kaçırıldığı iddia edilen Yusuf Bilge Tunç’un izine ise henüz rastlanmamıştır. Ailesinin kendi çabalarıyla edindiği ve kamuoyuna sunduğu bilgi ve belgeler, maalesef soruşturma makamlarınca ciddi bir soruşturmanın konusu edilmemiştir. Bu bilgi ve belgeler, Yusuf Bilge Tunç’un kendilerinin kamu görevlisi olduğu iddia eden kişilerce zorla alıkonulmuş olduğunu ve gizli bir yerde işkenceye maruz kaldığı iddialarını güçlendirmektedir” dedi.

“ESKİ BAŞBAKANLIK ÇALIŞANI 29 ARALIK’DAN BERİ KAYIP”

Eski Başbakanlık Raportörü Hüseyin Galip Küçüközyiğit’in kaçırılmasına da değinilen açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “KHK ile görevinden ihraç edilen, altı ay tutuklu yargılanıp tahliye edilen bir eski Başbakanlık çalışanı olan Hüseyin Galip Küçüközyiğit’in 29 Aralık 2020 tarihinden itibaren kayıp olduğu ailesi tarafından dile getirilmektedir.”

SON ADAM KAÇIRMA GÜVENLİK KAMERASINDA

Açıklamada son olarak İstanbul’da kaçırılan Gökhan Güneş’e değinilerek, “Son olarak ta, İkitelli’deki evinden işe giderken Başakşehir’de otobüsten inen Gökhan Güneş, 20 Ocak 2021’de, kimliği belirsiz kişiler tarafından benzer şekilde, zorla bir arabaya bindirilerek kaçırılmıştır” ifadeleri kullanıldı. Açıklama şöyle devam etti:

“Daha önce kaçırılan ve zorla alıkonulan kişilerin durumunda olduğu gibi Yusuf Bilge Tunç ve Hüseyin Galip Küçüközyiğit ve Gökhan Güneş’in de akıbeti bilinmemektedir. Aileleri ve yakınları tarafından kendilerine ulaşılamamaktadır. Kamu görevlisi olduğunu iddia edilen kişiler tarafından alıkonulduklarına ilişkin makul sebeplere dayanan şüpheler bulunmaktadır. Yetkili makamların soruşturma başlatmakta ve yürütmekteki ciddiyetsizliği bu kişilerin can güvenliği hususundaki tedirginliği arttırmaktadır.

“ACİL VE ETKİN BİR SORUŞTURMA YÜRÜTÜLMELİ”

Hak İnisiyatifi Derneği olarak, kaçırıldığı iddia edilen ve raporumuzda inceleme konusu yapılan Sunay Elmas ve Ayhan Oran ile son dönemde benzer şekilde kaçırılan, Yusuf Bilge Tunç, Hüseyin Galip Küçüközyiğit ve Gökhan Güneş’in, can güvenliği ve emniyetinin Devletin pozitif sorumluluğunda olduğunu, bu şahısların bir an önce bulunarak bu konuda kamuoyunun bilgilendirilmesini, kaçırılma iddialarına ilişkin acil ve etkin bir soruşturmanın yürütülmesini ve iddiaların soruşturulmasında ve gereğinin yapılmasında ihmali olan kamu görevlilerinin tespit edilerek haklarında ivedilikle işlem yapılması gerektiğini hatırlatıyor, olayın takipçisi olduğumuzu Kamuoyuna bildiriyoruz.

Okumaya devam et

Gündem

Metropoll Araştırma’ya göre ‘başkanlık’ eriyor: Destek yüzde 34.5’e indi

Metropoll Araştırma’nın yaptığı çalışmaya göre Başkanlık sistemine destek giderek düşüyor. Başkanlık sistemine destek yüzde 34.5 ile 2020’nin en düşük seviyeye gerilerken güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçilmesini isteyenlerin oranı yüzde 57.7’ye yükseldi.

BOLD – MetroPoll Araştırma ‘Başkanlık Sistemi Değerlendirmesi Aralık 2020’ araştırması sonuçlarını yayımladı. Araştırmaya göre desteğin sürekli azaldığı başkanlık sistemi yüzde 34.5’lik oranla 2020’nin en düşük seviyesini gördü.

GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLAMENTER SİSTEME DESTEK YÜZDE 57.7

Cumhuriyet’te yer alan habere göre araştırmaya katılanların yüzde 57.7’si “Güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş yapılmalıdır” görüşünü savundu.  MHP seçmeninde bu oranın 49.5 olması dikkat çekti.

Araştırmaya göre, Nisan 2019 ile Aralık 2020 arasında başkanlık sistemi yüzde 6.4 oranında destek kaybetti. Nisan 2019 ile Aralık 2020 arasındaki dönemdeki değişim şöyle:

Araştırmaya göre AKP seçmeninde Başkanlık Sistemine karşı olanların oranı yüzde 22 iken MHP seçmeninde bu oran 45.9. Partilere göre dağılım şöyle:

Okumaya devam et

Gündem

Hiç kimse kayyum rektör Melih Bulu’nun yardımcısı olmayı kabul etmiyor

Kayyum rektör Melih Bulu, Boğaziçi Üniversitesine rektör olarak atanmasının ardından 3 hafta geçmesine rağmen kendisine yardımcı bulamadı. İddiaya göre hiç kimse Bulu’nun götürdüğü rektör yardımcılığı teklifini kabul etmedi.

BOLD – AKP’li Melih Bulu’nun atanmasına yönelik protestolar devam ediyor. Protestolar kapsamında Boğaziçi Üniversitesi rektör yardımcılığını hiç kimsenin kabul etmediği ortaya çıktı.

Cumhuriyet’in haberine göre Bulu’nun atanmasının ardından 3 haftadan daha uzun bir süre geçti. Bu süre içinde protesto gösterileri her gün aralıksız devam etti. 22 Ocak’daki son eylemde de yine sırtlarını rektörlüğe dönen akademisyenler, “Boğaziçi Üniversitesi hocaları, öğrencileri, mezunları ve emekçileri” olarak bu atamayı reddettiklerini yinelediler. Akademisyenler, eylemde yaptıkları açıklamada, “22 Ocak’a kadar üniversitemizin rektör yardımcılığı görevini kimsenin kabul etmemiş olması bu kolektif iradenin başarısıdır” dediler.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“1 Ocak’tan beri ilkelerimizin arkasında durduğumuzu gerek kamuoyu nezdinde, gerekse kurum içi kanalları işleterek beyan etmekteyiz. Hocaları, öğrencileri, mezunları ve emekçileri ile birlikte tüm Boğaziçi Üniversitesi bileşenleri, bu atamayı reddetmektedir. Bugüne, yani 22 Ocak’a kadar üniversitemizde rektör yardımcılığı görevini kimsenin kabul etmemiş olması bu kolektif iradenin başarısıdır. Yöneticilerin liyakat kıstaslarına uygun olarak demokratik yöntemlerle belirlenmesi, hem bilimsel üretim, hem de eğitim kalitesi açısından elzemdir. Bundan vazgeçmeyeceğimizin altını çiziyoruz. Öncelikli olarak üniversiteyi ve Rumeli Hisarüstü Mahallesi’ni çevreleyen ağır polis ablukasının derhal kaldırılmasını isteyen akademisyenler, Özerk ve demokratik üniversite mücadelemize devam ediyoruz. Buradayız / Kabul etmiyoruz / Vazgeçmiyoruz.”

Okumaya devam et

Popular