Bizimle iletişime geçiniz

Medya

Gazeteci Ağırel: Atamayı beğenmeyen Çavuşoğlu, daire başkanına küfür etti

Gazeteci Murat Ağırel, Dışişleri Bakanlığı İnsan Kaynakları Daire Başkanı Mustafa Pulat’ın, yaptığı bir görevlendirme yüzünden, Bakan Çavuşoğlu’nun hakaret ve küfürlerine maruz kaldığını iddia etti.

BOLD- Yeniçağ yazarı Murat Ağırel, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun, Dışişleri Bakanlığı’nda çeşitli görevlerde bulunan, 2017 yılı itibariyle Dışişleri Bakanlığı İnsan Kaynakları Daire Başkanı olarak atanan Mustafa Pulat’a küfür ettiğini iddia etti.

Ağırel, Çavuşoğlu’nun Pulat’ı arayarak bir kişinin görevinden başka bir göreve naklini istediğini ve isteğinin yerine getirildiğini yazdı. Fakat Çavuşoğlu’nun, boşalan mevkiye atanan ismi beğenmediği ve Pulat’ı arayarak, görevlendirme yüzünden küfre varan hakaretler ettiğini iddia etti.

Ağırel’in, Çavuşoğlu hakkındaki mobbing suçlaması ile ilgili yazısı şöyle:

Yazılarımı takip eden değerli okuyucular bilirler ki kulaktan dolma bilgiler ile veyahut “mış-muş” tarzında yazılar yazmam. Bilginin ve belgenin gücünü alıp yazılarımı kaleme dökerim. Bazı durumlarda ise öğrendiklerim kulis dedikodularının da ilerisine geçip aktarılması gereken bilgi hüviyetine bürünüyor. Neredeyse 20 dakikada bir, gündemin belirlendiği inanılmaz bir dönemden geçiyoruz. Her gün inanılmaz olaylar ve bu olayların perde arkaları basın camiasında dolaşıyor.

”Herkes gibi bana da tuhaf gelen büyükelçi atamaları hakkında bir süredir araştırma yapmaktaydım. Öyle ya büyükelçi atamaları genelde Dışişleri Bakanlığı mensubu kişilerden gerçekleştiriliyordu. Ancak son dönemdeki atamalar tüm kamuoyunda eleştiri konusu oldu. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu bu durumu “Eleştirilerin aksine dışarıdan atanan kişilerin son derece başarılı olduğunu, dışarıdan atama yaparken atama yapacağımız ülkeye en uygun ismi seçiyoruz. Öyle kafamıza göre isim seçmiyoruz. Ben ekipçilik yapmıyorum” diyordu. Sayın Bakan ekipçilik yapmıyorum diyor ancak 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında tutuklanan Mehmet Dişli’nin ağabeyi Şaban Dişli Lahey (Hollanda) Büyükelçiliği’ne, Merve Kavakçı Kuala Lumpur Büyükelçiliği’ne, 22 ve 23. dönem AKP Milletvekili olan Murat Mercan Tokyo Büyükelçiliği’ne, 2007-2011 yılları arası AKP Şanlıurfa Milletvekili ve 2016-2017 arasında da Cumhurbaşkanlığı Danışmanlığı yapan Abdülkadir Emin Önen Pekin Büyükelçiliği’ne ve en son Egemen Bağış Prag Büyükelçiliğine atandı.

Egemen Bağış’ın büyükelçi olarak atanması başlı başına birçok soru sormamıza neden oluyor. Siyasete girmeden önce Bağış, New York’ta bulunan Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu’nun başkanlığını yaparken, bir devlet birimi olan Yurt Dışındaki Türkler Danışma Kurulu’nda da üye olarak hizmet verdi. Halil Bezmen davasını bilirsiniz… Türk kamuoyunda “Rahşan Affı” olarak bilinen ve 22 Aralık 2000 tarihinde TBMM tarafından çıkartılan yasa ile cezaevinden salıverilmesi, İSKİ dolandırıcılığının ardından tarihi eser kaçakçılığı ve vergi kaçırmak suçlarından yargılandığı esnada yurt dışına kaçmasıyla tanınan bir isim. Egemen Bağış siyasete atılmaya karar verdiği o dönemde de Uğur Dündar’a gidiyor. Dündar da Bezmenlerin izini sürerken kendisine yapılan saldırıya karşı meşru savunma hakkını kullanan ve bu nedenle ABD’de yargılanıyordu. Egemen Bağış da o dönemde ustam Uğur Dündar’a Türk-Amerikan Dernekleri Federasyonu adına kamuoyu desteği vermişti ve davalar bittikten sonra özgeçmişini Uğur abiye vererek “Bir siyasi partiye verebilir misin” diye rica etmişti. İşte böyle birinden bahsediyorum…

AKP, DYP, ANAVATAN, MHP, CHP fark etmezdi o zaman. Herhangi bir parti kabuldü. Hakkında yolsuzluk iddiaları bulunan, Kuran-ı Kerim’in ayetleri ile alay eden toplumda karşılığı olmayan aksine öfke ve eleştirilerin odağında bulunan birinden bahsediyorum… Neden atanıyor peki? Atamasında acaba eşi Sayın Beyhan Hanımın “Söyleyecek çok söz var ama bir kerede söylersem yer yerinden oynar. Kullanandan, kullandırtandan çok yoruldum” sözleri mi etkili oldu?

Öğrendiğim ve çeşitli kaynaklardan da doğrulattığım bir olayı sizlere aktarmak istiyorum. Çünkü Büyükelçi atamalarında ki özverili çalışmaları (!), devlet adamı kimliği taşıyan kişilerin bir bir nasıl harcandığını bilmemiz gerekiyor. Adı Mustafa Pulat. Dışişleri Bakanlığı’nda çeşitli görevlerde bulunmuş, 2008-2012 yılları arasında Berlin Başkonsolusu ve 2013-2015 tarihleri arasında Abuja Büyükelçisi oldu. 2017 yılı itibariyle Dışişleri Bakanlığı İnsan Kaynakları Daire Başkanı. Mustafa Pulat 2018 yılında Agreman mektubu Prag’a gönderilmiş ve kabul edilmiştir. Valizleri hazır gitmeyi bekliyordu. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu bir gün arıyor ve birinin görevden alınıp başka yere görevlendirmesini söylüyor. Bu isteği yapılıyor. Ancak görevden alınan kişinin yerine atanan kişiyi beğenmiyor ve tekrar Mustafa Pulat’a telefon açarak bağırmaya, küfür etmeye başlıyor. Mustafa Pulat kendisi ile bu şekilde konuşulamayacağını belirtmesine rağmen Bakan aynı tavrını devam ettiriyor. Telefon karşılıklı kapanıyor. Ne oldu dersiniz? Mustafa Pulat açığa alınıyor. Yani demem o ki Sayın Bakan “Ben ekipçilik yapmıyorum” diyedursun. Bu devletin yıllarca büyük emek vererek yetiştirdiği devlet adamları mevcut. Ne yazık ki siyasi ve kişisel menfaatler neticesinde bin bir emek ile yetiştirilen bu kişiler bu şekilde tasfiye ediliyor.

İyi Parti’den Rektör Tarhan tepkisi: Zavallı ülkem

Medya

Canlı yayında annesinin vefat haberini aldı

Halk TV’deki yayında annesinin vefat haberini alan sunucusu Fatih Ertürk, İyi Partili İsmail Tatlıoğlu ve gazeteci Necdet Saraç’ı ağırladığı programı terk etmek zorunda kaldı.

BOLD – Halk TV sunucu Fatih Ertürk canlı yayın sırasında acı bir haberle sarsıldı. İyi Parti Grup Başkanı İsmail Tatlıoğlu ve gazeteci yazar Necdet Saraç’ı konuk alan Ertürk, canlı yayında annesinin vefat ettiği haberini aldı.

Duygu dolu anlar yaşayan Ertürk: “Aslında tabi yayın devam edecek ama ben öbür kısmında yokum çünkü annemi kaybettim. İyi akşamlar” diyerek yayını sonlandırdı. Ertürk’ün gözyaşlarına zor hakim olduğu görüldü.

Ertürk’ün ardından yayına bir başka sunucu ile devam edildi.

Meclis’te polis gerginliği: Meclis’e nasıl müdahale edebilir?

Okumaya devam et

Medya

Türk medyasının halinden sorumlu olduğunu söyleyen ROK kendisine bela okudu

İskoç aktör Sean Connery’in ölümünü işlemeyen medyaya kızan Rasim Ozan Kütahyalı, Türk medyası için, “Ne kadar da içe kapalı, boğucu” ifadelerini kullandı.

BOLD – James Bond’u ilk canlandıran Sir ünvanlı İskoç aktör Sean Connery, yaklaşık 3 hafta önce hayatını kaybetti. Ölüm haberini yeni duyan Güneş gazetesi yazarı Rasim Ozan Kütahyalı, sosyal medya hesabından öz eleştiride bulundu. Ünlü aktörün ölüm haberi üzerinden, Türk medyasının içe kapanıklığından şikayet eden Kütahyalı bu vazitetten kendisinin de sorumlu olduğunu söyledi.

İÇE KAPALI BOĞUCU

Kütahyalı’nın sosyal medya hesabından Sean Connery’nin ölümü ile ilgili yaptığı paylaşım şöyle: “Efsanelerin efsanesi büyük aktör Sean Connery 22 gün önce 31 Ekim 2020’de vefat etmiş ve benim şimdi Apple TV sayesinde haberim oldu. Allah benim belamı versin. Türk basınında da 1 yazı bile çıkmamış. Ne kadar da içe kapalı, boğucu bir medya ortamı. Ben de mesulüm bu vaziyetten.”

Erdoğan’dan konuşmasını alkışlamayan AKP’lilere sitem: Heyecan görmüyorum

Okumaya devam et

Medya

Amberin Zaman’ın annesi vefat etti: Annemi uğurlamak istiyordum

Hakkında açılan soruşturmalar nedeniyle yurtdışında yaşamak zorunda kalan Gazeteci Amberin Zaman’ın annesi Vasfiye Kalmuk, hayatını kaybetti. Annesinin Türkiye’deki cenazesine katılamayan Zaman, “Anneme sarılmak, koklamak ve uğurlamak istiyordum. Yaşattığınız zulümler, kararttığınız hayatlar, Allah sizleri affetsin. Kulların affetmesi çok zor” diye yazdı.

BOLD – Gazeteci Amberin Zaman, annesi Vasfiye Kalmuk’un vefat haberini sosyal medyadan duyurdu.

Yurtdışında olduğu için cenaze törenine katılamayacak olan Amberin Zaman, paylaştığı mesajında iktidara ve zulüm edenlere tepkisini gösterdi. Zaman, “Anneme sarılmak, koklamak ve uğurlamak istiyordum” dedi.

ALLAH BÜYÜK SİZLER İSE ZAVALLISINIZ

Zaman, şunları yazdı: “Sürekli Allah’ı ağızına alıp sürekli büyük günahlar işleyen sizler, bir gün vicdanınızla baş başa kalacaksınız. Kaldıysa vicdan tabii Allah sizleri ıslah etsin. Yasattığınız zulümler, kararttığınız hayatlar, Allah sizleri affetsin. Kulların affetmesi çok zor. Annemi kaybettim birkaç saat önce. Söyleyecek o kadar çok şey var ki. Benim mağduriyetim bir hiç yaşanan onca acı ve zulüm karşılığında. Allah Büyük. Sizler ise zavallısınız. Zavallı. Coğrafyamızın insanları, bir kez daha ne kadar içten ne kadar şefkatli olduğunuza tanık oldum.”

Davutoğlu’ndan Bahçeli’ye yolsuzluk eleştirisi: Saatini 17.25’e ayarlamıştı şimdi susuyor!

 

Okumaya devam et

Popular