Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Zırhlı katliam: 10 yılda 17 kişi öldürüldü

Zırhlı polis aracının ezdiği 6 yaşındaki Efe Tektekin son yolculuğuna uğurlandı. Acılı baba Ahmet Tektekin, babasının da oğlu gibi katledildiğini söyledi. 10 yılda 17 kişi, zırhlı araçların altında can verdi.

BOLD – Diyarbakır 5 Nisan Mahallesi Emek Caddesi üzerinde zırhlı polis aracının çarptığı Efe Tektekin’in cenazesi, Yeniköy Mezarlığı’na defnedildi. Baba Ahmet Tektekin, zırhlı araçlara tepki gösterdi. “Polis aracı, göz göre göre çocuğumu katletti. Benim çocuğum 6 yaşındaydı, sivri sinek değildi. O zırhlı aracın orada ne işi var? Koskoca polis aracı nasıl görmedi? Bir yıl önce de kırmızı Işıkta geçen TOMA, babamı katletti” ifadelerini kullandı.

SUSTURUYORLAR!

Güvenlik nedeniyle isminin yazılmasını istemeyen Tektekin’in bir akrabası da, polisin görgü tanığı iki kişiyi gözaltına aldığını belirterek şu açıklamayı yaptı: “Hem öldürüyorlar hem de susturuyorlar. Polis, olayı görüp fotoğraf çeken görgü tanıklarını gözaltına almış.”

CEZASIZ KALIYOR

Tektekin’e ilişkin yazılı açıklama yapan İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi ise, bölgede son 10 yılda zırhlı araç çarpması sonucu Tektekin ile birlikte yaşamını yitirenlerin sayısının 17 olduğunu belirtti. Açıklamada, “Kolluk kuvveti olan faillerin cezasız kaldığı için, zırhlı araçlar öldürmeye devam ediyor” denildi.

Tektekin’in dedesi Mehmet Tektekin (85), 6 Haziran 2018 yılında TOMA’nın çarpması sonucu yaşamını yitirmişti.

Erdoğan Almanya’dan 80 milyon liraya 9 kat zırhlı 4 adet S 600 aldı

Gündem

Anayasa Mahkemesi: KHK’lı eylemciye idari para cezası hak ihlalidir

Anayasa Mahkemesi, KHK ile memuriyetten atılan öğretmenlerin Malatya’da belediye önünde bankta oturarak yaptıkları eylem nedeniyle idari para cezası kesilmesinin hak ihlali olduğuna karar verdi. Eylemcilerin oturma eylemiyle kamu düzenini bozmadığı belirtilen kararda, barışçıl eyleme çok sayıda idari para cezası uygulanmasının orantılı olmadığı belirtildi.

BOLD – Anayasa Mahkemesi, KHK ile ihraç edilen 4 öğretmen ve bir memurun Malatya’da yaptığı eyleme 60 bin TL’nin üzerinde idari para cezası kesilmesini hak ihlali olduğuna hükmetti. Oybirliğiyle karar alan AYM, 4 eski kamu görevlisine 6’şar bin TL tazminat ödenmesine hükmetti.

Kararda, “Başvurucuların eylemlerinin başlamasından birkaç ay önce KHK ile ihraç edilmelerinin başvurucular üzerindeki etkisinin de göz önüne alınması gerekir… Kamu otoriteleri üzerinde baskı oluşturmak ve sorunlarını kamuoyuna duyurmak amacıyla sadece bir bankta oturarak ve yaklaşık 70 gün boyunca barışçıl şekilde eylem yapmalarına demokratik bir toplumda katlanılmalıdır” ifadesi kullanıldı.

AYM, KHK ile atılan 4 memura 104 kez kesilen ve toplamı 60 bin 836 TL’ye ulaşan idari para cezalarının ortadan kaldırılması için dosyayı Malatya Sulh Ceza Hakimliği ve Adalet Bakanlığına gönderdi.

Malatya’da KESK üyesi öğretmenler Özkan Karataş, Umut Sertaç Ökdemir, Erdoğan Canpolat ile Devlet Hastanesi veri hazırlama işletmeni Cengiz Uğurlu 29 Ekim 2016 tarihinde yayımlanan 675 sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edildi. İşten çıkartılmalarının haksız olduğunu belirten 5 memur, 5 Ocak 2017’den itibaren Malatya Belediye binası önünde trafiğe kapalı alandaki bankta Haziran 2017’ye kadar oturma eylemiyle durumu protesto etti.

Eylem yapan 4 KHK’lıya her gün için 227’şer TL’den toplam 61 bin TL idari para cezası kesildi. Eylemci 5 eski KHK’lının idari para cezalarının iptali talibiyle Malatya 1. Sulh Ceza ve 2. Sulh Ceza Hakimliğine ayrı ayrı yaptıkları toplam 54 itiraz ise reddedildi. Hakimlik ret kararında; 21 Temmuz 2016’da yurt genelinde olağanüstü hâl ilan edildiği, valiliğin de genelge ile eylem ve etkinlikleri izine bağladığı, bu nedenle eylemcilere Kabahatler Kanunu uyarınca para cezası kesilmesinin hukuka uygun olduğunu savundu. Bankta oturma eyleminin de Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamında “toplantı” sayılacağını savunan Malatya 1. Sulh Ceza Hakimliği, OHAL şartları içerisinde toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin izine bağlanabileceğini, yasaklanabileceğini, AİHM’nin de toplantı için izin sistemi getirilmesini Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı bulmadığına dair kararlarının olduğunu savundu.

Sulh ceza hakimliğinin idari para cezalarına itirazları reddetmesi üzerine 5 eski memur Anayasa Mahkemesi’ne, “kişi hürriyeti ve güvenliği” ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme” haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle bireysel başvuru yaptı. AYM, 100’den fazla kez gözaltına alındıklarını belirtmelerine karşın gazete kupürü dışında kanıt sunamadıkları için kişi hürriyetinin ihlali yönünden yaptıkları başvuruyu reddetti.

AYM, KHK’lı eylemcilerin oturma eylemi nedeniyle sonradan idari para cezası verilmesinin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına yönelik bir müdahale olduğuna karar verdi.

TOPLANTI VE GÖSTERİ HAKKI İZİN ŞARTINA BAĞLANAMAZ

Kararda, şunlar vurgulandı: “Başvuruculara uygulanan idari para cezaları da olağanüstü hâl sürecinde öngörülen izin şartının yerine getirilmemiş olması sebebine dayandırıldığından söz konusu cezaların Anayasa’nın 34. Maddesinin 1. fıkrasında yer alan ‘toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlemesinin izin şartına bağlanamayacağı’ güvencesine aykırılık teşkil ettiği açıktır.

Barışçıl bir eylem söz konusu olduğundan idarenin somut olayın şartlarını göz önünde bulundurarak gerekli tedbirleri aldıktan sonra kamu düzeni bozulması, bozulma tehlikesi veya başkalarının haklarının korunması gerekliliği gibi zorlayıcı şartlar oluşmadığı sürece barışçıl eyleme doğrudan veya dolaylı müdahalede bulunmaması esastır.

BARIŞÇIL EYLEME MÜDAHALEDE BULUNULMAMALI

Olağanüstü hâl döneminde izin sisteminin öngörülmesinin amacı, yetkililere kamu düzenini bozabilecek olayların engellenebilmesi ve gerekli tedbirlerin önceden alınabilmesi imkânını sağlamaktır. Bununla birlikte oturma eylemi başladıktan sonra ilk günden itibaren idarenin eylemden haberdar olduğu ve izin alınmamasının somut olayın şartlarında idarenin tedbir alabilmesi için esaslı unsur olmaktan çıktığı görülmektedir. Bu nedenle idarenin barışçıl eyleme doğrudan veya dolaylı müdahalede bulunmaması esastır.

KHK İLE İHRACIN ETKİSİ GÖZ ÖNÜNE ALINMALI

Bununla birlikte başvurucuların eylemlerinin başlamasından birkaç ay önce KHK ile ihraç edilmelerinin kişiler üzerindeki etkisinin de göz önüne alınması gerekir. Bu çerçevede başvurucuların sadece bir bankta oturarak ve yaklaşık yetmiş gün boyunca barışçıl şekilde eylem yapmalarına demokratik bir toplumda katlanılmalıdır. Bu nedenle Hâkimliklerce verilen kararlarda adil bir denge kurulmamıştır.

TOPLANTI VE GÖSTERİ HAKKI İHLAL EDİLDİ

Günlük yaşama, trafiğe veya kamu hizmetlerinin sunumuna engel oluşturmayan barışçıl nitelikte bir etkinliğe katılan başvurucuların izin yükümlülüklerini yerine getirmedikleri gerekçesiyle idari para cezasıyla cezalandırılmaları olağanüstü hâl döneminde de izlenen amaçla orantılı bir sınırlama olarak kabul edilemez. Somut olayda Anayasa’nın 15’inci maddesinin başvurucuların toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına yönelik Anayasa’nın 34’üncü maddesinde belirtilen güvencelere aykırı bu müdahaleyi meşru kılmadığı değerlendirilmiştir. Anayasa Mahkemesi, açıklanan gerekçelerle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.”

AYM, karayolunda yaptıkları eylem engellenen maden işçilerinin başvurusu üzerine açılan davada “şehirlerarası kara yollarında gösteri yürüyüşleri düzenlenemez” ifadesini iptal etmişti. Karar, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun tepkisi çekmiş, Soylu AYM Başkanı Zühtü Arslan’ı hedef alarak, “Polis koruması almana gerek yok. Bisikletinle işe git gel bakalım” demişti. AYM Başkanı Arslan’da Soylu’yu “Kararı eleştirmek için önce okuyup anlamak gerekir” cevabı vermişti.

Tutuklu gazeteci Harun Çümen: “Koğuşta 25 fare öldürdük çıldırmak üzereyiz”

Okumaya devam et

Gündem

Burcu Kara 10 aylık bebeği olmasına rağmen tutuklandı

Bebekli anneler tutuklanmaya devam ediyor. 10 aylık Ömer Sait’in annesi Burcu Kara, bugün görülen mahkemeden sonra tutuklanarak cezaevine gönderildi.

BOLD – İzmir Özel Gözde Hastanesi doğumhane kapısında 10 ay önce gözaltına alınıp serbest bırakılan Burcu Kara, bugün tutuklandı. 28 Ocak 2020’de dünyaya geldiğinde polislerle tanışan Ömer Sait bebek henüz sadece 10 aylık.

5275 Sayılı Ceza İnfaz Kanunu’na göre bebeği 18 aydan küçük olan kadınlar gözaltına alınamaz, tutuklanamaz. Ancak bu kanun Cemaat ve Kürt soruşturmaları kapsamında tutuklanan kadınlara uygulanmıyor.

Ömer Sait dünyaya geldiğinde de polislerle hastanede tanıştı.

Okumaya devam et

Gündem

TTB: Koca’nın açıkladığı “gerçek sayı” da doğru değil

Türk Tabipler Birliği (TTB) Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın Kovid-19 için açıkladığı 28 bin 351 vaka sayısının da doğru olmadığını açıkladı. TTB’nin verdiği rakamlara göre sadece Ankara’da 14 bin civarında günlük hasta tespit edildi.

BOLD – Türk Tabipler Birliği kendi ellerindeki rakamları açıklayarak Fahrettin Koca’nın açıkladığı rakamları yalanladı. Sadece Ankara’da filyasyon ekiplerine bildirilen günlük vaka sayısının 14 bin civarında olduğunu belirten TTB, hastanelere başvuran kişilerle birlikte bu sayının daha da arttığını ileri sürdü.

TTB: SADECE ANKARA’DA 14 BİN CİVARI GÜNLÜK HASTA VAR

Sağlık Bakanlığı aldığı kararla artık semptom göstermese bile bütün pozitif vakaları açıklama kararı aldı. Bakan Koca bu kapsamda ilk kez gerçek verileri açıkladı. Türkiye’de günlük 28 bin 351 vaka olduğu ilan edildi.

Bakan Koca’nın açıkladığı verilere TTB’den tepki geldi. Açıklanan rakamların doğru olmadığını belirten TTB Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut, sadece Ankara’daki filyasyon ekiplerinden aldıkları rakamların 14 bin civarı olduğunu söyledi. Gerçek rakamların filyasyon ekibinin rakamlarından daha faza olduğunu ileri süren Bulut “Filyasyon ekipleri ile yaptığımız toplantıda sadece Ankara’daki pozitif vaka sayısı 14 bin civarında. Bu sadece filyason ekiplerinden gelen rakam, hastanelerdeki rakam değil. Topladığımızda bu 28 bin civarı rakamın gerçeği yansıtmadığını şimdiden söyleyebiliriz.” dedi.

TTB 2-4 HAFTA KAPANMA İSTEDİ

TTB Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı ise tedbir almak için hala geç olmadığını belirterek “Biz bunun hala önlenebilir olduğunu söylüyoruz. En 2 hafta tercihen 4 haftalık kapatma ile düşüş yaşanır” dedi.

Vaka-hasta tartışmasını değerlendiren Fincancı, “Vakanın belirti göstermeyen olduğu ifade ediliyor ama Covid-19 hastalığında testin pozitif çıkmasından sonra ne zaman belirtilerin ortaya çıkacağı ve nasıl belirtiler olabileceğini öngörme olanağı yok. Onların hasta olarak tanımlanmamasının uygun olmadığını söylüyoruz” dedi. Vaka-hasta ayrımı yapmanın uluslararası suç olduğunu belirten Genel Sekreter Bulut ise bu yöntemle küresel sağlığın da tehdit edildiğini söyledi.

Okumaya devam et

Popular