Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Kulp Patlaması: Devletin derinliklerinde HDP’ye karşı hazırlık

Yandaş medya, emniyet ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kulp’taki patlamayı HDP’nin yaptığını ilan etti. Ortaya sürülen ilk deliller sahte çıktı. Kulp gerçeği…

BOLD – Hakların Demokratik Partisi’nin (HDP) Diyarbakır, Mardin ve Van büyükşehir belediyelerine 19 Ağustos tarihinde İçişleri Bakanlığı tarafından kayyum atandı. Atamanın ardından ülkenin çeşitli yerlerinde protesto gösterileri ve eylemler başladı.

Bu sırada Diyarbakır’ın Kulp ilçesine bağlı Ağaçkorur Mahallesi’nde 12 Eylül’de bir patlama meydana geldi. Patlamada 7 köylü yaşamını yitirirken, hükümete yakın medya HDP’yi hedef gösterdi ve ardından Kulp Belediyesi eşbaşkanları tutuklandı.

Kulp’daki patlama oldukça karanlık bir olay. Yenişafak Gazetesi “Saldırıyı HDP” yaptı dedikten sonra devreye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan girdi ve patlamayla ilgili doğrudan HDP’li yerel yöneticileri suçladı.

Patlama da ardından başlayan medya linci de siyasilerin hızlı demeçleri de oldukça şüphe uyandırıcı.

Gazeteci Ayşe Yıldırım olayın ilk yansımalarının izini sürdü ve karanlık noktaları buldu. Yandaş medyanın ve emniyetin delil diye gösterdiği fotoğraflardaki sahtekarlık bunlardan ilki.

KULP OLAYINDAKİ İLK YALANLAR
Artıgerçek’ten Ayşe Yıldırım’ın “Sözkonusu Kürtlerse mesele teferruattır” başlıklı yazısı:

12 Eylül’de Diyarbakır Kulp ilçesinin Ağaçkorur köyü mevkisinde odun toplamaya giden köylülerin bulunduğu araç yola döşenildiği iddia edilen bir patlayıcı nedeniyle şarampole yuvarlandı. 7 köylü yaşamını yitirdi, 10 köylü yaralandı.

Vallik ve hükümet yetkilileri “PKK’nın yola döşediği mayın sonucu…” dedi, “terörü lanetledi”…

Peki sonrasında ne oldu?

Hedef hazırdı; HDP…

Kulp Belediyesi Fen İşleri Müdürü Şener Akteş ve HDP Kulp İlçe Eşbaşkanı Abidin Karaman gözaltına alındı.

Gerekçe Saray beslemesi “medyadan” geldi tabii. Patlamadan HDP’yi sorumlu tutuyorlardı. “Patlama öncesi belediyeye ait bir araç olay yerinde görüldü” diyorlardı. Ve bunu da fotoğraflarla ‘destekliyorlardı’!. Tabii buraya sadece Saray medyasını değil, muhalif olduğunu iddia eden ama söz konusu Kürtler olunca içindeki ‘kurt’a engel olamayan gazetecileri de eklemek gerekir.

Ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, asıl haberi verdi:

“Orada gerek HDP ilçe başkanı gerekse belediye fen işleri ilk etapta bunlar alındı. Bu süreç içerisinde daha başkaları da alınacaktır diye düşünüyorum.”

Nitekim öyle de oldu.

Kulp Belediyesi Eşbaşkanı Mehmet Fatih Taş ve belediye eşbaşkan adaylığı YSK tarafından rededilen Mehmet Emin Ay gözaltına alındı.

Kayyımın taşları döşeniyordu…

Besleme Yenişafak manşetini attı: “Saldırıyı HDP yaptı”

Haberin spotu da tam bir yargısız infazdı:

“Soruşturmada tüm izler HDP’ye çıktı. Belediye araçlarının saldırıdan önce bölgede çalıştığı tespit edilince HDP’li iki belediye eş başkanı, ilçe başkanı ve fen işleri müdürü gözaltına alındı.”

Bu İfadeleri o kadar kesindi ki AKP’li milletvekili Mustafa Yeneroğlu’nu bile isyan ettirecek cinstendi.

Son olarak Belediye Eşbaşkanı Fatma Ay da gözaltına alındı.

Artık her şey tamamdı; Kulp Belediyesi’ne kayyım atanabilirdi ve atandı.

Hadi gelin bir de 7 kişinin öldüğü saldırı nedeniyle HDP’li belediyeyi suçluymuş gibi gösteren iddiaların ardına bakalım. Bakalım gerçekler iddia edildiği gibimiymiş?

Köylülerin yaşamını yitirdiği patlama Ağaçkorur köyü civarında meydana gelmişti. Olayı HDP ile ilişkilendirmek isteyenlerin ‘kanıt’ diye paylaştıkları fotoğraf nerede çekilmişti? Karaorman mahallesinde. İki yer birbiriyle zıt yönlerdeydi aslında. Aralarındaki mesafe 41.7 kilometre. Üstelik “belediye araçları olay öncesi o çevredeydi” denilerek paylaşılan fotoğrafları Kulp Belediyesi hem internet sayfasından hem de sosyal medya hesabından “Karaorman mahallesindeki yol yapım çalışmalarının tamamlandığını” bildirmek için kendisi duyurmuştu.

Ama söz konusu HDP ve Kürtler olunca kimin umurunda, değil mi?

Bir başka önemli ayrıntı daha var ki bunu da ne devlet yetkilileri ne valilik dile getirme gereği bile duymadı.

7 Haziran 1 Kasım seçimleri arasında yaşanan kanlı sürecin ardından DBP’li belediyeler kıskaca alınmıştı, sadece müfettişler eliyle değil üstelik. DBP’li belediyeler günlük çalışma raporlarını -ki hangi iş makinesinde kimin çalışacağını TC vatandaşlık no’suna kadar yetkili makamlara bildirmek zorundaydı. Bu uygulama bugün de geçerli. Yani HDP’li Kulp Belediyesi nerede ne çalışma yapacağını önceden yetkililere bildiriyordu.

Nitekim Kulp Belediyesi Eşbaşkanı Fatma Ay da tutuklanmadan önce bunu açıklamıştı.

Yapılan tüm çalışmaların önceden asker ve polise haber verildiğini, çalışmaların onların kontrolü ve gözetiminde yapıldığını, üstelik belediye araçlarında GPS yani takip sisteminin takılı olduğunu söylemişti.

Saldırıyı HDP’ye yıkmak isteyenlerin ortaya attığı bir iddia da “saldırının yaşandığı yere yakın belediyeye ait bir kepçe bulunmuştu”!

Peki bu doğru muydu?

Elbette hayır. Ay, söz konusu kepçenin aslında başka bir mezrada bulunduğunu, saldırının olduğu civara gönderilmediğini, üstelik kepçenin tekerleğinin olaydan iki gün önce patladığını da söyledi.

Yani belediyeye ait araçların ne zaman nerede olduğu, aracı kimin kullandığı, hatta yeri ve saatine kadar her şey devlet yetkililerinin elindeydi.

Fatma Ay bütün bunları söyledi. Söyledi ama fark eder mi?

Dedim ya patlamanın yaşandığı yer olan Ağaçkorur ile belediyenin iş makinelerinin çalıştığı yer olan Karaorman Köyü arası 47.1 kilometre. Araç ile 56 dakikada gidilen bir mesafe yani.

Ama söz konusu HDP ve Kürtler olunca mesafelerin ne önemi var değil mi?

Belgeymiş, delilmiş, olay yeri araştırmasıymış… Bütün bunlar hukuk devletlerinde olur zaten…

Gündem

Damadın gazetesinden Bakan Fahrettin Koca’ya eleştiri

Hıncal uluç

Yakın zamanda istifa eden damat Berat Albayrak’ın ağabeyinin yönettiği Sabah gazetesinin köşe yazarı Hıncal Uluç, Sağlık Bakanı Koca’yı eleştirdi. “Bakan Koca merak edilen hiçbir konuya, kısa, net, anlaşılır açıklamalar getirmiyor” dedi.

BOLD – Sabah yazarı Hıncal Uluç, bugünkü yazısında Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın koronavirüsle ilgili açıklamalarını, “Bakan Koca merak edilen hiçbir konuya, kısa, net, anlaşılır ve akılda kalır açıklamalar getirmiyor” diye eleştirdi.

MİLLETİ PANİK YARATACAK BİN BİR SORUYLA YATAĞA YOLLUYOR

Sabah gazetesi yazarı Uluç, Kovid-19 hastalığının Türkiye’de başladığı günden bu yana en sevdiği ve saydığı insanın Sağlık Bakanı Fahrettin Koca olduğunu belirterek, “Hem de tam akşam yemeği saatinde halkı iki saat ekran başında tutup elle tutulur çok az şey söyleyen, merak edilen hiçbir konuya, kısa, net, anlaşılır ve akılda kalır açıklamalar getirmeyen, milletin yarısını usandırıp ekran başından kaçıran, kalanı da aç susuz, kafasında panik yaratacak bin soruyla yatağa yollayan Sağlık Bakanı’ma, gene bir Şinasi Nahit lafıyla veda edeyim. Neler yapmadık bu vatan için.. Kimimiz öldük. Kimimiz nutuk söyledik'” dedi.

GÜCÜ YETMEYENLER İLAÇLARA NASIL ULAŞACAK?

Sağlık Bakanı Koca’nın 25 Kasım Çarşamba günü yaptığı basın toplantısında, zatürree ilaçlarını erken kullanılmaya başlanması yönündeki açıklamasına da değinen Hıncal Uluç, bugünkü yazısında “Bu ilaçlar sayesinde “Zatürre kovid” ölümleri yüzde 30’dan yüzde 3’e düşmüş. Harika da bakanım, harika da, ilaçlara nerede, nasıl ulaşacak özellikle gücü yetmeyenler” ifadelerini kullandı.

Tayyip Erdoğan’ın paralel ordusu: Sayıları 29 bini geçti

Okumaya devam et

Gündem

Tayyip Erdoğan’ın paralel ordusu: Sayıları 29 bini geçti

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Sokaklarda düdük sesi duymak istiyorum” sözleriyle alımına başlanan ve silah taşıma, olaylara müdahale etme, üst arama gibi yetkiler de verilen bekçilerin sayısı 29 bini geçti.

BOLD – İçişleri Bakanlığının bütçe görüşmelerinde konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, çok sayıda tartışmalı yetkiye kavuşan bekçilerin sayısının üç yıl içerisinde 29 bine ulaştığını söyledi.

ERDOĞAN’IN TALEBİYLE OLUŞTURULDU

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda İçişleri Bakanlığının 2021 yılı Bütçe Teklifi onaylandı. Bütçe sunuşunda konuşan Bakan Soylu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Sokaklarda düdük sesi duymak istiyorum” sözleriyle alımına başlanan ve silah taşıma, olaylara müdahale etme, üst arama gibi yetkiler de verilen bekçilerin sayısının 29 bine ulaştığını açıkladı.

HEDEF 30 BİNE ÇIKARMAK

Hedefin bekçi sayısını 30 bine çıkartmak olduğunu belirten Soylu, “Kolluk birimlerimizde 2016 sonundan bugüne personel sayımız yüzde 25,5 oranında artmıştır. Sayısal artışın yanı sıra yeni alımlar, emekli olanlar ve yeni açılan kadrolarla, önemli bir yenilenme yaşadık. Çarşı ve mahalle bekçiliğinde 2017’de ilk alımları yaptık, şu ana kadar 29 bin 185 bekçimiz görev başında, kalan 695 arkadaşımızın da alım süreci devam ediyor” dedi.

EL KONULAN BELEDİYE SAYISI 151

Bakan Soylu, el konulan belediyelerle ilgili de bilgi verdi. Son iki dönemde kayyum atanan belediye sayısının 151’e ulaştığını dile getiren Soylu, “151 belediye başkanından 73’ü ilk derece mahkemelerce toplam 694 yıl 998 ay 338 gün hapis cezası almış, diğerlerinin ise adli süreçleri devam etmektedir” dedi. Soylu, kayyum politikalarına dönük eleştirileri de “yol yaptık” diyerek belediyelerin faaliyetlerinden örnekler vererek cevapladı.

Trump: Seçiciler Kurulu onaylarsa Beyaz Saray’ı terk edeceğim

Okumaya devam et

Gündem

Süleyman Soylu’dan Osman Şiban ve Servet Turgut itirafı

Van’da helikopterden atıldıkları ortaya çıkan ancak bu durum resmi mercilerce yalanlanan Osman Şiban ve Servet Turgut’a ilişkin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ilk kez konuştu. Soylu, ikilinin helikoptere bindiklerini kabul etti.

BOLD – İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, gözaltına alındıktan sonra helikopterden atıldığı öne sürülen Osman Şiban ve Servet Turgut hakkında, “Helikoptere bindiler, geldiler. Bundan sonrası ne olmuşsa, soruşturmamızda ne varsa bunun sonucunu ortaya koyarız” dedi.

BÜTÇE GÖRÜŞMELERİNDE GÜNDEME GELDİ

İçişleri Bakanlığı bütçesi, Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun görüşmelerinde bulunduğu komisyon toplantısında Van’da helikopterden atıldıkları kaydedilen Osman Şiban ve Servet Turgut’la ilgili açıklamalarda bulundu. Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, HDP Ağrı Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir ise Van’da askerlerce gözaltına alındıktan sonra ağır yaralı halde hastanede bulunan Osman Şiban ve yaşamını yitiren Servet Turgut’a ilişkin iddiaları Soylu’ya sordu.

HELİKOPTERE BİNDİRİLDİKLERİNİ KABUL ETTİ

Bakan Soylu, Osman Şiban ve Servet Turgut ile ilgili açıklamalara karşılık verdi. Bu konuda kendi adına ilk kez açıklama yaptığını söyleyen Soylu, Van’da operasyon başlattıklarını söyleyerek, Şiban ve Turgut’un “milis” olduğu ifadesini kullandı. O gün yapılan operasyonda 3 askerin hayatını kaybettiğini belirten Soylu, “Servet Turgut, olayın olduğu yerde. Bir kovalamaca oluyor, ardından ‘Ben değilim, bu adamlara ev sahipliği yapan Osman Şiban’dır’ diyor. İlk, Osman Şiban’ı o veriyor, ev de Osman Şiban’ın evi. Sonra Osman Şiban’ı alıyorlar ve oradan sonra da helikoptere bindiriyorlar” dedi.

HELİKOPTERDEN ATILMA İDDİASI AKILLARA ZİYAN

Helikopterden atılmanın akıllara ziyan olduğunu savunan Soylu, “Helikopterin yukarıdan şeyinin açılıp aşağıya atılması gibi bir şeyin akla ziyan olduğunu sorduklarında ben söyledim. Şimdi, neticede bindiler geldiler ve bundan sonrası, eğer bir şey olmuşsa, ne olmuşsa… Yani hem idari soruşturmamız hem de adli soruşturmamız, hem savcılık hem mülkiye teftiş, burada ne varsa biz bunun sonucunu ortaya koyarız ama bilesiniz ki yani komutanları bir terörist tarafından şehit edilmiş” dedi. Neden geç açıklama yaptığı ile ilgili soruya Soylu, hasta olmasını gerekçe gösterdi.

Rus uzmanlardan korona aşısı uyarısı: Garanti yok, her yıl vurulmalı

Okumaya devam et

Popular