Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Kapananlar artıyor açılanlar azalıyor

Ağustosta kapanan şirket sayısı yüzde 11.43 arttı, yeni açılan şirket sayısında ise yüzde 2.61 azalma kaydedildi. TOBB’un açıkladığı veriler, ekonomideki kara tabloyu gözler önüne serdi.

BOLD – Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), ağustos ayına ilişkin kurulan-kapanan şirket istatistiklerini açıkladı. Kurulan şirket sayısı bir önceki aya göre yüzde 26.34 azaldı. TOBB’un verilerine göre kurulan şirket sayısı ocak-ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10.3 azaldı ve 52 bin 474 oldu. Kapanan şirket sayısı ise yüzde 5.59 yükselerek 7 bin 597’e ulaştı.

KOOPERATİF AYRINTISI

Ağustosta geçen yılın aynı ayına göre kurulan şirket sayısı yüzde 2.61, kooperatif sayısı yüzde 4.30, gerçek kişi ticari işletme sayısı ise yüzde 20.80 azalış gösterdi. Bu dönemde kapanan şirket sayısı yüzde 11.43 artarken, gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 50.90, kooperatif sayısında ise yüzde 47.73 düşüş kaydedildi.

Verilere göre bu yıl ağustos ayında Gümüşhane, Sinop ve Ardahan’da şirket veya kooperatif kurulmadı. Ağustos ayında kurulan toplam 5 bin 390 şirket ve kooperatifin yüzde 85.03’ünün limited şirket, yüzde 13.28’inin anonim şirket, yüzde 1.65’inin de kooperatif olduğu belirtildi.

İSTANBUL ZİRVEDE

Şirket ve kooperatiflerin yüzde 43.28’i İstanbul’da, yüzde 10.85’i Ankara’da, yüzde 5.86’sı İzmir’de kuruldu. TOBB verilerine göre ağustosta kurulan şirketlerin sermayelerinin toplamı bir önceki aya göre yüzde 54.43 azaldı. Bu yıl toplam 53 bin 209 şirket ve kooperatif kuruldu. Bu dönemde kurulan 45 bin 456 limited şirket toplam sermayenin yüzde 72.84’ünü, 7 bin 5 anonim şirket de yüzde 27.14’ünü oluşturdu.

SURİYE VE İRAN

TOBB’un verilerine göre kurulan yabancı ortak sermayeli şirketlerin toplam sermayelerinin yüzde 82.33’ünü yabancı sermayeli ortak payını oluşturuyor.

Geçen ay toplamda 971 yabancı ortaklı şirket kuruldu; bunların 81’i Suriye, 75’i İran ortaklı. Yabancı ortak sermayeli şirketlerin 90 tanesi anonim, 881’i limited şirket statüsünde. Bu yıl kurulan şirketlerin 1011’i belirli bir mala tahsis edilmemiş mağazalardaki toptan ticaret, 553’ü gayrimenkul acenteleri ve 441’i lokanta ve seyyar yemek hizmeti faaliyetleri sektöründe yer alıyor.

Önce süte sonra da ürünlerine zam gelecek

Ekonomi

Devletin kupon arazileri 48,9 milyon liraya satıldı

AKP hükumeti, kamuya ait arazilerin satışına son sürat devam ediyor. Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş ve Sümer Holding’in en değerli (kupon) arazileri tek kalemde satıldı. Resmi Gazetede yayınlanan satışlardan 48 milyon 971 bin 130 lira gelir elde edildi.

BOLD – Türkiye’nin orman yangınlarına müdahale edecek uçağının olmadığı ortaya çıkarken, satılan kupon arazilerin gelirlerinin nereye harcanacağı konusu merak ediliyor.

Son günlerde orman yangınlarına müdahale edecek uçakların maliyeti tartışma konusu oldu. Türk Hava Kurumu’nun kayyım heyeti başkanı Cenap Aşçı, hangarda bekletilen uçaklarının 4 milyon dolarlık yatırımla yangın söndürmelere katılabileceğini itiraf etti. Muhalefet partileri ise Türkiye’nin kaynak sıkıntısı olmadığını AKP Hükumetinin ihalelerle yandaş işadamlarının zengin etmek için THK uçaklarını kullanmadığını savundu.

ŞEKER FABRİKALARINDAN 28,5 MİLYON TL

Resmi Gazetede bugün yayınlanan Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın satış kararlarıyla THK uçaklarını uçurmaya yetecek kadar para çıktı. Tokat, Erzurum, Ağrı, Kars, Kahramanmaraş’ın aralarında bulunduğu Şeker Fabrikalarının 25 arazisi şahıslara satıldı.  Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş’ye ait değerli arazilerinden 28 milyon 514 bin 630 TL gelir elde edildi.

SÜMER HOLDİNG’İN İSTANBUL’DAKİ KUPON ARAZİLERİ

Aynı kararla, Sümer Holding AŞ’ye ait İstanbul’daki kupon araziler ile Mersin ve Malatya’daki arsaları elden çıkarıldı. Maliye’ye ait farklı şehirlerdeki arazilerle birlikte devletin kasasına 20 milyon 4456 bin lira girdi.

TMSF 350 milyon dolar değer biçilen Sürat Kargo’yu ‘adrese teslim’ sattı

Okumaya devam et

Ekonomi

ABD el koyacaktı 220 ton altın Türkiye’ye getirildi

AKP hükumeti, Merkez Bankası’nın yurt dışındaki 220 ton altınını Türkiye’ye getirdi. Halkbank davası sebebiyle ABD’nin altınlara el koymasından korkan AKP hükumeti, 2017 ve 2018 yıllarında getirdiği altınların bir kısmını harcadı.

BOLD – Ekonomi yazarı Turhan Bozkurt, YouTube kanalında Merkez Bankası’nın 220 ton altın operasyonunu anlattı.

Amerika’da, İngiltere’de ve İsviçre’de muhafaza edilen 220 ton külçe altın Türkiye’ye getirilmesindeki detayları paylaşan Bozkurt, “Altınlar niçin sessiz sedasız Türkiye’ye nakledildi? Halkbank Davası ile altınlar arasında nasıl bir irtibat var? Türkiye’nin altın ticaretinde esrarengiz işler… Söz konusu altınların akıbeti ne oldu? Merkez Bankası’nın altın rezervlerinin ne kadar hormonlu? Amerikan Merkez Bankası (Fed) Türkiye’yi niçin dolar havuzunun dışında tuttu?” sorularına cevap verdi.

Okumaya devam et

Ekonomi

TMSF 350 milyon dolar değer biçilen Sürat Kargo’yu ‘adrese teslim’ sattı

TMSF, el koyduğu Kaynak Holding bünyesindeki Sürat Kargo’yu ‘yangından mal kaçırırcasına’ sattı. 2015’te kayyım atandığında piyasa değeri 350 milyon dolar olarak hesaplanan Sürat Kargo, 335,5  milyon liraya satıldı. Sürat Kargo’nun değerinin çok altında gittiğini belirten Gazeteci İbrahim Kahveci, “ Yangın varsa yangından mal kaçırmak gerekiyor belki de. Ne dersiniz?” dedi.

BOLD – Gülen Hareketine yakın işadamlarının şirketlerine çöken Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu(TMSF), el koyduğu markaların satışlarını hızlandırdı. TMSF, Kaynak Holding bünyesindeki Sürat Kargo’yu 335,5 milyon bedelle sattı.

18 Kasım 2015 yılında Kaynak Holding’e kayyım atandığında, Sürat Kargo’nun piyasa değeri 350 milyon dolar olarak açıklanmıştı. Kayyım kararından önce yabancı bir firma ile yapılan pazarlıklarda Sürat Kargo için 350-500 milyon dolar aralığında bir fiyat konuşuluyordu. Karar gazetesi yazarı İbrahim Kahveci, “Yangından mal kaçırma” başlığıyla konuyu köşesine taşıdı.

335,5 MİLYON LİRA BEDELLE SATILDI

TMSF’nin bir ay önce satışa çıkarttığı Sürat Kargo’yu elden çıkardığını belirten Kahveci, “16 yatırımcı şartname almış ve 325 milyon muhammen bedelin sadece 10,5 milyon lira fazlasına, yani 335,5 milyon liraya satışın gerçekleştiğini açıkladı. Acaba bu acele neydi? Hatta geçen ay satış kararı açıklandığında 15,8 milyon lira muhammen bedelli şirketin satışı bile daha ileri tarihliyken, neden Sürat Kargo için bu kadar acele edildi?” ifadeleri kullandı.

ACABA ALICI BELLİ MİYDİ?

“Dedim ya acaba alıcı mı belliydi? Acaba hazır bu alıcıyı bulmuşken hemen satalım mı diye düşünüldü?” diye soran Kahveci, zaten satış fiyatının 325 milyon TL muhammen bedelin sadece 10,5 milyon lira fazlası olduğuna dikkat çekti.

NEDEN ALELACELE SATILDI?

Sürat Kargo’nun ihale sürecini eleştiren Kahveci, “Efendim, yeterince inceleme ve hazırlanma süresi verilsin ve daha yüksek fiyata satılsın vs acaba kimin sorumluluğunda? Yarın kim bu hesabı verecek? Neden alelacele satıldı? Yangından mal kaçırır gibi bu kadar hızlı satışa neden gidildi? Acaba bir alıcı çıktı ve hemen bu alıcıyı kaçırmadan satalım diye mi düşünüldü?” sorularını yöneltti.

TEKEL SATIŞI ÖRNEĞİ, UCUZA ALANLAR PAHALAYI SATACAK

İhalede kimlerin yarıştığı ve kimlerin kazandığının ticari sır olarak saklandığını kaydeden Kahveci, “İnsanın aklına TEKEL alkollü kısım satışı geliyor. Hani bizim 200 küsur milyon dolara özelleştirip sonra bizden alanların bunu 2 milyar doların üzerine satmaları gibi.” hatırlatması yaptı.

HALI SAHADA GÖZALTI YAPTIRAN SAVCI

Sürat Kargo’yu peşkeş çekenlere sorumsuz kamu yönetimi idaresinden kaynaklandığını belirten Kahveci, “Sorumsuz kamu yönetiminde, savcının halı sahaya erken geldi diye o saat oynayan oyuncuları gözaltına alması normal midir? Elbette bu bir uç örnektir ama maalesef sorumluluk yeterince olmayınca benzer nice uç örnekler yaşayabiliyoruz.” diye yazdı.

İHALE SONRASI KIYAKLAR

Kahveci ihalelerdeki şaibelerin yıllar sonra ortaya çıktığını da şu  örnekle anlattı: “Kurtköy Akyazı kısmını Yap-İşlet-Devret modeliyle 6 yıl 9 ay 12 günle kazandım. Yani ben değil de Limak-Cengiz firmaları. Evet, bu süre içerisinde yapacaklar, işletecekler ve devredecekler. Aaaa… meğer maliyet artmış. Ve bu firmalara yapım maliyeti olmadan 7 yıl daha ek işletme süresi verilmiş. Hem de araç garantisi ve fiyatı artırılarak. Bunun anlamı ne mi? Boğaz köprülerinde otomatik gişeler var ya. İşte firmaya diyorsunuz ki, gel bu paraları 7 yıl daha sen al. Kimin parası mı? Elbette sizin-bizim, yani milletin parası. Yavuz Sultan Selim Köprüsünde de ihale sonrası fazladan işletme süresi vermişler ama bilmiyoruz. Belki de ticari sırdır.”

Merkez Bankası Başkanı Kavcıoğlu yüksek enflasyonun sebebini açıkladı: Vatandaş!

Okumaya devam et

Popular

Shares