Bizimle iletişime geçiniz

Politika

12 Eylül-20 Temmuz karşılaştırması: 12 Eylül’de bu kadar zorbalık olmadı

12 Eylül Darbesinin 39’uncu yılında ‘OHAL Bilançosu ve OHAL Sonrası Türkiye’ başlığıyla bir rapor yayınladı. Yayınlanan raporda 12 Eylül askeri darbesi ve OHAL dönemi ve sonrası karşılaştırıldı.

BOLD – CHP yayınladığı raporla 12 Eylül askeri darbesiyle, 20 Temmuz’da ilan edilen OHAL’deki hukuksuzlukları kıyasladı. CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen, “Kenan Evren döneminde dahi bu kadar ihraç, gözaltı, tutuklama, baskı, zorbalık olmadı” dedi.

CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen, hükümetin OHAL dönemini 7 kez uzatıp, bu süreçte 36 Kanun Hükmünde Kararname yayınladığını hatırlattı.

134 BİN KİŞİ İHRAÇ EDİLDİ

Gazete Duvar’ın haberine göre Antmen, OHAL bilançosunu şu şekilde açıkladı: “20 Temmuz OHAL darbesi sonrası 134 bin 144 kişi ihraç edilirken bu rakam 12 Eylül darbesi sonrası 4 bin 891 idi. Kenan Evren’in 12 Eylül darbesi sonrası hakkında işlem yapılan öğretmen sayısı 3 bin 854 iken bu rakam OHAL rejiminde 61 bini aştı. OHAL rejiminde ve sonrasında görevden alınan subay astsubay sayısı 17 bin 498 iken, 12 Eylül sonrası bu sayı iki bin.

OHAL ve sonrası ihraç edilen akademisyenlerin sayısı 6 bin 81 iken bu rakam 12 Eylül askeri darbesinde sadece 120. OHAL ve sonrası 5 binden fazla hakim/savcı görevden alındı, 12 Eylül sonrasında 47 hakim ve savcı görevinden alındı. Şu anda 131 gazeteci halen tutuklu. 12 Eylül darbesi sonrası 31 gazeteci tutuklandı” ifadelerine yer verdi.

‘AKP, KENAN EVREN’İ ARATIR HALE GELDİ’

AK Parti’nin sivil darbe yaptığını ve muhalif avına çıktığını söyleyen Antmen, “Bu süreçte yaşanan ihraç, gözaltı ve tutuklama Kenan Evren döneminde dahi yoktu. Hatta öyle ki Kenan Evren bile karma eğitime saldırmadı ama AKP iktidarı laikliğe ve çağdaş eğitim anlayışına karşı, karma eğitimi ortadan kaldırdı. Devlete cemaat ve tarikatları doldurdular. Türkiye’yi gazeteci hapishanesine çevirdi. AKP iktidarı Kenan Evren’i dahi aratır hale geldi. Kenan Evren döneminde dahi bu kadar ihraç, gözaltı, tutuklama, baskı, zorbalık olmadı. AKP, Türkiye’yi gazeteci hapishanesine çevirdi. AKP, iddia ettiği gibi Adnan Menderes’in, Turgut Özal’ın değil, Kenan Evren’in devamıdır” ifadelerine yer verdi.

Saadet’in Eski Genel Başkanı Kamalak’a terör davası açtılar

Politika

Kılıçdaroğlu Erdoğan’a meydan okudu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Tank Palet Fabrikası’nın özelleştirme süreciyle ilgili yalan söylediğini iddia eden AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a meydan okudu: “Onun gizlediği tüm gerçekleri halkımla paylaşmaya devam edeceğim.”

BOLD – Kemal Kılıçdaroğlu’nun Tank Palet Fabrikası’nın özelleştirilmesi konusunda gizli kararname olduğu iddiasıyla ilgili tartışma büyüdü. Kılıçdaroğlu, kendisini yalan söylemekle suçlayan Erdoğan’a Twitter’dan çok sert yanıt verdi.

“Sarayda oturan zat, Tank Palet Fabrikası’nın Katar ordusuna peşkeş çekildiğini inkar etmişti, gerçekleri söyleyen özgür medyayı da yalan haber yapmakla suçlamıştı… Ama ben onun gizlediği tüm gerçekleri halkımla paylaşmaya devam edeceğim!” dedi.

DEHŞETE DÜŞÜREN SATIŞ

Kılıçdaroğlu, “20 milyar dolarlık Tank Palet Fabrikasının dehşete düşüren satış hikayesi” başlıklı dikkat çekici bir video paylaştı.

Videoda iş adamı Ethem Sancak’ın “BMC’nin yüzde 50 eksi 1’ini Katar ordusuna sattık”, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “25 yıllığına Tank Palet Fabrikasını burayı Katar-Türk işbirliği olan BMC’ye devrettik. Bu tesisi modernize etmemiz ve daha etkin kullanmamız şart hale gelmiştir. Bu çalışmaları sadece kamu imkanlarıyla gerçekleştirmeye kalktığımızda en az 50 milyon dolar gerekiyor” ve Kılıçdaroğlu’nun “Sözleşmeyi iptal et 50 milyon doları bulacağım” açıklamaları bulunuyor.

Tank-Palet Fabrikası sorusuna kızdı, Fox TV’yi fırçaladı

Okumaya devam et

Politika

Meclis Başkanı Şentop’tan tüketim çılgınlığı itirafı 

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, AKP’nin iktidarı boyunca oluşturulan tüketim toplumuna dikkat çekerek, “Elindekiyle yetinmeyen, doymayan kişi ve topluluklara dönüştük” dedi.

BOLD – Mustafa Şentop, Kırşehir’de katıldığı Ahilik Haftası etkinliklerinde toplumda oluşan çöküntüyle ilgili önemli itiraflarda bulundu.

HERKESİN TEMEL ÖZLEMİ: ALDANMAMAK

İçinde bulunulan çağın adının tüketim çağı olduğunu savunan Şentop, “Peki hiç üretim olmadan tüketim olabilir mi? Ticaret kavramı ile hayatî ve hukukî bir yapıya bürünen üretim/tüketim/pazar ve ticaret hayatı, bugün geldiği nokta itibariyle, devasa büyüklükteki küresel pazar ilişkiler ağı içinde yürüyor. Ama dünyanın her yerindeki insanların temel özlemi aynıdır: Güvenilir bir alışveriş yapmak. Aldanmamak. Mümkünse, kusurlu bir hizmet ya da mal satın almamak; alınması hâlinde de bunu iade veya tazmin edebilmek…” dedi.

“DURUM PEK İÇ AÇICI GÖRÜLMÜYOR”

Türkiye’deki tüketici sorunları ile ilgili çalışmalara ve davaların sayısal istatistiklerine bakıldığında durumun pek iç açıcı görülmediğini belirten Şentop, “Neden? İşte başından beri anlamaya, anlatmaya çalıştığımız bir değerler bütünü olan Ahilik müessesesi ilkelerinin bugün varlığı ya da yokluğu meselesi. Hayır, nostaljik bir kurumsal arayıştan söz etmiyorum. İlkeleri kaybettik. Sorunumuz bu” dedi.

DOYMAYAN TOPLULUKLARA DÖNÜŞTÜK

Tüketim çılgınlığına da vurgu yapan Şentop, “Daha çok kazanç, daha hırslı örülmüş parlak hayatlar ister ve ararken; daha mutsuz, elindekiyle yetinmeyen, doymayan kişi ve topluluklara dönüştük. İnsanı, toplumu, ticareti, yönetimi velhasıl bütün bir hayatı ayakta tutan temel değerler ve o değerler üzerinde yükselen yasaların içeriği boşaltılırsa, o değerler yok sayılırsa hayat cehenneme döner, kimse mutlu olmaz” dedi.

Takma Nazlı: “Onurumuz kırılıyor fakat takmamayı öğreniyorsunuz”

Okumaya devam et

Politika

“İtibarı tükenmiş, dinle dalga geçen, rüşvete karışmış bir insan hangi yüzle Türkiye’yi temsil edecek?”

CHP Grupbaşkanvekili Engin Özkoç, eski bakan Egemen Bağış’ın Prag Büyükelçisi yapılmasına tepki göstererek, “Dış politikayı böyle ahbap çavuş ilişkisiyle yönetiyorlar, bedelini evlatlarımız canıyla ödüyor” dedi.

BOLD – Özkoç, 17/25 Aralık operasyonlarından adı geçen eski Bakan Egemen Bağış’ın Çek Cumhuriyeti Büyükelçiliği’ne atanmasına tepki gösterdi. Özkoç, “Çek Büyükelçiliği’ne atanan kişi kim? Rıza Sarraf’la milyon dolarlık rüşvet davasına adı karışmış Egemen Bağış” ifadelerini kullandı.

AYETLERLE DALGA GEÇEN KİŞİ

Özkoç şunları dile getirdi: “Dinimizi, ayetlerle ilgili konularda yaptığı telefon konuşmalarında dalga konusu haline getiren Egemen Bağış. Sarraf’ın bürokratik işlerini takip eden, onun emrinde bir bürokrat gibi çalışan Egemen Bağış. Sarraf’ın ulusal arenadaki yolsuzluklarında birebir ilişkilendirilen Egemen Bağış. Türkiye’de itibarı tükenmiş, dinimizle, ayetimizle dalga geçen, rüşvete karışmış, istifa ettirilmiş bir insan, hangi yüzle Türkiye’yi temsil edecek.”

MİLLETİN DİNİ İLE DALGA GEÇMESİNE ALDIRILMIYOR

Özkoç, “Ama yukarıdan bir el uzanıyor, ne rüşvet davalarıyla ne yolsuzluk iddialarıyla ne milletin aklıyla, vicdanıyla, diniyle dalga geçmesine bakmadan onu büyükelçi atıyor. Dış politikayı böyle ahbap çavuş ilişkisiyle yönetiyorlar, bedelini evlatlarımız canıyla ödüyor” dedi.

ÇÜNKÜ ONLAR ERDOĞAN’IN YANDAŞLARI

Şaban Dişli’nin Hollanda Lahey Büyükelçiliğine atanmasına da tepki gösteren Özkoç, “Şaban Dişli kimdir? 15 Temmuz’daki darbe kalkışmasının bir numaralı sanığı General Mehmet Dişli’nin kardeşidir. Çünkü onlar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yandaşları, çünkü onlar bizim bilmediklerimizi biliyorlar. Çünkü onlar Türkiye’nin karanlık tarih sayfalarında adları geçen kişiler. Kimlerle beraber? Bizi yönetenlerle birlikte. İşte o yüzden Türkiye dış politikada çok kötü bir noktaya geliyor” ifadelerini kullandı.

Savcı Fuzuli Aydoğdu, gizli tanığa “Eren Erdem’e iftira at” dedi

Okumaya devam et

Popular