Bizimle iletişime geçiniz

Genel

Cübbeli’den İstanbul’a kayyum talebi

Damadı İstanbul Büyükşehir Belediyesinden aldığı milyonluk ihalelerle gündeme gelen Cübbeli Ahmet Hoca, devlete seslenerek, daha birçok belediyeye kayyum atanması çağrısında bulundu.

BOLD – Damadı AKP’nin yönettiği dönemde İstanbul Büyükşehir Belediyesinden (İBB) aldığı ihalelerle gündeme gelen Cübbeli Ahmet Hoca (Ahmet Mahmut Ünlü), İBB’ye de kayyum atanması gerektiğini ima etti. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Diyarbakır ziyaretini eleştiren Cübbeli, “Devlet neredesin devlet, daha çok kayyum atayacakların var, eksik iş yapıyorsun devlet” dedi.

TERÖRÜN MARŞINA SELAM DURUYOR

Haftalık sohbetinde İBB’ye kayyum atanması konusunda imada bulunan Cübbeli Ahmet, ”İmamoğlu kayyım atanan belediyelere ziyarete gidiyor. Ne terörü diyor. Terör filan yoktur diyor. Adamlar dağa sıcak yemek gönderiyor. Kalori alsın, Türk askerini, polisi şehit etsin diye. Terörün marşı okunuyor, adamlar kalkıp selam duruyor” dedi.

BU KAYYUMLAR YETMEZ, ORALARA DA KAYYUM ATANMALI

Her hafta şehit haberleri geldiğini hatırlatan Cübbeli, “Bu askerleri kim şehit etti? Bu belediyelerden gelen paralarla olmadı mı bu iş?Biz neden her hafta şehit haberi alıyoruz? Resmen diyet borcunu ödüyor. Bu kayyumlar yetmez. Daha nice kayyum öven belediyeler var. Onlara da kayyum atanmalı. Bu adam kalkıp ona desteğe gidiyor. Buna göz yumulur mu?” dedi.

DEVLET NEREDESİN, DAHA KAYYUM ATAYACAKLARIN VAR

Devlete kayyum atanması çağrısında bulanan Cübbeli, “Devlet neredesin devlet, daha çok kayyum atayacakların var, eksik iş yapıyorsun devlet” dedi.

 

Zulme kalbi dayanmayan KHK’lı öğretmen okul zili çaldığı ilk gün toprağa verildi

Genel

Polis, çevreyi kirletene ceza kesebilecek!

AKP, TBMM’ye sunduğu yeni yasa tasarısında kolluk kuvvetlerine çevre kirliğine neden olanlara ceza kesme yetkisi veriyor.

BOLD-Meclis’e sunulan İçişleri, Jandarma, Sahil Güvenlik ve göçmenlerle ilgili yasalarda bir dizi değişiklik öngören 95 maddelik torba kanunda çevre cezalarına ilişkin yeni bir adım atıldı.

Teklifte yer alan 65’inci madde, Kabahatler Kanunu’nda değişiklik yapıyor. Çevreyi kirletmeyle ilgili maddedeki, “Bu kabahatler dolayısıyla idarî para cezasına belediye zabıta görevlileri karar verir” fıkrası, “Bu kabahatler dolayısıyla idari para cezasına belediye sınırları içerisinde belediye zabıta görevlileri, belediye sınırları dışında kolluk görevlileri karar verir” olarak değiştiriliyor.

Çevre suçu işleyenlere yönelik belediye görevlilerine verilen ceza kesme yetkisinin kapsamı genişliyor. Belediye sınırları dışındaki alanlarda çevreyi kirletenlere yönelik polis ve jandarma 5 bin TL’ye kadar ceza kesebilecek.

BELEDİYE SINIRLARINDA ZABITA, DIŞINDA KOLLUK KUVVETLERİ CEZA KESECEK

Kabahatler Kanunu’nun çevre kirliliğine yönelik yaptırımlarını öngören 41’inci maddesindeki bu değişiklikle belediye sınırları içerisinde zabıta görevlileri ceza kesecek. Belediye sınırları dışında kalan yerlerde ise kolluk görevlileri ceza kesmede yetkili olacak.

95 maddelik torba kanun Meclis İçişleri Komisyonu’nda görüşülmeye başlandı. Teklifin gelecek hafta Meclis Genel Kurulu’na gelerek yasalaşması bekleniyor.

Gazeteci Ahmet Takan, evinin önünde saldırıya uğradı

Okumaya devam et

Genel

Beşiktaş’ta başörtülü kadına saldıran şahıs tutuklandı

Bir önceki gün sosyal medayaya yasından görüntülerde İstanbul Beşiktaş’ta yolda yürüyen başörtülü öğretmene saldıran Berrak K., tutuklanarak cezaevine gönderildi.

BOLD-Sosyal medyada görüntülerinin yayınlanmasının ardından tepkiler üzerine Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, başörtülü öğretmene saldıran Berrak K., peşine düştü. Emniyet güçeleri tarafından gözaltına alınan Berrak K., Savcılığın tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Hakim karşısına çıkan saldırgan, tutuklanarak cezaevine konuldu.

Saldırgan Berrak K., Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğünde alınan ifadesinde, “Olay günü 18.00 sıralarında Nişantaşı’nda bir galeri açılışına gittim. Çıkışta yaya olarak Beşiktaş’a indim. Keyifli şekilde yolda yürüyordum. Sergi açılışında ikram edilen bir kaç küçük bardak alkol almıştım ancak kendimdeydim. Sarhoşluğum yoktu. Yolda bir kaç defa araçların sıkıştırması ve korna çalmalarından rahatsız oldum. Cadde üzerinde yürüdüğüm esnada ismini olay akabinde öğrendiğim Ş. N. E.’in bana doğru kulaklığını takmış bir halde yürüdüğünü gördüm. Bu şahıs tiksinmiş bir şekilde bana bakıyordu. Ben de bunun üzerine bu bayana refleksle bir tokat attım. Sonra yürüyerek oradan uzaklaştım. Bu kişiyi hiç tanımıyorum. İlk defa orada gördüm. Aramızda husumet yoktur. Olaydan sonra da kendisiyle karşılaşmadık. Şimdi görsem de bu şahsı tanımam. Ani bir refleksle olmuş bir harekettir. Başka bir amacım yoktu” dediği öğrenildi.

KHK’lı direnişçi Alev Şahin: Cemaatin direnme kültürü yok; sol teslim bayrağını çekmiş ama biz halka güveniyoruz

 

Okumaya devam et

Genel

Dünya Çocuk Hakları Gününde Türkiye’deki durum vahim

Bugün, Dünya Çocuk Hakları Günü. Yaşam hakkı ihlal edilen, anneleriyle cezaevlerine doldurulan, köle gibi çalıştırılan çocuklarla karşılıyor Türkiye 20 Kasım’ı…

BOLD – Çocuk hakları Türkiye’de her geçen gün geriliyor. Yaşam hakkı kamu otoritesi tarafından ihlal edilen çocuklar için etkin soruşturmalar yapılmış değil. 778’i bebek binlerce çocuk siyasi nedenlerle tutuklu anneleriyle birlikte yeterli yaşam koşulları bulunmayan cezaevlerinde kalmak durumunda. On binlerce Suriyeli çocuk ise başta tekstil sektörü olmak üzere yasa dışı biçimde ve çok düşük ücretlerle köle gibi çalışmaya zorlanıyor.

CEMİLE HALA DERİN DONDURUCUDA

20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü. Türkiye’de ise tablo karanlık..

Uğur Kaymaz, 15 yıl önce, 20 Kasım Çocuk Hakları Günü’nden bir gün sonra 21 Kasım 2004’te öldürüldü. Bir çatışmanın ortasında kurşun yağmuruna tutulan Kaçmaz’ın bedeninden 13 kurşun çıktı. 12 yaşındaki Uğur’la ilgili davada yargılanan hiçbir sanık ceza almadı.

Çocuklar İçin Barış Hemen Şimdi Girişimi, sokağa çıkma yasakları sırasında en az 80 çocuğun yaşam hakkının ihlal edildiğini duyurmuştu. Cemile Çağırga (10), Tahir Yaramış (35 günlük), Elif Şimşek (8), Berat Güzel (12), Bişeng Goran (12), Ramazan Gümüş (14), Hidayet Tek (4), Esra Şalk (2), Müslüm İlhan (8), Enes Erdem (9) bunlardan sadece birkaçı.

Diyarbakır Lice’de kuzuları otlatırken havan mermilerinin hedefi olan Ceylan Önkol yaşamını yitirmişti. Cemile Çağırga ise Cizre’de sokağa çıkma yasağı sırasında evinin kapısında vurularak öldürüldü. Annesi yasak nedeniyle defnedemediği kızını günlerce derin dondurucuda sakladı.  10 yaşındaki Cemile Çağırga’yı vuran kurşunun çıktığı silaha yönelik etkin bir araştırma yürütülmedi.

İHD Diyarbakır Şubesi’nin Haziran 2019 raporuna göre; son 10 yılda şehir içinde kontrolsüz ve hızlı hareket eden zırhlı araçlar nedeniyle 16 çocuk yaşamını yitirdi. En son olarak Diyarbakır Bağlar’da polise ait zırhlı aracın ezdiği 6 yaşındaki Efe Tektekin, ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

RAİBA NAZ VE BERKİN

Giresun’un Eynesil ilçesinde yaşayan 11 yaşındaki Rabia Naz Vatan, 12 Nisan’da evinin önünde ağır yaralı olarak bulunmuş ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. Baba Şaban Vatan, yetkililere Rabia Naz’ın ölümünün aydınlatılması için defalarca çağrıda bulunmuş ve gözaltına alınmıştı. Rabia Naz’ın intihar değil AKP’li yetkili Nurettin Canikli’nin akrabaları tarafından öldürüldüğü şüphesi var. 2013’te Gezi Direnişi sırasında polis tarafından vurulan Berkin Elvan’ın davası yıllardır sürüncemede bırakılıyor.

TUTUKLU BEBEKLER ÜLKESİ

Cezaevlerinde suç işledikleri için tutuklanan çocuklar yanında tutuklu anneleriyle birlikte kalan çocuk ve bebekler var.

Net rakam olmamakla birlikte geçtiğimiz yıl verilerine göre yaklaşık 2 bin 500 tutuklu çocuk bulunuyor. Çocuk cezaevleri sürekli olarak işkence ve kötü muamele olaylarıyla gündeme geliyor. Kontrolsüzlük nedeniyle akran şiddeti de ayrı bir sorun. Son olarak Sincan Çocuk Cezaevi’nde çocuklara ağır işkenceler yapıldığı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun raporunda yer aldı. Çocukların ışıklar kapatıldıktan sonra gardiyanların ağır işkencesine maruz kaldığı belirtildi.

Cezaevinde 0-6 yaş arası, 0-3 yaş arası çocuk ve bebekler de en önemli hak ihlallerinden biri. Anneleriyle birlikte tutuklanan çocuklar, cezaevlerinde kreş ve oyun alanı olmadan yaşamak durumunda kalıyor. Psikolojik sorunların yanında fizyolojik sorunlar da yaşanıyor. 2015 yılında yaygınlaşan hamile kadınların da tutuklanması dönemiyle birlikte, çok sayıda bebek tutukluyken doğum yapan anneleriyle birlikte hayatlarının ilk günlerinden başlayarak cezaevinde büyüyorlar.

Annesi, babası ve teyzesi ile birlikte Sivas E Tipi Cezaevinde kalan 3,5 yaşındaki Adil Bera Işık bunlardan biri. Adil Bera’ya kansere dönüşen Men2A teşhisi konuldu. Teşhise rağmen Bera anne ya da babası tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilmediği için cezaevinde kalmaya devam ediyor.

KÖLE ÇOCUKLAR

Çocuk işçiliği ülkenin en önemli sorunlarından biri. 60’a yakın çocuk yasa dışı çalıştırılırken son iki yılda hayatını kaybetti. Çocuk işçiliği özellikle Suriyeli Mülteci çocuklarda çok yaygın. Entegresyon eğitimi verilmeyen çocuklar ucuz işgücü olarak görülüyor. Özellikle Gaziantep ve İstanbul’daki tekstil atölyelerinde günde 10 saat çalıştırılan çocuklara 300-500 Tl arası ücret ödeniyor.

 

Okumaya devam et

Popular