Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

KHK’lı Kurmay Albay Ömer Guni hayata gözlerini yumdu

KHK’lı Kurmay Albay Ömer Guni, hayata gözlerini yumdu. Geride iki kız çocuğu ve KHK’lı bir eş bıraktı. İşte Guni’nin yaşadıkları…

CEVHERİ GÜVEN

BOLD – KHK’lılara yönelik sürdürülen toplumsal baskı ve sosyal ölüm politikaları bir can daha aldı. “Yaşadıklarımı kaldıramıyorum” diyen Jandarma Kurmay Albay Ömer Guni, geçirdiği kalp krizi sonrası hayatını kaybetti.

1996’lı Kurmay Albay olan Ömer Guni, 15 Temmuz’a kadar Jandarma Okullar Komutanlığında şube müdürü olarak görev yapıyordu.

Albay Ömer Guni’nin bir ay önce hastaneye son kaldırıldığında çekilmiş fotoğrafı.

15 TEMMUZ’DA ÜÇ AYLIK RAPORLA İZİNDEYDİ

15 Temmuz gerçekleştiğinde kalp sorunu nedeniyle üç ay sağlık raporu alan Albay Guni, izninin ilk ayının sonunda Kırıkkale’de babasının evindeyken 15 Temmuz’la karşılaştı.
Yakınlarının anlattığına göre o akşam kanepede uzanmış vaziyette dinlenirken televizyonda “darbe” bilgisinin geçmesiyle hasta haliyle ayağa fırladı ve “Ne oluyor” diye anlamaya çalıştı.

Kısa süre sonra Jandarma Genel Komutanlığından ihraç edilen Kurmay Albay Guni, 2017’de gözaltına alındı. 15 Temmuz sırasında hasta olduğu, raporlu olarak izinde ve Kırıkkale’de baba evinde bulunduğunu ispat etse de tutuklanarak cezaevine gönderildi.

8 ay cezaevinde kalan Guni’nin bu sürede sağlığı daha da kötüleşti. Durumunun ağırlaşması üzerine cezaevinde hayatını kaybedebileceği endişesiyle sağlık durumundan tahliye edildi.

EŞİ DE İHRAÇ EDİLDİ

Guni’nin sosyal hizmetler uzmanı olarak görev yapan eşi de bir süre sonra KHK’yla ihraç edildi. İki kız çocukları bulunan aile, ekonomik zorluklarla da başa çıkmak zorunda kaldılar.

CEZAEVİ SONRASI SAĞLIĞINI TOPARLAYAMADI

Cezaevinden çıktıktan sonra sağlığını toparlayamayan Guni’nin KHK’lı olması nedeniyle yaşadığı zorluklar sağlığını daha da kötü etkiledi.

Doktorlar kalbinin artık bittiğini ve nakil sırasına koyacaklarını belirttikten bir süre sonra Guni bu süreçte defalarca fenalaşarak hastaneye kaldırıldı.

Dün gece aniden kalp krizi geçiren ve hayata gözlerini yuman Guni, bugün öğle namazından sonra Kırıkkale Yenimahalle Mezarlığına defnedildi.

Feyzioğlu, konuşmasında Erdoğan’a 9 kez “Sayın Cumhurbaşkanım” dedi

BOLD ÖZEL

Erdoğan mı İmamoğlu mu? İşte son anket!

Türkiye ve dünya gündemine ilişkin gelişmeler Safa Kalender ile Bold Ana Haber Bülteni’nde…

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Adli Tıp Kurumu Twitter kullancılarını fişleme yazılımı geliştirdi

ATK’nın Twitter kullanıcılarını fişleme yazılımı, kurumun resmi belgeleri arasında yeralıyor. Ali Türkşen’in yayınladığı fişleme listesinin bu yazılımla yapıldığı iddiası var.

CEVHERİ GÜVEN

BOLD ÖZEL – Adli Tıp Kurumu, Twitter kullanıcılarını fişlemek için bir yazılım geliştirdi. Kurumda Elektronik Mühendisi olarak çalışan İsmail Eren tarafından geliştirilen projenin adı: “FETÖ iltisaklı Twitter kullanıcılarının makine öğrenmesi ile otomatik tespiti.”

Geçtiğimiz ay Ergenekon davası sanıklarından eski Kurmay Albay Ali Türkşen ve Oda TV, Twitter kullanıcılarını fişleyen üç ayrı liste yayınladı. Türkşen, yoğun tepkiler üzerine içinde gazeteciler ve insan hakları savunucularının da isimlerini içeren fişleme listelerini sildi. Ancak liste, Adli Tıp Kurumunda geliştirilen projeyle benzerlikleriyle dikkat çekiyor.

ADLİ TIP KURUMU’NUN KABUL EDİLEN PROJELERİ ARASINDA

Adli Tıp Kurumunun her yıl düzenlediği “Adli Tıp Günleri” bu yıl 16-28 Ekim tarihleri arasında Antalya’da yapıldı. Bu kapsamda kurumun önümüzdeki dönemine ilişkin sunulan projelerden kabul edilenler liste halinde yayınlandı.

Kurumun resmi internet sitesinden yayınlanan listede kabul edilen projelerden biri, Twitter’da fişleme yapmak için kullanılan bir yazılımı içeriyor.
Liste’de P7 (Proje 7) olarak yer alan “FETÖ iltisaklı Twitter kullanıcılarının makine öğrenmesi ile otomatik tespiti” projesi de kabul edilenler arasında ve karşısında İsmail Eren yazıyor.
Adli Tıp Kurumunda Elektronik Mühendisi olarak çalışan İsmail Eren tarafından geliştirilen yazılım, Twitter kullanıcılarını çeşitli algoritmalar kullanarak listelemeyi içeriyor. Yazılımın hedef aldığı grup ise Hizmet Hareketi.

Adli Tıp Kurumu’nun yayınladığı listenin “P7” sırasında Twitter kullanıcılarını fişlemeye dönük yazılım görülüyor.

‘FETÖMETRE’DEN SONRA İKİNCİ

Benzer bir yazılım Türk Silahlı Kuvvetleri’nde “Fetömetre” adıyla kullanıldı. Yazılım, TSK’da görevli askerleri, “yurt dışı görevde bulunmaları”, “NATO tecrübesi” “TSK’daki başarı notları”, “Ailesinden Hizmet Hareketi’ne yakın biri olup olmadığı” gibi parametrelerle belirleme üzerine çalışıyor. Fetömetre yazılımıyla TSK’dan binlerce subayın ihraç edildiği belirtiliyor.
Adli Tıp Kurumunun, istihbarat toplama görevi yasal olarak bulunmuyor. Fişleme ise yasalara göre tüm kurumlar için suç. Ancak İsmail Eren’in geliştirdiği yazılım, Adli Tıp Günleri kapsamında kurum çalışması olarak sunuldu.

Emniyet Genel Müdürlüğü de benzer bir yazılımı yurt dışı için devreye sokmuştu. Özellikle Almanya’da yaşayan gurbetçilere yönelik program, Almanya’da da fişleme tartışması başlatmıştı. Gurbetçilerin, tanıdıkları ve Hizmet Hareketi ve Kürt Hareketi’yle ilgili kişilerin isim, adres bilgileri ve fotoğraflarını sisteme yüklemeleri üzerine çalışan yazılım, cep telefonu aplikasyonu şeklindeydi.

ÜÇ FİŞLEME LİSTESİ ADLİ TIP’IN YENİ YAZILIMIYLA ELDE EDİLDİ İDDİASI

Twitter’daki hesapların fişlenmesiyle ilgili önce Oda TV’de bir liste yayınlandı. 2 Eylül’de yayınlanan ‘Hesap hesap Twitter’daki Fethullahçı askerler’ başlıklı haberde, KHK’larla işlerinden atılan eski askerlere ait sosyal medya hesapları tek tek fişlenmişti. Dosyada yer alan Twitter hesaplarının ortak özelliği, tamamının 15 Temmuz’u sorgulamasıydı.

İKİNCİ FİŞLEME LİSTESİ ALİ TÜRKŞEN’E

Ergenekon davası sanıklarından Ali Türkşen ise ertesi gün iki farklı liste yayınladı.İlk liste ‘15 Temmuz sonrası FETÖ/PDY mensuplarınca kullanılan sosyal medya hesapları’ başlığını taşıyordu.
İkinci liste ise ‘15 Temmuz öncesinde FETÖ/PDY mensupları tarafından algı operasyonu yapmak amacıyla kullanılan sosyal medya hesapları/dergiler’ başlığına sahip.

Listede bazı gazetecilerin isimleri de yer alıyordu. Gazeteci Ece Sevim Öztürk ve tarihçi Natali Avazyan’ın isimleri de listede bulunuyordu.

Twitter üzerinden yapılan fişlemelerin Adli Tıp Kurumu’nun geliştirdiği yazılımla yapılıp yapılmadığına sorularımıza rağmen Adli Tıp Kurumu cevap vermedi.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Mustafa Yılmaz’ın kaçırılmasıyla ilgili aynı mahkemeden iki zıt karar

Ankara 5. Sulh Hakimliği beş ay arayla birbirine zıt iki karar verdi. Önce olay araştırılsın isteyen mahkeme şimdi tersine hükmetti.

CEVHERİ GÜVEN

BOLD ÖZEL – Şubat ayında Siyah Transporter’la kaçırılan 6 kişiden biri olan KHK’lı Fizyoterapist Mustafa Yılmaz’dan hala haber alınabilmiş değil. Eşi Sümeyye Yılmaz’ın eşini bulabilmek için verdiği hukuki mücadele ise sürekli yeni engellerle karşılaşıyor.

Sümeyye Yılmaz’ın eşinin bulunması için verilen suç duyurularından ilkine 18 gün sonra takipsizlik kararı verilmişti.

Fizyoterapist Mustafa Yılmaz’ın 19 Şubat’ta zorla kaybedilmesine ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ilk soruşturmada Savcılık, Yılmaz’ın kaçırılmasına ilişkin eşi Sümeyye Yılmaz’ın ifadesinde belirttiği kamera kayıtlarını incelemeye gerek görmemişti. Takipsizlik kararında kaçırılma yerine, kayıp kişi yönünden dosyanın soruşturulması için Emniyet Müdürlüğü “kayıp şahıslar bürosu”na gönderilmesi kararlaştırıldı.

Savcılığın verdiği takipsizlik kararı.

 

MAHKEMENİN İLK KARARI DİKKAT ÇEKİCİYDİ

Sümeyye Yılmaz takipsizlik kararına itiraz etmiş ve Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliği, takipsizlik kararını kaldırarak, Mustafa Yılmaz’ı kaçıranların araştırılmasının önünü açmıştı.

Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliği şunları belirtmişti:

“Soruşturmanın tüm yönleriyle tamamlandıktan sonra, müştekinin sunduğu CD, kolluk vasıtası ile olay yeri güvenlik kamera kayıtlarından elde edilecek veriler, cep telefonu sinyal bilgilerinin ve HTS kayıtlarının tespitinden sonra CMK 172. Maddeye göre işlem yapılması gerektiğinden, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itiraz kabul edilmiştir”

Delilleri tek tek sayarak işlem yapılmasını isteyen mahkeme ayrıca Cumhuriyet savcısının görevlerini de hatırlattı. Kararda; “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir surette bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, madri gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılanmanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür” düzenlemesi hatırlatıldı.

İKİNCİ KARAR TAM TERSİ

Ancak Mustafa Yılmaz’ın kaçırılmasıyla ilgili süren soruşturmada yine aynı mahkeme bu kez tam tersi karar verdi. Savcılığın verdiği ikinci takipsizlik kararına itiraz eden Sümeyye Yılmaz’ın itirazı yine Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliği’ne gitti.

Hakimlik bu kez, takipsizlik kararının hukuka uygun olduğunu belirterek, kamera kayıtlarının toplanmaması, şahitlerin ifadelerinin alınmaması gibi unsurlara hiç değinmedi. 

 

NE OLMUŞTU?

Hizmet Hareketi’ne yönelik yürütülen Tenkil Süreci’nde özellikle 15 Temmuz’dan sonra çok sayıda kişi Siyah Transporter’la kaçırıldı. Kaçırılan kişilerin çoğundan aylarca haber alınamazken, bazıları aylar sonra Emniyet’e yasa dışı biçimde teslim edildi. Tamamı aylarca ağır işkence gördüklerini beyan ettiler. Kaçırılan kişilerden bazılarından ise bir daha haber alınamadı. Sunay Elmas, Ayhan Oran, Mustafa Yılmaz ve Gökhan Türkmen bunlardan bazıları…

Siyah Transporter’la kaçırılan kişiler:

Sunay Elmas(27 Ocak 2016), Ayhan Oran (1 Kasım 2016). Mustafa Özgür Gültekin (21 Aralık 2016), Durmuş Ali Çetin(17 Mayıs 2017), Hüseyin Kötüce (28 Şubat 2017), Mesut Geçer (26 Mart 2017), Turgut Çapan (31 Mart 2017), Önder Asan(1 Nisan 2017) Cengiz Usta(4 Nisan 2017), Mustafa Özben(9 Mayıs 2017), Fatih Kılıç(14 Mayıs 2017), Cemil Koçak (5 Haziran 2017), Murat Okumuş(16 Haziran 2017), Enver Kılıç (30 Eylül 2017),  Zabit Kişi (30 Eylül 2017), Hıdır Çelik (6 Aralık 2017), Ümit Horzum (6 Aralık 2017), Ayten Öztürk (13 Mart 2018), Orcun Şenyücel (21 Nisan 2018), Hasan Kala(20 Temmuz 2018), Fahri Mert(12 Ağustos 2018), Ahmet Ertürk(16 Kasım 2018)

2019 Şubat sonrası kaçırılanlar ve tarihleri: Gökhan Türkmen (7 Şubat 2019), Yasin Ugan(12 Şubat 2019), Özgür Kaya(12 Şubat 2019), Erkan Irmak(16 Şubat 2019), Mustafa Yılmaz(18 Şubat 2019), Salim Zeybek(20 Şubat 2019), Yusuf Bilge Tunç (6 Ağustos 2019)

Bir kişi daha kaçırıldı: KHK’lı Yusuf Bilge Tunç

Okumaya devam et

Popular