Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

“Arabistan’daki petrol tesislerine saldırının arkasında İran var”

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, Cumartesi günü petrol tesislerine düzenlenen saldırının “tartışma götürmez” bir şekilde İran destekli olduğunu söyledi.

BOLD – Bakanlık sözcüsü Turki el Maliki, basın toplantısında yaptığı açıklamada, saldırının Yemen’den yapılmış olmasının mümkün olmadığını belirtti.

FÜZELER TESİSLERE KUZEYDEN ÇARPTI

El Maliki, saldırıda kullanılan 18 silahlı insansız hava aracı (SİHA) ve 7 seyir füzesinin tesislere kuzeyden çarptığını, bunun da bu silahların Yemen’den fırlatılmadığını gösterdiğini kaydetti.

Saldırıda kullanılan insansız hava araçları ve füzelerin parçaları basın toplantısında sergilenerek bunların İran yapımı olduğu belirtildi.

Saldırıları Yemen’deki İran destekli Husi milisleri üstlenmişti. İran ise suçlamaları reddediyor.

POMPEO RİYAD’DA VELİAHT PRENSLE GÖRÜŞTÜ

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ise saldırılara verilecek karşılıkla ilgili Cidde’de Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman’la görüştü.

Muhammed Bin Selman ile bir araya gelen Pompeo, “Bu İran’ın bir saldırısıydı… İstihbarat camiası bu silahların Husilerin elinde olan silahlardan olmadığından son derece emin. Kullanılan teçhizatın Husilerin envanterinde olmadığı biliniyor” diye konuştu.

Pompeo, görüşme sonrası Twitter’dan yaptığı açıklamada da “ABD, Suudi Arabistan’la birlikte ve kendisini savunma hakkını destekliyor. İran rejiminin tehditkar davranışlarına müsamaha gösterilemez” ifadelerini kullandı.

BM UZMANLARI SALDIRILARI SORUŞTURACAK

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Suudi Arabistan’da 2 petrol tesisine düzenlenen saldırıları araştırmak için BM’ye bağlı uzmanların bu ülkeye hareket ettiğini açıkladı.

Guterres, BM uzmanlarının Güvenlik Konseyi’nin kendilerine verdiği yetkiye dayanarak olayı soruşturacağını söyledi.

İlk incelemeler sonucunda petrol tesislerine saldırılarda İran silahlarının kullanıldığını belirlediklerini ifade eden Riyad Yönetimi, Birleşmiş Milletler ve uluslararası uzmanları soruşturmaya katılmak ve durumu yerinde görmek için ülkeye davet edeceğini açıklamıştı.

BİR ŞEY YAPMAK GEREKİRSE TEREDDÜT ETMEYİZ

Trump Suudi Arabistan’ın petrol tesislerini hedef alan saldırının ardından nihai seçeneğin savaş olduğunu ancak başka seçeneklerin de olduğunu belirtti.

Trump, “Bir şey yapmamız gerekirse, tereddüt etmeden yaparız. Pek çok seçenek var. Nihai seçenek de var” dedi.

İRAN’DAN SUÇLAMALARA CEVAP

İran, Suudi Arabistan’daki petrol rafinerilerine düzenlenen saldırıların arkasında olduğu iddialarını bir kez daha reddetti.

Tahran yönetimi Washington’a gönderdiği resmi bir mektupla, saldırılarla bağlantısının olmadığını iletti. Yazıda “İran’ın saldırılarda hiç bir rolü bulunmuyor” denilerek ABD’nin İran’a yönelik bu yöndeki suçlamaları da kınandı.

Mektubun Pazartesi sabahı ABD’nin İran’daki diplomatik görevlerini yürüten Tahran’daki İsviçre Büyükelçiliği’ne iletildiği bildirildi.

Brexit’te yeni bir erteleme şarta bağlandı

Dünya

Rusya açıkladı: İdlib’de Türk-Rus ortak devriyesine bombalı saldırı

Rusya, İdlib’de yapılan Türk-Rus ortak devriyesine uzaktan kumandalı bomba ile saldırı düzenlendiğini açıkladı. Rusya Haber Ajansı, “Saldırıda birkaç Türk ve üç Rus askeri yaralandı” dedi.

BOLD – İdlib’de Türk ve Rus askerlerin birlikte düzenledikleri devriyeye bombalı saldırı düzenlendi. Rusya Haber Ajansının Rus kaynaklara dayandırdığı habere göre saldırıda ‘birkaç’ Türk ve üç Rus askeri yaralandı. Bazı askeri araçların zarar gördüğü ve yaralanan tüm askerlerin olay yerinden uzaklaştırıldığı belirtildi. Reuters’a konuşan iki kaynağa göre uzaktan kumandalı bombanın patlatıldığı saldırıda hiçbir Türk askeri hayatını kaybetmedi.

ATEŞKES MUTABAKATI

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İdlib’de 36 Türk askerinin şehit olmasının ardından 5 Mart’ta Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmek üzere Moskova’ya gitmişti. Burada yapılan görüşmeler sonucunda Dışişleri Bakanları Mevlüt Çavuşoğlu ve Sergey Lavrov İdlib’de yeniden ateşkes ilan edilmesini içeren mutabakat imzalamıştı. Söz konusu Moskova Mutabakatı’nda İdlib’de neler yapılacağı şöyle sıralanmıştı:

  • İdlib gerginliği azaltma bölgesindeki temas hattı boyunca tüm askeri faaliyetler 6 Mart 2020 tarihinde saat 00:01’den itibaren durdurulacaktır.
  • M4 karayolunun kuzeyinde 6 km ve güneyinde 6 km derinliğinde bir güvenli koridor tesis edilecektir. Güvenli koridorun işleyişine dair ayrıntılı esas ve usuller, Türkiye Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu Savunma Bakanlıkları arasında 7 gün içinde kararlaştırılacaktır.
  • Türk-Rus ortak devriyeleri, 15 Mart 2020 tarihinde M4 karayolunun Trumba’dan (Serakib’in 2 km batısı) Ain-Al-Havr’a kadar olan kesimi boyunca başlatılacaktır.

Okumaya devam et

Dünya

Gölde kaybolan ünlü dizi oyuncusunun cesedi bulundu

ABD’de geçen hafta, 4 yaşındaki oğluyla birlikte Piru Gölü’ne açıldıktan sonra ortadan kaybolan, ödüllü Glee dizisini Santana Lopez’i Naya Rivera’nın cesedi bulundu.

BOLD- Kaliforniya eyaletindeki Piru Gölüne, 4 yaşındaki oğluyla birlikte tekneyle açılan, Naya Rivera’dan haber alamayan yakınlarının ihbarı üzerine harekete geçen ABD polisi, ünlü oyuncunun 4 yaşındaki oğlunu teknede yalnız bulmuştu.

Ventura bölgesindeki gölde, üzerinde can yeleği bulunan küçük çocuk, polislere yüzmek için göle gittiklerini, annesinin suya atladıktan sonra bir daha geri dönmediğini söylemişti.

HAYATINI KAYBEDEN 3. OYUNCU

Polis tarafından yapılan arama çalışmalarında Rivera’nın cansız bedeni bulundu. Rivera’nın cesedi 15 metre derinlikte bulundu ve ölüm nedenini kesinleştirmek için otopsi yapılacak. Glee dizisiyle yıldızı parlayan Rivera, dizi ekibinden hayatını kaybeden 3’ncü oyuncu oldu.

Ünlü oyuncu Rivera’nın oğlunu kurtardıktan sonra kendisini kurtarmak için enerjisinin kalmadığı bu sebeple hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.

Okumaya devam et

Dünya

Dünya Sağlık Örgütünden ‘dobra’ uyarı: Kötünün kötüsü olacak!

Koronavirüs vakalarında dünyanın birçok ülkesinde tehlikeli tırmanış olduğunu açıklayan Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Ghebreyesus, “Dobra olmak gerekiyorsa kötünün kötüsü olacak. Eskisi gibi olmayacak” dedi.

BOLD – Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) İsviçre’nin Cenevre kentinde bulunan merkezinde video konferans yöntemiyle düzenlenen basın toplantısında konuşan Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, dünya genelinde dün 230 bin yeni Kovid-19 vakası tespit edildiğini duyurdu. Bunların yüzde 80’inin 10 ülkeden bildirildiğini vurguladı. Virüse ilişkin büyük endişe taşıdıklarını anlatan Ghebreyesus, tüm ülkelerin risk altında olduğunu ve aynı şekilde etkilendiğini söyledi.

KAZANIMLAR KAYBEDİLDİ

Ghebreyesus, “Dünyanın birçok ülkesinde artık vakalarda tehlikeli artışlar görüyoruz ve hastane odaları tekrar doluyor. Birçok ülkenin riski azaltmak için kanıtlanmış önlemleri uygulamadığı veya takip etmediği için kazanımlarını kaybettiği görülmektedir” diye konuştu. Dünyadaki tüm vakaların yüzde 50’sinden fazlasının kaydedildiği Amerika kıtasının salgının merkez üssü olma özelliğini koruduğunu vurguladı. Ghebreyesus şöyle konuştu: “Dobra olmak gerekiyorsa çok fazla ülke yanlış istikamete gidiyor. Virüs bir numaralı halk düşmanı olmaya devam ediyor ancak birçok hükumet ve halkın eylemleri bunu yansıtmıyor. Virüse ilişkin tek amaç enfekte olmuş kişileri bulmak. Liderlerden gelen karışık mesajlar salgına ilişkin en önemli unsur olan güveni baltalıyor. Temel prensipler takip edilmezse, bu salgın gittikçe kötüleşecek, kötünün kötüsü olacak. Ama bu şekilde olmak zorunda değil.”

SALGINI KONTROL EDEBİLİRİZ

Ghebreyesus, liderleri, hükumetleri ve tüm insanları “salgının yayılması zincirini kırmak için” ellerinden gelen her şeyi yapmaya davet etti. “Sizinle dürüst olmak istiyorum; öngörülebilir bir gelecek için ‘eski normal’e dönüş olmayacak” uyarısı yapan Ghebreyesus, ancak salgını kontrol ederek hayatın sürmesini sağlayacak bir yol haritası olduğunu ifade etti. Ghebreyesus, bu yol haritasını ise ölüm oranlarının düşürülmesi, virüsün yayılma hızının bastırılması, bireysel tedbirlerin alınması ve geniş kapsamlı stratejiler uygulayacak güçlü iktidarlar olduğunu kaydetti.

Okumaya devam et

Popular