Bizimle iletişime geçiniz

Genel

Okulda büyük ihmal; sabun yerine, yüzey temizleyici kullanan 98 öğrenci hastanelik oldu

Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde ki İbrahim Ethem Akıncı okulunda öğrenim gören öğrencilerin yüzünde ve vücudunda aniden başlayan kaşıntı ve yanma şikayetleri üzerine 112 sağlık ekipleri ve AFAD olay yerine gelerek inceleme yaptı. 98 öğrencinin etkilendiği ve hastaneye kaldırıldığı olayın, lavabolarda sıvı sabun yerine yüzey temizleyici konulmasından kaynaklandığı tesbit edildi.

BOLD-Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) ilk raporuna göre, sıvı sabun ve yüzey temizleyicisinin aynı renkte olması sebebi ile karıştığı ve lavabolara yüzey temizleyici konulduğu, öğrencilerinde bunu kullanması sonucu rahatsızlandığı belirlendi. Olayın duyulması üzerine İl merkezi ve çevre ilçelerden 8 ambulans olay yerine geldi. AFAD, BASKİ, Emniyet ve İtfaiye ekipleride incelemelerde bulundu. Sağlık ekipleri, etkilenen 98 öğrenciyi Sındırgı Devlet Hastanesi’ne kaldırdı.

Öğrencilerin sağlık durumu ile ilgili ilk açıklamayı yapan Balıkesir İl Sağlık Müdürü Fevzi Yavuzyılmaz, hastaneye gelerek öğrenci velilerini bilgilendirdi. 98 öğrencinin durumlarının iyi olduğunu, hayati tehlikesinin bulunmadığını ifade eden Yavuzyılmaz “Çocuklarımızı alerjik reaksiyondan uzaklaştırmak için hastaneye yıkayarak aldık. Tahlilleri ve tetkikleri en ince ayrıntısına kadar yapıldı. Çocuklarımızı sırasıyla taburcu edeceğiz. Diğer konu ile ilgili incelemeler devam ediyor. Önceliğimiz çocuklarımızın sağlığıydı. Çok şükür durumları iyi” dedi.

Vücutlarının farklı yerlerinde kızarıklık tesbit edilen öğrencilere ilk müdahaleler ve tahliller yapılarak ailelerine bilgi verildi. Öğrencilerden 3 tanesi detaylı tetkik için Balıkesir Atatürk Devlet Hastanesi’ne sevk edilirken, tahlilleri yapılan ve sağlık durumu iyi olan öğrenciler taburcu edildi.

Kötü günler için hazırlık yapan vatandaşlar kavanoz kapaklarını tüketti

Genel

Ahmet Altan’ın tutuklama kararına avukatından itiraz: Yargıtay’ın yetkisi gasp edildi. Yasada olmayan bir dayanak uyduruldu

Ahmet Altan’ın hakkında verilen yakalama kararına avukatı Figen Çalıkuşu tarafından itiraz edildi. Çalıkuşu, “CMK’da sayılmayan uyduruk gerekçelerle, Yargıtay ve istinaf mahkemesinin yetkisini gasp ederek verilen tutuklamanın kaldırılarak Altan’ın tahliyesini” istedi.

BOLD – 1138 gün sonra tahliye edilen gazeteci-yazar Ahmet Altan özgürlüğünün üzerinden 7 gün sonra  tahliye kararına yapılan itiraz üzerine yeniden gözaltına alındı. Altan’ın avukatı Figen Çalıkuşu tutuklama kararına itiraz etti. Çalıkuşu, “Yasada olmayan bir dayanak uydurularak tahliye kaldırıldı” dedi.

Kararın kendisine verilmeyip yandaş medyaya sızdırılmasına tepki gösteren Avukat Çalıkuşu, “Karar mahir bir şekilde medyaya derhal sızdırılmıştır. Karar sanık tarafında olmadığına ve saat 17.00 de yazıldığına göre bu karar medyaya 27. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilmiştir. Bu durumun yasal ve mesleki sorumluluğu vardır, cezai müeyyidesi bulunur” ifadesini kullandı.

ARA KARAR DEĞİL HÜKÜM

Avukat Çalıkuşu’nun Altan için verdiği itiraz dilekçesinde şunlar kaydedildi: “27. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, CMK 100.maddesinde sayılmayan, yasal olmayan dayanak ve uydurulmuş gerekçeler ile itiraz kabul edilmiştir.  Bu karara karşı CMK 271/4 maddesinin son cümlesi olan ‘ancak ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir’ hükmüne göre itiraz etmekteyiz. Ahmet Altan da hüküm ile tahliye edilmiştir. Mahkeme, somut olayın özelliklerine göre tutuklama ile aynı şartlara sahip adli kontrolün tatbikini yeterli görmüştür. Verilen karar ara karar değil, “hüküm” dür.

YETKİ ÜST MAHKEMENİN

Dava dosyası Yargıtay incelemesinden geçmiştir. Yargıtay C.Başsavcılığı tebliğnamesinde suçun vasfının değiştirerek görüş bildirmiştir. Yargıtay 16. CD de 2019/521-4769 sayılı kararında suçun, örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüte yardım etme suçu olacağı görüşü ile kararı bozmuştur. 26. Ağır Ceza Mahkemesinin savcısı da Yargıtay Bozma kararına uyulmasını talep etmiş ve neticede mahkeme bu bozma kararına uymuş ve Yargıtay 16. CD si kararına uygun olarak hüküm kurmuştur. Bu noktada sanık lehine usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Artık aleyhe bozma yasağı vardır. Artık ilk derece mahkemesi dosyadan el çekmiştir ve bu hüküm ile ilgili denetleme ve karar verme yetkisi yasa yolunda yetkili üst mahkemelere geçmiştir.”

GEREKÇE UYDURULDU

Avukat Çalıkuşu, 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nin dosya kapsamına aykırı ve yasal izahı olmayan, CMK 100’ncü maddede yazılı tutuklama koşullarına aykırı gerekçeler uydurarak tutuklama kararı verdiğini kaydetti. Yargıtay’ın bozduğu bir dosyada mahkemenin keyfi ve hukuksuz bir tutuklama kararı verdiğini kaydeden Çalıkuşu, “Bu gerekçeleri karardan bir gün önce göreve atanan, daha önce dosyada hiç inceleme yapmamış, kapsamlı dava dosyasına vakıf olmayan mahkeme başkanı nasıl verebilmiştir ki Yargıtay bu dosyada denetim ve incelemesini yapmıştır. Yargıtay kararında, bu tutuklama gerekçelerinin hiç birisi yoktur. Yargıtay bozma kararına uygun hüküm verilmiş dosyada, böylesi bir keyfiyet ve hukuksuzluğa izin verilmemelidir. Yargıtay bozma ilamına uygun verilen hükme rağmen ve ‘temyiz sürecinde cezanın ağırlaştırma ihtimali’ gibi bir gerekçeyi, tutuklama gerekçesi 27. Ağır Ceza Mahkemesi yapamaz. Sanık lehine usulü kazanılmış hak doğmuştur. Aleyhe bozma yasağı vardır” ifadelerini kullandı.

YARGI REFORMU HATIRLATMASI

26. Ağır Ceza Mahkemesinin itiraz eden savcısı da esas hakkındaki mütalaada Yargıtay 16. Ceza Dairesinin bozma kararına uygun görüş bildirdiğini kaydeden Çalıkuşu, dilekçesini şöyle sürdürdü: “Cezanın sanık aleyhine değil tam da tersine lehine değişme ihtimali vardır. Yargı reformu kapsamında Terörle Mücadele Kanunu 7. Maddeye ekleme yapılmıştır; ‘eleştiri amaçlı düşünce açıklamak suç değildir. Bu değişiklik müvekkilim hakkında verilen Yargıtay bozma kararından sonraki lehe değişikliktir ve sanığın durumunu doğrudan etkilemektedir. 27. Ağır Ceza Mahkemesi, yoksa Yargıtay’ın da üzerinde bir mahkeme midir? Yasalar ile bağlı değil midir? Bu görev suçudur.”

38 AYDIR TUTUKLULUK

Altan’ın adli kontrol kararıyla tahliye edildiğini, bu karardan dönülemeyeceğini ifade eden Çalıkuşu, şunları kaydetti: “Gelinen aşamada tutuklama tedbirinden vazgeçilerek adli kontrol şartı uygulaması kararı verilmiş olması, Aleyhe bozma yasağı, usulü kazanılmış hak, 38 aydır tutuklukta geçen süre, TMK 7.maddedeki sanık lehine olan yeni yasal düzenleme gereği temyiz sürecinin sanık lehine değişme yolundaki kuvvetlilik, Ahmet Altan’ın tahliye edildikten 8 gün sonra evinde gözaltına alınmasına göre kaçma şüphesinden söz edilemeyeceği, delillerin tamamının toplanmış olmasına göre yasal anlamı ve dayanağı olmayan, dosya kapsamına aykırı uydurulmuş gerekçeler ile, Yargıtay ve istinaf mahkemesinin yetkisini gasp ederek kendi yetkisinde olamayan tutuklama kararını veren 27. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2019 tarihli tutuklama kararının kaldırılması ve Ahmet Altan’ın tahliyesine karar verilmesini dilerim.”

Ahmet Altan, polis tarafından evinde gözaltına alındı

Okumaya devam et

Genel

Şeyda Nur Karaoğlu Cumhurbaşkanı danışmanı oldu kim olduğunu bilen yok

Şeyda Nur Karaoğlu isimli kişi, Cumhurbaşkanı Danışmanı görevine getirildi. Kim olduğunu bilen yok, Cumhurbaşkanı’nın ne danışacağını bilen hiç yok.

BOLD – Şeyda Nur Karaoğlu’nun Cumhurbaşkanı Danışmanlığı’na getirildiği Resmi Gazete’de yayınlandı. İsmi daha önce kamuoyunda hiç duyulmamış biri olan Şeyda Nur Karaoğlu’nun uzmanlık alanı da bilinmiyor.

Henüz 20’li yaşlarda olan Karaoğlu hakkında sosyal medya ve internette bulunabilen tek bilgi “Pazarlama” alanında çalıştığı. Ancak yaş itibariyle üniversiteden yeni mezun olan Karaoğlu’nun mesleki deneyiminin ne olduğu, hangi kurumlarda çalıştığı bilinmiyor.

Cumhurbaşkanı danışmanları 10 bin TL’ye yakın maaş alıyor.

Şeyda Nur Karaoğlu (sağda) arkadaşlarıyla.

TORPİLLİLER AİLESİ

Şeyda Nur Karaoğlu’nun babası ise Güngör Karaoğlu. Güngör Karaoğlu THY’de yaşanan hızlı yükselmesi ve skandallarla gündeme gelmişti. THY’nin eski Başkanı olan Hamdi Topçu’nun hemşerisi olan Güngör Karaoğlu ve akrabaları THY içinde hızla yükselmişti.

Topçu’nun hemşerisi Güngör Karaoğlu THY Belçika Satış Müdürü idi. Karaoğlu, kısa sürede çok sayıda yakınını THY’de önemli görevlere getirdi. THY Benelüks Müdürü olarak göreve başlayan Karaoğlu daha sonra Belçika Müdürü oldu. Göreve geldikten sonra birbiri ardına yakınlarını THY’de önemli noktalara getiren Karaoğlu, eşinin akrabası Paşa Çetin’i Amsterdam Müdürlüğü’ne, Amerika’da taksi şoförlüğü yapan yeğeni Orhan Karaoğlu’nu New York ofisine, Paşa Çetin’in kardeşi Kemal Çetin’i Viyana Pazarlama Müdürlüğü’ne, bacanağı Kürsat Türkmen’i Stokholm Ticaret Şefliği görevine getirdi.

Okumaya devam et

Genel

HDP’li Beştaş’tan soru önergesi: Kadirova’nın intihar etmediği saptanmıştır

HDP Milletvekili Meral Danış Beştaş, Nadira Kadirova’nın şüpheli ölümüyle ilgili soru önergesi verdi. Kadirova’ının elinde swap izine rastlanmadığını belirten Beştaş, “AKP’li vekilin evinde ölen Kadirova’nın intihar etmediği saptanmıştır” ifadesini kullandı.

BOLD –  HDP milletvekili Beştaş, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün yanıtlaması istemiyle AKP’li Şirin Ünal’ın evinde şüpheli şekilde hayatını kaybeden Nadira Kadirova’nın ölümüne ilişkin soru önergesi verdi. Beştaş, önergede, “AKP milletvekili Ünal’ın ve ailesinin korunması bağlamında dosyanın kapatılması ihtimali söz konusu mudur?” dedi.

Aile avukatı Birol Öztürk’ün “Ankara Emniyet Kimyasal Şube Müdürlüğü tarafından verilen rapora göre, Nadira Kadirova’nın elindeki swap izinde, atış bulgularına rastlanamadığı belirtiliyor. Bu izler birkaç saat içinde alınmış” açıklamasını hatırlatan Beştaş, Bakan Gül’e “Siyasi isimlerin adlarının geçtiği ölüm vakalarında genellikle dava dosyalarının üzerinin kapatılması söz konusu olup bunun en bilinen örneklerinden birisi de Rabia Naz’ın ölüm vakasında yaşanmış olmasından hareketle AKP milletvekili Ünal’ın ve ailesinin korunması bağlamında dosyanın kapatılması ihtimali söz konusu mudur? Soruşturmanın etkin bir şekilde yürütülmesi ve kim olursa olsun failin bulunarak ceza alması yönünde bir çalışma yürütüyor musunuz?” dedi.

EVDE YAŞAYANLARDAN SWAP ÖRNEKLERİ ALINDI MI?

Meral Danış Beştaş’ın, Abdülhamit Gül’e yönelttiği sorular şunlar:

-Yürütülen soruşturma kapsamında Nadira dışında evde yaşayan diğer kişilerin el ve kıyafetleri üzerindeki swap örnekleri alınmış mıdır? Şayet alındıysa elde edilen bulgular ne yöndedir?

-Nadira’nın daha evvel arkadaşı ile paylaştığı cinsel taciz iddiaları bağlamında naaşı üzerindeki sperm, DNA ve benzeri örneklerin araştırılması yapılmış mıdır? Yahut bu konuda bir araştırma yapılmadığına dair iddialar bağlamında neden yapılmamıştır?

NADİRA’NIN ODASINDA PARMAK İZİ, DNA İNCELEMESİ YAPILDI MI?

-Nadira’nın kaldığı oda içerisindeki tüm eşyalarda parmak izi, DNA incelemesi, saç, tüy ve tükürük gibi delil araştırmaları yapılmış mıdır? Yahut bu konuda bir araştırma yapılmadığına dair iddialar bağlamında neden yapılmamıştır?

-Tetiğin çekiliş pozisyonu, açısı, mesafesi konusunda teknik inceleme yapılmış mıdır? Yahut bu konuda bir araştırma yapılmadığına dair iddialar bağlamında neden yapılmamıştır?

-Nadira öldükten sonra çekilen fotoğraflarda neden silah içinde şarjör olup-olmadığı araştırılmamıştır?

İNTİHAR OLMADIĞI SAPTANMIŞTIR

-Ankara Emniyet Kimyasal Şube Müdürlüğü tarafından verilen rapora göre, Nadira Kadirova’nın swap izinde, atış bulgularına rastlanamadığı belirtilmiş olup bu bağlamda olayın bir intihar olmadığı saptanmıştır. Bu bağlamda dosyada tanık konumunda olanların sanık sıfatıyla ifadeleri alınacak mıdır?

-Nadira Kadirova’nın ölümü ile ilgili oluşan yoğun şüphelerin giderilmesi adına bir soruşturma sürecinin dikkatli bir şekilde yürütülmesi sağlanacak mıdır?

-Nadira’nın ailesinin tehdit aldığına dair iddialar araştırılmış mıdır? Bu konuda bir soruşturma başlatılmış mıdır/başlatılacak mıdır?

-Nadira’nın ailesinin tehdit aldığına dair iddialar ve evlerinin önünde 24 saat boyunca kolluk görevlilerinin beklediği yönündeki bilgiler bağlamında bu cinayetin üzerinin kapatılması tehlikesi mevcut mudur? Buna dair Bakanlığınız hangi önlemleri almaktadır?

-Siyasi isimlerin adlarının geçtiği ölüm vakalarında genellikle dava dosyalarının üzerinin kapatılması söz konusu olup bunun en bilinen örneklerinden birisi de Rabia Naz’ın ölüm vakasında yaşanmış olmasından hareketle AKP milletvekili Ünal’ın ve ailesinin korunması bağlamında dosyanın kapatılması ihtimali söz konusu mudur? Soruşturmanın etkin bir şekilde yürütülmesi ve kim olursa olsun failin bulunarak ceza alması yönünde bir çalışma yürütüyor musunuz?

Kadirova’nın ölümüyle ilgili gelişme; Türkiye’nin Özbekistan Büyükelçisi çağrıldı

Okumaya devam et

Popular