Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Kaz Dağları’ndan sonra sıra Artvin’e geldi: Doğa katliamını Cengiz ve Kalyoncu yapacak!

Kanadalı altın şirketi, AKP hükumetinin verdiği izinlerle Kaz Dağları’nda doğa katliamı yaparken Artvin’de de Milli Park’ın içinde maden aranmasına izin çıktı. İhaleleri Saray’ın iş adamları Cengiz ve Kalyoncu aldı.

BOLD – Artvin’de Milli Park alanında maden araması için ihale açtı. Yapılan üç ihaleyi, Mehmet Cengiz ve Ömer Faruk Kalyoncu’nun sahibi olduğu şirketler kazandı.

Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG), 18 Temmuz’da Artvin’de 125 endemik bitkiyi barındıran, koruma altındaki Hatila Vadisi Milli Parkı sınırlarını da içine alan üç sahayı ayrı ayrı 423 bin 407 lira taban bedeliyle ihaleye çıkardı.

DW Türkçe’nin haberine göre, ihaleye konu olan toplam 4 bin 132 hektarlık üç alanın ihalesini de Mehmet Cengiz’in sahibi olduğu Akcan Madencilik ve Ömer Faruk Kalyoncu’ya ait Zirve Holding ortaklığındaki Artvin Maden İşletmeleri AŞ kazandı. Şirket 19 Temmuz-1 Ağustos arasında her bir saha için 450 bin lira olmak üzere toplam 1 milyon 350 bin liralık ihale bedelini yatırdı.

BOŞLUĞU KAPATTILAR

Hazırlanan ihale şartnamesine göre Artvin Maden İşletmeleri AŞ’nin iki ay içinde ruhsat başvurusu yapması gerekiyor. Yeni alınan ihalelerle birlikte Cengiz Holding’e ait Cerattepe maden sahası ile Hatila Vadisi Milli Parkı arasındaki boşluk da kapanmış oldu.

Son ihaleyle birlikte Mehmet Cengiz’in Artvin’de maden aramasında söz sahibi olduğu alan ise 8 bin hektarı geçti. Maden kanuna göre, 2 bin hektarı geçmeyecek şekilde arama ruhsatı müracaatı yapılabiliyor.

Dünya Zorla Kaybedilenler Günü’nde Türkiye’deki kayıpların bulunması için Avrupa’ya çağrı

Dünya

Le Mesurier’in otopsisindeki ilk bulgu: Düşmeye bağlı travma

İstanbul’da önceki gün ölü bulunan Beyaz Baretliler’in kurucusu eski İngiliz askeri James Le Mesurier’e ilişkin otopsi raporundaki ilk bulgularda ölüme, “düşmeye bağlı travmanın” neden olduğu belirtildi.

BOLD – Rusya’nın geçen hafta İngiliz MI6 ajanı olmakla suçladığı, Suriye’deki Beyaz Baretliler acil yardım kuruluşunun kurucularından, eski İngiliz asker James Le Mesurier geçtiğimiz gün İstanbul’da evinin yakınlarında ölü bulunmuştu.

Suriye’de acil yardım çalışmaları yürüten Beyaz Baretliler grubunun destekçisi Mayday Kurtarma Vakfını da kuran İngiliz vatandaşı James Le Mesurier’in evinin balkonundan düştüğü ve cansız bedeninin ilk olarak çevredeki caminin müezzini tarafından fark edildiği açıklanmıştı.

James Le Mesurier’e ilişkin otopsi raporundaki ilk bulgularda ölüme, “düşmeye bağlı travmanın” neden olduğu belirtildi. Ölüme ilişkin kapsamlı raporun bir ayı bulabileceği belirtiliyor.

Rusya Dışişleri Bakanlığı, Le Mesurier’i İngiltere’nin dış istihbarat servisi MI6’nın çalışanı olmakla suçlamış, MI6’nın Balkanlar ve Orta Doğu operasyonlarında görev aldığını iddia etmişti.

İstanbul’da istihbarat oyunları: Rusya’nın İngiliz ajanı olmakla suçladığı Mesurier ölü bulundu

Okumaya devam et

Gündem

Rabia Naz Vatan’ın babası da gözaltında

Rabia Naz Vatan’ın ölümünü araştırmak için Eynesil’e giden gazetecilerin gözaltına alınmasından sonra bu sabah babası Şaban Vatan da gözaltına alındı.

BOLD- Giresun’un Eynesil ilçesinde şüpheli bir şekilde ölen Rabia Naz Vatan’ın babası Şaban Vatan, bu sabah saatlerinde gözaltına alındı. Vatan gözaltına alınışını sosyal medya hesabından duyurarak “Polisler beni almaya geldi eve ifadem alınacakmış” dedi. Şaban Vatan’ın hangi suçlamayla gözaltına alındığı henüz bilinmiyor. Vatan geçen yıl da gözaltına alınıp bırakılmıştı.

Atike Naz ise eşinin gözaltına alınmasının ardından akademisyen Metin Cihan’a mesaj göndererek “Herkese haber ver ne olur” diye seslendi. Öte yandan Vatan ailesinin, Rabia Naz’ın ölümünden sorumlu tuttuğu kişilerin HTS kayıtlarının aradan geçen yaklaşık 20 aya rağmen incelenmediği ortaya çıktı. HTS kayıtları 24 aylık süre sonunda siliniyor.

KIZININ OTOPSİ FOTOĞRAFLARINI PAYLAŞMIŞTI

Şaban Vatan, önceki gün Rabia Naz soruşturmasında gizlilik kararının kalkmasının ardından soruşturma dosyasındaki bazı bilgi, belge ve görüntüleri sosyal medya hesabından paylaşarak, soruşturma savcılarına yönelik çeşitli suçlamalarda bulunmuştu.

GAZETECİLER DE HALA GÖZALTINDA

Rabia Naz Vatan’ın şüpheli ölümünü araştırmak için TBMM tarafından kurulan komisyonun çalışmalarını takip eden gazeteci Canan Coşkun ve Belgeselci Kazım Kızıl da dün akşam Giresun da gözaltına alındı.

Gazeteci Metin Cihan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Canan Coşkun’un Rabia Naz Vatan cinayetine ilişkin soruşturmada ifade değiştiren tanık Mürsel Küçükal’a ulaştığını söylemişti. Kazım Kızıl ise Şaban Vatan ile birlikte olay yerinde çekim yaptığını belirten Cihan, “Anlaşılan emniyet ve savcılık bundan rahatsız olmuş.” demişti. Şaban Vatan, gazetecilerin gözaltına alınmasına sosyal medyadan tepki göstermişti.

NE OLMUŞTU?

Giresun’un Eynesil ilçesindeki evinin önünde geçen yıl nisan ayında yaralı bulunan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren Rabia Naz Vatan’a çarpan sürücünün Eynesil Belediye Başkanı Coşkun Somuncuoğlu’nun yeğeni olduğunu öne sürülmüş; aile, çocuklarının ölümünün aydınlatılmasını AKP’li siyasetçilerin engellediğini iddia etmişti. Rabia Naz’ın ölüm nedeninin tespiti için Adli Tıp Kurumunca 2 rapor hazırlanmıştı.

Raporlarda ölümün, genel beden travmasına bağlı kırık ve iç organ yaralanması sonucu meydana geldiği, yüksekten düşme ile uyumlu olduğu kaydedildi. Aile ise kızlarına otomobil çarptığını ve yaralı olarak evin önüne bırakıldığı belirtilmişti. Trabzon Adli Tıp’ın raporunda ise Rabia Naz’ın tırnaklarında erkek DNA’sı tespit edildiği ortaya çıkmıştı.

TBMM’de kurulan Araştırma Komisyonunun 12 üyesi de 7 Kasım’da Eynesil’e gelerek incelemelerde bulunmuştu.

Gazeteci Canan Coşkun ve Belgeselci Kazım Kızıl, Giresun’da gözaltına alındı

Okumaya devam et

Gündem

Trump’tan Sabah yazarı Hilal Kaplan’a: Siz gazeteci olduğunuza emin misiniz?

Erdoğan ile ortak basın toplantısı düzenleyen Trump’ın Sabah yazarı Hilal Kaplan’a yönelik, “Siz gazeteci olduğunuza emin misiniz?” cümlesi olay oldu.

BOLD – ABD Başkanı Donald Trump ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan gerçekleştirdikleri zirvenin ardından Beyaz Saray’da ortak basın toplantısı düzenledi. ABD Başkanı Trump, sözlerine 15 Temmuz’dan sonra Antakya’daki ailesini ziyareti esnasında tutuklanan NASA çalışanı Serkan Gölge’nin serbest bırakılmasından dolayı Erdoğan’a teşekkür ederek başladı. Gölge’nin yakın zamanda ABD’ye geleceğini ifade eden Trump, “Kendisi tutukluydu, onun bırakılmış olması çok güzel bir jestti. Çok uzak olmayan bir gelecekte buraya geliyor olacak. Bu ABD için ve aynı zamanda Türkiye için çok önemli bir haber” dedi.

Basın açıklamasının devamında “Türkiye üzerine düşeni yapmaya devam edecek” diyen ABD Başkanı Trump, “Ben Cumhurbaşkanı’nı çok destekliyorum. Ateşkes sürüyor, bunun başarılı olmasını isteyen çok kişi var” ifadesini kullandı.

“Yakın zamanda Bağdadi öldürüldü, Türkiye belli alanlarda çok yardımcı oldu, bunu takdirle karşılıyoruz. Erdoğan’a ve Türk halkına destekleri için müteşekkiriz” diyen Trump, “Türkiye’nin S-400 alımı bizim için çok ciddi zorluklar çıkarıyor, Bugün de üzerinde konuştuk, gelecekte de konuşacağız, umarım bunu çözmeyi başaracağız. Bakanlar görüşmeler yapmaya devam edecekler” dedi.

“Ticaret anlaşması için de görüştük, ciddi ilerlemeler yaptığımızı düşünüyorum. Ticaretimiz kat kat artabilir, yaklaşık 100 milyar dolar düzeyine getirmek istiyoruz. Hedefimiz iki ülke arasındaki ticareti artırmak” olduğunu belirten Trump, “Türkiye’nin de pazarını ABD’ye açmasını istiyoruz, bunu yapıyorlar zaten ciddi oranda” dedi.

ERDOĞAN MEKTUPLARI GERİ VERDİĞİNİ SÖYLEDİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise Donald Trump’ın kendisine 9 Ekim’de gönderdiği mektupları ABD liderine geri verdiğini söyledi. “Ferhat Abdi Şahin denen teröristin Amerika gibi bir ülkenin başkanı tarafından muhatap alınmasını üzüntüyle karşıladım” diyen Erdoğan, “Apo’nun manevi oğlum dediği birisidir. Böyle birinin stratejik ortağımız tarafından böyle karşılanması bizi üzmüştür” şeklinde konuştu.

HİLAL KAPLAN’A SOĞUK DUŞ

ABD Başkanı Trump, Erdoğan soru alırken, Trump gazetecileri işaret ederek “birini seçmek ister misin?” dedi. Bunun üzerine Erdoğan, Sabah yazarı Hilal Kaplan’a hitaben “Hilal hanım buyurun” diyerek soru aldı. Tam bu sırada Trump, “Türkiye’den sadece dost canlısı gazeteciler sorsun lütfen. Dost canlısı gazetecileri görmek istiyoruz” sözüyle espri yaptı.

Kaplan ise Trump’a, “Selefi Barack Obama’nın hatalı dış politikasının üstesinden gelmek gibi bir yükü olduğunu, bu hatalardan birinin YPG olduğunu” söyledi ve Erdoğan’la görüşmesinin ardından halen YPG liderlerinden Mazlum Kobani’ye Beyaz Saray davetinin geçerli olup olmadığını sordu.

Trump ise Kaplan’a cevabında Kobani ile ‘iyi bir görüşme’ gerçekleştirdiklerini ifade etti ve ABD’nin hem onunla hem Erdoğan’la ‘çok yakın çalıştığını’ belirtti.

Kendisine yöneltilen sorunun ardından bir soru da Erdoğan’a sormasını isteyen Trump, Kaplan’ın duraklamasının ardından da şunları söyledi:

“Haber yaptığınıza emin misiniz? O soruyla Türkiye için çalışmıyor musunuz?”

“ZATEN BAŞKA TÜRLÜSÜ KALMADI”

Öte yandan, Amerikan ABC News kanalının Beyaz Saray Baş Muhabiri Jonathan Karl, ABD lideri Trump’ın “sadece dost canlısı gazeteciler” ifadesini kullanarak soru almak için Erdoğan’dan bir gazeteci seçmesini istediği anlarda toplantı salonunda yaşanan bir gelişmeyi bildirdi.

Ahmet Altan’ın tutuklanma gerekçesi “kaçma şüphesi”

Okumaya devam et

Popular