Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Emine Bulut’un kızının anlattıkları ağlattı: “O kişi benim babam değil”

Boşandığı eşi Fedai Varan tarafından katledilen Emine Bulut’un öldürülmesiyle ilgili davada annesinin ölümüne tanık olan küçük kız olay gününü anlattı. “O kişi benim babam değil” diyen F.B.V’nin sözleri yürekleri dağladı.

BOLD Emine Bulut’un kardeşlerinin Fedai Varan’ı darp etmek istemesi üzerine polisler Varan’ı salondan kaçırdı. Duruşmada esas hakkında mütalaasını açıklayan savcı, Fedai Varan için “canavarca hisle tasarlayarak öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istedi. Mahkeme, davayı 21 Ekim’e erteledi.

Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya Bulut ailesinin yanı sıra 20’ye yakın baro temsilcisi, kadın dernekleri ile çok sayıda avukat katıldı. Emine Bulut’un 10 yaşındaki kızı, adliyede başka bir odada SEGBİS ile duruşmaya bağlandı. Küçük kız başka suçtan tutuklu olan ve duruşmaya SEGBİS ile katılan dayısı Bekir Bulut’a “Dayı sen yanıma gelmeden konuşmayacağım” dedi.

EMİNE BULUT’U KORUMAYANLAR SUÇLUDUR

Sanık Fedai Varan’ın avukatı, olayın bir kadın cinayeti olduğunu belirterek, “Tüm kadın dernekleri ve kurumların katılma talepleri kabul edilmelidir” dedi. Olayın her yönünün araştırılmasının sanığın da menfaatine olduğunu söyleyen sanık avukatı, “Emine Bulut öldürülmeden iki saat önce karakola sığınmıştır. Emine Bulut’u korumayanlar da suçludur. Bu olayın küçük ya da büyük suç ortakları vardır” ifadesini kullandı.

MAHKEME KATILIM TALEPLERİNİ KABUL ETTİ

Mahkeme, Bulut ailesi ve Emini Bulut’un kızı Aile Bakanlığı’nın katılma talebini kabul etti. Kadın örgütleri ve baroların katılma talebini ise reddetti, sadece gözlemci sıfatıyla takip etmelerine hükmetti. Sanık avukatı yaptığı açıklamada, “Görüntüler bana verilmedi. Bunları incelemem için bana verilmesi lazım. Savunmamı hazırlamam için süre talep ediyorum” dedi. Sanık Fedai Varan ise, “Ceza alacağımı biliyorum. Ama görüntüleri avukata vermenizi istiyorum” dedi. Mahkeme, talebi görüntülerin internette olduğu için avukata verilmesi talebini reddetti.

CEZAVİNDEKİ KARDEŞİ KONUŞTU

Emine Bulut’un cezaevinde olan kardeşi Bekir Bulut, SEGBİS ile yaptığı açıklamada, mahkeme salonunda oturan diğer kardeşi Kazım Bulut’un da ablasını ölümle tehdit ettiğini belirterek, “Onun da orada sanık olması gerek” dedi. Kazım Bulut, bunun üzerine salonu terk etti.

‘BU KADAR GÜVENLİĞİ KARDEŞİM İÇİN ALSAYDINIZ’

Duruşmada olay anına ilişkin görüntüler izlendi. Emine Bulut’un kardeşleri, bu sırada sanık Fedai Varan’in üzerine yürüyerek sanığı darp etmeye çalıştı. Sanık polisler tarafından salondan kaçırıldı. Bulut ailesi de mahkeme talimatı ile salondan çıkarıldı. Kardeş Kazım Bulut, “Bu kadar güvenliği kardeşime alsaydınız. Yarım saat önce karakola gitmiş onu korumadınız sanığı mı koruyorsunuz şimdi bu nasıl iş” diyerek polislere tepki gösterdi.

Annesi gözleri önünde öldürülen küçük F.B.V. ise psikolog eşliğinde verdiği ifadesinde, ‘o kişi’ diye bahsettiği babasıyla olaydan önce de görüşmek istemediğini söyledi.

Küçük kız, “Annem ‘baban seni aradı, konuşmak istiyor musun?’ diyordu. İstemiyordum, annem zorla konuşturuyordu. Babamın yanına bir kez kalmaya gittim. Diğerlerinde annem çarşıya götürüyordu, babam istediği zaman görüşüyorduk” dedi.

‘ANNEMLE KAÇTIK, EMNİYETE GİRDİK’

Annesi gözleri önünde öldürülen küçük kız, yaşananları şöyle anlattı:  “Annemle o gün çarşıya gittik. Annemle Kızılkanat İş Merkezi’ne gittik, namaz kılmaya girdi mescide. O anda mesaj attı ‘neredesiniz?’ dedi o kişi, yanımıza geldi. Bana ‘gidiyoruz’ dedi, ben gitmek istemedim. Annemin boğazını sıktı. O kişi, beni alıp götürdü. Sonra annem beni aradı ‘yemek yiyelim’ diye. Sonra kafeye oturduk, onlar konuştu, ben yemeğimi yedim. Beni başka masaya oturttular. Biz annemle kaçtık, emniyetin oradaki takside oturduk. Sonra emniyete girdik, oradaki nüdür mü ne bilmiyorum, beni başka odaya aldılar. İşleri bitince annem yanıma geldi ‘gidiyoruz’ dedi ve çıktık.”

‘TABLETİMİ ATTIM AMA ENGELLEYEMEDİM’

Annesinin işe gitmeden önce kendisini dolmuş durağına götürdüğünü ifade eden çocuk, şöyle konuştu: “Dolmuş durağının orada beni bekliyormuş o kişi. Annemin kolunu sıktı, indirdi dolmuştan. Ben de indim. Kendi tişörtünü havaya kaldırdı, bıçağı gösterdi anneme. Annem bana ‘sen bin git, ben konuşup, gelirim’ dedi. ‘Gitmek istemiyorum’ dedim.Dönerciye girdik sonra. Orada olanlar oldu. Daha önce taşıyordu bıçak. O gün görmedim; ama sonradan anladım. İçeride annemle tartıştı. Ben kenardayım, kapının önünde. Annemin boynuna sarılıp, boynunu kesti. Engellemeye çalıştım. Elimde poşet vardı, onu kafasına attım, tabletimi kafasına attım; ama engelleyemedim. Sonra ambulans geldi. O kişi benim babam değil.”

BOLD Ege adalarında sıkışıp kalan mülteci kamplarında

Gündem

3 bin mahkûm için yerli elektronik kelepçe ihalesi yapıldı

AKP yargı paketiyle infaz yasasında değişiklik planlarken, elektronik kelepçe sisteminin 81 ilde yayılması için bakanlığın çalışmalarına hız verildi. 3 bin mahkum için yerli üretim elektronik kelepçe ihalesi yapıldı.

BOLD – Yeni İnfaz Yasası ile ilgili hazırlıklar sürerken, Ankara’da dikkat çeken bir ihale gerçekleştirildi. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, 3 bin mahkum için Elektronik İzleme Sistemi hizmet alımı ihalesine çıktı. 5 firma teklif verirken, “yerli üretim şartı” dikkat çekti.

Sözcü’nün haberine göre 15 ilde hali hazırda uygulanan elektronik kelepçe sisteminin 81 ile yayılması için Adalet, İçişleri ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı çalışmalarını sürdürüyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının da destek verdiği proje kapsamında 25 Eylül 2019 günü gerçekleştirilen “açık ihale” ise henüz sonuçlanmadı.

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, tarafından düzenlenen ve, denetimli serbestlik altında bulunan 3 bin yükümlünün Ev Hapsi Ünitesi (2 bin 610 adet), Anlık Takip Ünitesi (310 adet), Mağdur İzleme Ünitesi (60 adet) ve Alkol İzleme Ünitesi (20 adet) ile izlenmesini kapsayan “Elektronik İzleme Sistemi Hizmet Alımı İhalesi” ile ilgili teklifler 8 Kasım 2019 günü alındı.

YERLİ KELEPÇELER 2021’DEN İTİBAREN KULLANILACAK

Edinilen bilgiye göre 5 isteklinin teklif sunduğu ihale ile ilgili Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü son kararını vermedi. Hazır alım ve yerel üretim aşamalarından oluşan projenin yerel üretim aşamasında, ihale dokümanında belirtilen ürünler ve yazılımlar, yurt içinde tasarlanacak, geliştirilecek ve üretilecek şekilde yurt içinden tedarik edilecek.

Şu anda kullanlan ve ithal olan hazır alım ürünler 1 Nisan 2020 ile 31 Aralık 2020 tarihleri arasında kullanılacak. Yerli üretim ürünlerin kullanımına ise 1 Ocak 2021 tarihinden itibaren başlayacak. Yeni infaz yasası düzenlemesinin hayata geçmeden önce elektronik takip sistemi hizmet alımı ihalesinin sonuçlanması bekleniyor.

KONUTTA İNFAZ KAPSAMI GENİŞLETİLİYOR

İnfaz değişikliğini de içeren yargı paketinin Şubat ayı başında Meclis’e sunulması bekleniyor. Düzenleme ile ilk etapta 40 bine yakın mahkumun tahliye olması bekleniyor. Yüzenleme, denetimli serbestlik sistemini değiştirirken, konutta infazın kapsamını da genişletiyor.

Adalet Bakanlığının yürüttüğü çalışmaya göre kadınların 1 yılın altında kalan cezalarının elektronik takip sistemi ile evde infazına imkan tanıyor. 70 yaş üzerindekiler ise 2 yıla, 75 yaş ve üzerindekiler için ise 4 yıla kadar olan cezalarını evde çekebilecek. Ayrıca, cezaevinde hayatını yalnız idame ettiremeyeceğine dair Adli Tıp Kurumu tarafından rapor verilen kişiler 3 yıla kadar olan cezalarını konutta infaz edebilecek.

Ne olur beni yavrumdan ayırmayın

Okumaya devam et

Gündem

Toprak Dede Hayrettin Karaca hayatını kaybetti

Çevre vakfı TEMA’nın kurucusu Hayrettin Karaca vefat etti. Ömrünü toprağa adayan Karaca’nın cenazesi çarşamba günü Fatih Camiinden kaldırılacak.

BOLD- TEMA Vakfı Kurucusu ve Onursal Başkanı Hayrettin Karaca hayatını kaybetti. Toprak Dede olarak tanınan ve sevilen Karaca’nın vefatını TEMA Vakfı resmi sosyal medya hesaplarından duyurdu. 97 yaşında hayata gözlerini yuman Hayrettin Karaca’nın cenazesi 22 Ocak Çarşamba günü  İstanbul’da Fatih Camii’nden öğle vaktinde kılınacak namazdan sonra defnedilecek.

ÖMRÜNÜ TOPRAĞA VE ÇEVREYE ADADI

Toprak Dede Nihat Karaca, 1980’de kurduğu Yalova’daki Karaca Arboretumunda yaşıyordu. Ömrünü buraya adamıştı. Ellili yaşlarda, Türkiye’nin ilk özel arboretumunu kurmuştu. Burası aslında ailesinin elma bahçesiydi. Dünyanın her yerinden ve Anadolu’nun dört bir yanından yüzlerce bitki getirmiş ve burada yetiştirmişti. 135 bin metrekarelik alanda 14 bin çeşit bitki bulunduğu biliniyor. Hayrettin Karaca, bu bitkileri toplamak için Türkiye’de 450 bin kilometre yol kat etti. Bazı yerlere farklı mevsimlerde defalarca gitti. Erozyon tehlikesini o günlerden fark etti. Vehbi Koç’un teklifiyle Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı’nı 1992’de kurdular. TEMA’yı kurduklarında artık 70 yaşındaydı. Ama mücadele daha yeni başlıyordu.

YAŞAM FELSEFESİ: BİLGİ, İLGİ VE TEPKİ

Hayrettin Karaca’nın bir yaşam felsefesi vardı. Bunu da üç kelimeyle tarif ediyordu: Bilgi, ilgi ve tepki. “Bilgili olacaksın. Çok oku, çok yaz ama bildiklerini insan ayrımı yapmaksızın paylaş. Elbette bilgili olduğumuz kadar ilgili de olmamız gerekli. En önemlisi tepki. Üzerinize vazife olmayan işlere karışın” diyordu.

Tehlikedeki türler için bir gen koruma merkezi görevi üstlenen Karaca Arboretumu’nu dünyanın her yerindeki botanikçiler tarafından da biliniyor. Yılda iki kez yayınlanan Arboretum Magazin’i bilim adamlarının araştırma ve görüşlerinin yayınlandığı bir forum.

SAYISIZ ÖDÜLÜN DE SAHİBİ

Hayrettin Karaca 97 yıllık ömrüne birçok ödül de sığdırdı. Onlardan bazıları şöyle:

Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi tarafından Fahri Doktora 1990
Birleşmiş Milletler Çevre Programının ‘Global 500 Roll of Honour’ Ödülü 1992
Çevre Bakanlığı tarafından “Çevre Beratı” 1992
Uluslararası Olimpiyat Komitesi tarafından verilen ‘Çevre Ödülü’ 1993
Uluslararası Lions Club tarafından ‘Melvin Jones Fellow Ödülü 1994
Çevre Bakanlığı tarafından “Üstün Hizmet Ödülü” 1994
ODTÜ tarafından ‘Felsefe Onur Doktorası’ 1995
Ege Üniversitesi “Fahri Doktora”sı 1995
Milli Olimpiyat Komitesi “Fair Play” Ödülü 1996
Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı “Hoşgörü Ödülü” 1996
Atatürk Kültür Merkezi tarafından “Şeref Üyeliği Beratı” 1997
Kırıkkale Üniversitesi ilk Fahri Doktora unvanı 1997
Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü 1997
ÇEVRETED tarafından “Çevreted 97 Onur Ödülü” 1997
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi “2000 Yılının Öncüleri” Ödülü 1998
Genç Hukukçular Derneği tarafından “Yılın Yurttaşı” Ödülü 1998
Türkiye Çocuk Dergisi tarafından Babalar Günü nedeniyle “Toprak Baba” unvanı 1998
Anadolu Üniversitesi Fahri Doktora Ödülü 1998
BİLSES Vakfı “Çevre Ödülü” 1998
Ankara Çankaya İzci Grubu tarafından “Yılın Doğa Dostu” Ödülü 1998
Ankara Gazeteciler Cemiyeti tarafından “Yılın Adamı” Ödülü 1999
Türk Dünyası Yazarlar ve Sanatçılar Vakfı tarafından “1998 Türk Dünyasına Hizmet Ödülü” 1999
TBMM Onur Ödülü 2005
Right Livelihood Award 2012(Alternatif Nobel Ödülü)
Birleşmiş Milletler “Orman Kahramanı Ödülü” 2013

 

 

Okumaya devam et

Gündem

‘Çırılçıplak soyunurum görürsünüz akıl sağlığımı’

CHP’li Gamze Pamuk Ateşli, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan, balerin Ceren Özdemir’in katil zanlısı, Özgür Arduç’un duruşmasında yaşanların detaylarını paylaştı.

BOLD- Ordu’da üniversite öğrencisi, balerin Ceren Özdemir’i (20) evinin önünde kalbinden bıçaklayarak öldüren katil zanlısı Özgür Arduç, dün ikinci kez hakim karşısına çıktı. Van Yüksek Güvenlikli Cezaevinde bulunan Arduç, duruşmaya SEBGİS ile bağlandı

AKIL SAĞLIĞI YERİNDE

İlk duruşma sırasında Arduç, akıl sağlığının yerinde olmadığını iddia ederek, ‘Beni salarsanız yine öldürürüm. Beni tedavi edin’ demişti. Duruşma, Mahkeme Heyetinin, sanığın akıl sağlığı tespitinin istenmesinin ardından ertelenmişti. Mahkemeye ulaşan rapora göre, Arduç’un akıl sağlığı yerinde. Duruşma dün, kaldığı yerden devam etti.

Bir çok hukukçu siyasi de davayı yakından takip etti. CHP Parti Meclisi Üyesi avukat Gamze Pamuk Ateşli de davayı yerinde izledi. Ateşli, izlenimlerini sosyal medyadan takipçileriyle paylaştı.

RAPOR SANIĞI SİNİRLENDİRDİ

Ateşli, katil zanlısı Özgür Arduç’un gelen akıl sağlığı raporuna sinirlendiğini belirterek, ”Mahkeme heyeti sanığa akıl sağlığı yerinde raporu geldiğini söyledi. Sanık ise ‘Şu an yanımda memurlar olmasa ben burada çırılçıplak soyunurum, o zaman akıl sağlığımı görürsünüz.’ dedi” ifadelerini kullandı.

YENİ RAPOR TALEBİ REDDEDİLDİ

Sanık Arduç “deli olduğumu kanıtlamam için daha ne yapmam gerekiyor , yeniden rapor alınsın” talebi, Mahkeme Heyeti tarafından oy birliğiyle reddedildi.

‘AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İLE CEZALANDIRILDI’

Savcı mütalaasında sanığın canavarca hisle adam öldürmesi sebebiyle cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devam etmesini talep etti. Sanık son savunmasında söyleyecek bir şey olmadığını beyan edince, karar için ara verildi. Aranın ardından kararını açıklayan Mahkeme Heyeti, sanık Arduç’a ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Katil Arduç’a iyi hal indirimi de uygulanmadı.

Berat Albayrak ve babası Kanal İstanbul’da arazi kapatmış

Okumaya devam et

Popular