Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Cezaevlerinde bebekler ölüyor: “Kimsenin haberi olmadan düşük yapan kadınlar var”

Hamile tutuklular, cezaevlerinin ağır ve sağlıksız koşulları nedeniyle çocuklarını kaybediyor. Son dört ayda bilinen üç kadın düşük yaptı. Sorun büyük..

BOLD – Yüzlerce bebeğin anneleriyle birlikte tutuklu olduğu Türkiye Cezaevleri’nde bir başka büyük sorun da hamile tutuklular. Son dört ayda Bandırma, Osmaniye ve Sinop cezaevlerinde tutuklu üç kadın düşük yaptı. Birgün Gazetesi’nden İsmail Arı’nın haberine göre son durum şöyle.

Sinop E Tipi Cezaevi’nde tutuklu olan ve ikiz bebek bekleyen Nurhayat Yıldız, hamileliğinin 197’nci haftasında bebeklerini kaybetti. Yıldız’ın uzun süre hamile kalamadığı, evliliklerinin üçüncü yılında ikiz bebeklerine hamile kaldığı öğrenildi.

Tutuklanarak Bandırma Cezaevi’ne gönderilen Gülden Aşık da yedi haftalık hamileyken düşük yaptı. Aşık’ın revire gidebilmek için verdiği dilekçelerin sonuçsuz kaldığı, düşük yapması üzerine 1 Haziran’da hastaneye kaldırılarak kürtaj ile bebeğinin alındığı öğrenildi. Aşık, kürtajın ardından bir gün sonra yeniden cezaevine gönderildi.

SANCILAR VE KANAMALARA RAĞMEN HASTANEYE GÖTÜRÜLMEDİ

Riskli gebelik yaşayan ve kanaması olduğu halde tutuklanarak Osmaniye Cezaevi’ne gönderilen Hanife Çiftçi’nin de sekiz haftalık hamileyken düşük yaptığı ortaya çıktı. Cezaevinde sancıları ve kanamaları artan Çiftçi hastaneye yetiştirilemeden bebeğini kaybetti. Çiftçi, tedavisinin tamamlanmasının ardından yeniden Osmaniye Cezaevi’ne gönderildi.

KİMSENİN HABERİ OLMADAN DÜŞÜK YAPAN KADINLAR VAR

Düşük yapan kadın sayısının daha fazla olabileceğini ve kadınların çekindikleri için yaşadıklarını ifade edemediğini belirten TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu şöyle konuştu:

“Cezaevinde tutuklu olan, hamile olmasına rağmen tutuklanan, düşük yapan bizim tespit edebildiğimiz üç vaka var ve sayı daha fazla olabilir. Cezaevinde veya gözaltında, kimsenin haberi olmadan düşük yapan kadınlar var. Kadınlar konuyu mahrem gördüğü için paylaşmıyorlar ancak ben yaşananları, yani cezaevinde kadınların bebeğini kaybetmesini cinayet olarak nitelendiriyorum. Yaşananlara çok öfkeliyim, Meclis kürsüsünden ‘AKP’lilerin eline bebek kanı bulaştı’ dedim ve cevap veremediler.

Erken doğum yapma tehlikesi olan bir kadın tutuklandı, altı buçuk aylık hamileyken doğum yaptı. Ardından yeniden cezaevine gönderildi. Düşük riski çok yüksek olan kadınlar tutuklanıyor ya da cezaevinde tutulmaya devam ediyor. Düşük yapan anneler ve aileler çok üzgünler. Aileler AKP’ye hakkını helal etmiyor”

ÇOCUĞUNA CEZAEVİNDE MAMA ALAMAYAN KADINLAR VAR

Cezaevlerindeki kadınlar konusunda muhatap bulamadıklarına vurgulayan Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü de “Cezaevleri kalabalık ve hijyen sıkıntısı var. Biz muhatap bulamıyoruz, muhatapsızlığın çaresizliğini yaşıyoruz. Sağlık açısından uygun olmayan ortamlarda yaşayan hamile, içeride doğum yapan, düşük yapan kadınlar var. Muhatap bulma konusunda onlarca engel var, bizi bu durum seyirci durumuna düşürüyor. Yaşananlar insan hakları ihlalidir. İçeride düşük yapan, çocuğuna mama alamayan kadınlar var” diye konuştu.

Gündem

Sadece İstanbul’da bugün bulaşıcı hastalıktan ölen kişi sayısı 211

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Mezarlıklar Müdürlüğünün verilerine göre, bugün sadece İstanbul’da yaşamını yitiren 435 kişiden 211’inin bulaşıcı hastalıktan hayatını kaybetti.

BOLD – İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, bir süredir mega kentteki bulaşıcı haftalıktan ölümlerdeki artışa dikkat çekiyordu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bugünkü grup toplantısındaki tepkileri sonrası, İmamoğlu konuyla ilgili şeffaflık vurgusu yaparak bulaşıcı hastalık kaynaklı ölümleri açıklamaya devam edeceklerini söyledi.

İBB Mezarlıklar Müdürlüğü, bugün İstanbul’da yaşamını yitiren 435 kişiden 211’inin bulaşıcı hastalıktan hayatını kaybettiğini açıkladı.

Sağlık Bakanlığının açıkladığı güncel koronavirüs verileri tablosunda bugün Türkiye genelinde hayatını kaybeden kişi sayısı 161 olarak duyuruldu.

Koronavirüs verilerindeki tırmanış sürüyor: 161 can kaybı 7 bin 381 yeni hasta

 

Okumaya devam et

Gündem

Koronavirüs verilerindeki tırmanış sürüyor: 161 can kaybı 7 bin 381 yeni hasta

Sağlık Bakanlığının açıkladığı güncel koronavirüs verilerine göre, bugün 161 kişi yaşamını yitirdi, 7 bin 381 kişiye ise yeni hasta tanısı konuldu.

BOLD – Sağlık Bakanlığı güncel koronavirüs verilerini ilgili siteden kamuoyu ile paylaştı. Buna göre, bugün hayatını kaybeden 161 kişiyle birlikte toplam can kaybı 12 bin 672’ye yükseldi. Son 24 saatte yapılan testler sonucunda ise 7 bin 381 kişiye yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tanısı konuldu. Böylece toplam hasta sayısı da 460 bin 916’ya yükseldi. Tedavisi bugün tamamlanan 3 bin 678 kişiyle beraber iyileşenlerin sayısı ise 381 bin 569’e yükseldi.

KALABALIKLARDAN UZAK DURUN

Verileri sosyal medya hesabından değerlendiren Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ağır hasta sayısı ve yeni hasta sayısındaki yükselişe dikkat çekti. Koca, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada: “Bugün tespit edilen 7.381 yeni hastamız var. Ağır hasta sayımız 4.543’e ulaştı. Salgının seyrini değiştirmek elimizde. Aldığımız tedbir ve kısıtlamaların daha iyi ve hızlı netice vermesi için desteğiniz şart. Zorunlu olmadıkça kalabalıklardan uzak durun” dedi.

Canlı yayında annesinin vefat haberini aldı

Okumaya devam et

Gündem

Cumartesi Anneleri’nden Erdoğan’a tepki: Sözde reformlarınızla bizi oyalamayın!

Cumartesi Anneleri, Galatasaray Meydanı’nda yapılan ve 46 kişinin gözaltına alındığı 700. hafta eylemine dava açılmasıyla ilgili AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Adalet Bakanı Gül’e tepki gösterdi. Açıklamada, “Sözde reformlarınızla bizi oyalamayın” denildi.

BOLD – Cumartesi Anneleri, 700’ncü hafta eylemi nedeniyle aralarında kayıp yakınlarının da bulunduğu 46 kişinin gözaltına alınmasına tepki gösterdi.

Cumartesi Anneleri’nin Beyoğlu Kaymakamlığı’nca yasaklanan Galatasaray Meydanı’ndaki 700’ncü hafta eylemine polis göz yaşartıcı gaz ve boyalı mermi ile müdahale etmişti. Aralarında kayıp yakınlarının da bulunduğu 46 kişi gözaltına alınmıştı. Özellikle kayıp yakınlarına polisin sert müdahalesi büyük tepki toplamıştı. Olaydan sonra Galatasaray Meydanı Cumartesi Anneleri’ne ve tüm etkinliklere kapatıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu’nun hazırladığı iddianamede, gözaltına alınan 46 kişi hakkında 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

Cumartesi Anneleri’nden davaya ilişkin yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi: “Biz Galatasaray’a çıktığımızdan beri 17 iktidar değişti. Ancak iktidarlar değişse de, kayıplarımızla ilgili inkar ve cezasızlık siyaseti hiç değişmedi. Çünkü cezasızlık, ihlalin bir devlet politikası olarak uygulanmasının ortaya çıkardığı sonuçtur ve ihlal rejimi, iktidarlar değişse de değişmeyen bir Türkiye gerçeği olarak varlığını sürdürmektedir. Evrensel hukuk standartlarından uzak bir yargı mekanizması üreten siyasal sistem, kayıplarımızın akıbetinin açığa çıkarılmasını ve bu suçu işleyenlerin hesap vermesini engelliyor. Adında “adalet” sözcüğü bulunan iktidarın son dönem uygulamaları ise adalet isteyen Cumartesi Anneleri’ni yargılama noktasına geldi.

HUKUK VE ADALET REFORMU MÜJDESİ SONRASI DAVA

Savcılık makamı, anayasal hakkımız olan düşünce ve ifade özgürlüğümüzü kullandığımız için hakkımızda dava açılmasını talep etti. İçinde kayıp yakınları, İnsan Hakları Derneği yönetici ve üyelerinin de olduğu 46 kişi hakkında dava açıldı. Dava, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Hukuk ve demokraside yepyeni bir seferberlik başlatıyoruz.” açıklaması ve Adalet Bakanı Gül’ün “Bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun… Bizim yargıçlardan, yargı mensuplarından beklediğimiz budur” şeklindeki sözlerinin hemen ardından açıldı. 28 Şubat koşullarında bile sürdürdüğümüz 25 yıllık adalet arayışımızın, hukukun bütünüyle devre dışı bırakılarak bir davaya konu olması, Cumartesi Anneleri’ne “sorununuz kabinemin sorunudur” diyen AKP iktidarının “Hukuk ve adalet reformu” müjdesi sonrasında gerçekleşti.

ERDOĞAN VE GÜL’E SESLENDİLER

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Adalet Bakanı Gül’e sesleniyoruz: Demokratik bir devlette, mevcut adaletsizliklere itiraz edenler, hak ve özgürlük talep edenler, düşüncelerini barışçıl yöntemlerle ifade etme imkanı bulmalıdır. Eğer bu imkan yoksa hukuktan, demokrasiden, adaletten, reformdan bahsedilemez. Türkiye’nin yapısal sorunlarını çözmek yerine, sadece siyasi krizleri aşmak için gündeme getirilen reformlardan demokrasi ve adalet çıkmaz. Demokrasi, adalet ve reform gibi kavramları, karşı karşıya kaldığınız açmazları ötelemek için başvurduğunuz hamleler olmaktan çıkarın.

SÖZDE REFORMLARINIZLA BİZİ OYALAMAYIN, ADALET TALEBİMİZİ DUYUN

Önce yargıyı araçsallaştıran siyasetinize son verin. Hak ve adalet arayışını suç sayan zihniyetinizi değiştirin. Cezasızlığa son vererek, adaleti sağlayacak bütünlüklü politikaları hayata geçirin. Sözde reformlarınızla bizi oyalamayın, toplumun ve bizim adalet talebimizi duyun ve adliyelerin kapılarını artık adalete açın.”

Gökhan Açıkkollu öğretmenin adı Togo’da yaşatılacak

Okumaya devam et

Popular