Bizimle iletişime geçiniz

Genel

Yaralıların ağzından Çorlu faciası: ‘Bakan geliyor üstünü temizleyin’

Çorlu tren faciası davasının ikinci duruşmasında, mahkeme heyetinin dinlediği, kazadan yaralı kurtulanlar, o gün yaşadıklarını ve maruz kaldıkları muameleleri anlattı.

BOLD- Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde, 8 Temmuz 2018’de meydana gelen, 25 kişinin hayatını kaybettiği, 340 kişinin yaralandığı tren kazasına ilişkin davadan çekilen heyete dosyanın iade edilmesi sonrası davanın görülmesine dün yeniden başlandı. Bugün devam eden tren faciası duruşmasında mahkeme , kazadan yaralı kurtulanları dinledi.

SEDYE İÇİN KAVGA ÇIKTI

Çorlu’daki tren faciası kazazedesi Cihat Subaşı, kaza sonrasında yardım beklerken, yaklaşık bir buçuk saat suların içinde kaldığını aktararak, ”Sırt çantamdaki malzemeyle kanamayı durdurdum, annem beni arıyormuş o buldu beni. Sedyeye koyuldum. Sonra traktör römorkuna aldılar beni. Çiftliğe gittik. Sırayla hastalar geliyordu. Her ambulansın kendi sedyesi varmış, beni hastaneye götüreceklerine altımdaki sedyenin derdine düştüler. 112 acil,daha sonra altımdaki sedye için kavga çıkardı” diye konuştu

ÇAMUR İÇİNDEKİ YARALIYA ‘BAKAN GELİYOR’ TEMİZLİĞİ

Kazada 5 yaşındaki oğlu Ömer Alperen Can’ı kaybeden Melike Can mahkemede verdiği ifadede o gün yaşadıklarını anlattı. Can, ”Sağlık Bakanı gelecek diye üzerimi temizlediler. Bana ameliyat giysisi giydirdiler. Ben o saate kadar çamur içindeydim” diye konuştu.

TÜRKİYE CUMHURİYETİNDEN ŞİKAYETÇİYİM

Tren faciasında hayatını kaybeden Özgenur ve Gülce Dikmen’in annesi Funda Dikmen kazaya liyakatsiz atamaların neden olduğunu savunarak, ”Devlette çalışanlar geldikleri yeri hak etmişler mi, selamla sabahla mı gelmişler geldikleri yere? Ben Türkiye Cumhuriyeti’nden şikayetçiyim” diye konuştu.

HELİKOPTERLER ÖLÜ TAŞIDI

Trene eşi ve oğlu ile bilen ve kazada eşini yitiren Erkan Duman mahkemede söz alarak ”O dehşetin içinde buldum oğlumu,annen nerede dedim, baba annem öldü dedi. Ceset torbalarının ağzı açıktı, tek tek eşimi aradım. Helikopterlerde yaralı değil cesetler taşındı, yaralı yolcular can çekişerek öldü” diye konuştu.

PAMUKOVA’DA ADALET OLSAYDI ÇORLU OLMAZDI

Korkunç kazada kızı Bihter Bilgin’i ve üç akrabasını kaybeden Zeliha Bilgin, ”İddianameyi ve o TCDD ile ilişkileri olan kişilerin hazırladığı bilirkişiyi kabul etmiyorum. Pamukova katliamında gerçek adalet yerini bulsaydı, Çorlu katliamı ve Ankara’daki katliamı olmayacaktı” dedi.

Çorlu tren kazası davasında şuana kadar 21 mağdur ve müştekiyi dinleyen mahkeme heyetinin, öğlen arası verdiği duruşma, 13.30’da tekrar başladı.

MAHKEME HEYETİ İLK DURUŞMADA ÇEKİLMİŞTİ

Temmuz ayındaki ilk duruşmada Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, duruşma salonuna alınma sırasında yaşanan arbededen avukatların kendilerini suçlaması nedeniyle davadan çekildiğini açıklamış, dosya Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmişti. Heyet, davadan çekilmenin CMK’nin 30/2 maddesine uygun olmadığına karar vererek dosyayı işlemlerin yapılması için 1. Ağır Ceza Mahkemesine geri göndermişti.

Arda Turan’ın magandalığına 2 yıl 8 ay hapis cezası

Okumaya devam et
Reklamlar

Genel

Ahmet Şık: Kavala’nın tahliyesi ve tutuklanması Erdoğan’ın planıydı; Beştepe’den gelen müjde

HDP Milletvekili Ahmet Şık, Gezi davasında tahliye edilen, cezaevinden çıkmadan 15 Temmuz kapsamında tutuklanan iş adamı Osman Kavala’ya Erdoğan’ın planının uygulandığını yazdı. Şık,  “Beraat ve tahliye kararı bizzat Erdoğan tarafından verildi” dedi.
BOLD –  Osman Kavala’nın tahliyesi ve tutuklanmasıyla ilgili Çağlayan Adliyesi’nden edindiği bilgileri sosyal medya hesabından paylaşan Şık, Kavala’nın tahliye ve beraat kararının AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın planı olduğunu iddia etti. Kavala’nın yeniden tutuklanmasıyla ilgili Çağlayan Adliyesi’nde savcılar arasında yaşananlarla ilgili edindiği bilgileri paylaşan Şık, “Gezi davası ile ilgili beraat ve tahliye kararı bizzat Recep Tayyip Erdoğan tarafından verildi.Hatta bu karar, kamuoyunun yakından tanıdığı bazı gazeteciler tarafından duruşmadan bir gün önce, pazartesi gecesi bazı sanık avukatlarına da “Beştepe’den gelen müjde” olarak iletildi” ifadelerini kullandı.

Şık’ın konuyla ilgili paylaşımları şöyle:

BEŞTEPE’DEN GELEN MÜJDE

“İstanbul Çağlayan Adliyesi içinden edinilen bilgileri sıralayalım:Gezi davası ile ilgili beraat ve tahliye kararı bizzat Recep Tayyip Erdoğan tarafından verildi.

Hatta bu karar, kamuoyunun yakından tanıdığı bazı gazeteciler tarafından duruşmadan bir gün önce, pazartesi gecesi bazı sanık avukatlarına da “Beştepe’den gelen müjde” olarak iletildi.
Soruşturma/dava süreci boyunca sadece verilen talimatları yerine getiren heyetin karar günü takındığı tutuma, acelesine (belli bir saate kadar kararın açıklanması istenmişti) bakarak herkes iddianame ve mütalaaya uygun bir ceza beklerken “sürpriz” biçimde beraat kararı açıklandı.
Pelikan Terör Örgütü (PETÖ) çatışma halinde oldukları Abdülhamit Gül’ün bu hükmün çıkmasında etkili olduğu düşüncesiyle kendilerine rağmen alınan bu kararın çıkacağını duymuş ve karşı hamle için bazı planlamalar yaptılar.
30.ACM kalemi memurlarına, başsavcılık tarafından kararla ilgili dlekçe gönderileceği ve işleme sokulmasınınstendiği ve bu nedenle mesai saati bittikten sonra gece yarısına dek kimsenin görev yerinden ayrılmaması talimatı iletildi.
Aldıkları talimatın gereğini yerine getirmelerine rağmen şimdi haklarında “kripto FETÖ” suçlaması yöneltilen heyetin kararını açıklamasından sonra herkes Osman Kavala’nın serbest bırakılmasını beklerken başsavcılık süre turum dilekçesi vererek istinafa itiraz hakkını korudu.
SİLİVRİ’YE TAHLİYEYİ GECİKTİRME TALİMATI
Silivri hapishanesine tahliyeyi geciktirme talimatı verildikten sonra da Osman Kavala’nın yeniden tutuklu kalması için ne yapılacağı tartışıldı. Tahliye edildiği, darbecilik suçlaması yöneltilen 309. madde ile ilgili dosyadan yendien tutuklama kararı verilmesine karar verildi.
SAVCILAR İMZA ATMADI
Ancak Çağlayan’daki savcılar, Erdoğan’ın talimatıyla beraat ve tahliye kararı verilen Kavala’nın re’sen tahliye edildiği bir dosyadan yine tutuklanması kararına Erdoğan’a karşı çıkıyor pozisyonuna düşmemek ve aleyhlerinde kullanılmasını istemediklerini söyleyerek imza atmadı.
Bunun üzerine Osman Kavala’nın ilk tutuklamasını yapan ve aynı zamanda 309 soruşturmasınında yürüten terör suçlarından sorumlu başsavcı vekili Hasan Yılmaz’a imza attırıldı. Yapılan basın açıklamasında ise TCK 309 ile ilgili yeni bir soruşturma olduğu belirtildi.
UYAP’A SORUŞTURMA GİRİŞİ YAPILMADI
Ancak UYAP sisteminde Osman Kavala ile ilgili yeni bir TCK 309 soruşturması olduğuna dair herhangi bir belge/bilgi girişi yapılmadı. Tahliye edildiği soruşturma dosyasında zaten ifadesi alındığı için Kavala,yine Hasan Yılmaz tarafından tutuklanması istemiyle hakimliğe sevkedildi.
İlk günden bu yana Gezi direnişini “darbe” diye niteleyen ve tüm siyasi diskurunu bunun üzerine kuran AKP kadroları ve PETÖ, beraat kararından sonra sosyal medyada ortaya çıkan zafer havasının yarattığı olumsuz etkinin Erdoğan’ın yenilgisi anlamına geldiğini iknaya çalıştı.
Gezi davasının Batı’yla ilişkilerdeki yükselen maliyeti nedeniyle bazı pazarlıklar sonucu beraat kararı aldırtan ancak kitlesi nezdinde zayıflamış görüntüsü ortaya çıkan Erdoğan çark ederek bu kez tutuklama kararı alınması için yolu açtı.
Çağlayan Adliyesi’nin üst makamı da HSK’nin güya sosyal demokrat kontenjanından yer işgal eden yetkilisini arayarak beraat kararı veren 30. ACM heyeti hakkında “kripto FETÖ” suçlamasıyla inceleme başlatılmasını istedi ve talep yerine getirildi.”
https://twitter.com/sahmetsahmet/status/1230479763615232000?s=20

Metin Feyzioğlu: Cezaevleri çok dolu, infaz indirimi yapmalıyız

Okumaya devam et

Genel

AKP’nin Prototip Savcısı Yılmaz’ın maharetleri; Kavala, Karaca, 146 avukat ve medyaya kayyım…

İş İnsanı Osman Kavala’nın tahliye olur olmaz gözaltına alınmasını ve tutuklanmasına neden olan soruşturmayı yürüten İstanbul Başsavcıvekili Hasan Yılmaz’ın, özgeçmişi hukuki açıdan tartışmalı kararlarla dolu.

BOLD-17-25 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Soruşturmalarının ardından meslektaşlarının görevden alınmasıyla yıldızı parlayan ve AKP’nin ‘Prototip Savcısı’ olma özelliği gösteren İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Hasan Yılmaz, Gezi Davası’ndan beraat eden ve hakkında tahliye kararı verilen Osman Kavala ile ilgili aldığı gözaltı kararıyla tekrar gündem oldu.

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı bugünkü parti grubu konuşmasında Gezi Davası’nda alınan beraat ve tahliye kararlarını değerlendirmiş ve “Bizim ve milletimizin gözünde, Gezi’nin ve bu kalkışmanın önünde yer alanların hükmü asla değişmeyecektir. Milletimiz müsterih olsun. Ülkemizin her davası gibi bu meseleyi de sonuna kadar kararlılıkla takip edecek, adaletin tecellisi için son nefesimize kadar mücadeleyi sürdüreceğiz. Her kim Gezi olaylarını masum bir çevre hareketi olarak tanımlıyorsa ya gafildir ya da taammüden bu ülkenin ve milletin düşmanıdır” ifadelerini kullanmıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sözlerinden önce İstanbul Adliyesi Terörle Mücadele Bürosu Başsavcıvekili Hasan Yılmaz, hareket etmiş ve İş İnsanı Osman Kavala hakkında 15 Temmuz’da ‘darbeye teşebbüs’ ile suçlamış hakkında gözaltı kararı aldırtmıştı. Başsavcı Yılmaz’ın hazırladığı dosya kapsamında Kavala, çıkartıldığı nöbetçi 8. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklandı.

Başsavcı Yılmaz’ın son 5 yıllık özgeçmişinde Kavala tarzı hukuki anlamda tartışmalı ve kritik soruşturmalar da imzası bulunuyor.

HİDAYET KARACA’NIN TUTUKLANMASI TALEP ETMİŞTİ

17-25 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Soruşturmalarının ardından terörle mücadele ve organize suçlarda bürolarındaki savcıların, görevlerinden uzaklaştırılmasının ardından yıldızı paralayan Savcı Hasan Yılmaz, KHK ile kapatılan Samanyolu Medya Grubu’nun Genel Müdürü Hidayet Karaca’nın ‘dizi senaryosundan’ tutuklanmasına neden olan soruşturmada imzası bulunuyor.

ZAMAN, STV ve İPEK MEDYA GRUBU’NA KAYYIM

AKP iktidarının hedefi haline gelen hizmet hareketine yakın medya kuruluşlarına yönelik yürütülen soruşturmalarda Başsavcı Hasan Yılmaz’ın kontrolünde gerçekleşti. Savcı Yılmaz’ın medya kuruluşlarına kayyım atanması konusunda aktif rol aldığı biliyor.

146 AVUKAT HAKKINDA GÖZALTI KARARI VERDİ

15 Temmuz’dan sonra tutuklama ve gözaltı furyasında AKP’nin ‘Prototip Savcısı’ olma özelliğini koruyan Hasan Yılmaz, 13 Haziran 2017 tarihli talep yazısında İstanbul’da görev yapan 146 avukat hakkında gözaltı kararı uygulanmasını istemişti.

KAŞIKÇI VE ADNAN OKTAR SORUŞTURMALARINI YÜRÜTTÜ

Gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosluğu’nda ortadan kaybolması ile ilgili ‘İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu’ tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde Konsoloslukta yapılacak aramayı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Hasan Yılmaz’ın yönetmişti.

Türkiye’nin önemli siyasi davalarından biri olan Adnan Oktar Grubuna yönelik yürütülen soruşturma da Başsavcıvekili Hasan Yılmaz’ın koordinasyonunda 40 savcı görevlendirilmişti.

Osman Kavala, yeniden tutuklandı!

Okumaya devam et

Genel

Aslı Erdoğan: Türkiye’ye dönemem, bir daha tutuklanmam ölüm anlamına gelir

Kapatılan Özgür Gündem gazetesi davasında beraat eden yazar Aslı Erdoğan, iki yıldır yaşadığı Almanya’dan Türkiye’ye dönmeyeceğini söyledi. Erdoğan “Bir kez daha tutuklanmam benim için ölüm anlamına gelir” dedi.

BOLD- Terör propagandası yaptığı iddiasıyla 2016’da kapatılan Özgür Gündem gazetesi davasında örgüt üyesi olduğu iddiasıyla yargılanan ve dört ay hapis yatan Aslı Erdoğan davada beraat kararı çıkmasının kendisi için sürpriz olduğunu söyledi.

SÖYLEŞİLER ALEYHİME KULLANILABİLİR

AFP haber ajansına bir röportaj veren Erdoğan “Bir kez daha tutuklanmam benim için ölüm anlamına gelir. Şu anki şartlar altında tutuklanma riski olduğu için Almanya’dan Türkiye’ye dönemem. Söyleşilerde söylediklerim aleyhimde yeni bir dava açmak için kullanılabilir.” ifadelerini kullandı.

80 YAŞINDAKİ BİR KİŞİDE GÖRÜLEN HASTALIKLA KARŞILAŞTIM

Almanya’da doktorların travma sonrası durum olarak tanımladığı iki bağırsak felci ameliyatı geçirdiğini kaydeden Erdoğan “52 yaşında, 80 yaşında bir kişide görülen bir hastalıkla karşılaştım” diyerek hapiste geçirdiği zamanın da hastalık üzerinde etkili olduğunu belirtti. Yazar hapis sürecinin ardından el konulan pasaportunu alması sonrası yurt dışına çıkmıştı.

Kapatılan Özgür Gündem gazetesinin yazarları ve yayın danışma kurulu üyelerinin de aralarında bulunduğu dokuz kişinin yargılandığı davanın İstanbul 23’üncü Ağır Ceza Mahkemesinde görülen 16’ncı duruşmasında geçen hafta ara karar açıklanmış, mahkeme, Bilge Aykut ve Necmiye Alpay’ın beraatine ve Aslı Erdoğan’ın “devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma” ve “örgüt üyeliği” suçlarından beraatine hükmetmişti. Aslı Erdoğan’a yönelik “örgüt propagandası” suçlaması ise zamanaşımına uğrayarak düştü.

AKP’den yeni bankacılık yasası: Ekonomi sopayla yönetilecek

Okumaya devam et

Popular