Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Patrondan alınmayan vergi vatandaşa yük olacak

Vergiyi tabana yayarak KDV oranlarında artışa gitmeye hazırlanan hükumet, kurumlar vergisi indirimi ile patronlardan almayacağı vergiyi vatandaşın cebinden çıkaracak.

BOLD – Türkiye’de toplanan vergi gelirlerinin yaklaşık yarısı mal ve hizmetlerden elde edilen gelirlerden oluşuyor. Verginin daha da tabana yayılması için KDV’de yapılacak artışla birlikte bu oran daha da yukarı çıkacak. Gelişmiş ülkelerde ise mal ve hizmetlerden alınan vergi yüzde 15-25 bandında yer alıyor.

HALKIN SIRTINA YENİ YÜK

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, ekonomistlerle yaptığı toplantıda Kurumlar Vergisi’nde 2020 sonu gelmeden bir indirim yapılması konusunda çalışmalar yapıldığı açıkladı. Patronlardan alınmayacak bu vergiler ise verginin tabana yayılması konusunda KDV’de yapılması planlanan yüzde 2’lik artışla halkın cebinden çıkarılacak.

VERGİ YÜKÜ ARTIYOR

2002 yılında genel bütçenin yüzde 18’i vergilerden gelen gelirlerden oluşurken bu oran 2018’de yüzde 20’ye çıktı. Yapılacak artışla birlikte bu oran daha da yukarı çıkacak. 2002 yılında toplanan vergi 65 milyar iken, bu rakam yıllar içerisinde katlanarak 2016 yılında 529 milyar, 2017’de 626 milyar ve geçen yıl ise 737 milyar liraya ulaştı. Bu yıl ise vergi gelirlerinden 853 milyar lira toplanması hedefleniyor.

GELİRLER VERGİLERDEN ELDE EDİLİYOR

Türkiye’de mal ve hizmetler üzerinden alınan vergi yıllar içerisinde büyük artış gösterdi. 1990 yılında milli gelirin yüzde 4’ü mal ve hizmetlerden alınan vergilerden oluşurken bu oran 2016 yılında yüzde 11’e yaklaştı. Toplam gelirlerin yüzde 27’si mal ve hizmetlerden gelen vergilerden oluşurken bu rakam 2016 yılında yüzde 44’e çıktı.

GELİŞMİŞ ÜLKELER HALKIN SIRTINA YÜKLEMİYOR

Türkiye’de toplanan vergilerin yaklaşık yarısı mal ve hizmetlerden gelen vergilerle elde edilirken bu durum gelişmiş ülkelerde çok daha gerilerde. ABD’de mal ve hizmetlerden elde edilen gelir vergi gelirlerinin yüzde 16’sını oluştururken, bu rakam Japonya’da yüzde 20, İsviçre’de yüzde 21, Kanada’da yüzde 23, İzlanda’da yüzde 23, Belçika’da ve Fransa’da yüzde 24 seviyelerinde yer alıyor.

Tahir Elçi’nin katilini ortaya çıkartabilecek delilin Adli Tıp Kurumunda yok edilişinin belgesi

Ekonomi

Yerli otomobil TOGG’un fiyatı cep yakacak

Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu CEO’su Gürcan Karakaş, C-SUV segmentindeki yerli otomobilin fiyatının 250 bin ile 300 bin TL aralığında olabileceğinin ipuçlarını verdi. Aracın piyasaya çıkacağı 2022 Mayıs’ta fiyatın daha da uçuk olması bekleniyor.

BOLD Yerli otomobil TOGG’un CEO’su Gürcan Karakaş, yerli otomobil fiyatı ile ilgili önemli ipucu verdi. 2020 yılı için ipuçları verilen fiyat, yerli otomobil almak isteyenlerin ceplerini yakacak.

BU YILKİ FİYATI 300 BİN TL

Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) CEO’su Gürcan Karakaş, aralık ayındaki tanıtımın ardından dün gazetecilere gösterilen yerli otomobilin fiyatı ile ilgili önemli ipuçlarını paylaştı. Üretilecek otomobillerle ilgili net bir fiyat vermeyen Karakaş, “Piyasadaki C-SUV segmentinde yer alan ve içten yanmalı motorlarla çalışan klasik otomobillerle rekabet edebilir düzeyde olacak” dedi. 2020 yılı itibariyle piyasada C-SUV segmentinde satışta olan dizel ya da benzinle çalışan otomobillerin fiyat aralığı 250 bin ile 300 bin TL aralığında değişiyor.

İLK ARAÇ 2022 MAYIS’TA BANTTAN İNECEK

Hürriyet’ten Burak Coşan’ın haberine göre TOGG fabrika inşaatı için zemin etüdü çalışmalarına başlandığı bilgisini veren Gürcan Karakaş, fabrikanın temelinin mayıs ayında atılacağını söyledi. Karakaş, “2022 yılında ilk ön üretim araçlarımızı bantlardan indireceğiz. 15 yılda yapacağımız 22 milyar TL’lik yatırımla, yıllık ortalama 175 bin adetlik üretim kapasitesine ulaşacak fabrikamızda, 2032 yılına kadar toplamda 1 milyon aracı bantlardan indirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Simon Hassan önce TC vatandaşı yapıldı, ardından yüzbaşı kadrosuyla TSK’ya alındı

Okumaya devam et

Ekonomi

Açlık sınırı 2 bin 219, yoksulluk sınırı 7 bin 229 liraya çıktı

Türk-İş’in araştırmasına göre, Ocak’ta 4 kişilik ailenin açlık sınırı 2 bin 219, yoksulluk sınırı 7 bin 229 lira oldu. Bekar bir çalışanın hayat maliyeti aylık 2 bin 698 lira şeklinde hesaplandı.

BOLD Türkiye’de toplumun her kademesine yayılan geçim zorluğu yapılan araştırmaların sonuçlarıyla da teyit ediliyor.

TEMEL İHTİYAÇ MADDELERİNDEKİ FİYAT DEĞİŞİKLİĞİNİ TESPİT AMAÇLI

Türk-İş’in çalışanların geçim şartlarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla her ay yaptığı ‘Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması’nın Ocak sonuçları açıklandı.

SAĞLIKLI, DENGELİ VE YETERLİ BESLENME İÇİN GEREKLİ

Araştırmaya göre, bu ay 4 kişilik ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarını ifade eden ‘açlık sınırı’ 2 bin 219 lira olarak belirlendi.

GİYİM, KONUT, ULAŞIM, EĞİTİM, SAĞLIK DAHİL OLUNCA ARTIYOR

Gıda ile giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarına denk gelen ‘yoksulluk sınırı’ ise 7 bin 229 lira oldu.

BEKARLARIN YAŞAM MALİYETİ DE YÜKSELDİ

Evli olmayan, çocuksuz bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ aylık 2 bin 698 lira olarak hesaplandı. Gıda enflasyonunda bir yıllık artış oranı yüzde 10.49 oldu.

Ankara’da yaşayan 4 kişilik bir ailenin gıda için yapması gereken asgari harcama tutarı önceki aya göre 2.62 oranında arttı.

KUŞBAŞI, DANA KIYMA, BALIK FİYATI ARTIŞINI SÜRDÜRDÜ

Araştırmaya göre, süt, yoğurt, peynir grubunda, yıl sonu fiyat ayarlamaları sonrası senenin ilk ayında önemli bir fiyat değişikliği görülmedi. Dana kıyma ve kuşbaşı etin fiyatı arttı, tavuğun fiyatı değişmedi. Balık fiyatındaki artış bu ay da devam etti. En fazla tüketilen hamsi ve istavritin kilogram fiyatı 30 liraya kadar yükseldi.

BAKLİYAT VE YUMURTA MUTFAK MASRAFINA 45 LİRA EKLEDİ

Yumurtanın fiyatı geçen ay geriledikten sonra bu ay yükseldi. Bakliyat ürünlerinin, nohut hariç, tümünün fiyatı arttı. Sadece bu gruptaki ürünlerdeki fiyat artışlarının aylık mutfak masrafına getirdiği ek yük yaklaşık 45 lira oldu.

Koronavirüse dair Sağlık Bakanlığı rehber yayımladı

Okumaya devam et

Ekonomi

Çiftlikbank benzeri dolandırıcılık; 5 inekle ortak olunan Sütbank sistemi çöktü, 120 milyon buharlaştı

hayvan kurbanlık

Konya Ereğli’de kurulan çiftlikte ‘Sütbank’ adı altında 120 milyon lira toplandı. Aralarında emekli general, polis, doktor ve avukatların bulunduğu 1300 kişiye aylık düzenli süt parası ödeneceği vaat edildi. Ancak sistem çöktü, paralar buharlaştı.

BOLD – En az 5 inekle girilen sistemde para toplayan çiftlik sahibi ve muhasebecisi hakkında 39’ar yıldan 140’ar yıla kadar hapis istemi ile dava açıldı.

Hürriyet’te yer alan habere göre, Aralarında emekli general, albay, astsubay, polis, doktor, avukat ve fabrika sahiplerinin olduğu bin 300 kişinin gözü kulağı şimdilerde, Ereğli Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek davada. 18 kişinin şikâyetçi olarak yer aldığı davada, Ekta Et ve Süt Ürenleri AŞ’nin kurucusu Orhan Tatlı ile şirketin muhasebecisi İrfan Alkan sanık olarak yer aldı.

6 BİN LİRADAN EN AZ 5 İNEK ALDILAR

Dava dosyasında yer alan belgelere göre Orhan Tatlı, 400 dönüm üzerine kurulu olan 13 bin 550 büyükbaş hayvan kapasiteli çiftliği, sisteme yatırılan paralar ve aldığı teşviklerle kurdu. Tatlı, kapasite olarak Türkiye’nin en büyüklerinden biri konumuna gelen tesiste “Sütbank” adı ile bir sistem kurdu. Sisteme dahil olmak için en az 5 inek alma şartı getirildi. İnek başına ise 6 bin TL’lik tutar belirlendi. En az 5 inek parası verene, aylık düzenli süt parası ödemesi yapılacağına dair sözleşme imzalandı.

BUZAĞILAR ÖLDÜ MESAJI GİTTİ

Ocak 2016’da sisteme para yatıranlara ineklerde hastalık çıktığı bir çok buzağının öldüğü, süt veriminin ise önemli ölçüde düştüğü kaydedildiği bir mesaj geldi. Çiftlikte hayvanı bulunan kişiler aldıkları mesaja inanamayarak Ereğli İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile temasa geçti. Mağdurların aldığı yanıt, çiftlikteki hayvanlarda herhangi bir hastalık ve ölümün olmadığı yönündeydi. 2016 yılında ortaya çıkan bu durum sonrası çiftlikte işler sarpa sardı. Bazı alacaklılar çiftliğe karşı haciz başlattı. Kısa süre içinde dev çiftlik harabeye döndü.

BAKANLIKTAN TEŞVİK ALDI

Muhasebeci Alkan ifadesinde, şahsi hesabına yatırılan paraları daha sonra şirketin hesabına aktardığını öne sürerek “Orhan Tatlı başından beri katılımcıları dolandırma amacıyla hareket etti” yönünde bilgi verdi. Ereğli Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk duruşması 29 Ocak’ta görülecek davaya Maliye Hazinesi ile Tarım ve Orman Bakanlığı müdahil oldu. Şimdilerde atıl haldeki çiftliğin kurulumu sürecinde bakanlıktan da teşvik alındığı kaydediliyor. İki sanık hakkında hazırlanan iddianamede, 39’ar yıldan 140’ar yıla hapis istendi.

Konkordato ilan eden Temsa için Sabancı Holding hakkında ‘hileli iflas’ suçlaması

Okumaya devam et

Popular