Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

RTÜK’ten televizyonlara “Olumlu gelişmeleri haber yapın” muhtırası

Şiddet görüntülerine duyarsız kalmasıyla eleştirilen RTÜK, haber bültenlerine adeta muhtıra verdi. “Olumlu gelişmeleri haber yapın. Ülkemizde güzel şeyler de yaşanıyor” denildi.

BOLD – Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), basından yaptıkları haberlerde olumlu boyutlara odaklanmalarını isteyerek “Ülkemizde güzel şeyler de yaşanıyor” açıklamasını yaptı.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanlığı yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, basın mensuplarından haberlerde olaylarla ilgili olumlu gelişmelere odaklanmaları istendi.

Açıklamada, “Haberler, genelde olumsuzlukları içerir diye bir olgu ile hareket edilmemeli, ülkemizde güzel şeylerin yaşandığını da görmek gerekir. Öncelikle, olumlu gelişmelerin de haber niteliği taşıdığını haberci dostlarımıza hatırlatıyoruz” ifadesi kullanıldı.

“Reyting kaygısının asla insanlık onurunun önüne geçmemesi gerektiğini” belirten RTÜK, “Yalnızca cinayet ve kötümser olayları haberleştirmenin ve bu görüntüleri hiçbir elemeden geçirmeden olduğu gibi yayınlamanın hem ülke hem de millete büyük haksızlık olduğunu” savundu.

Şiddetin gösterimi konusunda medyadan azami hassasiyet beklendiği belirtilen açıklamada, “Şiddet barındıran görsel ve işitsel yayın içerikleri, bilhassa geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerimizde özendirici etkiye sahip olabileceği gibi, bizleri, toplum nezdinde çok tehlikeli ve vahim sonuçlar doğurabilecek şiddetin normalleşmesine de götürebilmektedir” denildi.

HABERLERDE AKILLI İŞARET UYGULAMASI

RTÜK, “Çeşitli iletişim kanalları üzerinden ya da sosyal medyadan elde edilen amatör kayıtları hiçbir süzgeçten geçirmeden yayınlamanın hiçbir etik değere sığmayacağını” söyledi. Kurumun açıklamasında, “Uluslararası medyanın çok önceden bir standarda bağladığı ölüm, kaza ve şiddet olaylarının ekrana yansıtılma biçimine ilişkin yayıncılarımızın gerekli önlemleri almamasından dolayı haber programları ve bültenleri için yeni bir uygulamayı başlatıyoruz” denildi.

RTÜK’ün başlattığı çalışma kapsamında haber bültenleri akıllı işaretler uygulaması kapsamına alınacak: “Çalışma tamamlandığında artık yayıncılar, haber bültenlerinde akıllı işaretler kullanmak ve izleyicileri bilgilendirmek zorunda olacaklar.”

Kısa süre önce Türkiye’de internetten görüntülü haber yayınlayan kuruluşlara lisans zorunluluğu getirilmesiyle birlikte RTÜK, yoğun eleştirilere maruz kalmıştı.

1997 tarihli aksiyon klasiği Face/Off yeniden çekilecek

Gündem

Pasaport yasağı kalkıyor, Demirtaş’a başvuru imkanı geliyor, ‘haber’ suç olmaktan çıkıyor!

Adalet Bakanlığı ve AKP’li hukukçuların hazırladığı yargı paketiyle pasaport yasağı kalkıyor, tutukluluk süresine kısıtlama getiriliyor, haber ve eleştiri suç olmaktan çıkarılıyor.

BOLD – AKP’nin MHP ile paylaştığı yargı reformu paketinde çok sayıda önemli düzenleme yer alıyor. Gökçer Tahincioğlu’nun T24’te yazdığı habere göre pakette, AB’nin uzun süredir değiştirilmesini istediği Terörle Mücadele Kanunu’nun “propaganda” başlıklı 7. maddesine, “Haber ve eleştirinin suç oluşturmadığı” düzenlemesi de var.

İşte paketteki önemli düzenlemelerden bazıları…

AVUKATLARA PASAPORT

Baro levhasına kayıtlı olan ve en az 15 yıl kıdemi bulunan avukatlara hususi damgalı pasaport verilecek. Bu konudaki esas ve usulleri Dışişleri ve Adalet bakanlıklarının olumlu görüşünü alarak, İçişleri Bakanlığı yönetmelikle belirleyecek.

PASAPORT YASAĞI KALKIYOR

KHK ile kamu görevinden çıkartılan veya rütbelerinin alınması nedeniyle pasaportları iptal edilenler, haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilenler ile yine KHK ile pasaportları iptal edilen ya da idari işlem tesis edilenlere, haklarında mahkemelerce yurt dışına çıkış yasağı konulmamışsa, devam eden idari veya adli soruşturmaları ya da davaları yoksa pasaport verilebilecek. Haklarında takipsizlik ve beraat kararı verilenler ile cezası infaz edilenler ya da ertelenenler de pasaport alabilecek. Pasaportlar, İçişleri Bakanlığı’nın yapacağı araştırma sonunda verilecek.

HUKUK MESLEĞİ SINAVI

Hukuk fakülteleri mezunları, hukuk mesleklerine giriş sınavına girmek zorunda kalacak. İdari yargı için de ön sınav yapılacak. Sınavı geçemeyenler avukatlık veya noterlik stajına başlayamayacak. Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı yılda en az bir defa, İdari Yargı Ön Sınavı ise iki yılda en az bir defa olacak şekilde Adalet Bakanlığı ile imzalanacak protokole göre ÖSYM tarafından yapılacak. Sınavlar test şeklinde olacak. Sınavlarda beş şıklı, çoktan seçmeli en az yüz elli soru sorulacak. Yüz puan üzerinden en az yetmiş puan alanlar başarılı sayılacak. Hâkimlik, savcılık, avukatlık ve noterlik meslekleri hukuk mesleği olarak kabul edilecek. 1 Ağustos 2019’dan önce hukuk fakültesine ve ilgili fakültelere kayıt yaptırmış olanlar sınavdan muaf olacak.

DANIŞTAY GÖRÜŞÜ

Benzer olaylarda istinaf mahkemelerinin verdiği kesin nitelikli kararlar arasında uyuşmazlık varsa, tarafların başvurusu üzerine Danıştay’dan görüş alınabilecek.

ADALET AKADEMİSİ

Hakimlik ve savcılık mülakatlarını Adalet Akademisi yapacak. Akademideki derslere girenlere ücret ödenecek.

PROPAGANDA SUÇU

Terörle Mücadele Kanunu’nun çok eleştirilen “propaganda” başlıklı 7. Maddesine, “Haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz” ifadesi ekleniyor. Böylece haber ve eleştirilerin suç olmaktan çıkartılması amaçlanıyor. Cumhuriyet davası, Barış İçin Akademisyenler ile ilgili açılan davalar bu kapsama girebilecek. Ancak bunun için de mahkemelerin “haber” ve “eleştiri” konusunda kararlar vermesi gerekiyor. Neyin haber, neyin eleştiri olduğu konusu yine uygulamaya bırakılıyor. Ancak mahkemeler, bu düzenlemeyi gerekçe göstererek, “haber” ve “eleştiri” yorumuyla, mevcut davaları beraatle sonuçlandırabilecek.

TUTUKLULUK SÜRESİ

Soruşturma aşamasında, ağır ceza mahkemesi alanına girmeyen suçlarda tutukluluk süresi 6 ayı geçemeyecek. Ağır ceza mahkemesi alanına giren suçlarda ise bu süre en fazla 1 yıl olacak. Devlete karşı işlenen suçlarla, TMK kapsamındaki suçlarda ise tutukluluk süresi en fazla 1,5 yıl olacak ve 6 aylığına bir kez uzatılabilecek. 15 yaşından küçüklerin işlediği suçlarda bu süreler yarı oranında, 18 yaşından küçüklerin işlediği suçlarda ise dörtte üç oranında uygulanacak. Daha önce bu süre asliye cezalarda 1 yıl, ağır cezalarda 2 yıldı. Devlete karşı işlenen ve TMK kapsamındaki suçlarda ise süre 5 yıl olarak belirlenmişti.

SAVCININ TAKDİRİ

Savcı, üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı, yeterli şüphenin varlığına rağmen, kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesine karar verebilecek. Suçtan zarar görenler bu karara itiraz edebilecek. Bu düzenleme örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar, kamu görevlisi tarafından görevi sebebiyle veya kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen suçlar, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar için uygulanmayacak.

İDDİANAMENİN İADESİ

Madde daha açık hale getirildi. Suçun sübutuna doğrudan etki edecek kanıt yoksa, suçlar ön ödeme uzlaştırma kapsamına giriyorsa, soruşturma ve kovuşturma yapılması izne tabi suçtan dava açılmışsa, iddianame iade edilebilecek.

NAKLEDİLEN DAVA

Soruşturma veya kovuşturma evresinde, dava nakli veya adlî tıp işlemleri nedeniyle yerleşim yeri dışında bir yere gitme zorunluluğu doğması halinde mağdurun yapmış olduğu konaklama, iaşe ve ulaşım giderleri, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak.

İFADE İÇİN ÖZEL ORTAM

Cumhuriyet savcısı veya hâkim tarafından ifade ve beyanının özel ortamda alınması gerektiği ya da şüpheli veya sanık ile yüz yüze gelmesinde sakınca bulunduğu değerlendirilen çocuk veya mağdurların ifade ve beyanları özel ortamda, uzmanlar aracılığıyla alınacak.

ZORUNLUYSA ALINACAK

Cinsel suçlarda çocuğun ifadesi, hizmet veren merkezlerde Cumhuriyet savcısının nezaretinde uzmanlar aracılığıyla alınabilecek. Mağdur çocuğun beyan ve görüntüleri kayda alınacak. Kovuşturma evresinde ise ancak, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından mağdur çocuğun beyanının alınması veya başkaca bir işlem yapılmasında zorunluluk bulunması halinde bu işlem, mahkeme veya görevlendireceği naip hâkim tarafından bu merkezlerde uzmanlar aracılığıyla yerine getirilecek. Bu suçların mağduru yetişkinler de soruşturma aşamasında bu merkezlerde ifade verecek. İfadelerinin kayda alınması rızaya bağlı olacak. Kayda alınan ifadelerin gizliliği için mahkemeler tedbir almak zorunda olacak.

SERİ MUHAKEME USULÜ

Yargıya yeni bir sistem getirilecek. Hakkı olmayan yere tecavüz, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, trafik güvenliğini tehlikeye sokma, gürültüye neden olma, parada sahtecilik, mühür bozma, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan, kumar oynanması için yer ve imkan sağlama, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunu’ndaki bazı suçlar, Orman Kanunu’ndaki bazı suçlar, Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanunu’ndaki bazı suçlar, Kooperatifler Kanunu’ndaki bazı suçlar yönünden bu düzenleme uygulanacak. Savcı ya da kolluk, şüpheliyi bu konuda bilgilendirecek. Savcı, şüpheliye seri muhakeme usulü uygulanmasını teklif edecek. Şüpheli avukat huzurunda bunu kabul ederse, suçun alt ve üst sınırı arasında tespit edeceği bir cezanın yarısını yaptırım olarak belirleyecek. Savcı, koşullar uygunsa bu cezayı erteleme kapsamına da alabilecek. Savcı, ilgili mahkemeden, seri muhakeme usulü uygulanmasını talep edecek. Mahkeme, şüpheliyi dinledikten sonra şartların gerçekleştiği ve eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu kanaatine varırsa, talepte belirlenen yaptırım doğrultusunda hüküm kuracak. Aksi takdirde talebi reddedecek ve genel hükümlere göre soruşturma açılması için dosyayı savcıya gönderecek. Talep reddedilirse, şüphelinin verdiği ifadeler delil sayılmayacak ve ileride kullanılamayacak. İştirak halindeki suçlarda şüphelilerin tümü kabul etmezse, bu usul uygulanamayacak. Şüpheli mahkemeye gelmezse, adresinde bulunamazsa, bu usul yine uygulanmayacak. Bu düzenleme konusunda ayrıca yönetmelik çıkartılacak.

BASİT YARGILAMA

Yargıya basit yargılama usulü sistemi de getirilecek. Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilecek. Mahkemece bu durum iddianame, sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenecek. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği de belirtilecek. Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, karar verilebilecek. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde ceza dörtte bir oranında indirilecek. Mahkemece, koşulları bulunması halinde; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilecek veya hapis cezası ertelenebilecek. Verilen kararlara itiraz edilebilecek. İtiraz üzerine duruşma yapılacak ancak taraflar gelmese de karar verilebilecek. Bu kararlara da itiraz mümkün olacak.

UZLAŞMANIN KAPSAMI

Uzlaşma suçları kapsamına, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali, güveni kötüye kullanma, suç eşyasının satın alınması suçları eklendi. Aynı mağdura karşı işlenen suçlar uzlaşma kapsamında olmayacak.

DOĞRUDAN RET YETKİSİ

İstinaf mahkemesi, başka bir araştırmaya ihtiyaç duyulmadan cezayı kaldıran veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebeplere ya da şahsî cezasızlık sebeplerine bağlı olarak daha az ceza verilmesini veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesini gerektiren hallerde, hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verebilecek. Davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması halinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmesine de karar verme yetkisi olacak.

SANIK İFADESİ

Sanık, müdafii, katılan ve vekilinin davetiye tebliğ olmasına rağmen duruşmaya gelmemesi halinde duruşmaya devam edilerek sanığın sorgu tutanakları anlatılmak suretiyle dava yokluklarında bitirilebilecek. Ancak ceza artacaksa her koşulda sanığın ifadesi alınacak.

İSTİNAFA TEMYİZ HAKKI

Cumhuriyet davasında aynı suçu işleyip 5 yılın altında ceza alanların dosyası istinaf mahkemesinde kesinleşmiş, 5 yılın üstünde ceza alanların dosyası Yargıtay’a gitmişti. Bu nedenle cezası kesinleşenler cezaevine konulmuştu. Yüksek ceza alanlar cezaevine girmemiş, Yargıtay kararı bozunca düşük ceza alanların neden yattığı eleştiri konusu olmuştu. Getirilecek düzenlemeye göre, halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit, suç işlemeye tahrik, suçu ve suçluyu övme, halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama, kanunlara uymamaya tahrik, Cumhurbaşkanına hakaret, devletin egemenlik alametlerini aşağılama, Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama, silahlı örgüt, halkı askerlikten soğutma, Terörle Mücadele Kanunu’nun 6’ncı maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ile 7’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan suçlar, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 28 inci maddesinin birinci fıkrası, 31’inci maddesi ve 32’nci maddesinde yer alan suçlar yönünden istinaf mahkemesinde kesin karar verilse de Yargıtay’da temyiz mümkün olacak. İtirazı Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu karara bağlayacak. İtiraz hakkında, kararına itiraz edilen dairenin başkanı veya görevlendireceği üye tarafından kurula sunulmak üzere bir rapor hazırlanacak. Kurulun itirazın kabulüne ilişkin kararları, gereği için dairesine gönderilecek.

DEMİRTAŞ BAŞVURABİLECEK

Bu düzenleme uyarınca bu suçlardan hüküm giyen ve cezası kesinleşenler de başvuru yapabilecek. HDP eski Eş Başkanı Selahattin Demirtaş ile Sırrı Süreyya Önder gibi propaganda suçundan ceza alıp, cezası kesinleşenler de başvuruda bulunabilecek. İtirazları kabul edilirse dosyaları Yargıtay’da ele alınacak. Bu süreçte cezalarının infazının durdurulup durdurulmayacağı da ilk derece mahkemesi tarafından karara bağlanacak. Ancak Demirtaş için farklı dosyadan yeniden tutuklama kararı verildiğinden, bu karar kalkmadıkça tahliye mümkün olmayacak.

SİTEYE DEĞİL SAYFA ERİŞİM ENGELİ

İnternet sitelerine yönelik verilen erişime engelleme kararlarında, içeriğe erişimi engelleme yöntemi uygulanacak. Site değil, ilgili içerik engellenecek. Bu mümkün değilse internet sitesinin tümüne yönelik erişim engellenecek.

Bozuk ve hileli gıda satışına bakanlık neden sessiz kalıyor?

Okumaya devam et

Gündem

İHD’ye başvuran Harbiyeli anneleri: Hakkımızı her yerde arayacağız

15 Temmuz sonrası çocukları müebbet hapis cezasına çarptırılan harbiyeli anneleri İHD İstanbul Şubesine başvurdu. Anneler, bundan sonra haklarını her yerde arayacaklarını ifade etti.

BOLD – Harbiyeli anneleri AKP önünde 5 dakika bile durmalarına izin verilmediğini belirterek, çocuklarının 15 Temmuz ve sonrasında ağır işkencelerden geçirildiğini ve haksız, hukuksuz bir şekilde cezalandırıldıklarını dile getirdi.

GÖZALTI VE CEZAEVİNDE İŞKENCE

Harbiyeli aileleri, İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube binasında basın toplantısı düzenleyerek, çocuklarının gözaltında ve cezaevlerinde yaşadıklarına ilişkin başvuruda bulundu. Toplantıya, İHD İstanbul Şube yöneticileri de katıldı.

TATBİKAT VAR DİYEREK KIŞLADAN ÇIKARILMIŞLAR

Toplantıda ilk olarak söz alan tutuklu Yasin Güleşçi’nin annesi Ayten Güleşçi, çocuklarının 15 Temmuz gecesi acil tatbikat var denilerek kışlalarından çıkarıldıklarını dile getirdi. Güleşçi, “Bu çocuklar otobüslere bindiriliyorlar. Akabinde, otobüse bindirilince ‘terör saldırısı var’ diyerek çocuklarımızı alıp bu defa İstanbul’un çeşitli yerlerine getiriyorlar. Olaylar bittikten sonra çocuklar oradan alındıkları için darbe girişimiyle yargılandılar. Benim oğlum 2’nci duruşmasında müebbet hapis cezası aldı. Oğlumun hiçbir suçu günahı yoktu” dedi.

AKP ÖNÜNDE BİZİ KOVUYORLAR

MA’nın haberine göre, 15 Temmuz gecesi ve sonrasında çocuklarının ağır işkencelerden geçirildiklerini söyleyen Güleşçi, “Çocuklarımız AKP’nin önüne gittik ama bizi kovdular. Orada 5 dakika bile kalmamıza izin vermiyorlar. Geçtiğimiz günlerde Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesinin önüne gittik. Şimdi de İHD’ye geldik. Bundan sonra hakkımızı her yerde arayacağız” diye belirtti.

15 TEMMUZ’DAN BERİ ANNEMİN YÜZÜ GÜLMEDİ

Müebbet hapis cezası alan Vahit Samet Yılmaz’ın kardeşi Aybüke Yılmaz da, ailesinin kardeşini 13 yaşında Hava Harp Okuluna teslim ettiğini belirterek, “Kardeşimi Hava Harp Okuluna emanet ettiğimizde komutanları bize, ‘Vahit bize emanet’ demişti. Ama biz 15 Temmuz gecesinden sonra aslında kardeşimin nasıl bir cehennemde olduğunu öğrendik. Çok fazla işkence gördüler, gözaltında, mahkemelerde, cezaevlerinde. Artık bunların son bulmasını istiyorum. 15 Temmuzdan beri annemin yüzü gülmedi. Artık annemde oğluna kavuşsun istiyorum” şeklinde konuştu.

HER ANLAMDA TOPLUMDAN DIŞLANDIK

Tutuklu Murat Duran’ın annesi Aysel Duran da 15 Temmuz gecesinden itibaren toplumdan her anlamda dışlandıklarını belirterek, “Benim çocuğumun hiçbir suçu yok. Oğlumun telefonunda Bylock bile bulunmadı. Cumhurbaşkanımız kandırıldık diyor. 19-20 yaşındaki öğrenciler nasıl kandırılmıyor onlar kandırılıyor. Bunu anlayamıyorum. Bir parkta bile dahi oturamıyoruz” dedi.

ÇOCUKLARI ÇOK YORMAYIN DEMİŞ!

Berat Dereli’nin annesi Mahmure Dereli ise, “Çocuklarımız darbe gecesi kışlalarından çıkarıldıkları zaman Yalova Valisi ve Yalova Emniyet Müdürü neredeydi” diye sordu. Dereli, “O gün çocuklarımız Yalova’da kampa götürülüyor. Asla ve asla kamp bitmeden hiçbir komutanın oraya gitmemesi gerekirken, içinde hava kuvvetleri komutanının olduğu 5 komutan oraya geliyorlar. Akşama kadar çocuklarımıza emir komuta zinciri altında eğitim veriyorlar. Akşam komutan emir veriyor. ‘Bu çocukları çok yormayın’ diye. Çocuklarımız defalarca bunu dile getirdi. Mahkemede yüzbaşı ‘çocukları ben çıkardım. Çocukların hiçbir şeyden haberi yoktu. Ben de binbaşından emir alıyorum. Binbaşı da 4 kişiden emir alır’ demesine rağmen oğlumu bırakmıyorlar. Neden bu suçlamalara bizim çocuklar maruz kalıyorlar. Neden bu ceza sadece rütbesiz askerlere bırakılmaya çalışılıyor. Çocuklarımız suçsuzdur. Çocuklarımızın bırakılmasını istiyoruz” diye belirtti.

Cumartesi Anneleri 756. kez buluştu: “Hükumet annelerin acılarını yarıştırıyor”

Okumaya devam et

Gündem

Bozuk ve hileli gıda satışına bakanlık neden sessiz kalıyor?

Daha önce düzenli olarak açıklanan bozuk ve hileli gıda denetim sonuçları, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin göreve gelmesinin ardından kamuoyu ile hiç paylaşılmadı.

BOLD – Tarım ve Orman Bakanlığının yapıp kamuoyu ile paylaştığı hileli gıda denetim sonuçları artık açıklanmıyor. Hileli, taklit ve tağşiş ürün satanların belirli aralıklarla kamuoyuna açıklanıp toplumun bilinçlenmesi hedeflenirken bu uygulamanın yapılmadığını belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bakan Pakdemirli göreve geldiğinden beri denetim sonuçlarını kamuoyuna açıklamamaya direniyor. Sonuçlar mı çok kötü yoksa denetimler mi ortadan kalktı? Neden bozuk gıda satanlar teşhir edilmiyor?” dedi.

DAHA ÖNCE DÜZENLİ OLARAK AÇIKLANIYORDU

CHP Milletvekili Gürer, “Bakanlıkları döneminde Faruk Çelik ve Ahmet Eşref Fakıbaba, taklit ve tağşiş ürünleri kamuoyuna düzenli olarak açıklıyorlardı. Böylece vatandaş denetimin varlığından haberdar oluyordu. Gıda insan için önemli. Paranızla sahte ürünü neden alasınız? Bakan Pakdemirli göreve geldiğinden beri denetim sonuçlarını kamuoyuna açıklamamaya direniyor. Sonuçlar mı çok kötü yoksa denetimler mi ortadan kalktı? Neden bozuk gıda satanlar teşhir edilmiyor?” dedi.

ZARARLILARI, ÜRÜN ALAN ÜLKELER AÇIĞA ÇIKARIYOR

CHP Niğde Milletvekili Gürer, Genetiği Değiştirilmiş Ürünler konusunda Bakanlığın sıkı takibinin şart olduğunu belirtti. Türkiye’ye domates güvesi ve Akdeniz sineği gibi zararlıların ithal ürünlerle gelip açığa çıkarılmadığını ve bu zararlıların ihraç edildiği zaman ihraç edilen ülkelerin laboratuvarlarında açığa çıktığını vurgulayan Gürer, “Ülkemize girişi izin verilen tüm ürün, tohum gibi insan tüketimine sunulan gıda ürünlerine GDO açısından hassas denetim ve kontrol sağlanmalı” dedi.

Takma Nazlı: “Onurumuz kırılıyor fakat takmamayı öğreniyorsunuz”

Okumaya devam et

Popular