Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Bu hafta altın, dolar ve euro kazandırdı, borsa kaybettirdi

Hafta içinde altın yüzde 3.32, dolar/TL yüzde 1.13, euro/TL yüzde 1.06 değer kazanırken, BIST 100 endeksi ortalama yüzde 0.44 değer kaybetti.

BOLD – Kapalıçarşı’da işlem gören 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı bu hafta yüzde 3.32 artışla 289,00 lira, Cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 3.27 kazançla 1.924,00 lira oldu. Geçen hafta 455,00 lira olan çeyrek altının satış fiyatı bu hafta 470,00 liraya çıktı.

ABD Doları yüzde 1.13 değer kazanarak 5.8320 liraya, euro da yüzde 1.06 artarak 6.4540 liraya yükseldi.

BIST 100 endeksi, en yüksek 97.448,05, en düşük 95.291,50 puanı gördükten sonra haftayı önceki hafta kapanışına göre yüzde 0.44 azalışla 96.718,48 puandan tamamladı.

Yatırım fonları yüzde 0.42, bireysel emeklilik fonları yüzde 0.74 değer kazandı. Kategorilerine göre bakıldığında ise yatırım fonları içinde en fazla kazandıran yüzde 3.91 ile kıymetli madenler fonları oldu.

1 Eylül’den itibaren doğal gaza yüzde 14.9 zam

Ekonomi

Kuru 6 TL’de tutabilmek için Libya’dan gelen paralar dahil 17 milyar dolar satıldı

Ekonomi yönetimi özel bankalara pompalama yöntemiyle yılbaşından bu yana kuru frenlemek için toplam 17 milyar dolar sattı. Libya’dan gelen paralar da içinde.

BOLD – Ekonomide işler iyi gidiyor görüntüsü vermek için geçen yıl kamu bankaları aracılığıyla 40 milyar doların üzerinde döviz satışı yaparak kurlara müdahale eden Merkez Bankası bu yıla da hızlı başladı. Dolar yılbaşından bu yana artış eğilimini korurken, Merkez Bankası’nın 6 TL’lik psikolojik eşik civarında yaptığı toplam müdahalenin en az 13 milyar doları bulduğu anlaşılıyor.

Can Teoman’ın analizine göre; Söz konusu rakam Merkez Bankası’nın kendi bilançosundan çıkan veriler ışığında hesaplanırken, medyaya yansıyan haberlere göre Ocak sonunda Libya’dan da 4 milyar dolar düzeyinde döviz yardımı eklenirse satış tutarının 17 milyar doları bulması mümkün.

Merkez Bankası geçen yıldan itibaren iç piyasadaki bankalarla swap işlemlerine başlarken, verilerin gecikmeli servis edilmesi ve piyasadan ödünç alınan dövizlerin pasif tarafına yazılmadan doğrudan rezervlere eklenmesi ile birlikte bilançoda şeffaflık kaybolmuştu. Ayrıca resmi olarak döviz satış işlemi yapmayan Merkez Bankası’nın, kamu bankalarını muhabir olarak kullanarak, piyasadaki kur seviyesini kontrol etmek için yaptığı satışlar da belirsizliğin artmasında bir başka nedendi.

Piyasadaki işlemciler bazı günlerde kamu bankalarının kur seviyesini düşürmek için milyarlarca dolarlık satış yaptığını belirtirken, bu satışların toplamda ne kadara ulaştığını hesaplamak giderek zorlaştı.

Yine de bazı ipuçlarını göz önünde bulundurarak Türk Merkez Bankası’nın piyasaya yaptığı müdahaleleri kabaca hesaplamak mümkün. Örneğin brüt döviz rezervleri temel alınarak yapılacak bir hesap, 2020 başından beri doları 6 TL’nin altında tutmaya çalışan ancak bunda pek de başarılı olamayan Merkez Bankası’nın müdahaleleri hakkında bir bilgi verebilir.

Merkez Bankası’nın son açıkladığı rakamlara göre ülkenin toplam brüt döviz rezervleri 7 Şubat’ta 74 milyar 420 milyon dolar oldu. Bu rakam 27 Aralık 2019’da 81 milyar 240 milyon dolardı. Bu, brüt döviz rezervlerinde doğrudan 6.8 milyar dolarlık bir düşüşü ifade ediyor.

Ancak bu rakam tek başına bütünün tamamını oluşturmuyor. Çünkü Merkez Bankası bu yıl içinde zorunlu karşılık uygulamalarında iki kez değişikliğe gitti ve bunlar rezervlere 3.2 milyar dolarlık katkı yaptı. Keza banka reeskont kredileri karşılığında ihracatçıdan 2 milyar doların üzerinde döviz geliri elde etti (1.8 milyar doları Ocak ayında).

Tüm bunlara ek olarak Merkez Bankası’nın net döviz pozisyonuna göre 7-13 Şubat arasında en az 1 milyar dolar tutarında döviz satışı daha gerçekleşti. Bu veriler Merkez Bankası’nın yeni yılda yaptığı döviz satışlarının kabaca 13 milyar doları bulduğunu gösteriyor. Aradan geçen sürede brüt döviz rezervlerini etkileme açısından kamunun döviz mevduatında önemli bir değişim olmadığını da belirtelim.

Diğer taraftan Merkez Bankası’nın döviz satışlarının bilançodan tahmin edilenin daha üzerinde olabileceğine ilişkin bir başka gelişme de Libya’dan geldiği iddia edilen 4 milyar dolarlık havale. Daha önce Katar Merkez Bankası’yla yapılan bir yardım anlaşması çerçevesinde, Türk Merkez Bankası rezervlerini güçlendirmek adına bu ülkeyle 5 milyar dolarlık uzun vadeli swap işlemi yapıyor. Şimdi benzer bir anlaşmanın Libya ile de yapıldığına ilişkin iddialar var.

Londra’da yayınlanan Al Arab gazetesinde yer alan bilgilere göre, Türkiye’nin askeri yardımda bulunduğu Libya’daki UMH iktidarı, ülkenin yurtdışı varlıklarından 4 milyar dolarlık bir bölümü Türk Merkez Bankası’na emanet olarak aktardı. Gazete iddiayı Libya Merkez Bankası Likidite Kriz Komitesi Başkanı Ramzi Al-Agha’nın açıklamalarına dayanarak verdi.

Hatta geçen hafta içinde bankanın 1 milyar dolar tutarındaki yeni bir mevduatı daha Türk Merkez Bankası’na yatırmayı planladığı belirtildi. Söz konusu rakamlar Türk Merkez Bankası hesaplarına geçmesine rağmen rezervlerde bir artışa neden olmadı. Bu da Merkez Bankası’nın gelen para miktarındaki dövizi piyasalara sattığı yönündeki kanıyı güçlendirdi.

Türk Merkez Bankası geçen yıl 40 milyar doları aşan bir tutarda döviz satışı yaparken bu dövizlerin büyük bölümü iç piyasadaki döviz yatırımcısı tarafından satın alınmıştı. Türk yatırımcıların talebi ülkedeki dolarizasyon oranını yüzde 46’dan yüzde 55’lere kadar yükseltirken, uzun yıllar sonra ilk kez bankalardaki mevduatın yarısından fazlası döviz hesaplarında korunur hale geldi. Dolarizasyon her ne kadar kötü olsa da, bankaya yatırılan her döviz mevduatı Merkez Bankası’nın döviz rezervleri açısından rahatlatıcı bir etki de yarattı.

Örneğin bankalardaki döviz mevduatı arttıkça Merkez Bankası’nın zorunlu karşılıklar yoluyla piyasadan çektiği döviz otomatik olarak yükseldi. Aynı şekilde bankaların döviz likiditesinin yükselmesi Merkez Bankası’nın swap yoluyla piyasadan rahatlıkla döviz borçlanmasını sağladı. Kısacası iki etken de döviz rezervleri için dolaylı da olsa bir konfor sağlamış oldu.

Buna karşın 2020 yılında bu trendin değiştiği anlaşılıyor. Çünkü Merkez Bankası’nın sattığı yüksek miktardaki dövize karşın bu kez Türk yatırımcıların döviz mevduatlarında belirgin bir artış yok. Banka’nın açıkladığı verilere göre Aralık sonundan 7 Şubat’a kadar ülkedeki döviz hesaplarında yaşanan artış sadece 2 milyar dolar. Bu da dövizlerin bu kez çoğunlukla yabancı yatırımcılar tarafımdan alındığı ya da borç ödemeleri ve yeniden artmaya başlayan ithalatı finanse etmek için kullanıldığını gösteriyor.

Bütün bunlara ek olarak Merkez Bankası’nın yaptığı tüm satışlara rağmen dolar kurunun 6.05’i TL’yi geçerek geçen yılın sonuna göre 10 kuruş yüksekte işlem gördüğünü de hatırlatmakta fayda var.

Okumaya devam et

Ekonomi

CHP’li Toprak: Vatandaş ‘çocuklarım aç’ diye feryat ediyor, ekmeği kredi kartıyla alıyor

CHP’li Erdoğan Toprak, vatandaşların ekonomik kriz nedeniyle kendini yakacak noktaya geldiğini belirterek, “Vatandaşlar ‘Çocuklarım aç’ diye feryat ediyor, evine ekmeği kredi kartıyla alıyor” dedi.

BOLD – CHP Genel Başkan Başdanışmanı ve İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, ekonominin son 10 yıllık durumuna ilişkin açıklamalarda bulundu.

Ekonomideki gidişatın buhrana dönüştüğünü söyleyen Toprak, “İktidarı gerekli yapısal önlemleri almaya, geçici çözümlerden medet ummamaya davet ediyorum. Toplumun ruh sağlığı tehlikede. Çünkü iktidardakilere göre krizin sorumlusu işçi ve emekli” dedi.

DEVLETİN BORCU ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR

AKP’nin iktidara geldiği günden bugüne kadar Türkiye’nin borçla büyümeye devam ettiğini vurgulayan Toprak, “Devlet borçlu ve bu çığ gibi büyümeye devam edecek. Faturası da acı olacak. Ancak son 10 yıllık verilere baktığımızda hiçbir önlem almayan, üretime yönelmeyen iktidar faturanın daha da kabarmasından başka bir işe yaramıyor” diye konuştu.

VATANDAŞ ‘ÇOCUKLARIM AÇ’ DİYE FERYAT EDİYOR

Sözcü’ye konuşan Toprak, “İşsizlik ve enflasyon resmi verilerde bile trajik bir hal almış durumda. İnsanlar artık kendilerini yakacak noktaya geldiler ve ‘Çocuklarım aç’ diye feryat ediyorlar. Vatandaş evine ekmeği kredi kartıyla götürüyor. Takipteki tüketici kredisi ve kredi kartlarının tutarı 2009-2019 tarihleri arasında 8.2 milyar lira seviyesinden 20.7 milyar seviyesine çıkmış durumda. Banka borçlarında da inanılmaz bir artış var ve aynı zaman diliminde 129.8 milyar liradan 590.4 milyar liraya ulaşmış durumda. Bu borçlar bu yıl da katlanmaya devam ediyor.”

Anne mezara, baba cezaevine… Çocuklar yine ortada kaldı

Okumaya devam et

Ekonomi

İşsizlik ödeneğine başvuranların sayısı 2 milyona ulaştı

Türkiye’de yaşanan ekonomik kriz çalışanları vurdu. 2019’da işsiz kalan 1 milyon 955 bin kişi, İŞKUR’a işsizlik ödeneği almak için başvurdu. Ancak, işsizlik ödeneği verilen kişi sayısı 1 milyonda kaldı.

BOLD – Türkiye’de özellikle son iki yıldır yaşanan ekonomik krizin etkileri işsizlik ödeneği başvurularına yansıdı. İşsizlik ödeneğine yapılan başvuru 2018’e göre 2019’da yüzde 19.8 arttı. İşsizlik Sigortası Fonu, 131 milyar lirayı geçerken, işsizlik ödeneği kapsamında fondan yapılan ödeme 10 milyar lira oldu.

Türkiye İş Kurumu’nun (İŞKUR) verilerine göre, 2019 yılında işsizlik ödeneği için başvuranların sayısı 2018’e kıyasla yüzde 19.8 artarak 1 milyon 955 bin 41 kişiye ulaştı. Buna karşın, işsizlik ödeneği almanın zorlu şartları nedeniyle bu kişilerin ancak 1 milyon 13 bin 56’sı bu ödeneği almaya hak kazandı. Çünkü ödeneği almak için, işten atılmadan önceki son 120 gün hizmet akdine tabi olmak ve son üç yılda en az 600 gün süreyle işsizlik sigortası primi ödemiş olmak gerekiyor. Geçen yıl işsizlik ödeneği kapsamında yapılan ödemeler ise yüzde 70.6 artarak 5.9 milyar liradan 10 milyar lirayı ulaştı. Bu rakam 2017’de 4.9 milyar liraydı.

Yine İŞKUR’un verilerine göre, 2019 yılı aralık ayında işsizlik ödeneği alan kişi sayısının toplamı 595 bin 783 kişi oldu. Bu rakam Mart 2019’da 682 bin 362 kişiye kadar çıkmıştı. Ocak 2020 verisine göre de bu sayı halen 610 bin 287 kişi.

131 MİLYARLIK FON

Cumhuriyet’in haberine göre İşsizlik Sigortası Fonu’nun toplam varlığı ise yine Ocak 2020 sonu itibarıyla 131.1 milyar lira düzeyinde. Öte yandan, geçen yıl işsizlik ödeneği için başvuranlarla ilgili diğer detaylar şöyle:

Ödenek için başvuranların 1 milyon 408 bin 933 erkekler, 546 bin 108’i kadınlardan oluştu. Ödeneği hak edenlerin ise 694 bin 195’i erkek, 318 bin 861’i kadın. En çok ödenek başvurusunun yapıldığı yaş grubu 374 bin 495 kişi ile “25-29” yaş arasında.

İŞVERENLERE 16 MİLYAR TL

İşsizlik Fonunun, son yıllarda işverenlere destek mekanizmasına dönüştürülmesi yoğun şekilde tartışılıyor. Geçen yıl işsizlere yapılan ödemeler, 10 milyar lirada kalırken işverene aktarılan kaynaklar 16.1 milyar liraya ulaştı. İşverenlere “teşvik ve destek ödemeleri” adı altında yapılan ödemeler 2018’de 10.7 milyar lira, 2017’de 2.5 milyar liraydı.

Vatandaş bankaya asgari borcunu bile ödeyemez hale geldi 

Okumaya devam et

Popular