Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Maklube tartışması AKP’yi karıştırdı: Albayrak-Gül savaşı kızışıyor

İstifalarla sarsılan AKP’de, bakanlar arasındaki güç mücadeleleri nedeniyle tam bir kaos yaşanıyor. Maklube tartışması ile gün yüzüne çıkan son kavga ise damat Berat Albayrak ile Adalet Bakanı Abdulhamit Gül arasında.

BOLD – AKP, 17 yılın ardından gelinen noktada tam bir kaos ve kavgaya tutuşmuş bir parti görünümünde. Kurucu isimlerin istifa edip yeni parti hazırlığına girmelerinin yanı sıra son günlerde ‘Pelikan krizi’ bir kez daha baş göstermiş durumda.

BU KEZ HEDEFTE ADALET BAKANI VAR

Cumhuriyet’in haberine göre Pelikan’ın hedefinde bu kez Adalet Bakanı Abdulhamit Gül var. Ancak perde arkasında Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın olduğu söyleniyor. Albayrak- Gül kavgasının altında yargıyı kontrol etme çekişmesinin yattığı belirtiliyor.

3 KEZ ERDOĞAN İLE BİR ARAYA GELDİ

Abdulhamit Gül’ün, maklube çıkışının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ile üç kez bir araya geldiği ortaya çıktı. Bakanın yakın çevresinin, Erdoğan’ın Gül’e destek verdiğini ileri sürdüğü aktarılıyor. Benzer bir kulis de AKP’ye yakın yazar Abdulkadir Selvi’den geldi. Selvi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın parti içi kavgaya MKYK toplantısında ciddi bir uyarıda bulunduğunu söylüyor.

BELGELERİ ERDOĞAN’A SUNDU

Selvi’nin aktardığına göre Adalet Bakanı Gül’ün, bu konuşmadan sonra Erdoğan’la görüştüğü ve “Cumhurbaşkanı’na bazı belgeler gösterdim. Çok iyi bir görüşme oldu” dediği ifade ediliyor.

Haberde aktarılana göre Gül’ün, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın ekibi başta olmak üzere Cumhurbaşkanlığı ve partideki bazı grupların kendisinden habersiz yargıda bazı atamalar yapma, yargıyı kontrol altına alma çabalarından çok rahatsız olduğu, “maklube” çıkışını da bu nedenle yaptığı kaydediliyor. Albayrak ekibinin ise bazı taleplerini yerine getirmeyen Gül’ü ekarte etmeye çalıştığı, olası bir kabine revizyonunda da Adalet Bakanlığı’na kendilerine yakın bir ismi getirmek istediği dile getiriliyor.

OPERASYONUN FİTİLİNİ SABAH ATEŞLEDİ

AKP’de Sabah gazetesi yazarı Dilek Güngör’ün “FETÖ’yle mücadele eden hâkim ve savcıların yerine ByLock’çular getirildi” iddiasına Adalet Bakanı Gül, “Düne kadar FETÖ’cülerle aynı maklubeye kaşık sallayanlar, çıkıp bize FETÖ ile mücadele dersi veremezler” yanıtı vermişti.

AKP kulislerinde, aslında Albayrak ile Gül’ün bugüne kadar çok yakın oldukları, ancak Albayrak ekibinin yargıyı kendilerine göre şekillendirme girişimleri üzerine aralarının açıldığı konuşuluyor.

DAMAT YARGIYI KONTROLÜNE ALMAK İSTEDİ

Bir diğer iddia ise, Albayrak ekibiyle birlikte Cumhurbaşkanlığı ve parti içindeki bazı gruplar, Gül’ün haberi olmadan bazı atamalar yaptırmaya çalıştığı yolunda… Kulislerde, “Albayrak, yargıyı da kontrolü altına alabileceğini düşündü, ancak Gül bunlara izin vermedi, gelen talepleri yerine getirmedi” iddiası öne sürülüyor.

Bundan sonraki süreç için ise hedefin Gül’ü değiştirmek olduğu belirtiliyor. Buna göre Albayrak ekibi, Gül’ün kabine dışında kalmasını, yerine kendilerine yakın bir ismin bakan olmasını istiyor.

“Pelikancılar Abdülhamit Gül’ün yerine Ali İhsan Yavuz’u istiyor”

Politika

Davutoğlu’ndan Trump’ın mektubuna tepki: ABD ziyareti iptal edilmeli

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, ABD Başkanı Trump’ın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a gönderdiği skandal mektuba tepki göstererek, “ABD ziyareti iptal edilmeli” dedi.

BOLD – Yeni parti çalışmalarını sürdüren eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, ABD Başkanı Trump’ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yazdığı skandal mektuba sosyal medya hesabından tepki gösterdi.

ABD heyetiyle bugün yapılacak görüşmeler ile Erdoğan’ın ABD’ye yapacağı ziyaretin iptal etmesi gerektiğini savunan Davutoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanı’nın şahsında Türk milleti ve devleti rencide edilmiştir. Özür dilenmediği takdirde yarın yapılması beklenen görüşmeler ve ABD ziyareti acilen iptal edilmelidir” dedi.

Okumaya devam et

Politika

AKP’li Akademisyene göre Trump’un mektubu çok samimi

AKP’li akademisyen İbrahim Yıldırım; Trump’ın Erdoğan’ı aşağılayan olay mektubuna “Bu mektupta hakaret falan yok, New York aksanıyla konuşur gibi yazılmış ve gayet samimi” dedi.

BOLD – ABD Başkanı Donald Trump’ın, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yazdığı tehdit ve hakaret içerikli mektup AKP yandaşları ile muhalifleri böldü. Muhalifler, Türkiye Cumhuriyeti’nin aşağılandığını söylerken, AKP’liler mektuba harekat ile cevap verilerek Trump’ın küçük düşürüldüğünü savundu. Ayrışma sadece AKP ile muhalifler arasında olmadı. Sosyal medyada konuyla ilgili paylaşım yapan AKP’liler de kendi içinde bölündü.

DİLİPAK CEVAP HEREKATTIR DEDİ

AKP’li yazarlardan Abdurrahman Dilipak da, diğer AKP’lilerle aynı dili kullanarak, mektuba cevabın harekatı başlatarak verildiğini savundu. Dilipak sosyal medya hesabından, ‘ABD’ye tokat gibi cevap! Erdoğan Trump’ın küstah mektubu sonrası harekatın düğmesine bastı’ ifadelerini kullandı.

HAKARET YOK, GAYET SAMİMİ

Dilipak’ın paylaşımına yorum yapan Aydın Üniversitesi öğretim görevlisi İbrahim Yıldırım, mektubun hakaret içermediğini, samimi ifadelerle yazıldığını iddia etti. Yıldırım şu ifadeleri kullandı, ‘Abdurrahman abi, bu mektubu defalarca okudum. (Trump) Görevini, adını yazmamış sadece imzalamış. Resmi değil, özel mektup. New York’da 15 yıl yasamış, okumuş biri olarak diyebilirim ki, bu mektupta hakaret falan yok, New York aksanıyla konuşur gibi yazılmış ve gayet samimi.’

Trump’ın Erdoğan’a yazdığı mektubunu okuyan CNN sunucusunu yayında kahkaha attı

Okumaya devam et

Politika

Haydar Baş’a milyonlarca dolarlık davada hapis cezası ve yurt dışı yasağı

Başkasına ait mal varlığını zorla üzerine geçirmekten yargılanan Haydar Baş’ın davasından ilk karar çıktı.

BOLD – Haydar Baş, delil yetersizliğinden “nitelikli yağmaya azmettirme ve özel belgede sahtecilik” suçlarında beraat etti ancak “sahteciliğe azmettirme”den ceza aldı.

Başkasına ait mal varlığını zorla üzerine geçirdiği iddiasıyla haklarında dava açılan Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Haydar Baş ve 12 sanığın yargılandığı dava karara bağlandı. Mahkeme heyeti, Haydar Baş’ı “Nitelikli yağmaya azmettirme” ve “özel belgede sahtecilik” suçlarından beraatine, “Resmi belgede sahtecilik suçuna azmettirme” suçundan ise 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı.

Haydar Baş hakkındaki yurtdışına çıkış yasağının devamına da karar veren mahkeme heyeti, Haydar Baş’ın 5 adet taşınmazı üzerindeki tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına hükmetti. 2 sanığın daha ceza aldığı davada, 10 sanık ise beraat etti.

Bakırkırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında 2 tutuksuz sanık hazır bulundu. Söz alan avukatlar müvekkillerinin beraatini istedi.

MAHKEME KARARINI AÇIKLADI

Davayı karara bağlayan mahkeme heyeti, Haydar Baş’ın “Nitelikli yağmaya azmettirme” ile “özel belgede sahtecilik” suçlarından her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine, “Resmi belgede sahtecilik suçuna azmettirme” suçundan ise 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Haydar Baş hakkındaki yurtdışına çıkış yasağının devamına da karar veren mahkeme heyeti, Haydar Baş’ın 5 adet taşınmazı üzerindeki tedbirin karar kesinleşinceye kadar aynen devamına hükmetti.

Lütfullah Önder’in “Resmi belgede sahtecilik” suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptıran mahkeme heyeti, Maşallah Tarhan’ın “Kasten yaralama” suçundan 3 yıl 1 ay hapis cezası verdi. Diğer 10 sanık ise tüm suçlardan ayrı ayrı beraat etti.

HAYDAR BAŞ’IN SAVUNMASI

Daha önce duruşmaya katılan Haydar Baş yaptığı savunmasında maddi durumu kötüleşen şikayetçi Mustafa Eraslan’a borç para verdiğini savunarak şunları söylemişti: “Mustafa Eraslan’ın teklifi ile ortaklığımız söz konusu oldu. Kendisine 20 milyon dolar vermek suretiyle destek oldum. 5 milyon dolarını bana o yıl içinde ödedi. Kayseri’de fabrika kurduk, 30 milyon lira destek çıktık. Daha sonra bana ödemelerde aksaklık olduğunu fark ettim. Birinci sınıf malzeme kullanmak yerine 4-5. sınıf malzeme kullandığı için pazarlamasında sıkıntı yaşandığını anladım. 2010 yılında 1’er milyonluk 20 adet dolar senedi aldım. Bunlardan 5’i ödenmesi nedeni ile iade edildi. Borcunu ödemeyince tasarrufun iptali davası açtım. Ben 14 yıl boyunca bir siyasi partinin genel başkanlığını yapmış bir ilim adamıyım. Benim böyle işlerle ne gibi bir işim olabilir.”

İDDİANAME

İddianamede, Niyazi Erarslan, Mustafa Eraslan ve Meral Eraslan “müşteki”, Haydar Baş’ın aralarında bulunduğu 13 kişi ise “sanık” olarak yer alıyordu. Meral Eraslan, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na 2014 yılında başvurarak şikayetçi oldu. 2014 yılında başlayan soruşturma 2016 yılında davaya dönüştü. Haydar Baş’ın da aralarında bulunduğu 13 şüpheli hakkında dava açıldı. İddianamede sanıkların müştekilere ait mal varlığını zorla üzerlerine geçirdikleri iddia ediliyordu.

Okumaya devam et

Popular