Bizimle iletişime geçiniz

Politika

“HDP önünde eylem yapan iki anne özür dileyerek ayrıldı”

HDP Milletvekili Leyla Güven, Diyarbakır il binasında önünde sürdürülen oturma eyleminin provokasyon olduğunu söyledi. “Ama oyunları tutmuyor. İki anne özür dileyerek oradan ayrıldı” dedi.

BOLD – İçişleri Bakanlığı talimatıyla Mardin ve Van ile birlikte kayyum atanan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi karşısında bulunan Lise Caddesi’nde başlatılan Demokrasi Nöbeti, 24’üncü gününde devam etti.

POLİS EYLEM ALANINI ABLUKAYA ALDI

Eylem öncesi nöbet alanının çevresi polis bariyerleriyle çevrelenip, cadde ve sokak başlarına ise zırhlı polis araçları konumlandırıldı. Eyleme HDP Hakkari Milletvekili ve DTK Eş Başkanı Leyla Güven, HDP Gençlik Meclisi üyeleri, Barış Anneleri, kadın kurumları, sanatçılar, HDP milletvekilleri, STK üye ve temsilcileri katıldı.

POLİS İLE PANKART GERGİNLİĞİ YAŞANDI

MA’nın haberine göre ablukaya rağmen eyleme yine çok sayıda kişi katıldı. Nöbet yerine gelen Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı, kitle tarafından alkış ve sloganlar ile karşılandı. Eylemcilerle tek tek tokalaşan Mızraklı, ardından Demokrasi Nöbeti’ne katıldı. Ziya Gökalp Lisesi önünden taşıdıkları “İrademe kentime dokunma” pankartı arkasında nöbet alanına yürümek isteyen emek örgütleri ise, polis engeli ile karşılaştı. Ancak tüm engellemelere rağmen emek örgütleri taşıdıkları pankartla nöbet alanına geldi.

ZULÜM İLE AYAKTA KALMAYA ÇALIŞIYORLAR

Leyla Güven burada yaptığı konuşmada “Kürt halkı üzerinden zulmü eksik etmeden ayakta kalmaya çalışanlar yenildi. Halkımız büyük bir emek ve çaba ile kayyumları gönderdi. Mesele bir kaç belediye değil mesele AKP-MHP’nin çöküşüdür. Günlerdir kayyumu anlatmaya çalışıyorlar. Kayyum onların elinde kaldı. İçinden çıkamıyorlar. AKP-MHP zor durumda” dedi.

Görevden alınan belediye başkanından kayyum darbesine karşı toplumsal reçete

Politika

Kılıçdaroğlu Erdoğan’a meydan okudu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Tank Palet Fabrikası’nın özelleştirme süreciyle ilgili yalan söylediğini iddia eden AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a meydan okudu: “Onun gizlediği tüm gerçekleri halkımla paylaşmaya devam edeceğim.”

BOLD – Kemal Kılıçdaroğlu’nun Tank Palet Fabrikası’nın özelleştirilmesi konusunda gizli kararname olduğu iddiasıyla ilgili tartışma büyüdü. Kılıçdaroğlu, kendisini yalan söylemekle suçlayan Erdoğan’a Twitter’dan çok sert yanıt verdi.

“Sarayda oturan zat, Tank Palet Fabrikası’nın Katar ordusuna peşkeş çekildiğini inkar etmişti, gerçekleri söyleyen özgür medyayı da yalan haber yapmakla suçlamıştı… Ama ben onun gizlediği tüm gerçekleri halkımla paylaşmaya devam edeceğim!” dedi.

DEHŞETE DÜŞÜREN SATIŞ

Kılıçdaroğlu, “20 milyar dolarlık Tank Palet Fabrikasının dehşete düşüren satış hikayesi” başlıklı dikkat çekici bir video paylaştı.

Videoda iş adamı Ethem Sancak’ın “BMC’nin yüzde 50 eksi 1’ini Katar ordusuna sattık”, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “25 yıllığına Tank Palet Fabrikasını burayı Katar-Türk işbirliği olan BMC’ye devrettik. Bu tesisi modernize etmemiz ve daha etkin kullanmamız şart hale gelmiştir. Bu çalışmaları sadece kamu imkanlarıyla gerçekleştirmeye kalktığımızda en az 50 milyon dolar gerekiyor” ve Kılıçdaroğlu’nun “Sözleşmeyi iptal et 50 milyon doları bulacağım” açıklamaları bulunuyor.

Tank-Palet Fabrikası sorusuna kızdı, Fox TV’yi fırçaladı

Okumaya devam et

Politika

Meclis Başkanı Şentop’tan tüketim çılgınlığı itirafı 

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, AKP’nin iktidarı boyunca oluşturulan tüketim toplumuna dikkat çekerek, “Elindekiyle yetinmeyen, doymayan kişi ve topluluklara dönüştük” dedi.

BOLD – Mustafa Şentop, Kırşehir’de katıldığı Ahilik Haftası etkinliklerinde toplumda oluşan çöküntüyle ilgili önemli itiraflarda bulundu.

HERKESİN TEMEL ÖZLEMİ: ALDANMAMAK

İçinde bulunulan çağın adının tüketim çağı olduğunu savunan Şentop, “Peki hiç üretim olmadan tüketim olabilir mi? Ticaret kavramı ile hayatî ve hukukî bir yapıya bürünen üretim/tüketim/pazar ve ticaret hayatı, bugün geldiği nokta itibariyle, devasa büyüklükteki küresel pazar ilişkiler ağı içinde yürüyor. Ama dünyanın her yerindeki insanların temel özlemi aynıdır: Güvenilir bir alışveriş yapmak. Aldanmamak. Mümkünse, kusurlu bir hizmet ya da mal satın almamak; alınması hâlinde de bunu iade veya tazmin edebilmek…” dedi.

“DURUM PEK İÇ AÇICI GÖRÜLMÜYOR”

Türkiye’deki tüketici sorunları ile ilgili çalışmalara ve davaların sayısal istatistiklerine bakıldığında durumun pek iç açıcı görülmediğini belirten Şentop, “Neden? İşte başından beri anlamaya, anlatmaya çalıştığımız bir değerler bütünü olan Ahilik müessesesi ilkelerinin bugün varlığı ya da yokluğu meselesi. Hayır, nostaljik bir kurumsal arayıştan söz etmiyorum. İlkeleri kaybettik. Sorunumuz bu” dedi.

DOYMAYAN TOPLULUKLARA DÖNÜŞTÜK

Tüketim çılgınlığına da vurgu yapan Şentop, “Daha çok kazanç, daha hırslı örülmüş parlak hayatlar ister ve ararken; daha mutsuz, elindekiyle yetinmeyen, doymayan kişi ve topluluklara dönüştük. İnsanı, toplumu, ticareti, yönetimi velhasıl bütün bir hayatı ayakta tutan temel değerler ve o değerler üzerinde yükselen yasaların içeriği boşaltılırsa, o değerler yok sayılırsa hayat cehenneme döner, kimse mutlu olmaz” dedi.

Takma Nazlı: “Onurumuz kırılıyor fakat takmamayı öğreniyorsunuz”

Okumaya devam et

Politika

“İtibarı tükenmiş, dinle dalga geçen, rüşvete karışmış bir insan hangi yüzle Türkiye’yi temsil edecek?”

CHP Grupbaşkanvekili Engin Özkoç, eski bakan Egemen Bağış’ın Prag Büyükelçisi yapılmasına tepki göstererek, “Dış politikayı böyle ahbap çavuş ilişkisiyle yönetiyorlar, bedelini evlatlarımız canıyla ödüyor” dedi.

BOLD – Özkoç, 17/25 Aralık operasyonlarından adı geçen eski Bakan Egemen Bağış’ın Çek Cumhuriyeti Büyükelçiliği’ne atanmasına tepki gösterdi. Özkoç, “Çek Büyükelçiliği’ne atanan kişi kim? Rıza Sarraf’la milyon dolarlık rüşvet davasına adı karışmış Egemen Bağış” ifadelerini kullandı.

AYETLERLE DALGA GEÇEN KİŞİ

Özkoç şunları dile getirdi: “Dinimizi, ayetlerle ilgili konularda yaptığı telefon konuşmalarında dalga konusu haline getiren Egemen Bağış. Sarraf’ın bürokratik işlerini takip eden, onun emrinde bir bürokrat gibi çalışan Egemen Bağış. Sarraf’ın ulusal arenadaki yolsuzluklarında birebir ilişkilendirilen Egemen Bağış. Türkiye’de itibarı tükenmiş, dinimizle, ayetimizle dalga geçen, rüşvete karışmış, istifa ettirilmiş bir insan, hangi yüzle Türkiye’yi temsil edecek.”

MİLLETİN DİNİ İLE DALGA GEÇMESİNE ALDIRILMIYOR

Özkoç, “Ama yukarıdan bir el uzanıyor, ne rüşvet davalarıyla ne yolsuzluk iddialarıyla ne milletin aklıyla, vicdanıyla, diniyle dalga geçmesine bakmadan onu büyükelçi atıyor. Dış politikayı böyle ahbap çavuş ilişkisiyle yönetiyorlar, bedelini evlatlarımız canıyla ödüyor” dedi.

ÇÜNKÜ ONLAR ERDOĞAN’IN YANDAŞLARI

Şaban Dişli’nin Hollanda Lahey Büyükelçiliğine atanmasına da tepki gösteren Özkoç, “Şaban Dişli kimdir? 15 Temmuz’daki darbe kalkışmasının bir numaralı sanığı General Mehmet Dişli’nin kardeşidir. Çünkü onlar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yandaşları, çünkü onlar bizim bilmediklerimizi biliyorlar. Çünkü onlar Türkiye’nin karanlık tarih sayfalarında adları geçen kişiler. Kimlerle beraber? Bizi yönetenlerle birlikte. İşte o yüzden Türkiye dış politikada çok kötü bir noktaya geliyor” ifadelerini kullandı.

Savcı Fuzuli Aydoğdu, gizli tanığa “Eren Erdem’e iftira at” dedi

Okumaya devam et

Popular