Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Davutoğlu yeni partisi için Ufuk Uras’la temasta

Yeni Partisi için kadro oluşturmaya çalışan Ahmet Davutoğlu, ÖDP’nin eski lideri Ufuk Uras’la uzun süren bir görüşme yaptı.

BOLD – Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Eski Genel Başkanı ve 23. Dönem İstanbul Millet Milletvekili Ufuk Uras, AK Parti’den istifa eden ve yeni parti çalışmaları yürüten eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ile görüştüğünü açıkladı.

Ufuk Uras sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, dün Davutoğlu ile görüştüğünü, ülkenin durumu ve olası senaryolar üzerine ‘kapsamlı bir görüşme yaptığını’ duyurdu. Uras, görüşmenin 3 saat sürdüğünü belirtirken, Davuoğlu’nun yeni çıkacak kitabını kendisi için imzaladığını, “Sayın Davutoğlu, lütfettiler kitaplarını imzaladılar” cümleleriyle aktardı. Uras, Davutoğlu’nun yeni kitabını ilgiyle beklediğini de vurguladı.

Politika

AKP’li Çamlı’dan İmamoğlu’na: Horolop şorolop yevmiyeci adam

‘Yeliz’ lakabıyla tanınan AKP’li vekil Ahmet Hamdi Çamlı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında, “Horolop şorolup bir zihniyet. Yevmiyeci adam.” ifadelerini kullandı.

BOLD – Biz 10 TV’nin yayınına katılan AKP’li Çamlı, İmamoğlu ile AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı kıyaslayarak, “Tayyip Erdoğan’ın 1970’lerdenberi bir backgroundu var adamın. Ama bu öyle değil ki. Bu pattadanak önümüze çıktı. Nerden ve nasıl atıldığı belli olan biri” dedi.

İmamoğlu için “Nerden ve nasıl atıldığı belli olan biri” diyen Çamlı, sunucunun ‘Nerden ve nasıl atılmış?’ sorusuna ise “Stratejik bir şehir olan İstanbul’un milli bir zihniyetten alınıp Horolop şorolop bir zihniyete teslim edilmesi demek” diye cevap verdi.

YEVMİYECİ GÜNLÜK ADAM

Çamlı, sözlerini şöyle sürdürdü:  “Ne demek bu Horolop şorolop zihniyet. Ben kendisini bir ihanetle suçlamıyorum. Horolop şorolop adamın derdi şudur. Benim bu şekilde literatüre soktuğum çok kelimeler var. Horolop şorolop zihniyet adam günü birlik adam, yevmiyeci yani, günlük adam, derinliği olmayan adam, ilerisi olmayan, backgroundu olmayan basit kar için her şeyi yapabilecek adam.”

AA eski Genel Müdürü Öztürk’ten medya itirafı: Manşeti gönderip uygun mudur diye soruyorlardı

Okumaya devam et

Politika

Kılıçdaroğlu: Türkiye’de kimsenin can ve mal güvenliği yok

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, iş insanlarına seslendiği konuşmasında Türkiye’de kimsenin can ve mal güvenliğinin olmadığını söyledi. “Siyasi iktidar “Ben bunu yargılamak istiyorum” derse, sizin avukatınız bile sizin neden tutuklandığınızı bilemez” dedi.

BOLD – Kılıçdaroğlu, ekonomik sıkıntılardan dolayı toplu intiharların başladığına dikkat çekerek, “Bakın çöp konteynerlerinin yanına, çöpten yiyecek toplayan kadınları görürsünüz. 21. yüzyılın Türkiye’sinden bahsediyoruz. Güçlü bir sosyal devlete ihtiyacımız var” dedi.

İstanbul’da İş Dünyası Konfederasyonunun düzenlediği toplantıda konuşan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin yaşadığı en temel sorunun liyakat sisteminin çökmesi olduğunu belirtti. Kılıçdaroğlu, “Devlette liyakati yok ettiğiniz zaman adalet diye bir kavram kalmaz. Hayatında tek bir makale yazmamış kişiyi büyükelçi tayin ettiniz. Bunu yaparsanız dünyadaki saygınlığınız ne olur? Ben bunu söylediğimde “Kılıçdaroğlu muhalefet yapıyor” diyorlar. Ben bunu söylemeyecek miyim arkadaşlar? Liyakati yok ederseniz her şeyi darmadağın edersiniz” dedi.

YABANCI SERMAYE NEDEN TÜRKİYE’YE GELSİN?

Hukuk devletinin önemine değinen Kılıçdaroğlu, Türkiye’ye yabancı sermayenin artık gelmediğini kaydetti. Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Hukuk can ve mal güvenliğinin garanti altına alındığı kurallar bütünüdür. Benim can ve mal güvenliğim yoksa yabancı sermaye neden gelsin? Hiçbirinizin Türkiye’de can ve mal güvenliği yoktur. Siyasi iktidar “Ben bunu yargılamak istiyorum” derse, sizin avukatınız bile sizin neden tutuklandığınızı bilemez. Yabancı sermaye neden Türkiye’ye gelsin? Neden ben ve sizler siyasi iktidar tarafından tehdit ediliyorsunuz? Devleti yöneten böyle bir şey olabilir mi?”

KAYYIM TEPKİSİ

HDP’li belediyelere kayyım atanmasıyla ilgili konuşan Kılıçdaroğlu, “Seçimler yapıldı. Savcılığa gittiler, YSK’da 8 hakim imza bastı ‘aday olabilir’ diye. Seçildi, 1 gün sonra vali, bakanlığa yazı yazdı ‘görevden alın’ diye. Hani demokrasi vardı? Doğru değil. Milletin iradesini gasp edemezsiniz. Aynı şekilde büyükşehir belediye başkanları görevden alındı. (Gökçek-Topbaş) Onu da eleştirdik. Neden istifaya zorluyorsun?” ifadelerini kullandı.

MERKEZ’İN İTİBARI KALMAZ

Merkez Bankasının dünyanın her tarafında bağımsız olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “MB’ye ekonomik talimat verirsin. Kullanacağı araçlara siyasi organ müdahale etmez. Ama hedef verir. Tutmazsa görevden alırsınız. Merkez Bankası’nın verdiği kararlara siyasi iktidar müdahale etmez. Siz müdahale ederseniz dünyada bir itibarınız olmaz. Bunlardan vazgeçilmeli” dedi.

PAMUK İTHAL EDİYORUZ

Türkiye’nin faiz ödemek için borç alır noktaya geldiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: “Her bir saatte Türkiye Cumhuriyeti’nin ödediği faiz 2 milyon dolardır. Saat başına 2 milyon dolar faiz ödeyen bir ülkenin ekonomik krizden kurtulabilir mi? Bizim komşularımızla kavga edecek halimiz mi var? Kim için çalışıyoruz? Üretimi öncelememiz gerekiyor. Türkiye üretimi kesti. Nohut, saman ithal ediyoruz. Alman, Kanada, ABD çiftçisi için çalışıyoruz. Pamuk ithal ediyoruz Yunanistan’dan. Pamuk ekecek tarla mı bitti Allah aşkına?”

VATANA İHANET

Tank Palet Fabrikası’nın BMC’ye satılmasını eleştiren Kılıçdaroğlu, “Bunun adı vatana ihanettir! Bu ülkeyi kuranlar böyle bir tabloya asla müsaade etmemiştir” dedi.

AYIPTIR, YAZIKTIR, GÜNAHTIR

ABD Başkanı Trump’ın mektubuna da değinen Kılıçdaroğlu, “Trump’ın yazdığı mektup benim yüreğimde derin bir sancıdır. O mektuba hiç ses çıkarmıyorlar. İçime sindiremiyorum, bu ülkenin tarihine sindiremiyorum. Ayıptır, yazıktır, günahtır. Ağırıma gidiyor benim. Çok net söylüyorum” ifadelerini kullandı.

Başkanlık sisteminde geri adım; AKP’de Erdoğan’ın yerine genel başkan formülü

Okumaya devam et

Politika

Başkanlık sisteminde geri adım; AKP’de Erdoğan’ın yerine genel başkan formülü

Cumhurbaşkanlığı sistemine tepkilerin artması üzerine AKP, Cumhurbaşkanlığı ile parti genel başkanlığı görevlerinin ayrılması için formül arıyor. Genel başkanlık için Binali Yıldırım’ın ismi ön plana çıkıyor.

BOLD – AKP’de, Cumhurbaşkanlığı hükumet sistemine halk desteğinin azalması üzerine parti başkanlığı ile Cumhurbaşkanlığının ayrılması için çalışma başlatıldı. Parti içerisinde AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yoğun programı nedeniyle partiye yeterince zaman ayıramadığı görüşü dile getirilirken, sorunların çözümü için Cumhurbaşkanlığı ile genel başkanlık görevlerinin ayrılması dahil 3 formül konuşuluyor.

Cumhuriyet’in haberine göre AKP kulislerinde, yeni sistemle birlikte AKP Genel Merkezi, Meclis yönetimi ve Cumhurbaşkanlığı arasında bağı güçlendirmek için şu formüller tartışılıyor:

YARDIMCI SAYISI ARTIRILSIN

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yoğun programı ve her konuda karar almak için kendisinden onay alınmak istenmesi nedeniyle hem genel merkez hem de Meclis işleyişinde sıkıntı yaşanıyor. Cumhurbaşkanlığı yardımcısı sayısı artırılarak bir yardımcı “koordinatör” olarak görevlendirilebilir. Koordinatör olan yardımcı, Cumhurbaşkanlığı-parti genel merkezi-Meclis arasında bağı güçlendirerek daha hızlı karar alınması ve işleyişin hızlandırılmasını sağlayabilir.

GRUPTA TEK BAŞKAN

Halen AKP Genel Merkezi’nde genel başkanvekilliği ve Meclis’te grup başkanlığı ayrı isimler tarafından yürütülüyor. Bu sistem, her iki makam da güçlendirilerek aynen devam edebilir. Ancak çok başlılığın önlenmesi için genel başkanvekilliği ve grup başkanlığı tek bir kişiye verilebilir. Erdoğan’ın yürütme işlerinden dolayı zaman bulamadığı durumlarda, hem genel merkez hem de gruptaki toplantıları bu kişi yürütebilir. Erdoğan ile haftalık görüşme yaparak sorunlara daha köklü çözümler bulunabilir.

GENEL BAŞKANLIĞA AYRI İSİM

Genel başkanlık ve Cumhurbaşkanlığı ayrılabilir. Erdoğan, genel başkanlığı güvendiği bir isme bırakabilir. Ancak bu formüle, Erdoğan’ın genel başkanlığı bırakmak istemeyeceği düşünülerek çok düşük bir olasılık tanınıyor. Ortaya konan bütün formüllerde Binali Yıldırım’ın adı öne çıkıyor. Erdoğan’ın 23 Haziran İstanbul seçiminin ardından kabine revizyonuyla Yıldırım’ı Cumhurbaşkanı yardımcılığı görevine getireceğine neredeyse kesin gözüyle bakılıyordu. Erdoğan’ın, Yıldırım’ı bu formüllerden birine karar verinceye kadar bekleteceği dile getiriliyor. AKP içinde herhangi bir uygulama değişikliğinin sistem tartışması yaratacağı da konuşuluyor. Bazı AKP yöneticileri, “Bunların her biri aslında fiili olarak başbakanlık sistemi. Hangisini getirirseniz getiren ayrı bir sistem oluyor” görüşünü dile getiriyor.

Tayyip Erdoğan: Seçimi kaybederim de EYT’ye izin vermem…

Okumaya devam et

Popular