Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Erdoğan’a muhaliflerini takip etmek için casus yazılım satan Alman şirkete soruşturma

Almanya’da savcılar, Bavyera eyaletindeki bir şirket hakkında Türkiye’ye “casus yazılım” satmak suçlamasıyla soruşturma başlattı. Casus yazılımın Türkiye’deki muhalifleri ve gazetecileri takip etmek için bu kişilerin telefonlarına yerleştirildiği belirtiliyor.

BOLD – Almanya’da aralarında televizyon yayıncıları ve Süddeutsche Zeitung gibi etkili gazetelerin de bulunduğu bir “araştırmacı gazetecilik” ekibi önemli bir habere imza attı.

Bavyera eyaletinin Münih kentindeki savcılık, “FinFisher” adlı bir şirket hakkında Türkiye’ye izinsiz şekilde “casus yazılım” satmak suçlamasıyla soruşturma başlattı. Casus yazılımın Türkiye’deki muhalifleri ve gazetecileri takip etmek için bu kişilerin telefonlarına yerleştirildiği belirtiliyor. Haberle ilgili şirket hiçbir açıklama yapmazken, Alman ve Türk hükumetleri de konu hakkında herhangi bir yorum yapmadı.

KAYITLI VERİLERE ULAŞABİLİYOR

Habere göre, “Finspy” adı verilen casus yazılım 2016 yılındaki 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Türkiye’deki toplu tutuklamalara karşı yapılan 2017’deki bir protesto sırasında muhalif isimlerin telefonlarına yerleştirildi.

Bu yazılım, Türkiye’deki güvenlik birimlerine muhalif isimlerin telefonlarındaki adres defterlerine, fotoğraf ve video kayıtlarına erişim imkanı sağladı. Yazılım sayesinde ayrıca kişilerin telefon görüşmeleri, mesajlaşmaları ve hatta WhatsApp, Facebook Messenger ve Skype görüşmeleri de takip edilebiliyor. Bir anlamda telefonun bütün bilgilerine engel olmadan erişim sağlıyor.

LİSANS VERİLMEDİ

2018 yılında aynı araştırmacı gazetecilik ekibi ilk kez iddiaları gündeme getirdiğinde Alman Ekonomi Bakanlığı şirkete bu ürünü satması için ihracat lisansı vermediğini açıklamıştı.

Araştırmacı gazetecilik ekibi, Alman şirketin sağladığı yazılımın kaynak kodunun analizlerini içeren yazılı ifadeleri de incelediğini belirtti. Bu yazılı ifadelerin Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü ve Avrupa Anayasa ve İnsan Hakları Merkezi gibi birçok insan hakları kuruluşlarını içerdiğini söyledi.

Savcılığın, şirketin 5 yöneticisi ve çalışanlarının ifadelerine de başvurduğu kaydedildi. Ayrıca 2 şirketle ilgili araştırmaların da sürdüğü bildirildi.

TAKLİT VERSİYON

Bu arada sivil toplum örgütüleri bir açıklama yaparak, ihracat lisansı olmadan yazılımı ihraç etmek suçlamasıyla şirket aleyhinde suç duyurusunda bulunduklarını duyurdular. Sivil toplum örgütleri, yazılımın Türkiye’deki muhalif bir web sitesinin “taklit bir versiyonuna” yerleştirildiğini ve böylece yazılımın siteye giren muhalif isimlerin telefonlarına bulaştırıldığı kaydedildi.

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü Almanya Sorumlusu Christian Mihr, “Bir Alman casus yazılımının Türkiye’deki gazetecilere ve muhalif isimlere karşı kullanıldığını görmek çok çirkin ve kabul edilemez” dedi.

SIKI DENETİM YAPILIYOR

Almanya’da sivil kullanımın yanı sıra askeri kullanımı da da olan cihazların Avrupa Birliği dışına ihracatı Ekonomi Bakanlığına bağlı “Ekonomi ve İhracat Kontrolü Federal Bürosu” tarafından sıkı şekilde denetleniyor.

“FinSpy” adlı yazılım, 2016 yılında geliştirildi. Alman Federal Ekonomi Bakanlığı, 2015 yılından beri casus yazılımların ihracatına izin vermediğini belirtiyor. Bu durumda yazılımın lisanssız bir şekilde gerçekleştirilmiş olduğu ifade ediliyor.

Erdoğan nükleer silah istiyor: Ben bunu kabul etmiyorum

Dünya

Mülteciler ölüyor dünya seyrediyor

Birleşmiş Milletler, bu yıl içinde Akdeniz’de hayatını kaybeden göçmen sayısının 970’e yükseldiğini açıkladı. Ülkelerini terk etmek zorunda kalanların çıktığı tehlikeli yolculukta ölenlerin sayısına Akdeniz, Ege ve Meriç sularında kaybolup cesedi bulunamayanlar dahil edilmiyor.

BOLD – Türkiye’de Afgan ve Suriyeli göçmenler üzerinden yaşanan tartışma alevleniyor. Muhalefet, mültecileri ülkelerine geri gönderme açıklamaları yapıyor. AKP iktidarı ise göçmenlerin ucuz iş gücü olarak çalıştırılmasını savunuyor. Avrupa Birliği de göçmenlerin Türkiye’de tutulması için AKP Hükumetine 3 milyar Euro para aktarıyor.

Mültecilerin insanlık dramını görmezden gelen dünya ülkelerini terk etmek zorunda kalanların yollarda ölmesini de izliyor. BM’ye bağlı Uluslararası Göç Örgütü (IOM) Akdeniz’den Avrupa’ya sığınmacı taşıyan tekne ve botların batması sonucu sadece bu yıl içinde en az 970 kişi hayatını kaybettiğini açıkladı.

DAHA İYİ GÖÇ YÖNETİMİ ŞART

IOM’in verilerine göre, Akdeniz rotası üzerinden geçişlerde bu yıl, hem durdurulan tekne ve botların sayısında hem de Avrupa’ya ulaşan sığınmacıların sayısında artış kaydedildi. Daha iyi göç yönetimi uygulamalarının yanı sıra, Avrupa Birliği (AB) üyesi devletlerden daha fazla dayanışma beklendiğini söyleyen IOM Sözcüsü Paul Dillon, ancak bu şekilde göçmen krizine “güvenli ve insani bir yaklaşım getirilebileceğini” ifade etti.

İtalya’ya gitmeye çalışan 200’den fazla Afgan göçmen yakalandı

Okumaya devam et

Dünya

İtalya’ya gitmeye çalışan 200’den fazla Afgan göçmen yakalandı

Ege Denizi’nde tekneyle İtalya’ya gitmeye çalışan çoğu Afgan 231 sığınmacı Türk Sahil Güvenlik ekipleri tarafından durduruldu. Operasyonda botu kullanan iki Türk vatandaşı da gözaltına alındı.

BOLD – Ege Denizi’nde 200’den fazla Afgan sığınmacının olduğu tekne Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından durduruldu ve teknede bulunanlar gözaltına alındı.

Sahil Güvenlik’ten yapılan açıklamada teknenin İtalya’ya gitmeye çalıştığı ve teknede bulunan 231 sığınmacının çoğunun Afgan vatandaşı olduğu belirtildi. Diğer sığınmacıların Suriye, İran, Eritre ve Pakistan uyruklu olduğu kaydedildi.

Tekneyi kullanan iki Türk vatandaşının da gözaltına alınanlar arasında olduğu ifade edildi.

Sığınmacıların Çanakkale’nin Ayvacık ilçesindeki Yabancılar Geri Gönderme Merkezi’ne götürüldüğü öğrenildi.

Türkiye, son haftalarda Afganistan’da artan şiddet sonrasında yeni bir göçmen akınıyla karşı karşıya.

Bu arada Van Valisi Mehmet Emin Bilmez, Türkiye-İran sınır güvenliğinin sağlanması, yasa dışı geçişler ile kaçakçılık faaliyetlerinin önlenmesi ve teröristlerin sızmasının engellenmesi amacıyla 295 kilometrelik sınır hattının tamamına duvar örüleceğini açıkladı.

Mültecilere suyu çok gören Bolu Belediye Başkanı Özcan’a soruşturma

Okumaya devam et

Dünya

ABD’de mahkeme Erdoğan’ın korumalarının göstericilere saldırdığı olayda Türkiye’nin itirazını reddetti

2017 yılında cumhurbaşkanlığı korumalarının başkent Washington’da Erdoğan karşıtı protestoculara saldırması nedeniyle açılan davanın temyiz duruşması sonuçlandı. Temyiz Mahkemesi, Türkiye’nin itirazını reddetti ve Türk hükümeti davayı kaybetti.

BOLD – ABD’de AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın korumaları ile protestocular arasında 4 yıl önce meydana gelen şiddet olaylarıyla ilgili görülen davada temyiz mahkemesi Türkiye’nin itirazını reddetti.

Mahkemenin ret kararı Türkiye aleyhine açılan ve Ankara tarafından temyize taşınan iki farklı tazminat davasının devam etmesi anlamına geliyor.

Temyiz Mahkemesi, misafir ülke liderine eşlik eden korumaların ‘tehlikeli silah’ ve ‘ağır saldırı’ hakkı bulunmadığını, bu konuda davacıların söylemlerinin dikkate alınacak değerde olduğunu ifade etti.

TÜRKİYE’YE KARŞI TAZMİNAT DAVALARI DEVAM EDECEK

2019 yılının Ocak ayında Türkiye Cumhuriyetine karşı saldırılardan dolayı zarar gördüğünü iddia eden protestocular tarafından iki ayrı tazminat davası açılmış ve Washington Bölge Mahkemesi davayı kabul etmişti. Türk hükümeti avukatları ise temyize başvurmuştu.

Salı günü Temyiz Mahkemesi kararını açıkladı ve her iki tazminat davasının da devam etmesi yönünde 29 sayfalık bir görüş bildirdi. Türk hükümeti avukatlarının itirazlarını reddetti.

ABD’DE 2 BAKANLIK TÜRKİYE ALEYHİNE GÖRÜŞ BİLDİRMİŞTİ

Üç yargıçtan oluşan Temyiz Mahkemesi, Türkiye’yi suçlu bulan alt mahkeme kararını incelerken, ABD hükümetinden de görüş talep etmişti. ABD Dışişleri Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı, 10 Mart 2021’de mahkemeye Türkiye’nin tezlerinin aleyhine bir görüş bildirmişti.

İki bakanlık protestocuları haklı bulmuş, Türk korumaların kendi liderlerini koruma görevi olsa da açıkça tehdit olmadan protestoculara karşı orantısız güç kullanmalarını yersiz bulduğunu Temyiz Mahkemesine bildirmişti.

ABD’deki bakanlıkların Türkiye aleyhine bildirdiği görüşte, ‘protestocuların saldırıya uğradığında zaten yerlerde olduğu, kaçmaya çalışanların da yine Cumhurbaşkanlığı korumaları tarafından darp edildiği’ vurgulanmıştı.

Görüşte bu durumlardan hiçbirinin yabancı ülke liderlerini koruyan güvenlik güçlerine tanınan ayrıcalıklardan olmadığının altı çizilmişti.

Amerikan Kongresi’ndeki her iki partiye mensup üyeler, bakanlığın görüş bildirmesi öncesi ABD Adalet Bakanlığı’na bir mektup göndermiş ve ABD yönetiminden Türk hükümetini korumamasını talep etmişti.

ABD’de 1978’de kabul edilen ‘Yabancı Devlet Liderleri Dokunulmazlık Yasası’ (FSIA – Foreign Sovereign Immunities Act) ülkede görevli yabancı güvenlik güçlerine bazı imtiyazlar tanıyor. Ancak söz konusu kanunda, kesin çizgilerle bu imtiyazlar ve haklar açıklanmıyor.

2017’DEKİ ARBEDEDE NELER YAŞANMIŞTI?

16 Mayıs 2017’de başkent Washington’da Erdoğan, zamanın ABD Başkanı Donald Trump ile görüştükten sonra Türkiye Büyükelçiliği Rezidansına geri dönmüş ve o sırada Türkiye kökenli ABD vatandaşı bir grup, ellerinde ‘Demirtaş’a özgürlük’ pankartlarıyla Erdoğan’ı protesto etmişti. Erdoğan aleyhine sloganlar atan gruba o esnada bölgede bulunan Erdoğan’ın korumaları müdahale etmişti.

Tekme ve yumrukların kullanıldığı müdahale anına dair görüntüler tüm ABD ulusal haber kanallarında ve gazetelerinde yer bulmuştu.

Yere düşen ve ABD vatandaşı olan protestocuların tekmelenmeleri ve yüzlerinden gelen kanlar, haftalarca gündemde kalmıştı. Amerikan kamuoyu olaylara büyük tepki göstermişti.

Olayın büyümesi sonrası Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç konutun önüne gelmiş, bölgeye ABD’li ek emniyet kuvvetleri takviye edilmişti.

12 KORUMA HAKKINDA CEZA DAVASI VE YAKALAMA KARARI

Washinton Polisi, Erdoğan’ın 12 koruması hakkında yakalama kararı çıkardı

Washington Polisi, Türk Büyükelçiliği önünde meydana gelen olaylarla ilgili 12 koruma polisinden 7’sine karşı ağır nitelikli saldırı, 5’ine karşı da hafif ceza davası açılacağını duyurmuştu. Daha sonra 12 koruma hakkında yakalama kararı çıkarılmıştı.

Ancak korumalar ABD’de olmadığı için yakalanamamış ve haklarındaki ceza davası da ilerleyememişti. Korumaların ABD’ye gitmesi durumunda tutuklanabileceği belirtiliyor.

Tekbirle denize giren Suriyeliler ve mülteci tartışması: Provokasyon havası var

Okumaya devam et

Popular

Shares